Ekonomi

Basın Bülteni- Kaspersky Türkiye'deki kullanıcıların yüzde 88'i hassas verilerini dijital ortamda saklamayı tercih ediyor

Dünya Yedekleme Günü öncesinde Kaspersky, önemli verilerin en yaygın saklanma yöntemlerini
ortaya koyarken, bu verilerin nasıl daha güvenli korunabileceğine ilişkin
pratik öneriler paylaşıyor. Araştırmaya göre Z kuşağı ve Y kuşağı kullanıcıları
neredeyse tüm verilerini dijital ortamda saklarken, 55 yaş üzerindeki katılımcıların
yaklaşık üçte biri hâlâ geleneksel kâğıt yöntemlerini tercih ediyor.

Değerli verilerimizi nerede saklıyoruz?
Kaspersky'nin Pazar Araştırma Merkezi tarafından gerçekleştirilen araştırma*, Türkiye'deki
kullanıcıların büyük çoğunluğunun önemli bilgilerini dijital olarak
saklamayı tercih ettiğini gösteriyor. Katılımcıların %88'i, kimlik bilgileri, finansal
veriler, sağlık bilgileri veya fotoğraf arşivleri gibi hassas kişisel verilerini
elektronik ortamda sakladığını belirtiyor.

Dijital veri saklama yöntemleri incelendiğinde ise katılımcıların %58'i önemli kayıtlarını
bilgisayarlarında veya sabit disklerinde tuttuğunu ifade ederken, %39'u
bulut çözümlerini tercih ediyor. %28'i ise verilerini kamuya ait dijital hizmetlerde
saklamayı seçiyor.

Dijital ortam gerçekten daha güvenli mi?
Her veri saklama yönteminin kendine özgü avantajları ve sınırlamaları bulunuyor.
Fiziksel ortamlar kaybolabilir veya zarar görebilirken, harici diskler hareket
halindeyken kullanım açısından her zaman pratik olmayabiliyor. Bulut servisleri
ise erişim kolaylığı sağlasa da yetkisiz erişim risklerine açık olabiliyor.

Dijital verilerin güvenliğini en üst seviyeye çıkarmak için Kaspersky uzmanları
şu temel uygulamaları öneriyor:
1. Bir yedekleme stratejisi oluşturun
Veri saklama için tek bir doğru yöntem bulunmadığı gibi, her dosyanın yedeklenmesi
de şart değildir. Ancak özellikle hassas veriler veya yeniden oluşturulması
mümkün olmayan dosyalar için düzenli yedekleme alışkanlığı edinmek kritik önem taşır.
Yaygın olarak kullanılan 3-2-1 yedekleme stratejisine göre, önemli verilerinizin
en az üç kopyasını oluşturmalı, bunları iki farklı depolama ortamında saklamalı
ve en az bir kopyayı farklı bir fiziksel konumda (bulut ya da harici bir ortam)
tutmalısınız.
Parolalar, kimlik bilgileri veya finansal veriler gibi en hassas bilgiler ise ekstra
koruma gerektirir. Bu tür veriler için, kullanıcı kimlik bilgileri ve banka
kartlarının yanı sıra taranmış pasaport/kimlik belgeleri, PDF dosyaları, adresler
ve notları güvenli şekilde saklamaya olanak tanıyan özel gizli kasa özelliği
sunan Kaspersky password manager gibi çözümler tercih edilmelidir.

2. Dijital kasalarınızı koruyun
Kaspersky verilerine göre, katılımcıların %98'inin kişisel veri depolarını korumak
için en azından bazı önlemler alması umut verici bir gelişme. Ancak katılımcıların
%30'u, kişisel verilerini korumak için kolay hatırlanan parolalar kullanmaya
devam ediyor. Yalnızca basit parolalara güvenmek, dijital kasalarınızı kaba
kuvvet (brute force) saldırılarına karşı savunmasız bırakır. Bu nedenle uzmanlar,
mümkün olan her yerde iki faktörlü kimlik doğrulamayı (2FA) etkinleştirmenizi
veya geçiş anahtarı (passkey) teknolojisini benimsemenizi öneriyor. Geçiş anahtarları
bir password manager ile güvenli bir şekilde saklanabilir ve yetkilendirilmiş
herhangi bir cihazdan sorunsuz bir şekilde erişilebilir.

3. Mümkün olan yerlerde otomatik yedekleme ayarlayın
Yedekleme işlemlerini sürekli hatırlamak zorlayıcı olabilir. Bu süreci kolaylaştırmak
için kullandığınız tüm cihazlarda yerleşik yedekleme hizmetlerini aktif hale
getirmeniz önerilir (örneğin iPhone/iPad/Mac için iCloud, Android/Windows için
Google Drive veya OneDrive).
Ayrıca yedeklerin düzgün çalıştığından emin olmak için ayda bir veya iki ayda bir
tek bir dosyayı geri yükleyerek test yapılması tavsiye edilir. Kaspersky Premium,
kullanıcıların Windows cihazlarında düzenli yedekleme yapmasına ve verilerini
geri yüklemesine olanak tanır. Yedekler, çıkarılabilir sürücülerde veya bulut
depolama alanlarında şifrelenmiş biçimde güvenle saklanabilir.

Kaspersky Tüketici İş Birimi Başkan Yardımcısı Marina Titova konuya ilişkin şunları
söylüyor:
Yedeklemenin önemli olduğunu hepimiz biliyoruz, ancak çoğu zaman tüm verileri tek
seferde yedeklemeye çalıştığımız için bu süreci erteliyoruz. Oysa daha akıllı
yaklaşım, yedeklemeyi günlük iş akışının bir parçası haline getirmektir. Dosyalarınızı
'kritik', 'önemli' ve 'düşük öncelikli' olarak sınıflandırın. Kritik
veriler için gerçek zamanlı yedekleme otomasyonu kurun, diğerleri için haftalık
veya aylık planlar oluşturun. Parolalar ve kimlik bilgileri gibi hassas veriler
için ise özel güvenli kasa çözümlerini tercih edin. Otomasyon ve önceliklendirme
sayesinde, gereksiz yük oluşturmadan gerçekten önemli olan verileri koruyabilirsiniz.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -