Ekonomi

Basın Bülteni- Octet Türkiye, ödeme orkestrasyonu ile işlem süresini yüzde 75 kısaltıp başarılı işlemleri yüzde 25 artırdı

Artan dijital ödeme hacmi, çoklu tahsilat kanallarının yaygınlaşması ve işletmelerin
değişen nakit akışı beklentileri, ödeme sistemlerinde yeni bir dönemin kapısını
aralıyor. Octet Türkiye'ye göre 2026 yılında şirketlerin finansal çevikliğini
belirleyecek ana unsur, farklı ödeme ve tahsilat yöntemlerini tek bir merkezden
yöneten ödeme orkestrasyonu yaklaşımı olacak. Bu öngörüyle hareket eden Octet
Türkiye, geliştirdiği yönlendirme setleri ve altyapı iyileştirmeleri sayesinde
işlem süresini %75 iyileştirirken, başarılı işlem oranında %25 artış sağladı.

Son yıllarda hem küresel ölçekte hem de Türkiye'de ödeme ve tahsilat sistemlerinde
hızlı bir dönüşüm yaşanıyor. Bankalararası Kart Merkezi'nin (BKM) 2024 yılı
verilerine göre Türkiye'de kartlı ödeme tutarı yaklaşık 15 trilyon TL seviyesine
ulaşırken, kredi kartı sayısı 129 milyonun, POS sayısı ise 1,7 milyonun üzerine
çıktı.* Bu tablo, işletmelerin nakit akışlarını daha öngörülebilir ve esnek
şekilde yönetebilmek için tek bir ödeme yöntemine bağlı kalmak yerine, kartlı ödeme,
Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS), ticari kredi kartı ve alternatif finansman
çözümlerini bir arada değerlendirme ihtiyacını güçlendiriyor. Özellikle
bayi ve alt bayi yapılanmasına sahip şirketler açısından kredi kartıyla tahsilat
ve DBS ile güvence altına alınan tahsilat modellerinin birlikte kullanılması,
finansal kontrolü daha da kritik hale getiriyor. Şirketler, farklı ödeme kanallarını
aynı anda kullanırken, Açık Bankacılık altyapıları sayesinde farklı bankalardaki
hesap ve hareketlerini tek bir platform üzerinden görüntüleyebiliyor,
böylece nakit pozisyonlarını bütüncül biçimde izleyerek finansal kararlarını daha
sağlıklı ve hızlı alabiliyor.

Bu çoklu yapının beraberinde yönetim karmaşıklığını da getirdiğini söyleyen Octet
Türkiye Kurucu Ortağı ve CPO'su Zeynep Bulut, Farklı kanalların farklı sistemler
üzerinden takip edilmesi, finans ekipleri için operasyonel yükü ve veri kaybı
riskini artırıyor. Bu da ekiplerin zamanını manuel takip, mutabakat ve veri
konsolidasyonu gibi operasyonel süreçlere harcamasına neden oluyor. Ödeme orkestrasyonu
ise tüm ödeme ve tahsilat araçlarını tek bir çatı altında toplayarak işletmelere merkezi
bir kontrol alanı sunan yeni bir yaklaşım olarak öne çıkıyor dedi.

2026'da rekabet, ödeme çeşitliliğinden çok yönetim kabiliyetiyle belirlenecek
Zeynep Bulut, ödeme orkestrasyonunun 2026 yılında neden kritik bir rol üstleneceğini
ise şöyle açıklıyor: İşletmeler bugün yalnızca daha fazla ödeme seçeneği
sunmak değil, aynı zamanda bu seçenekleri kendi nakit döngülerine uygun şekilde
yönetmek istiyor. Satıcılar alacaklarını mümkün olan en kısa sürede tahsil etmeyi,
alıcılar ise ödemelerini kendi finansal planlarına göre vadelendirmeyi hedefliyor.
Ödeme orkestrasyonu, bu iki ihtiyacı aynı anda karşılayabilen esnek bir
yapı sunuyor.

Bulut'a göre 2026 yılında sektörde fark yaratan unsur, ürün sayısından çok bu ürünlerin
birbiriyle ne kadar uyumlu çalıştığı ve işletmeye ne kadar görünürlük sağladığı
olacak. Çoklu ürün altyapısı, merkezi raporlama ve tek platform üzerinden
yönetim, şirketlerin finansal karar alma süreçlerinde belirleyici hale gelecek.
Bugün birçok yapının yalnızca POS altyapısı üzerinden çözüm sunduğuna dikkat
çeken Bulut, Biz ürünler arasında gerçek bir orkestrasyon sağlıyoruz. Sanal
POS, Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS), Master Merchant ve Tedarikçi Finansman
Sistemi (TFS) gibi çözümlerin birbirinden bağımsız değil. Bu sistemlerin entegre
ve senkronize çalışması, işletmelere bütüncül bir finansal yönetim imkanı
sunuyor. Böylece ödeme tarafında parçalı çözümlerin ötesine geçen farklı bir konumlanma
yaratıyor diyor.

Müşteri ihtiyaçlarını okuyan ürün mimarisi öne çıkıyor
2026'da tahsilat ve ödeme çözümlerinin gelişiminde en kritik başlıklardan biri,
işletmelerin gerçek finansal davranışlarını doğru analiz edebilen ürün mimarileri
olacak.

Türkiye'de faaliyet gösteren şirketler, artan maliyetler ve dalgalı piyasa koşulları
nedeniyle nakit akışlarını daha hassas yönetmek zorunda kalıyor. Octet Türkiye'nin
Sanal POS, DBS, Master Merchant, Tedarikçi Finansman Sistemi (TFS) ve
NFC tabanlı çözümleri, alıcı ve satıcı tarafının farklı beklentilerini aynı ekosistem
içinde buluşturantamamlayıcı bir yapı sunuyor. Bu yapı, şirketlerin hem
tahsilatlarını hızlandırmasına hem de ödeme vadelerini daha kontrollü şekilde planlamasına
imkan tanıyor.

Veri odaklı finansal yönetim yeni standart haline geliyor
Ödeme orkestrasyonu yalnızca operasyonel kolaylık sağlamıyor, aynı zamanda işletmelere
veri temelli bir finansal yönetim anlayışı kazandırıyor. Çoklu ödeme kanallarından
gelen verilerin tek merkezde toplanması, şirketlerin nakit pozisyonunu
anlık olarak izleyebilmesini ve daha sağlıklı finansal projeksiyonlar yapabilmesini
mümkün kılıyor. Bulut bu dönüşümü şu sözlerle özetliyor: 2026'da ödeme
sistemleri yalnızca bir işlem altyapısı değil, aynı zamanda karar destek mekanizması
olarak konumlanacak. Veriyi doğru okuyan, müşteri ihtiyacına göre esneyebilen
ve uçtan uca yönetim sunan çözümler, işletmeler için rekabet avantajı yaratacak.
Artan dijitalleşme, regülasyonların olgunlaşması ve işletmelerin değişen
beklentileri, ödeme sistemlerinde orkestrasyon odaklı bir yapıyı kaçınılmaz kılıyor.
Gerçekleştirdiğimiz teknolojik geliştirmeler ve yönlendirme setleri sayesinde
işlem süremizi %75 oranında iyileştirdik, başarılı işlem oranımızı ise %25
seviyesinde artırdık. Octet Türkiye olarak ödeme ve tahsilat çözümlerini tek
bir ekosistemde buluşturan yaklaşımımızla şirketlerin 2026 ve sonrasında daha
öngörülebilir, esnek ve verimli bir nakit akışı yönetimi kurmalarına katkı sağlamayı
hedefliyoruz.



-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -