Basın Bülteni- Orka Holding YKB Orakçıoğlu Gümrük Birliği için lobi şart
Ekonomi
Basın Bülteni- Orka Holding YKB Orakçıoğlu Gümrük Birliği için lobi şart
Kayra TV'de yayınlanan Meliha Okur ile Anlat Bana programında Türkiye ile AB arasında
yaşanan Gümrük Birliği sorununa değinen Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman
Orakçıoğlu, İster Amerika'da olsun ister Avrupa'da olsun, karar vericiler emekli
olunca lobi şirketleri kuruyorlar. Onlar sorunların nasıl çözüleceğini bizden daha
iyi biliyorlar. Türk iş dünyası ve STK'lar bu bütçeyi ayırmalı dedi.
Sosyal medya platformu YouTube'da yayın hayatına başlayan Kayra TV'de, Meliha Okur'un
hazırlayıp sunduğu Meliha Okur ile Anlat Bana programının bu haftaki konuğu
Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu oldu. Programda Türk
tekstil ve hazır giyim sektörünün küresel rekabeti, üretimin yurtdışına kayma
eğilimi, markalaşma stratejileri ve Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki Gümrük
Birliği ilişkisi masaya yatırıldı. Orakçıoğlu, Türkiye'nin küresel değer zincirinde
düşük fiyatlı üretim yerine yüksek katma değerli ürünlerle var olması
gerektiğini vurgularken, Avrupa Birliği ile ticari ilişkilerde yaşanan eşitsizliklere
dikkat çekti.
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği ilişkisi, programın önemli
başlıklarından birini oluşturdu. Orakçıoğlu, Avrupa Birliği'nin bugüne kadar 76
ülke ile serbest ticaret anlaşması imzaladığını hatırlatarak Türkiye'nin bu durumdan
kaynaklanan önemli bir dezavantaj yaşadığını söyledi. Orakçıoğlu, Türkiye
bu ülkelerin sadece 24'üyle karşılıklı eşit ticaret yapabiliyor. Geri kalan
52 ülke bize gümrük bariyerleri koyabiliyor. Ama biz Avrupa Birliği ile Gümrük
Birliği içinde olduğumuz için bu ülkelere aynı şekilde karşılık veremiyoruz. Bu
durum ticarette ciddi bir eşitsizlik yaratıyor dedi.
Gümrük Birliği güncellenmeli, lobi şart
1996 yılında yürürlüğe giren Gümrük Birliği kararının dönemin şartlarında önemli
bir adım olduğunu belirten Orakçıoğlu, ancak günümüz koşullarında mutlaka güncellenmesi
gerektiğini söyledi. Orakçıoğlu, Bugün siyaset, bürokrasi ve sivil toplum
kuruluşlarının ortak bir şekilde bu konuyu Türkiye'nin ana gündem maddesi
haline getirmesi gerekiyor. Bu haliyle sürdürülebilir bir ticaret yapısı değil
diye konuştu.
Türkiye'nin uluslararası ticarette daha güçlü bir pozisyon elde edebilmesi için
profesyonel lobi faaliyetlerinin önemine dikkat çeken Orakçıoğlu, Bizim şu anda
mesela savunma sanayinde olsun farklı sektörlerdeki gücümüz giderek artıyor.
Avrupa'nın bize ihtiyacı var. Ama tekrar tekrar söylüyorum birçok şey aslında lobi
şirketlerinin elinde. Neden? İster Amerika'da olsun ister Avrupa'da olsun karar
vericiler emekli olunca lobi şirketleri kuruyorlar. Onlar o sorunların nasıl
çözüleceğini bizden daha iyi biliyorlar. Diyelim ki 5 yıl önce 10 yıl önce bu
konuda karar verici olanlar sorunların nasıl çözüleceğini aslında bizden daha
iyi biliyorlar. O fonu o bütçeyi de ayırmak gerekiyor. Bunu da iş dünyasının ve
sivil toplum örgütlerinin yapması gerekir. Geçmişte benzer sorunlar yaşadığımızda
bir ayağımız Washington'da, bir ayağımız Brüksel'de, bir ayağımız da Dünya
Ticaret Örgütü'nün bulunduğu Cenevre'de olurdu. Profesyonel lobi şirketleriyle
çalışır, sorunları çözmek için aktif bir diplomasi yürütürdük. Türkiye'nin yeniden
böyle bir stratejiye ihtiyacı var dedi.
Bu sürecin yalnızca devlet tarafından yürütülemeyeceğini belirten Orakçıoğlu, iş
dünyası örgütlerinin de sorumluluk alması gerektiğini ifade etti. Orakçıoğlu,
TOBB, TİM, DEİK, TÜSİAD, MÜSİAD gibi kurumlar deneyimli kadrolarıyla bir araya
gelmeli ve bu konuyu ortak bir proje haline getirmeli. Ticaret Bakanlığı'nın güçlü
bir teknik altyapısı var. Ama sivil toplumun da aktif olması gerekiyor ifadelerini
kullandı.
2 dolara tişört satmak bizim işimiz olmasın
Tekstil ve hazır giyim sektörünün üretim için yatırımlarını yurt dışına kaydırması
konusuna değinen Orakçıoğlu, Biz burada aslında ne yapılması gerektiğini biliyoruz
da nasıl yapılması gerektiği konusunda biraz ders çalışmamız gerekiyor.
Yani Mısır'a niye gidiyorlar tartışmasını bırakalım. Ölçek için gidiyorlar. O
segment artık bizim segmentimiz değil. Dünya değerler ekonomisine gidiyor. Değerler
ekonomisine giden bir dünyada 2 dolara tişört satmak, 5 dolara pantolon satmak
bizim işimiz olmasın zaten. Geçti gitti o. Biz 2 dolara tişörtü bırakalım
ifadelerini kullandı.
Orakçıoğlu, Türk hazır giyim ve tekstil sektörünün küresel rekabette güçlü bir konumda
olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı: Bugün tartışmamız gereken
konu üretimin başka ülkelere kayması değil. Dünya değer ekonomisine geçiyor.
Türkiye de bu dönüşümde katma değerli üretim ve güçlü markalarla yerini sağlamlaştırmalı.
Orka Holding'in Giresun'daki yatırımlarının bölge ekonomisi için önemli bir dönüşüm
yarattığını da söyleyen Orakçıoğlu, Giresun Organize Sanayi Bölgesi'nde üçüncü
fabrikalarını mayıs ayında açacaklarını kaydetti. İlk yatırımı yaptıkları dönemde
bölgede sanayi kültürünün oldukça sınırlı olduğunu hatırlatan Orakçıoğlu,
2001 yılında Giresun'da havaalanı bile yoktu. Biz ilk yatırımı yaptığımızda
çalışanlarımızı yetiştirmek için uzun bir eğitim süreci yürüttük. Kumaş denemeleri
yapıyor, çıkan ürünleri hayır kurumlarına bağışlıyorduk. Sanayi iklimi bir
günde oluşmuyor. Ama bugün geldiğimiz noktada fabrikalarımızın dünyanın en iyi
üretim tesisleri arasında olduğunu iddia ediyorum dedi. Orakçıoğlu, Orka Holding'in
yatırımlarının ardından bölgede yaklaşık 20'ye yakın yeni işletmenin faaliyete
geçtiğini belirterek Karadeniz'de tekstil ve hazır giyim alanında yeni bir
üretim ekosistemi oluştuğunu söyledi.
Türk markaları artık küresel rekabette eşit konumda
Orka Holding'in markaları Damat, Tween ve DS Damat ile dünyanın birçok ülkesinde
faaliyet gösterdiğini belirten Orakçıoğlu, Türk markalarının küresel moda sahnesinde
giderek daha görünür hale geldiğini ifade etti. Uluslararası iş ortaklarıyla
ilişkilerin geçmişe kıyasla tamamen değiştiğini belirten Orakçıoğlu, Eskiden
Avrupa'daki büyük şirketlerden randevu almak bile zordu. Kapılarda bekletildiğimiz
dönemler oldu. Ama bugün artık aynı masada eşit bir iş ortağı olarak oturabiliyoruz.
Bu değişim Türkiye'nin üretim gücünün ve markalaşma çabasının bir
sonucudur ifadesini kullandı.
Orka Holding'in küresel pazarlarda geniş bir coğrafyaya yayıldığını belirten Orakçıoğlu,
Dubai'yi Körfez bölgesinin, Moskova'yı Rusya ve Türk Cumhuriyetleri'nin,
İtalya'yı ise Avrupa'nın vitrin pazarı olarak gördüklerini söyledi. Şirketin
Romanya'da pazar lideri konumuna geldiğini ve ülkede 16 mağaza ile faaliyet gösterdiğini
belirten Orakçıoğlu, Latin Amerika'ya da açıldıklarını anlattı. Orakçıoğlu,
Aralık ayında Paraguay'ın başkenti Asunsion'da mağaza açtık. Lübnanlı
iş ortaklarımızın girişimiyle gerçekleşen bu yatırım, Türk markalarının dünyanın
en uzak coğrafyalarında bile ilgi gördüğünün göstergesi dedi.
Stratejimiz lüksü demokratikleştirmek
Orakçıoğlu, moda sektöründe tüketici davranışlarının hızla değiştiğine dikkat çekerek
yeni neslin markalara bakışının farklı olduğunu söyledi. Eskiden insanlar
bir ürünü statü göstergesi olduğu için satın alıyordu. Bugünün tüketicisi ise
tasarım, kalite, fonksiyonellik ve çevreye duyarlılık istiyor. Ama aynı zamanda
bunun için aşırı fiyat ödemek istemiyor. Bizim stratejimiz 'lüksü demokratikleştirmek'.
Yani yüksek kaliteyi daha erişilebilir hale getirmek diye konuştu.
Türkiye değer ekonomisine odaklanmalı
Programda Türkiye'de kilogram başına ihracat değerinin düşüklüğüne de değinen Orakçıoğlu,
hazır giyim sektörünün bu algının çok üzerinde bir performans gösterdiğini
söyledi. Türkiye genelinde ihracatın kilogram değerinin ortalama 1,5 dolar
civarında olduğunu hatırlatan Orakçıoğlu, hazır giyimde markasız ürünlerin dahi
kilogram başına 16-17 dolar seviyesinde ihraç edildiğini belirtti. Orakçıoğlu,
Orka Holding'in Giresun'daki tesislerinde üretilen ürünlerin ise kilogram başına
133 euro gibi çok yüksek bir değerle ihraç edildiğine vurgu yaptı.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -