Basın Bülteni- Reporting Matters Türkiye 2025 raporu yayınlandı
SKD Türkiye'nin 9'uncusunu yayımladığı Reporting Matters raporu, Türkiye'de iş dünyasının
sürdürülebilirlik raporlamasında olgunlaşma dönemine girdiğini gösterdi.
2025 raporuna göre, sürdürülebilirlik raporlarına bağımsız dış güvence sağlayan
şirketlerin oranı bir yılda %48'den %71'e yükseldi.
84 şirketin değerlendirildiği çalışmada, TSRS raporlaması yapan şirketler yapmayanlara
kıyasla daha güçlü bir gelişim gösterirken, doğa ve biyoçeşitlilik konularını
raporlarında ele alan şirketlerin oranı %64'ten %83'e çıktı.
SKD Türkiye'nin proje ortağı PwC Türkiye ile birlikte 2017 yılından bu yana hazırladığı
Reporting Matters Türkiye raporunun 2025 yılı sonuçları yayımlandı. SKD
Türkiye'nin çatı örgütü Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi (WBCSD) ve metodoloji
ortağı Radley Yeldar iş birliğinde hazırlanan rapor, Türkiye'de şirketlerin
sürdürülebilirlik raporlamasındaki gelişimini ve öncelikli gelişim alanlarını
ortaya koydu.
SKD Türkiye üyesi 84 şirketin 2024 raporlama dönemine ait sürdürülebilirlik, entegre
ve entegre faaliyet raporlarının değerlendirildiği çalışmada, şirketlerin
genel raporlama performansı %70 seviyesine ulaştı.
TSRS'nin ilk uygulama yılında raporlama olgunluğu arttı
Dönüşümü İçselleştirmek, Etkiyi Büyütmek - Sürdürülebilirlik Raporlamasını Stratejik
Bir Araca Dönüştürmek temasıyla gerçekleştirilen lansmanda raporun sonuçları
kamu, iş dünyası ve uluslararası paydaşlarla paylaşıldı.
Açılış konuşmalarını SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel ile Kamu Gözetimi,
Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) Başkan Yardımcısı Murat Yünlü
gerçekleştirdi.
SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel, iş dünyasının sürdürülebilirlik
raporlamasında veriyi güven ve stratejiyle buluşturan bir olgunlaşma dönemine girdiğine
dikkat çekerek şunları söyledi:
Reporting Matters projemizin dokuzuncu yılında KGK'nın vizyoner yaklaşımıyla yayımladığı,
ISSB ile uyumlu TSRS'nin ilk uygulama yılına ait raporları değerlendirdik.
TSRS raporlaması yapan şirketlerdeki gelişimin, yapmayanlara kıyasla daha
fazla ve yaygın olduğunu gördük. En belirgin ilerleme dış güvence, operasyon
bağlamı ile uygulama ve kontroller kriterlerinde görüldü. Bu da şirketlerin TSRS'nin
ilk uygulama yılında iklim senaryo analizlerini benimseyerek sürdürülebilirlik
bilgisini iş modeli, operasyonlar ve yönetim süreçleriyle daha sistematik
biçimde ilişkilendirdiğine işaret ediyor. Önümüzdeki dönemde şirketlerin daha
fazla bilgi açıklamaktan çok, güvenilir veriyi karar alma süreçlerinde daha etkin
kullanmaya ve raporlamanın stratejik değerini artırmaya odaklanması gerekiyor.
KGK Başkan Yardımcısı Murat Yünlü ise TSRS ile sürdürülebilirlik açıklamalarının
finansal raporlamayla aynı disiplin zeminine taşındığını belirterek, dış güvence
alanındaki gelişime dikkat çekti:
Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartlarını (TSRS) IFRS S1 ve S2 ile uyumlu
biçimde yayımlayarak sürdürülebilirlik açıklamalarını finansal raporlamayla
aynı disiplin zeminine taşıdık ve ülkemizde yeni bir dönemi başlattık. Reporting
Matters 2025 sonuçlarında dış güvence oranının yüzde 71'e yükselmesini piyasa
disiplini ve şeffaflık açısından son derece değerli buluyoruz. Bununla birlikte
sürdürülebilirlik güvence çalışmalarına yönelik incelemelerimiz, güvencenin
yaygınlaşmasının yanı sıra raporlayan işletme sınırının netliğinin, finansal tablolarla
entegrasyonun ve kanıta dayalı mesleki muhakemenin derinleştirilmesinin
de kritik olduğunu gösteriyor. Yakında yayımlamayı planladığımız Sürdürülebilirlik
Güvence Denetimi Standardı (SGDS 5000) ile raporlamayı yalnızca bir uyum
yükümlülüğü olmaktan çıkarıp sermayeye erişimde güveni güçlendiren stratejik bir
araca dönüştürmeyi hedefliyoruz.
Şirketler raporlama verisini karar süreçlerine taşıyor
Açılış konuşmalarının ardından düzenlenen ve moderasyonunu SKD Türkiye Genel Sekreteri
Konca Çalkıvik'in üstlendiği ilk panele Deloitte Türkiye Sürdürülebilirlik
Hizmetleri Lideri ve Şirket Ortağı Murat Günaydın, EY Türkiye Finansal Risk
ve Muhasebe Hizmetleri Lideri ve Şirket Ortağı Ezgi İvecan, KPMG Türkiye Sürdürülebilirlik
Danışmanlığı Şirket Ortağı Sertuğ Özkan ve PwC Türkiye Sürdürülebilirlik
Hizmetleri Lideri ve Şirket Ortağı Ali Yörük katıldı.
Panelde, raporlama stratejisinin şirketlerin iş yapış biçimlerini nasıl dönüştürdüğü
ele alındı. Sürdürülebilirliğin pazarlamadan satışa, finanstan risk yönetimine
kadar farklı iş birimlerinin ortak gündemi haline gelmesinin, raporlamayı
bir iletişim çalışmasının ötesine taşıyarak stratejik karar alma mekanizmalarının
parçası haline getirdiği vurgulandı.
Önümüzdeki beş yılda dijitalleşme, veri yönetişimi ve güvence, geleceğe dönük senaryo
analizleri ile değer zinciri verilerinin raporlama gündeminde daha fazla
öne çıkacağı belirtildi. Özellikle tedarikçi emisyon verilerinin Kapsam 3 risklerinin
yönetimindeki öneminin artacağı, şirketlerin iklim taahhütleri ile operasyonel
verimlilik ve yatırım kararları arasındaki bağlantının daha yakından inceleneceği
ifade edildi.
Yeni dönemin gündemi: önemlilik, veri yönetişimi ve yapay zeka
PwC Risk Hizmetleri Lideri ve Şirket Ortağı Evren Sezer'in moderatörlüğünde gerçekleşen
ikinci panelde KGK Sürdürülebilirlik Standartları Dairesi Başkanı Gülşah
Günay ile WBCSD Reporting Matters Proje Yöneticisi Giuliana De Rosa, Türkiye
ve dünyadaki raporlama eğilimlerini değerlendirdi.
Panelde, TSRS raporlaması yapan şirketlerin özellikle yönetişim alanında ilerleme
kaydettiği, buna karşılık önemlilik analizlerinin daha fazla geliştirilmesi ve
raporlarda daha seçici, karar almaya elverişli bilgilere yer verilmesi gerektiği
vurgulandı.
WBCSD'ye üye global şirketlerin raporlarında sürdürülebilirliğin iş süreçlerine
daha entegre biçimde yansıdığına dikkat çekilirken, yapay zekâ araçlarının hem
raporlama verisinin üretilmesinde hem de yayımlanan raporların paydaşlar tarafından
değerlendirilmesinde giderek daha fazla kullanılmasının yeni dönemin önemli
eğilimlerinden biri olduğu belirtildi.
Panellerin ardından SKD Türkiye Proje Yöneticisi İdil Zeynep Dağdemir, Reporting
Matters Türkiye 2025'in öne çıkan bulgularını paylaştı.
REPORTING MATTERS TÜRKİYE 2025 RAPORUNDA ÖNE ÇIKAN BULGULAR
1. Güvence artsa da güvenli veri ihtiyacı devam ediyor
Reporting Matters 2025 sonuçlarında en dikkat çekici gelişme dış güvence alanında
yaşandı. Sürdürülebilirlik raporlarına bağımsız dış güvence sağlayan şirketlerin
oranının %48'den %71'e yükselmesi, uygulamanın şirketler arasında hızla yaygınlaştığını
gösterdi.
Bununla birlikte, dış güvencenin yaygınlaşması uygulamanın kapsam ve derinliğinin
de aynı ölçüde geliştiği anlamına gelmiyor. Dış güvence, %36,6 puanla şirketlerin
en düşük performans gösterdiği üç alandan biri olmaya devam etti.
Bu tablo, şirketlerin dış güvence almaya yönelik eğiliminin güçlendiğini ancak güvencenin
kapsamının ve niteliğinin geliştirilmesi için hâlâ önemli bir gelişim
alanı bulunduğunu ortaya koyuyor.
2. Doğa ve biyoçeşitlilik raporlarda daha fazla yer buluyor
Doğa ve biyoçeşitlilik konularını raporlarında doğrudan ele alan şirketlerin oranı
bir yılda %64'ten %83'e yükseldi. Bununla birlikte, bu konuları TNFD, GRI 101
Biyoçeşitlilik veya ESRS E4 gibi çerçevelerle sistematik biçimde ilişkilendiren
şirketlerin oranı %50 seviyesinde kaldı.
Şirketler doğa ve biyoçeşitlilik başlıklarını raporlama gündemine giderek daha fazla
alsa da bu alanlarda ölçüm, hedef belirleme ve yönetim yaklaşımlarının geliştirilmesi
gerekiyor.
Önümüzdeki dönemde şirketlerin doğayla ilişkilerini yalnızca genel taahhütlerle
değil, faaliyetlerinin konumu, ekosistemler üzerindeki etkileri ve doğaya bağımlılıklarıyla
bağlantılı, ölçülebilir ve karşılaştırılabilir bilgiler üzerinden
ortaya koymaları önem kazanacak.
3. Çifte önemlilik uygulaması dört katına çıktı
Şirketlerin sürdürülebilirlik konularının hem şirket üzerindeki etkisini hem de
şirket faaliyetlerinin çevre ve toplum üzerindeki etkisini birlikte değerlendirdiği
çifte önemlilik yaklaşımını uygulama oranı, üç yılda %15'ten %60'a yükseldi.
Yönetim kurullarında sürdürülebilirlik sorumluluğunu açıkça tanımlayan raporların
payında da belirgin bir artış görüldü.
Bununla birlikte, daha derinlikli önemlilik analizlerinin görece sınırlı kalması
ve küresel ortalamayla aradaki fark, bu alanda gelişim ihtiyacının devam ettiğini
gösteriyor.
4. En güçlü performans uyumluluk, bütünlük ve erişilebilirlikte
Reporting Matters 2025 sonuçları, şirketlerin raporlarını öncelikli sürdürülebilirlik
konularıyla uyumlu biçimde kurgulamakta güçlü bir performans sergilediğini
gösteriyor.
Raporlama kapsamının net biçimde tanımlanması ve sürdürülebilirlik konularının değer
zinciri boyunca ele alınması bu yılın belirgin ilerleme alanları arasında
yer aldı. Raporlara kolay ulaşılabilmesi ve bilginin okuyucunun ihtiyacına uygun
formatlarda sunulması da şirketlerin güçlü olduğu alanlar arasında öne çıktı.
Gelişimin devam ettiği alanlar ise şirketlerin önceliklerini hangi süreçlerle belirlediği
ve bu öncelikleri ölçülebilir, zamana bağlı hedeflerle nasıl ilişkilendirdiği
oldu. Öncelik belirleme sürecinde geçen yıla göre kaydedilen iyileşme,
raporlamanın temelini oluşturan bu alanda adım adım bir olgunlaşma yaşandığını
gösteriyor.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -