Ekonomi

Basın Bülteni- Kaspersky ve VDC araştırması, enerji sektöründe yüksek maliyetli siber güvenlik risklerinin arttığını ortaya koydu

Kaspersky ile VDC'nin ortaklaşa gerçekleştirdiği son araştırma, enerji şirketlerinin
yarısından fazlasının maliyeti 1 milyon doların üzerinde olan siber güvenlik
vakalarıyla karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor. Bu durum, kritik altyapıları
tehdit eden finansal ve operasyonel risklerin giderek arttığını açıkça ortaya
koyuyor. Sektör dijital dönüşümünü hızlandırırken, giderek daha bağlantılı
hale gelen OT (operasyonel teknoloji) ortamlarının güvenliği stratejik bir öncelik
haline geliyor.

Güvenilir, verimli ve sürdürülebilir enerji sağlama sorumluluğunu taşıyan sektör,
tarihinin en hızlı ve en kapsamlı dönüşüm sürecine girmiş durumda. Hedef, tamamen
dijital bir operasyon modeline ulaşmak. Ancak bu dönüşümün hızı bir paradoks
yaratıyor: Daha akıllı ve temiz bir enerji altyapısını mümkün kılan teknolojiler,
aynı zamanda siber tehditlere karşı kırılganlığı da artırıyor.

Enerjide Dijital İvmelenme
Sektördeki dönüşümün ölçeği dikkat çekici boyutlara ulaşmış durumda. Kaspersky ve
VDC'nin Enerji Sektöründe Siber Dayanıklılığa Güç Vermek başlıklı araştırmasına
göre, bugün enerji şirketlerinin yalnızca %5'ten azı tamamen dijital olarak
değerlendiriliyor. Buna karşın, önümüzdeki iki yıl içinde bu oranın hızla artarak
şirketlerin yaklaşık %75'inin tam dijitalleşmeye ulaşması bekleniyor. Bu dijital
büyük patlama, üretim, iletim ve dağıtım süreçlerini yeniden şekillendirerek
verimlilik, güvenilirlik ve sürdürülebilirlik alanlarında önemli kazanımlar
vadediyor.

Ancak gerçek zamanlı şebeke optimizasyonunu mümkün kılan bu bağlantılı yapı, siber
suçlular için de yeni kapılar aralıyor. Araştırma bulgularına göre, enerji şirketlerinin
yarısından fazlası 1 milyon doların üzerinde maliyete yol açan siber
güvenlik vakaları yaşadı. Bu tür olaylar yalnızca veri ihlaliyle sınırlı kalmayıp,
operasyonel süreklilik ve enerji arzının istikrarı açısından doğrudan bir
tehdit oluşturuyor.

Enerji Dijitalleşmesini Ne Tetikliyor?
Enerji şirketleri, piyasa dalgalanmalarına uyum sağlamak, düzenleyici gereklilikleri
karşılamak ve yeni enerji kaynaklarını sisteme entegre etmek amacıyla ileri
teknolojilerden yararlanıyor. Rapora göre temel öncelikler, doğrudan iş sonuçlarına
odaklanıyor:
- Üretim verimliliğini artırmak (%29)
- Operasyonel ve üretim maliyetlerini düşürmek (%23)
- Siber dayanıklılığı güçlendirmek (%23)
Bu hedeflere ulaşmak için şirketler, yapay zekâ destekli analitik çözümler, dijital
ikizler ve kestirimci bakım teknolojilerini devreye alıyor. Bu araçlar sayesinde
arz-talep dengesi optimize ediliyor, ekipman arızaları önceden öngörülüyor
ve plansız kesintiler azaltılıyor. Öte yandan, otonom dronlar ve robotik sistemler,
iletim ve üretim sahalarında denetim süreçlerinin güvenliğini ve verimliliğini
artırarak SAIDI ve SAIFI[1] gibi güvenilirlik metriklerinin iyileştirilmesine
katkı sağlıyor. Bu da daha dinamik şebeke yönetimi ve dağıtık enerji kaynaklarının
daha sorunsuz entegrasyonunu mümkün kılıyor.

Enerji operasyonlarının güvenliğinde insan ve teknoloji boyutu
Enerji sektöründeki dijital dönüşümün güvence altına alınması, yalnızca teknolojik
değil aynı zamanda insan faktörüne dayalı bir zorluk. Kaspersky verilerine göre,
şirketlerin %45'inden fazlası, endüstriyel siber güvenlik alanında uzman yetenek
eksikliğini en büyük engel olarak gösteriyor. Bu yetkinlik açığı, kontrol
sistemleri ekiplerinin üzerindeki yükü artırırken, proaktif savunma mekanizmalarının
kurulmasını ve etkili olay müdahalesini zorlaştırıyor. Deneyimli mühendislerin
emekli olması ise kritik operasyonel bilgi birikiminin kaybına yol açıyor.

Bununla birlikte, BT (IT) ile operasyon ekipleri arasındaki yapısal ayrışma da
yönetişim süreçlerini karmaşıklaştırıyor. Siber güvenlik politikaları çoğunlukla
BT departmanları tarafından yönetilirken, SCADA[2] sistemleri ve trafo merkezi
otomasyonundan sorumlu operasyon ekipleri güvenlikten ziyade süreklilik ve emniyete
odaklanıyor. Araştırmaya göre, şirketlerin yaklaşık dörtte üçünde kontrol
sistemleri siber güvenliği ağırlıklı olarak BT tarafından yönetiliyor, operasyon
ekiplerinin liderlik ettiği yapıların oranı ise %10'un altında kalıyor. Bu durum,
önceliklerin uyumsuzlaşmasına ve koruma stratejilerinde parçalı bir yapıya
yol açıyor.

Enerji altyapısının yeterince korunmamasının sonuçları
Enerji sektöründe OT güvenliğinin ihmal edilmesi, finansal kayıpların çok ötesinde
sonuçlar doğurur. Başarılı bir siber saldırı, şebeke güvenilirliğini, kamu güvenliğini
ve ulusal dayanıklılığı doğrudan tehdit edebilir.

Finansal etkiler ise çok katmanlı ve ciddi boyuttadır. Kaspersky'ye göre şirketlerin
%50'den fazlası, olay başına 1 milyon doların üzerinde zarar yaşamıştır. Bu
maliyetler yalnızca müdahale süreçleri veya olası fidye ödemeleriyle sınırlı
değildir. Örneğin, operatörleri sistem dışı bırakan bir fidye yazılımı saldırısı,
üretimin saatlerce durmasına yol açarak ciddi gelir kayıplarına neden olabilir.
PLC'lere yetkisiz erişim ise türbinler veya transformatörlerde fiziksel hasar
oluşturarak yüksek onarım maliyetleri ve uzun süreli kesintilere yol açabilir.
Bir ihlal, ortalama 19 saate varan uzun süreli kesintilere yol açabilir.

Stratejik yaklaşım: Enerjide OT siber güvenliğinin güçlendirilmesi
Bu kritik dönüşüm sürecini güvenli şekilde yönetebilmek için enerji sektöründe siber
güvenliğe yaklaşımın köklü biçimde değişmesi gerekiyor. Artık OT ortamlarını
işin merkezine koyan bir strateji benimsenmeli. Endüstriyel kontrol sistemlerine
yalnızca BT seviyesinde güvenlik uygulamak yeterli değil. Bunun yerine, üç
temel sütuna dayanan bir yaklaşım öne çıkıyor:

- Endüstriyel seviyede koruma: Enerji şirketleri, varlık görünürlüğü ve anomali
tespiti sağlayan gerçek zamanlı çözümlere ihtiyaç duyuyor. Bu kapsamda Kaspersky
OT Cybersecurity Ecosystem gibi çözümler öne çıkıyor. Ekosistemin merkezinde
yer alan Kaspersky Industrial CyberSecurity (KICS), kritik altyapılar için geliştirilmiş
yerleşik bir XDR platformu olarak tüm endüstriyel ağ genelinde gelişmiş
tehditleri merkezi şekilde tespit edip müdahale edebiliyor.
- Entegre platformlar: IT, OT ve IIoT'nin yakınsaması, görünürlük ve kontrolün tek
bir çatı altında toplanmasını gerektiriyor. Farklı araçlarla ilerleyen parçalı
yaklaşımlar ciddi güvenlik boşlukları yaratabiliyor.
- Alan uzmanlığına sahip iş ortaklıkları: Enerji altyapısının korunması, sektöre
özgü operasyonel teknolojileri ve regülasyonları derinlemesine bilen iş ortaklarıyla
çalışmayı gerektirir.

Enerji sektörünün dijital dönüşümü kaçınılmaz. Ancak bu dönüşümün başarısı, OT siber
güvenliğinin güvenilirlik ve dayanıklılığı destekleyen stratejik bir unsur
olarak konumlandırılmasına bağlı. Doğru uzmanlık ve yaklaşımla, enerji şirketleri
kritik altyapılarını koruyarak güvenle dijitalleşebilir.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -