Basın Bülteni- PreDeciders, insan uzmanlığını yapay zekâ aracılığıyla ölçekleyen bir Karar Zekâsı modeli sunuyor
Şirketlerin önemli hamlelerinde farkı yalnızca sahip olunan bilgi yaratmıyor, karar
kesinleşmeden önce hangi soruların sorulduğu ve hangi uzmanlıkların devreye
girdiği de yaratıyor. Bu alana odaklanan PreDeciders, insan uzmanlığını yapay
zekâ aracılarıyla ölçekleyen bir Karar Zekâsı - Decision Intelligence (DI) - modeli
sunuyor.
PreDeciders, Karar Zekâsı'nı şirketlerin önemli hamleleri henüz şekillenirken devreye
giren bir yönetim ve danışmanlık modeli olarak ele alıyor. Modelin çıkış
noktası basit: Kritik kararların başarısını yalnızca eldeki veri ya da tek bir
uzmanlık alanı belirlemiyor. Teknik gerçeklik, kurumun taşıyabileceği vaat, itibar
ve paydaş etkisi, zamanlama ve organizasyonun hazırlığı aynı karar içinde birbirini
etkiliyor.
Bu nedenle PreDeciders bir kararın yönetim adına verilmesini değil, karar kesinleşmeden
önce arkasındaki varsayımların, seçeneklerin, çelişkilerin ve gerekli koşulların
görünür hâle gelmesini hedefliyor. Karar henüz oluşuyorsa olası yolların
şekillendirilmesine, yön belirginleşmişse uygulama başlamadan önce sınanmasına
odaklanıyor. Kararın sahibi değişmiyor, ancak yönetimin karar verirken gördüğü
alan genişliyor.
Karardan önceki üç kritik katman: PreDucation, Pressure Test ve Decision Positioning
PreDucation, ekipleri yalnızca alınmış kararları uygulayan yapılardan çıkarıp, karar
henüz oluşurken sürece daha güçlü katkı verebilecek hâle getirmeyi amaçlıyor.
Buradaki hedef klasik bir eğitim programı sunmak değil, çalışanların ve yönetim
ekiplerinin doğru soruları daha erken sorabilmelerini, varsayımları fark edebilmelerini
ve kendi uzmanlıklarını karar sürecine brief oluştuktan sonra değil,
karar şekillenirken taşıyabilmelerini sağlamak.
Pressure Test, önemli bir hamlenin geri dönüşü pahalı hâle gelmeden önce sınanması
anlamına geliyor. Bir pazar girişi, teknoloji yatırımı, lansman, ortaklık ya
da konumlandırma kararı teknik olarak mümkün olabilir ancak bu tek başına yeterli
olmayabilir. Kurum gerçekten hazır mı? Verilecek vaat taşınabilir mi? Farklı
ekipler aynı varsayımla mı hareket ediyor? Zamanlama doğru mu? Pressure Test,
kararı yavaşlatmak için değil, kararın çalışması için hangi koşulların gerçekten
doğru olması gerektiğini ortaya çıkarmak için kullanılıyor.
Decision Positioning ise bu sürecin sonunda tartışmayı somut bir yönetim pozisyonuna
dönüştürüyor. Amaç yalnızca yeni sorular veya ilginç içgörüler bırakmak değil,
hangi yönde ilerlenebileceğini, neden, hangi koşullarla, hangi riskler kabul
edilerek ve hangi sırayla hareket edilmesi gerektiğini netleştirmek. Sonuç bazı
durumlarda ilerleyin, bazı durumlarda şu koşullarla ilerleyin, önce bunu
değiştirin ya da henüz değil olabilir. Esas değer, yönetimin uygulamaya geçmeden
önce arkasında durabileceği daha açık ve savunulabilir bir karar pozisyonu
oluşturmak.
Karar Zekâsı'nın ardındaki teknoloji: PreD Agents
PreDeciders'ın modelindeki teknoloji katmanını ise şirketlere özel geliştirilen
PreD Agents oluşturuyor. Bu yapay zekâ aracıları karar vericinin yerine geçmek
için değil, kurumun kendi uzmanlığını, soru sorma biçimini ve karar öncesi düşünme
disiplinini daha sistematik ve sürekli erişilebilir hâle getirmek için tasarlanıyor.
PreD Agents, kurumun stratejileri, politikaları, geçmiş kararları, sektör bağlamı
ve kendi terminolojisiyle birlikte ilgili uzmanların soru setleri, risk işaretleri,
varsayımları ve kritik eşikleri üzerinden yapılandırılabiliyor. Bir karar
üzerinde çalışırken doğru soruları gündeme getirebiliyor, eksik bilgiyi ve görünmeyen
varsayımları işaretleyebiliyor, farklı seçenekler arasındaki trade-off'ları
görünür hâle getirebiliyor ve mesele belirli bir karmaşıklık seviyesine ulaştığında
ilgili insan uzmanlığının devreye girmesini sağlayabiliyor.
Buradaki amaç kararları yapay zekâya devretmek değil. PreD Agents'ın değeri, bugün
çoğu zaman belirli kişilerin deneyiminde veya belirli toplantıların içinde kalan
mesleki muhakemenin kurumun karar süreçlerine daha erken ve daha düzenli biçimde
taşınabilmesinde yatıyor.
Stratejiden Sorumlu Kurucu Ortak K. Gönenç Atakan, Karar Zekâsı'nın ve bu yaklaşımı
kurum içinde sürekli erişilebilir kılacak altyapının şirketler ve özellikle
de iletişim alanında çalışan ajanslar açısından giderek daha önemli bir rekabet
alanına dönüşeceğini söylüyor:
Şirketlerin büyük bölümü bugün aynı verilere, benzer teknoloji araçlarına ve giderek
aynı yapay zekâ kapasitesine erişebiliyor. Bu nedenle farkı yalnızca kimin
daha fazla bilgiye sahip olduğu yaratmayacak. Asıl fark, kurumların hangi anda
hangi soruyu sorduğunda, hangi varsayımdan şüphelendiğinde ve kendi uzmanlığını
karar şekillenirken ne kadar erken devreye sokabildiğinde ortaya çıkacak. Biz
Karar Zekâsı'nı tam olarak bu kapasiteyle ele alıyoruz, daha fazla veri değil,
daha iyi muhakemenin kararın içine daha erken girmesi…
Teknolojiden Sorumlu Kurucu Ortak Ulaş Can Cengiz ise PreD Agents'ın teknoloji yaklaşımını
şöyle anlatıyor:
Bir yapay zekâ aracısını (agent) karar vericinin yerine koymak teknik olarak yapılabilir
ama bizim kurmaya çalıştığımız sistem açısından yanlış hedef olur. Değerli
olan, sistemin her soruya cevap vermesi değil hangi sorunun henüz sorulmadığını,
hangi bilginin eksik olduğunu, hangi varsayımın sınanması gerektiğini ve
hangi noktada insan uzmanlığının devreye girmesi gerektiğini anlayabilmesidir.
PreD Agents'ı kurumların kendi bilgi ve uzmanlığını ölçekleyen bir karar altyapısı
olarak düşünüyoruz. Teknoloji altyapısı kadar muhakeme altyapısı da önemli
hale gelecek. Teknoloji burada muhakemenin yerine geçmiyor, onu daha doğru anda
erişilebilir hâle getiriyor.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -