Basın Bülteni- MOVA, IFA 2026'da The AI MOVAment yaklaşımıyla yapay zekâ destekli akıllı yaşam vizyonunu ortaya koyuyor
MOVA, IFA 2026'da The AI MOVAment yaklaşımıyla yapay zekâ destekli akıllı yaşam
vizyonunu ortaya koyuyor. 22 global ürün lansmanı ve 15 yenilikçi teknolojiyle
fuarda yerini alan teknoloji markası, çevresini algılayan, karar veren ve harekete
geçen yeni nesil teknolojileri günlük yaşamın farklı alanlarına taşıyor.
Akıllı yaşam teknolojileri alanında geliştirdiği yenilikçi çözümlerle öne çıkan
ve bu yıl içerisinde ürünlerini Türkiye'de kullanıcılarla buluşturan MOVA, The
AI MOVAment yaklaşımıyla IFA 2026'da yerini aldı. Marka, akıllı dış mekân çözümleri,
ev temizliği, akıllı mutfak, evcil hayvan bakımı ve fiziksel dünyayla etkileşim
kurabilen yapay zekâ alanlarında 22 global ürün lansmanı ve 15 yenilikçi
teknolojiyi ziyaretçilerle buluşturdu.
MOVA'nın IFA 2026'da sergilediği yenilikler arasında, MOVA'nın robotik kola sahip
ilk çim biçme robotu AstraX, robot süpürgelere dokunma hissi kazandıran elektronik
deri teknolojisi ve akıllı nesne manipülasyonunda yeni olanakların önünü
açan Knot 80 robotik el sistemi öne çıkıyor. Algılama, karar verme ve harekete
geçme yeteneklerini bir araya getiren bu teknolojiler, yapay zekânın dijital
dünyanın ötesine geçerek gerçek yaşamda nasıl algılayabildiğini, karar verebildiğini
ve harekete geçebildiğini ortaya koyuyor.
The AI MOVAment, MOVA'nın yapay zekâ inovasyonunda yeni bir dalgaya öncülük etme
vizyonunu temsil ediyor. Marka, 1.700 metrekareyi aşan fuar alanında yapay zekânın
yeni kullanım alanlarından teknolojinin sınırlarını ileri taşıyan gelişmelere
ve akıllı yaşamın geleceğine yönelik somut fikirlere kadar bu vizyonu farklı
deneyimlerle hayata geçiriyor. Yapay zekâ destekli yaşamın bir sonraki dönemine
öncülük etme hedefiyle MOVA, yapay zekâyı giderek daha karmaşık gerçek yaşam
senaryolarına taşıyor, belirli ihtiyaçlara yönelik zekâyı kullanıcıların görebileceği,
hissedebileceği ve doğrudan kullanabileceği ileri teknoloji deneyimlerine
dönüştürüyor.
Yapay Zekâyla Algılama Yeniden Tanımlanıyor: Robotlar Dünyayı Artık Daha İyi Anlıyor
Robotlar, çevrelerini görmek için geleneksel olarak kameralardan, yakındaki nesneleri
algılamak için ise radar teknolojilerinden yararlanıyor. MOVA şimdi robot
süpürgelere yeni bir duyu daha kazandırıyor: dokunma. Akıllı cihazların su altı
gibi yeni ortamlarda kullanılmaya başlamasıyla birlikte kesintisiz ve güvenilir
bağlantı da algılama yeteneği kadar önem kazanıyor. MOVA, IFA 2026'da robotların
çevrelerini algılama ve dünyayla bağlantı kurma biçimlerini yeniden şekillendiren
yeni nesil algılama ve etkileşim teknolojilerini sergiliyor.
Bu yenilikler arasında öne çıkan TactiPercept™ Sistemi, robot süpürgelerin çevrelerini
algılama biçimine dokunma duyusunu da dahil ediyor. Görsel tanıma ile dokunsal
algılamayı bir araya getiren sistem, 128 basınç sensörü, esnek tampon yapısı
ve gerçek zamanlı basınç geri bildirimi sayesinde mobilyalar, duvarlar ve
çevredeki diğer yüzeylerle teması algılıyor. Robot süpürge, elde ettiği bu veriler
doğrultusunda hareketini ve temizlik stratejisini gerçek zamanlı olarak ayarlayabiliyor.
Engellerle hafif temas ettiğinde hızını azaltan robot süpürge, kenar temizliği sırasında
duvar boyunca güvenli temasını koruyor ve dokunsal geri bildirimden yararlanarak
karşılaştığı engellerden otonom şekilde kurtulabiliyor. TactiPercept™
ile robotlar yalnızca çevrelerini görüp engellerden kaçınmanın ötesine geçerek
çevrelerine dokunup onları algılayabiliyor.
Su altı ortamları ise robotlar için farklı bir zorluk oluşturuyor. Wi-Fi gibi kablosuz
sinyaller su altında güvenilir şekilde iletilemediğinden, mevcut bazı çözümlerde
iletişimin sürdürülebilmesi için su yüzeyinde ayrı bir aktarıcı cihaz
kullanılması gerekiyor.
MOVA'nın geliştirilmiş AquaSonar™ Su Altı İletişim Sistemi, ultrasonik iletişim
teknolojisinden yararlanarak su altında bağlantının sürdürülmesini sağlıyor. İletişim
aktarıcısının doğrudan şarj istasyonuna entegre edilmesi sayesinde su yüzeyinde
ayrı bir iletişim şamandırası kullanma ihtiyacı ortadan kalkıyor. Böylece
robot su altında çalışırken bağlantısını koruyabiliyor, kullanıcılar da daha
sade bir kurulumla robotun durumunu kontrol edebiliyor ve ilgili kontrollere erişebiliyor.
Dokunma yoluyla çevresini algılamaktan su altında bağlantısını sürdürebilmeye kadar
MOVA, robotların çevrelerini algılama ve çevreleriyle bağlantı kurma yeteneklerini
ileri taşıyor. Bir sonraki adım ise elde edilen bu bilgileri hassas ve
doğru hareketlere dönüştürmek.
Hassasiyeti Bir Adım İleri Taşıyor: Sabit Uygulamadan Koşullara Uyum Sağlayan Performansa
Çevreyi anlamak, sürecin yalnızca bir parçasını oluşturuyor. MOVA'nın IFA 2026'da
tanıttığı en yeni UltraTrim™ teknolojileri, hassas uygulamanın gerçek yaşam koşullarına
nasıl uyum sağlayabildiğini ortaya koyuyor.
Günümüzde robotik çim biçme makineleri çim biçme işleminin büyük bölümünü otomatik
olarak gerçekleştirebilse de özellikle son kenarlar çoğu zaman hâlâ manuel müdahale
gerektiriyor. Duvar, çit ve bitki sınırlarında kalan çimler, kullanıcıların
işi tamamlamak için el tipi bir çim biçme aracına ihtiyaç duymasına neden
olabiliyor. Bu son santimetre, çim bakımının tamamen otomatik hale getirilmesindeki
en zorlu alanlardan biri olmayı sürdürüyor.
LiDAR teknolojisine sahip robotik çim biçme makinelerinde satış hacmi açısından
dünyanın 1 numaralı markası* olan MOVA, IFA 2026'da bu son santimetre sorununa
çözüm sunmak üzere geliştirdiği en yeni UltraTrim™ kenar kesme teknolojisini
tanıtıyor. İlk kez IFA 2026'da sergilenen LiDAX Ultra Gen 2, yeni UltraTrim™ 3.0
teknolojisiyle öne çıkıyor.
Cihazın sağ tarafında yer alan özel kenar kesme diski, ana kesme ünitesinin ulaşamadığı
duvar, çit ve bitki sınırlarında 0 cm kenar boşluğuyla* kesim yapabiliyor.
Çim ile sert zeminin aynı seviyede buluştuğu alanlarda ise sınır çizgisinin
üzerinden ilerleyerek kenar kesimini aynı geçişte tamamlayabiliyor. Böylece kesilmeden
kalan şeritleri azaltarak daha kapsamlı bir çim biçme alanı sunuyor.
Fiziksel Dünyayla Etkileşim Kuran Yapay Zekâda Yeni Adım: Robotik Manipülasyondan
Çevik ve Hassas Etkileşime
Yapay zekâ gerçek dünyada giderek daha karmaşık görevler üstlenirken robotların
yalnızca önceden tanımlanmış işlemleri gerçekleştirmesi yeterli olmuyor. Robotların
farklı araçları kullanabilmesi ve hareketlerini farklı hedeflere göre uyarlayabilmesi
de önem kazanıyor. MOVA, IFA 2026'da AstraX robotik çim biçme makinesi
ve Knot 80 robotik el sistemi ile bu dönüşümü gözler önüne seriyor. Belirli
görevlere yönelik robotik manipülasyondan daha yüksek hareket kabiliyeti ve çok
yönlülüğe uzanan bu gelişim, fiziksel dünyayla etkileşim kurabilen yapay zekânın
gelecekte ulaşabileceği noktaya ışık tutuyor.
MOVA, robotik manipülasyon teknolojisini AstraX ile bahçelere taşıyor. Çok işlevli
robotik kolu ve değiştirilebilir aparatlarıyla AstraX, çim biçmenin ötesine
geçerek engelleri kaldırma, meyve toplama ve sulama gibi farklı görevleri de yerine
getirebiliyor.
Yapay zekâ destekli görüntüleme sistemi, çim biçme rotasını engelleyen bir nesne
algıladığında robotik kol devreye girerek engeli kaldırıyor ve AstraX kaldığı
yerden çim biçmeye devam ediyor. İki parmaklı kavrama aparatıyla alçak konumdaki
meyveleri toplayabilen cihaz, sulama aparatı sayesinde belirlenen alanları programlanan
zamanlarda sulayabiliyor.
AstraX, robotik manipülasyonun bahçedeki belirli görevlerde nasıl kullanılabileceğini
ortaya koyarken Knot 80 bu yaklaşımı bir adım daha ileri taşıyor.
Temel kavrama görevleri için tasarlanan geleneksel robotik kollardan farklı olarak
Knot 80, insan elinin hareket kabiliyetine daha yakın bir yapı sunuyor. İnsan
anatomisinden ilham alan robotik kolu, 3D mekânsal algılama ve akıllı kavrama
kontrolüyle bir araya getiren Knot 80, 11 serbestlik derecesi ve toplam 15 hareketli
ekleme* sahip. Sistem ayrıca 3D Yapılandırılmış Işık Görüşü (3D Structured
Light Vision), Çift Yönlü Dönüş (Dual-Direction Rotation) ve Akıllı Robotik
Kol Kontrol Sistemi (Smart Robotic Arm Control System) teknolojilerini bir arada
kullanıyor.
Knot 80, farklı şekil, malzeme ve yönelimdeki nesnelerle etkileşime girerken nesnenin
konumunu ve çevresiyle olan mekânsal ilişkisini algılayabiliyor, nesneyi
nasıl kavraması gerektiğini belirleyebiliyor ve kavrama kuvvetini 25 ila 50 N*
arasında dinamik olarak ayarlayabiliyor. Kesintisiz görsel geri bildirim sayesinde
hareketlerini gerçek zamanlı olarak iyileştiren sistem, önceden tanımlanmış
hareketleri tekrarlamak yerine nesneleri daha hassas, çevik ve dengeli biçimde
kavrayıp hareket ettirebiliyor.
Knot 80, yalnızca daha gelişmiş bir robotik el geliştirme yaklaşımının ötesine geçiyor.
MOVA, bu yetenekleri gelecekte daha geniş bir ürün ve kullanım alanına
taşıyarak robotların daha karmaşık görevler üstlenirken nesneleri kavrayabilmesini,
taşıyabilmesini ve düzenleyebilmesini hedefliyor.
Algılama, karar verme ve çevik robotik hareket yeteneklerinin bir araya gelmesiyle
robotlar, tek bir amaca yönelik işlevlerin ötesine geçerek temizlikten düzenlemeye,
depolamadan günlük yaşamın farklı ihtiyaçlarına kadar daha kapsamlı roller
üstlenebilir. Knot 80, fiziksel dünyayla etkileşim kurabilen yapay zekânın
yalnızca harekete geçmekle kalmayıp bunu çeviklik ve kontrolle gerçekleştirebildiği
bir geleceğin ipuçlarını sunuyor.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -