Basın Bülteni- Kaspersky raporuna göre 2025’te saldırıların çoğu açık uygulamalar ve ele geçirilmiş hesaplar üzerinden yapıldı
2025 yılında öne çıkan ilk saldırı vektörleri 2024 ile büyük ölçüde benzerlik gösterirken
toplam içindeki payları %80'in üzerine çıktı. İnternete açık uygulamalar
%43,7 ile ilk sırada yer alırken, tedarik zinciri ve iş ortakları üzerinden
gerçekleştirilen saldırılar %12,7'den %15,5'e yükseldi. Ele geçirilmiş meşru kullanıcı
hesaplarının (valid accounts) kullanım oranı ise % 25,4 olarak kaydedildi.
Bulgular, Kaspersky Security Services tarafından yayımlanan son küresel raporda
ortaya kondu.
Kaspersky Managed Detection and Response, Kaspersky Incident Response, Kaspersky
Compromise Assessment ve Kaspersky SOC Consulting birimlerinden 2025 yılı boyunca
elde edilen olay verilerine dayanan Siber Dünyanın Anatomisi (Anatomy of
a Cyber World) raporu, kapsamlı bir küresel analiz sunuyor. Rapor, en yaygın saldırgan
taktik, teknik ve araçlarının yanı sıra tespit edilen olayların karakteristik
özelliklerini ve bölgeler ile sektörler arasındaki dağılımını mercek altına alıyor.
Kaspersky Incident Response verilerine göre, son yedi yılda en yaygın ilk saldırı
vektörlerinde önemli bir değişim yaşanmadı. Geçerli hesaplar ile internete açık
uygulamalardaki zafiyetlerin istismarı, saldırganların en sık kullandığı giriş
noktaları olmayı sürdürdü. Üçüncü sıradaki yöntem ise dönemsel olarak değişiklik
gösterdi. Geçmişte yaygın olarak kullanılan kötü amaçlı e-postaların yerini,
ilk kez 2021'de öne çıkan ve 2023 itibarıyla ilk üçe giren tedarik zinciri ve
iş ortakları üzerinden gerçekleştirilen saldırılar aldı. 2025 yılı itibarıyla
başlıca saldırı vektörlerinin dağılımı şu şekilde gerçekleşti:
Bu saldırı vektörleri çoğu zaman aynı saldırı zinciri içerisinde birbiriyle bağlantılı
şekilde kullanılıyor. Tedarik zinciri ve iş ortakları üzerinden hedef alınan
kuruluşların çoğu, ilk aşamada internete açık uygulamalardaki zafiyetlerin
istismarı yoluyla ihlal ediliyor. Son dönemdeki vakalar, saldırganların hizmet
sağlayıcıları veya BT entegratörlerini hedef alarak onların müşterilerine erişim
sağlamaya çalıştığını gösteriyor. Sorunun boyutu, birçok küçük ölçekli hizmet
sağlayıcının yeterli siber güvenlik uzmanlığına ve kaynağa sahip olmamasıyla
daha da büyüyor. Muhasebe yazılımları veya web siteleri yöneten bu şirketlerde
yaşanan bir ihlal, uzaktan erişim mekanizmalarının kötüye kullanılması yoluyla
müşteri sistemlerinin de tehlikeye girmesine neden olabiliyor.
Araştırılan saldırılar süre ve etkilerine göre incelendiğinde, vakaların büyük bölümünün
(%50,9) hızlı gerçekleşen saldırılar olduğu görülüyor. Genellikle bir
günden kısa süren bu saldırılar çoğunlukla dosya şifreleme ile sonuçlanıyor. Vakaların
%33'ünü oluşturan uzun soluklu saldırılar ise ortalama 108 saat sürüyor.
Bu süreçte saldırganlar yalnızca dosyaları şifrelemekle kalmıyor, kalıcılık mekanizmaları
kuruyor, Active Directory altyapısını ele geçiriyor ve veri sızıntısına
yol açıyor. Geriye kalan %16,1'lik bölüm ise hibrit bir yapı sergiliyor.
İlk etapta hızlı saldırılar gibi görünen bu vakalarda, ilk ihlal ile sonraki kötü
amaçlı faaliyetler arasında ciddi bir zaman farkı bulunuyor ve toplam saldırı
süresi yaklaşık 19 güne uzayabiliyor.
Kaspersky Global Emergency Response Team Başkanı Konstantin Sapronov konuyla ilgili
şunları söyledi: Tehdit aktörleri giderek daha koordineli ve çok aşamalı saldırılar
düzenlerken, kurumların yalnızca olay anına müdahale eden reaktif bir
güvenlik yaklaşımıyla hareket etmesi artık yeterli değil. Bunun yerine, gerçek
zamanlı tehdit izleme ve sürekli tespit yeteneklerini günlük operasyonların bir
parçası haline getiren proaktif bir güvenlik yaklaşımı kritik önem taşıyor. Bu
sayede güvenlik ekipleri, saldırgan faaliyetleri büyümeden önce hızlı şekilde
müdahale edebiliyor. Hem hızlı gelişen saldırılara hem de uzun süreli sızmalara
karşı dijital varlıkları korumak için zamanında yama yönetimi, çok faktörlü kimlik
doğrulama kullanımı ve üçüncü taraf erişimlerinin sıkı şekilde kontrol edilmesi
temel önlemler arasında yer alıyor.
Kaspersky, gelişmiş tehditlere karşı korumayı güçlendirmek için şu önerilerde bulunuyor:
- Mevcut güvenlik kontrollerinizi Kaspersky Managed Detection and Response (MDR)
hizmetinin uzman destekli tespit yetenekleriyle güçlendirin ve Kaspersky Incident
Response ile güvenlik olaylarına ilişkin kapsamlı analizlerden yararlanın.
Bu hizmetler, tehditlerin belirlenmesinden sürekli koruma ve iyileştirme süreçlerine
kadar olay yönetiminin tamamını kapsayan 7/24 izleme desteği sunuyor.
- Kaspersky SOC Consulting hizmetinden yararlanarak iç süreçlerinizi ve teknolojik
altyapınızı günümüzün değişen tehdit ortamına uyumlu hale getirin. Bu hizmet,
sıfırdan kurum içi SOC yapısı kurma, mevcut SOC olgunluğunu değerlendirme veya
tespit ve müdahale süreçleri gibi belirli yetkinlikleri geliştirme konularında
destek sağlıyor.
- Tüm varlıklarınız için kapsamlı koruma sağlamak amacıyla Kaspersky Next XDR Expert
gibi merkezi ve otomatik çözümler kullanın. Birden fazla kaynaktan gelen verileri
tek bir noktada toplayıp ilişkilendiren ve makine öğrenimi teknolojilerinden
yararlanan bu çözüm, etkili tehdit tespiti ve hızlı otomatik müdahale imkânı
sunuyor.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -