Ekonomi

Basın Bülteni- Sunar Yatırım, biyobozunur ürünlerle plastik kullanımına sürdürülebilir alternatif sunuyor

Dünya genelinde plastik kullanımının çevresel etkileri giderek daha fazla tartışılırken,
tek kullanımlık plastiklere alternatif, sürdürülebilir malzemelere yönelik
ilgi hızla artıyor. Temmuz ayında dünya genelinde yürütülen Plastic Free
July (Plastiksiz Temmuz) hareketi, plastik tüketimini azaltmak için küresel bir
farkındalık çalışması olarak öne çıkıyor. Sunar Yatırım'ın döngüsel ekonomi yaklaşımı
ve grup şirketi Sunar NP'nin mısır nişastası bazlı ham maddeden ürettiği
biyobozunur ürünler, bu dönüşümün merkezinde yer alıyor. Sunar Yatırım Yönetim
Kurulu Başkanı ve CEO'su Mustafa Nuri Çomu, Plastiksiz Yaşam farkındalık ayı
kapsamında yaptığı değerlendirmede, biyopolimerlerle plastik kullanımına güçlü
alternatifler geliştirdiklerini belirterek, sanayiye sundukları çözümlerle bu
yeşil dönüşüm hareketinin merkezinde yer aldıklarını vurguladı. Çomu, Stratejik
biyopolimer üreticisi olarak yalnızca sanayinin değil, tüketici alışkanlıklarının
da sürdürülebilir dönüşümüne katkı sunmayı amaçlıyoruz. dedi.

Tarım, gıda ve biyoendüstri alanlarında faaliyet gösteren Sunar Yatırım, üretim
gücünü sürdürülebilirlik vizyonuyla birleştiren entegre yapısıyla dikkat çekiyor.
Şirket döngüsel ekonomi yaklaşımını merkeze alarak bir mısır tanesini yalnızca
tek bir ürüne değil, biyopolimer, ilaç, kozmetik, gıda ve yem başta olmak üzere
onlarca farklı sektöre değer üreten entegre bir üretim ekosistemine dönüştürüyor.
Ayrıca, doğal kaynakların verimli kullanıldığı, karbon ayak izinin azaltıldığı
ve çevresel etkinin minimize edildiği bir üretim modeliyle çalışıyor. Ar-Ge
yatırımlarıyla biyomalzeme teknolojilerine odaklanan Sunar Yatırım, geleceğin
sanayi dönüşümünde çevreyle uyumlu çözümler geliştirmeyi stratejik bir öncelik
olarak konumlandırıyor.

Plastic Free July kapsamında değerlendirmelerde bulunan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu
Başkanı ve CEO'su Mustafa Nuri Çomu, plastik sorununun tek bir malzeme değişimiyle
çözülemeyecek kadar kapsamlı bir dönüşüm alanı olduğuna dikkat çekerek,
sürdürülebilirliğin üretim zincirinin tamamına entegre edilmesi gerektiğini,
tüketicilerin de bu konuda farkındalık geliştirmesinin önemli bir nokta olduğunu
vurguladı. Çomu, biyopolimer teknolojilerinin bu dönüşümde kritik bir rol üstlendiğini
belirterek, Fosil bazlı plastiklere alternatif olarak geliştirdiğimiz
mısır nişastası bazlı biyobozunur ve biyobazlı çözümler, çevresel etkiyi azaltmakla
kalmıyor, sanayide döngüsel ekonomi yaklaşımını güçlendiren yeni bir üretim
modeline de işaret ediyor. Sanayi olarak çevre dostu çözümler geliştirmek bizim
ortak sorumluluğumuz. Ancak kalıcı dönüşüm için tüketicilerin de gereksiz
plastik tüketimini azaltan, yeniden kullanılabilir ürünleri tercih eden ve doğru
atık yönetimini destekleyen bilinçli seçimler yapması büyük önem taşıyor. Gerçek
değişim, üretici ve tüketicinin ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesiyle
mümkün olacak ifadelerini kullandı.

Tek kullanımlık plastikler, plastik kirliliğinin üçte birini oluşturuyor
Pew Charitable Trusts ve SYSTEMIQ tarafından hazırlanan Breaking the Plastic Wave
2025 raporuna göre küresel plastik sistemi, üretim ve atık arasındaki dengesizliğin
giderek büyüdüğü bir yapıya dönüşüyor. 2025 yılı itibarıyla dünyada yaklaşık
450 milyon ton plastik üretilirken, plastik kirliliği yıllık 130 milyon ton
seviyesine ulaşmış durumda. Mevcut eğilimler devam ederse bu miktarın 2040'ta
iki katından fazla artması bekleniyor. Aynı dönemde plastik üretiminin yüzde 52
artışla 680 milyon tona ulaşacağı öngörülürken, atık yönetimi kapasitesi bu artışa
paralel şekilde genişlemiyor ve sistem giderek daha fazla baskı altında kalıyor.

Bu tabloya göre küresel ölçekte plastik atığın sınırlı bir bölümü geri dönüştürülebilirken,
sistemin önemli bir kısmı ya depolanıyor ya da doğrudan çevreye karışıyor.
Pew Charitable Trusts ve SYSTEMIQ'nin Breaking the Plastic Wave 2025 raporunda
tek kullanımlık plastiklerin toplam plastik kirliliğinin yaklaşık üçte
birini oluşturduğubelirtiliyor. Aynı rapora göre düşük geri dönüşüm oranları ve
artan tüketim, mikroplastik riskini her geçen yıl daha görünür hale getiriyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan Tek Kullanımlık
Plastikler, Deniz Çöpleri ve Mikroplastikler Yol Haritası dokümanına göre
ise Türkiye'de de benzer şekilde tek kullanımlık plastiklerin çevresel etkilerini
azaltmaya yönelik düzenlemeler gündemde yer alırken, biyobozunur ve biyobazlı
alternatifler stratejik bir çözüm alanı olarak öne çıkıyor.

Enerji verimliliği ile güçlenen çevresel performans
Sunar Yatırım, biyopolimer alanındaki yatırımlarını yalnızca malzeme geliştirme
perspektifiyle değil, enerji dönüşümü ve karbon azaltım hedefleriyle birlikte ele
alıyor. Şirketin yenilenebilir enerji stratejisi kapsamında devreye aldığı Güneş
Enerjisi Santralleri (GES) ile üretim tesislerinde önemli bir emisyon azaltımı
sağlanıyor. Bu yatırımlar sayesinde karbon salımının önüne geçilirken, enerji
ihtiyacının giderek artan bir bölümü yenilenebilir kaynaklardan karşılanıyor.
Enerji verimliliği projeleriyle birlikte değerlendirildiğinde, yalnızca 2025
yılında sağlanan 7,36 milyon kWh enerji tasarrufu ile 576 bin Euro'nun üzerinde
mali kazanım elde edilirken, 3 bin 529 ton karbon emisyonu azaltıldı. Bu çevresel
kazanım aynı zamanda yıllık bazda 527 ağacın oksijen üretimine eşdeğer bir
etki olarak hesaplanıyor. Aynı yaklaşım doğrultusunda atık yönetimi, su geri kazanımı
ve proses optimizasyonu gibi alanlarda yürütülen çalışmalar, Sunar Yatırım'ın
sürdürülebilirliği ayrı bir başlık değil, üretim modelinin temel bileşeni
olarak konumlandırdığını gösteriyor.

3 Temmuz Plastik Poşet Kullanmama Günü: Küçük tercihler büyük dönüşüm sağlıyor
Her yıl 3 Temmuz'da kutlanan Plastik Poşet Kullanmama Günü, tek kullanımlık plastiklerin
çevre üzerindeki etkisine dikkat çekerek daha sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarının
yaygınlaşmasını teşvik ediyor. Plastik poşet kullanımını azaltmaya
yönelik bireysel tercihler kadar, çevresel etkisi daha düşük malzemelerin
geliştirilmesi ve sanayide yaygınlaşması da bu dönüşümün önemli bir parçasını oluşturuyor.
Temmuz ayı boyunca devam eden Plastic Free July (Plastiksiz Temmuz)
farkındalık hareketi de tüketicileri günlük yaşamlarında küçük ama etkili değişiklikler
yapmaya, yeniden kullanılabilir çanta, matara ve ambalaj alternatiflerini
tercih ederek plastik kullanımını azaltmaya teşvik ediyor.

180 günde doğadan çözünen plastik poşet
Sanayinin yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler geliştirmesi kadar, tüketicilerin
bilinçli tercihleri de plastiksiz bir geleceğin inşasında kritik rol oynuyor.
Bu doğrultuda Sunar Yatırım bünyesinde faaliyet gösteren Sunar NP, Türkiye'nin
ilk TÜV sertifikalı nişasta bazlı biyopolimer üreticisi olarak, mısır nişastasından
ürettiği biyobozunur plastiklerle çevreye duyarlı çözümleri sanayiyle buluşturuyor.
Şirketin geliştirdiği biyobozunur ham madde, doğada yaklaşık 180 gün
içinde tamamen çözünerek herhangi bir özel işleme ihtiyaç duymadan toprağa geri
dönebiliyor. Bu yenilikçi yaklaşım, tek kullanımlık plastiklere sürdürülebilir
bir alternatif sunarken, döngüsel ekonominin yaygınlaşmasına ve plastiksiz yaşam
vizyonunun desteklenmesine de katkı sağlıyor.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -