Basın Bülteni- SAS’ın yeni çözümü, kurumlara ölçülebilir iş sonuçları sağlayan kuantum yapay zeka imkânı sunuyor
SAS'ın yeni çözümü, kurumları ölçülebilir iş sonuçları sağlayan kuantum yapay zeka
ile buluşturmayı hedefliyor.
Kuantum donanımlarını destekleyen tedarik zincirinin giderek daha istikrarlı hale
gelmesiyle birlikte, birçok uzman bu gelişmekte olan teknolojinin 2030'lu yılların
başında popülerleşerek yaygın ölçekte kullanılabilir hale geleceğini öngörüyor.
Ancak bu durum, kuantum teknolojilerinin sunduğu avantajlardan bugünden
yararlanmanın mümkün olmadığı anlamına gelmiyor.
Tam da bu noktada kuantum yapay zeka devreye giriyor. Mevcut kuantum donanımları
üzerinde makine öğrenmesi algoritmalarının çalıştırılmasını temel alan bu yaklaşım,
kurumların saatler süren işlemleri dakikalar içinde tamamlamasına veya mevcut
altyapılarla çözülmesi mümkün görünmeyen problemlerin üstesinden gelmesine
yardımcı olabiliyor. Aynı zamanda daha az veriyle daha verimli öğrenen modellerin
geliştirilmesini, modellerin zaman içerisindeki kararlılığının artırılmasını
ve çok daha fazlasını mümkün kılıyor.
Peki tüm bu potansiyele rağmen kurumların daha fazla yatırım yapmasının önündeki
engeller neler?
Veri ve yapay zeka alanında faaliyet gösteren SAS, farklı sektörlerden 500'den fazla
küresel liderle kuantum yapay zeka üzerine bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırmanın
2025 yılında yayımlanan ilk bölümünde, uygulama maliyetlerinin yüksekliği
benimsenmenin önündeki en büyük engel olarak öne çıkarken, bunu bilgi ve
farkındalık eksikliği takip etmişti. Ancak 2026 itibarıyla tablo değişmeye başladı.
2026'da kuantum yapay zeka benimsenmesinin önündeki başlıca engeller neler?
Araştırmaya katılan liderlere göre 2026 yılında kuantum yapay zeka kullanımının
önündeki en önemli engeller şu şekilde sıralandı:
1. Gerçek dünyadaki kullanım alanlarına ilişkin belirsizlikler
2. Yüksek uygulama maliyetleri
3. Nitelikli insan kaynağı eksikliği
4. Bilgi ve uzmanlık eksikliği
5. Kuantum yapay zeka çözümlerinin sınırlı erişilebilirliği
6. Net yasal düzenlemelerin (regülasyonların) eksikliği
Kuantum yapay zeka nedir ve kurumlar neden bu teknolojiyi kullanmak istiyor?
SAS, klasik bilgi işlem ile kuantum bilgi işlem teknolojilerini bir spektrumun iki
ucu olarak değerlendiriyor. Bir uçta güvenilirliği kanıtlanmış klasik sistemler,
diğer uçta ise deneysel ancak çok daha yüksek işlem gücü sunan kuantum sistemleri
yer alıyor. Sektörel ve iş dünyasına yönelik birçok problem ise bu iki
yaklaşımın kesişim alanında bulunuyor. Hibrit yaklaşım sayesinde iş yükleri klasik
ve kuantum işlem altyapıları arasında paylaştırılarak her iki teknolojinin
güçlü yönlerinden yararlanılıyor.
SAS Baş Kuantum Mimarı Bill Wisotsky, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları
söyledi: Kurumlar, kuantum yapay zeka alanında kendilerine özgü ve patentlenebilir
yaklaşımlar geliştirerek teknoloji olgunlaştığında hazır olmak istiyor.
İlgi güçlü şekilde devam etse de liderler temkinli ilerliyor ve yüksek maliyetli
yatırımların somut kullanım alanları yaratmamasından endişe ediyor. SAS olarak
biz ise oyun alanını dengeliyor, bugünden gerçek kullanım senaryoları oluşturuyor
ve müşterilerimizin geleceğin kuantum ekonomisinden pay almasını sağlamayı
hedefliyoruz.
Kurumlar kuantum ekonomisine nasıl hazırlanabilir?
SAS Kuantum Ürün Stratejisi Başkanı Amy Stout ise araştırmanın pazardaki önemli
bir ihtiyacı ortaya koyduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
Bu araştırma, SAS uzmanlarının sahada gözlemlediği tabloyu doğruluyor: Liderler
kuantum teknolojilerine büyük ilgi duyuyor ancak giriş bariyerleri halen oldukça
yüksek. Bu nedenle erişilebilir çözümlere ihtiyaç var. SAS Quantum Lab ile kurumlara,
somut iş sonuçları yaratmaya odaklanan uygulamalı bir öğrenme ve inovasyon
ortamı sunmayı hedefliyoruz.
SAS Quantum Lab nedir?
2026'nın dördüncü çeyreğinde SAS Viya müşterilerine sunulması planlanan SAS Quantum
Lab, kurumların kuantum yapay zeka yolculuğuna başlamasını sağlayacak bir çalışma
ortamı olarak konumlanıyor. Platform, mevcut projeler üzerinde çalışan kuantum
uzmanlarını desteklerken, kuantum fiziği uzmanı olmayan ancak fikirlerini
test etmek ve doğrulamak isteyen kullanıcıların da bu teknolojiyi keşfetmesine
olanak tanıyor. Böylece kuantum yapay zeka denemelerinin maliyeti önemli ölçüde
azalırken, kurumların yanlış yönlendiren sonuçların önüne geçmesi ve bu teknolojiyi
güvenilir biçimde değerlendirmesi hedefleniyor.
SAS Quantum Lab'in şu özellikleri içermesi planlanıyor:
- Kullanıcıların sektör bazlı kullanım senaryolarında klasik, kuantum ve hibrit
sonuçları yan yana karşılaştırabilmesi ve iş problemleri için en uygun yaklaşımı
belirleyebilmesi
- Mevcut testlerde 100 kattan fazla hızlanma ve %99'a varan maliyet avantajı sağlayan
performans optimizasyon yetenekleri
- Soruları yanıtlayan, örnek kodlar sunan ve sonraki adımları öneren sanal kuantum
yapay zeka asistanı
Kuantum yapay zeka ile hangi alanlarda dönüşüm mümkün olabilir?
Araştırmanın sonunda katılımcılara, kuantum teknolojileriyle hangi iş problemlerini
çözmeyi hedefledikleri de soruldu. Öne çıkan kullanım alanları arasında şunlar
yer aldı:
- Finans sektöründe dolandırıcılık tespit sistemlerinin doğruluğunu artırarak karmaşık
işlem modellerinin daha etkin analiz edilmesi
- 5G ağ trafiğinin gerçek zamanlı optimize edilmesi
- Moleküler simülasyon ve ilaç keşfi süreçlerinin hızlandırılması
- Tedarik zinciri dağıtım süreçleri ile lojistik operasyonlarının optimize edilmesi
- Müşteri davranışlarına yönelik öngörüsel modelleme odaklı makine öğrenmesi süreçlerinin
geliştirilmesi
- Doğal dil işleme uygulamalarında büyük dil modellerinin eğitimi için gereken süre
ve kaynak ihtiyacının azaltılması
Wisotsky sözlerini şöyle tamamladı: Kuantum yapay zekayı keşfetmeye hazırsanız,
biz de sizinle çalışmaya hazırız. Fikirlerinizi bizimle paylaşın, uzmanlarımız
kuantum yapay zekanın kurumunuza değer katacak, güvenli ve makul bir şekilde nasıl
entegre edilebileceğini birlikte değerlendirsin.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -