Basın Bülteni- SaaS uygulamalarının çoğalmasıyla parçalı hale gelen bulut yönetimi MSP'ler için yeni bir büyüme alanı açıyor
Kurumların benimsediği SaaS uygulamalarının sayısı arttıkça izlenmesi gereken ortam,
kimlik ve yapılandırma sayısı da katlanarak büyüyor. WatchGuard, yönetilen
hizmet sağlayıcılarının (MSP) bu tabloyu operasyonel yükü artırmadan yönetebilmesi
için keşiften iyileştirmeye uzanan beş temel stratejiyi paylaşıyor. WatchGuard
Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, bulut güvenliğinin doğru kurgulandığında
MSP'ler için maliyet kalemi olmaktan çıkıp bir büyüme fırsatına dönüştüğüne
dikkat çekiyor.
Bütünleşik siber güvenlik alanında dünya lideri olan WatchGuard Technologies, MSP'lerin
yıllardır her müşteri ortamını periyodik incelemelerle güvence altına aldığını,
ancak bu yaklaşımın müşterilerin iki üç bulut uygulaması kullandığı dönemde
işe yaradığını belirtiyor. Cloud Security Alliance tarafından yayımlanan
2025 SaaS Güvenliğinin Durumu Raporu'na göre kurumların yüzde 57'si SaaS yönetiminin
parçalı hale geldiğini bildiriyor. Şirket, bu karmaşıklığın MSP'ler için
hizmet portföylerini genişletme fırsatı sunduğunu ve bulut güvenliğini maliyet
etkin biçimde ölçeklendirmenin korumayı genişletmek ile bunu sunmak için gereken
kaynağı kontrol altında tutmak arasındaki dengeyi kurmaktan geçtiğini vurguluyor.
Bulut Güvenliği Doğru Kurgulandığında Bir Büyüme Alanına Dönüşüyor
WatchGuard, bu stratejileri hayata geçirmek isteyen MSP'ler için yapay zeka temelli
ve ajansız bir platform olan Cloud Detection and Response (CloudDR) çözümünü
sunuyor. Müşterilerin bulut uygulamalarının sürekli izlenmesine, riskin yoğunlaştığı
noktaların belirlenmesine ve hızlı müdahaleye imkan tanıyan çözüm, Microsoft
365, Google Workspace ve Salesforce dahil 40'tan fazla uygulamaya koruma
sağlıyor ve her yeni ortam için aynı operasyonel eforun harcanmasını gerektirmeden
korumanın genişletilmesini mümkün kılıyor. Kurumların bulut ortamlarının her
geçen gün karmaşıklaştığını belirten WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü
Yusuf Evmez, MSP'ler için asıl mesele daha fazla müşteriye hizmet verirken
operasyonel yükü aynı oranda büyütmemek. Otomatik keşif, merkezi görünürlük ve
toplu iyileştirme yetenekleri bu dengeyi kurmayı mümkün kılıyor. Bulut güvenliğini
bu şekilde konumlandıran iş ortakları hem müşteri başına değerlerini artırıyor
hem de rekabette belirgin bir fark yaratıyor. dedi.
Bulut Güvenliğini Ölçeklendirmenin Beş Yolu
1. Keşif Süreçlerini Otomatikleştirin Yapılandırmaların gözden geçirilmesi, bilinmeyen
uygulamaların tespiti ve bağlantıların kontrolü, çok sayıda müşteriyi yöneten
ekipler için zaman alıcı bir işe dönüşüyor. Otomatik keşif, analistlerin
bulut risklerini ve yapılandırma sapmalarını tüm müşteriler genelinde görmesini
sağlayarak manuel inceleme ihtiyacını azaltıyor.
2. Görünürlüğü Merkezileştirin. Her müşterinin ayrı bir ortam olarak yönetildiği
yapılarda kapsamlı görünürlük sağlamak zorlaşıyor. Müşteriler genelinde merkezi
bir görünüm, riskin en yoğun olduğu noktaların belirlenmesini ve kaynakların
en çok ihtiyaç duyulan yere yönlendirilmesini kolaylaştırıyor. Merkezi yönetim
aynı zamanda hesaplar arasında tutarlı bir koruma seviyesinin korunmasına yardımcı
oluyor.
3. Bulut Uygulamalarını Sürekli İzleyin. Bulut ortamları sürekli değişiyor. Kullanıcılar
yeni uygulamalar benimsiyor, yapılandırmaları değiştiriyor ve yeni bağlantılar
kuruyor. Belirli bir ana ait incelemeler kısa sürede güncelliğini yitirirken,
sürekli izleme gölge BT ve gölge yapay zeka kullanımını, güvensiz yapılandırmaları
ve kimlik tehditlerini bir olaya dönüşmeden tespit etmeye imkan tanıyor.
4. İyileştirme Adımlarını Otomatikleştirin. Tehdidin tespit edilmesi sürecin yalnızca
ilk adımını oluşturuyor. Her uyarının manuel inceleme gerektirdiği yapılarda
iş yükü müşteri sayısıyla birlikte büyüyor. Yönlendirmeli iyileştirme sorunu
ve gereken değişikliği ortaya koyarken, toplu iyileştirme aynı bulguyu taşıyan
tüm müşteri ortamlarına bu değişikliği tek bir işlemle uyguluyor.
5. Bulut Güvenliğini Bir Büyüme Fırsatına Dönüştürün. Bulut koruması verimli biçimde
sunulabildiğinde MSP'lerin hizmet portföyünde daha yüksek değerli bir bileşen
haline geliyor. Bulut uygulama güvenliğinin eklenmesi, kaynakları aynı oranda
artırma zorunluluğu doğurmadan müşteri başına geliri yükseltiyor. Genişleyen
portföy aynı zamanda kar marjlarını iyileştiriyor, müşteri bağlılığını güçlendiriyor
ve MSP'nin diğer sağlayıcılardan ayrışmasını sağlıyor.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -