Ekonomi

Basın Bülteni- KOBİ AI/Kaya Yapay zeka, en çok hataya açık süreçlerde fark yaratıyor

KOBİ AI Kurucusu Baran Kaya'ya göre şirketlerde yaşanan birçok finansal kaybın temelinde
insan hatasına açık süreçler bulunuyor. Satın almadan maliyet hesaplamaya,
üretim planlamadan satış yönetimine kadar birçok alanda devreye giren yapay
zeka sistemleri ise bu hataları azaltarak KOBİ'lere önemli bir verimlilik ve
rekabet avantajı sağlıyor.

Şirketlerde yaşanan birçok operasyonel sorun çoğu zaman gözden kaçan küçük hatalardan
kaynaklanıyor. Yanlış hesaplanan maliyetler, geç verilen satın alma kararları,
eksik stok planlaması ya da doğru analiz edilmeyen satış verileri işletmeler
için ciddi gelir kayıplarına yol açabiliyor. Özellikle sınırlı kaynaklarla
faaliyet gösteren KOBİ'ler için bu hataların maliyeti çok daha büyük olabiliyor.

KOBİ AI Kurucusu Baran Kaya, son yıllarda gelişen yapay zeka teknolojilerinin özellikle
bu tür hataya açık süreçlerde önemli bir dönüşüm yarattığını belirtiyor.
Kaya'ya göre yapay zeka artık yalnızca bilgi sunan bir araç değil, şirketlerin
günlük operasyonlarında aktif rol alan ve birçok süreci analiz ederek yönlendiren
bir sistem haline geliyor.

Baran Kaya, işletmelerde yaşanan kayıpların çoğunun veri yoğun ve karmaşık süreçlerde
ortaya çıktığını belirterek şunları söyledi:
Şirketlerde satın alma, stok yönetimi, maliyet hesaplama veya üretim planlama gibi
süreçler çok sayıda verinin aynı anda değerlendirilmesini gerektirir. İnsanlar
bu kadar çok veriyi sürekli ve hatasız şekilde analiz etmekte zorlanabiliyor.
Yapay zeka ise çok daha büyük veri setlerini kısa sürede analiz ederek hataların
önemli ölçüde önüne geçebiliyor.

Özellikle satın alma ve stok yönetimi süreçlerinde yapılan küçük hatalar işletmeler
için ciddi maliyetler yaratabiliyor. Talep dalgalanmaları, değişen üretim planı,
değişen tedarik süreleri, muadil ürünler, son kullanma tarihli ürünler ve
daha birçok etken binlerce çeşit stok üzerinde tekrar tekrar detaylı analizler
yapılmasını gerektiriyor. Sonuçta gereğinden fazla satın alma yapılması nakdin
stokta atıl kalmasına neden olurken, eksik satın alma ise kaçan satış fırsatları
anlamına geliyor. Yapay zeka destekli sistemler geçmiş satış verilerini, stok
seviyelerini, tedarik sürelerini ve sipariş eğilimlerini analiz ederek şirketlere
daha doğru satın alma kararları alabilme imkânı sunuyor.

Benzer şekilde üretim yapan şirketlerde planlama süreci de oldukça karmaşık bir
yapıya sahip. Siparişlerde değişiklik, tahsilatta gecikme, iptal olan siparişler,
kalite sorunu nedeniyle tekrarlanan üretim, tedarikte yaşanan gecikmeler, makine
arızaları gibi her gün yaşanan değişimler, üretim planının sürekli yenilenmesini
gerektiriyor. Yapay zeka sistemleri tüm değişkenleri aynı anda değerlendirerek
dakikalar içinde yeni üretim planları oluşturabiliyor ve üretim süreçlerinin
daha verimli yönetilmesine katkı sağlıyor.

Kaya'ya göre maliyet hesaplama da işletmelerde çok zaman harcanan ve sık hata yapılan
alanlardan biri. Lojistik, finansman, depolama, işçilik ve kur farkı gibi
birçok kalemin hesaba katılması gereken maliyet analizlerinde küçük bir hesaplama
hatası bile şirketlerin kârlılığını doğrudan etkileyebiliyor. Yapay zeka sistemleri
ise tüm bu verileri aynı anda analiz ederek çok daha hızlı ve doğru maliyet
hesaplamaları yapılmasını sağlıyor.

Satış yönetiminde de benzer bir dönüşüm yaşandığını belirten Kaya, yapay zekanın
müşteri verilerini analiz ederek satış ekiplerine önemli bir destek sunduğunu
ifade ediyor. Müşteri geçmişi, fiyat hassasiyeti, stok durumu ve rekabet koşulları
gibi birçok veriyi aynı anda değerlendirebilen sistemler, satış ekiplerinin
daha doğru teklif hazırlamasına ve müşteri ilişkilerini daha etkin yönetmesine
yardımcı oluyor.

Baran Kaya'ya göre yapay zekanın şirketlere sağladığı en büyük avantajlardan biri
de çok büyük veri setlerini duygusal etkilerden bağımsız şekilde analiz edebilmesi.
İnsanların çoğu zaman sezgi veya deneyime dayanarak verdiği kararlar, yapay
zeka tarafından veriye dayalı olarak değerlendirildiğinde daha dengeli sonuçlar
ortaya çıkabiliyor.

Kaya, yapay zekayı yalnızca bireysel kullanım aracı olarak değil, iş süreçlerinin
bir parçası haline getiren şirketlerde verimlilik artışının çok daha belirgin
olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:
Yapay zekayı sadece çalışanların kullandığı bir araç olarak görmek yerine süreçlerin
içine yerleştiren şirketlerde ciddi bir verimlilik artışı görülüyor. İşin
türüne göre değişmekle birlikte çoğu işletmede yüzde 30 ile yüzde 60 arasında
bir verimlilik artışı yakalanabiliyor. Önümüzdeki dönemde rekabette öne çıkan şirketler
yalnızca güçlü ekipler kuranlar değil, aynı zamanda veriyi en iyi analiz
eden ve yapay zekayı iş süreçlerine en doğru şekilde entegre eden şirketler olacak.

Yapay zekanın iş süreçlerine entegrasyonunun bir günde tamamlanan bir dönüşüm
olmadığını da vurgulayan Kaya'ya göre şirketlerin bu teknolojileri erken dönemde
kullanmaya başlaması rekabet açısından önemli bir avantaj sağlıyor. Çünkü yapay
zeka sistemleri zaman içinde öğrenen, gelişen ve şirketin iş yapış biçimine uyum
sağlayan bir yapı oluşturuyor.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -