Basın Bülteni- Neo Portföy/Şahinkaya Artan dönüşüm ihtiyacında proje gayrimenkul yatırım fonları en önemli alternatif oluyor
Türkiye'de hızlanan şehirleşme, deprem riski ve yükselen arsa maliyetleri, özellikle
büyükşehirlerde erişilebilir konut üretimini her geçen gün daha kritik hale
getiriyor. İstanbul başta olmak üzere birçok şehirde dönüşüm ihtiyacının büyümesi,
gayrimenkul sektöründe yeni finansman modellerini gündemin merkezine taşırken,
Proje Gayrimenkul Yatırım Fonları (PGYF) da sektörün dikkat çeken alternatiflerinden
biri haline geliyor.
Neo Portföy Yönetimi A.Ş Gayrimenkul Yatırım Fonları Direktörü Deniz Şahinkaya,
Türkiye'de konutun yalnızca bir barınma ihtiyacı değil, aynı zamanda tasarruf,
yatırım ve gelecek nesillere bırakılan önemli bir değer olarak görülmeye devam
ettiğini belirterek, mevcut ekonomik koşulların erişilebilir konut üretimini daha
karmaşık bir yapıya dönüştürdüğünü ifade etti.
Arsa maliyetleri erişilebilir konut üretimini zorlaştırıyor
Büyükşehirlerde imarlı arsa üretiminin giderek zorlaştığını vurgulayan Şahinkaya,
özellikle İstanbul gibi metropollerde arsa maliyetlerindeki yükselişin sektör
üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi. Finansman maliyetlerinin artmasının
da geliştiricilerin hareket alanını daralttığını belirten Şahinkaya, geleneksel
finansman modellerinin büyük ölçekli projelerde tek başına yeterli olmamaya
başladığını söyledi.
İstanbul'da deprem riski nedeniyle hız kazanan kentsel dönüşüm ihtiyacının artık
ertelenemez bir zorunluluk haline geldiğini ifade eden Şahinkaya, uluslararası
raporların da şehirde milyonlarca insanı ilgilendiren büyük bir dönüşüm ihtiyacına
dikkat çektiğini söylüyor.
Kentsel dönüşüm yeni konut üretiminin merkezine yerleşiyor
Şahinkaya, Son yıllarda Türkiye'de yeni konut arzının önemli bölümü dönüşüm projelerinden
oluşuyor. Eski ve riskli yapı stokunun yenilenmesine dayalı projeler
önümüzdeki dönemde de sektörün temel dinamiklerinden biri olmaya devam edecek.
Bu süreçte sermaye piyasalarıyla gayrimenkul geliştirme süreçlerini bir araya
getiren Proje Gayrimenkul Yatırım Fonları daha fazla önem kazanacak. PGYF modelleri
özellikle uzun vadeli sermaye ihtiyacı bulunan projelerde önemli avantajlar
sunuyor. dedi.
PGYF modeli sektöre kurumsal disiplin kazandırıyor
PGYF'lerin yalnızca finansman sağlayan yapılar olmadığını ifade eden Şahinkaya,
bu modelin aynı zamanda sektöre şeffaflık, profesyonel yönetim ve kurumsal yönetim
anlayışı kazandırdığını belirtti.
Farklı yatırımcıların tek bir yapı altında buluşabilmesinin ölçek ekonomisi yarattığını
söyleyen Şahinkaya, proje finansmanının yalnızca banka kredileri veya özkaynakla
yürütülmesinin giderek zorlaştığı bir dönemde alternatif sermaye modellerinin
öneminin daha da arttığını belirterek, Özellikle bireysel nitelikli yatırımcılar
açısından profesyonel yönetim mekanizmaları, projelerin daha sağlıklı
ilerlemesine katkı sunuyor. dedi.
Dünyadaki dönüşüm projelerinde fon modelleri öne çıkıyor
Şahinkaya, Kentsel dönüşüm süreçlerinde gayrimenkul yatırım fonları dünya genelinde
de yoğun şekilde kullanılıyor. İtalya ve İngiltere'deki örnekler ise dikkat
çekici. Milano merkezli COIMA'nın geliştirdiği Impact Fund modeli sosyal fayda,
sürdürülebilirlik ve kurumsal yatırım yapısını bir araya getirdi. Emeklilik
fonları ve büyük yatırım kuruluşları da şehir dönüşüm projelerine doğrudan sermaye
sağlıyor. İngiltere'de Manchester, Liverpool ve Londra gibi şehirlerde
gerçekleştirilen dönüşüm projelerinde de özel sermaye ve kurumsal fonlama modelleri
önemli rol oynarken, eski sanayi bölgelerinin yeniden yaşam alanlarına dönüşmesinde
bu modeller etkili oluyor.
İstanbul'da erişilebilir konut ihtiyacı büyüyor
İstanbul'da merkezi bölgelerde arsa arzının azalması, yeni konut üretimini büyük
ölçüde dönüşüm projelerine bağımlı getiriyor. Yükselen kira ve konut fiyatları
orta gelir grubunun erişilebilir konuta ulaşmasını zorlaştırıyor. Önümüzdeki
dönemde yalnızca lüks projeler değil, erişilebilir fiyatlı, sürdürülebilir, planlı
ve deprem güvenliği yüksek projeler daha fazla öne çıkacak ve PGYF modelleri
de bu noktada önemli bir rol üstlenecek.
Şehirleşmenin geleceğinde sermaye piyasaları daha etkin olacak
Türkiye'de sermaye piyasalarının derinleşmesiyle birlikte gayrimenkul sektöründe
daha kurumsal finansman modellerine ihtiyaç duyuluyor. Özellikle kentsel dönüşüm
projeleri, karma yaşam alanları, erişilebilir konut üretimi ve sürdürülebilir
şehircilik yatırımlarında PGYF kullanımının yaygınlaşmasını bekliyoruz. Kentsel
dönüşüm yalnızca eski binaların yenilenmesi anlamına gelmiyor, şehirlerin ekonomik,
sosyal ve fiziksel olarak yeniden inşasını kapsayan çok boyutlu bir süreç
aynı zamanda. Türkiye'nin yeni şehirleşme döneminde Proje Gayrimenkul Yatırım
Fonları'nın sermaye piyasaları ile reel ekonomiyi buluşturan önemli araçlardan
biri haline geleceğine inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde bu alanda gelişecek yeni
proje modellerini ve iş birliklerini yakından takip ediyoruz diyerek sözlerini bitirdi.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -