Ekonomi

Basın Bülteni- Tekstil sektöründen Texhibition Fuarı'nın açılışında değişim ve dönüşüm çağrısı

Türk tekstil sektörünün uluslararası buluşma noktalarından Texhibition İstanbul,
10'uncu kez kapılarını açarak 500'e yakın Türk ihracatçısını, 125 ülkeden 25 binin
üzerinde profesyonel ziyaretçiyle buluşturdu. Fuarın açılışında sektörün küresel
rekabette değişim ve dönüşüm ihtiyacına dikkat çeken İTHİB Yönetim Kurulu
Başkanı Ahmet Şişman, Türk tekstilinin teknoloji, inovasyon, sürdürülebilirlik
ve markalaşma ekseninde daha yüksek katma değerli bir yapıya geçmesi gerektiğini
vurguladı. Şişman, Artık hacme değil, daha fazla değer üretmeye odaklanmalıyız.
Küresel rekabette fiyatıyla değil, ürettiği değerle öne çıkan bir sektör
yapısına dönüşmeliyiz. dedi.

Türk tekstil sektörünün uluslararası buluşma noktalarından Texhibition İstanbul,
10'uncu kez kapılarını açtı. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye İhracatçılar
Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı
Şekip Avdagiç, ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın, ihracatçı birlikleri ile
ticaret ve sanayi odalarının başkanları, sektör temsilcileri ve çok sayıda davetlinin
katılımıyla gerçekleştirilen fuar, 500'e yakın seçkin Türk ihracatçısını
125 ülkeden 25 binin üzerinde profesyonel ziyaretçiyle buluşturdu.

TÜRKİYE TEKSTİL VE GİYİMDE DÜNYA OYUNCUSU
Texhibition İstanbul'un açılışında konuşma yapan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat,
Türkiye'nin sanayileşme sürecinin birinci sektörü olan tekstil sektörünü
daha da geliştireceklerini belirterek, bu yıl konfeksiyon, hazır giyim ve tekstilde
uçağın burnunun yükselmeye başladığını ve ihracat rakamlarında artıya geçişin
görüldüğünü kaydetti. Türkiye'nin tekstil ve giyimde bir dünya oyuncusu olduğuna
işaret eden Bolat, Kalite, marka, tasarım ve hızlı teslimat olarak sektörde
dünyanın önde gelen ülkelerinden biriyiz. Dünya tekstil ihracat liginde dördüncü,
dünya hazır giyim ihracat liginde sekizinci büyük ülke konumundayız. Tekstil
ve konfeksiyon sektörünün dünyadaki ihracat hacmi geçen yıl 858 milyar dolar
oldu ve Türkiye buradan 31 milyar dolar pay aldı. Bu da yüzde 3,6'lık bir paya
tekabül ediyor. dedi.

Ticaret Bakanlığı olarak bütün sektörlere olduğu gibi tekstil ve hazır giyim sektörüne
de yoğun destek verdiklerine işaret eden Bolat, Gece gündüz çalışarak Türkiye'nin
sanayide, ticarette, ihracatta, tarımda, hizmetlerde, lojistikte, bilişimde
ve bütün sektörlerde başarılı olması için canla başla mücadele ediyoruz.
Biz hep birlikte sizlerle aynı Türkiye Millî Takımı'nın oyuncularıyız. Başarı
olursa kazanan Türkiye'miz ve halkımız olacak. Allah'a çok şükür, doğru yolda
ilerliyoruz. Bu sene ihracat hedeflerimiz fazlasıyla tutacak. Gelecek yıl için
de OVP hedeflerimizi tutturmak için sizlerle beraber mücadele edeceğiz, koşturacağız.
Bu fuarlar, Türkiye'nin alın terinin, başarısının ve üretim gücünün yansımasıdır.
dedi.

ZOR GÜNLER GERİDE KALDI, ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEM DAHA İYİ OLACAK
Tekstil ve hazır giyim sektörünün, yan sanayisiyle beraber Türkiye'nin en güçlü
ve en büyük sektörlerinden biri olduğunu ifade eden Türkiye İhracatçılar Meclisi
(TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, 2026 yılında geçmiş dönemdeki eksileri yazmıyoruz.
Hem hazır giyim hem tekstil hem de yan sanayi daha az eksi yazıyor. Bu da
aslında biraz daha normalleşmenin getirmiş olduğu bir nokta. dedi.

Yeni OVP'de ihracat ve üretime yapılan vurguların çok sevindirici olduğunu kaydeden
Gültepe, Bizler çalışmaya, üretmeye, fuarlara katılmaya, ticari heyetler yapmaya
devam edeceğiz. Texhibition, sektörümüzün sahneye çıktığı alan. 100'den
fazla ülkeden alıcılar geliyor. Dolayısıyla pazarlarımızı aynı şekilde korumaya
devam edeceğiz. Ben sektörün geleceğine o kapsamda inanıyorum. Zor dönemin geride
kaldığını düşünerek önümüzdeki dönemin daha iyi olacağını öngörüyorum. Sadece
Türkiye'de değil, komşu ülkelerdeki üretim alanlarını da kullanarak Türkiye'yi
yine aynı şekilde eski gücüne getirebiliriz. dedi.

TEXHIBITION DÜNYANIN REFERANS FUARI OLACAK
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç de, Tedarik zincirleri, jeopolitik
gelişmeler ve maliyet baskıları nedeniyle fırsatların ve belirsizliklerin
aynı anda yaşandığı sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz. Tüm ihracatçılar aynı süreçlerle
boğuşuyor. Dünya şartları değişiyor, pazar değişiyor, müşteri beklentileri
değişiyor. Bizim yapmamız gereken ve yapmaya çalıştığımız, bu beklentileri
karşılayacak ürünlerle küresel rekabetin gerekliliklerini yerine getirmek ve
pazar payımızı sürekli daha ileriye taşımak. dedi.

Tekstil sektörünün 900 bin kişilik istihdamıyla Türkiye için sadece bir ihracat
hikâyesi değil, aynı zamanda istihdam ve toplumsal denge hikâyesi olduğuna işaret
eden Avdagiç, Sorunlarımız var ama sorunlarımızın esiri değiliz. Küresel talepteki
dalgalanmaları, artan üretim ve işçilik maliyetlerini, finansmanla ilişkili
koşulları ve döviz kuru hareketlerini yakından izliyoruz. Gerekli tedbirlerin
alınması için hep beraber kurumlar olarak girişimlerimize devam ediyoruz. Avrupa
Birliği tarafında da artık yeni süreçler devrede. Ürünlerin ömürlerinin daha
uzun olması, onarılabilir ve dönüştürülebilir olması çok önemli. Dijital ürün
pasaportu devrede, atıkların yönetimi devrede. Dolayısıyla üreticilerin sosyal
ve teknik sorumlulukları had safhada. Avrupa'nın Yeşil Mutabakatı dâhil birçok
konu önümüzde. Ama biz bunları bir yük olarak değil, bizi üst lige çıkaracak
bir itici güç olarak görüyoruz. Esnek üretim kapasitemizle bu konudaki gereklilikleri
yerine getirip çok daha iyi bir noktaya geleceğiz. Texhibition 2026, tam
da bu noktada sektörün elini güçlendiren bir platform hâline geldi. Bu fuar,
geçen yıllar içerisinde Avrupa'nın referans fuarı hâline geldi. Ümit ediyorum ki
birkaç sene sonra artık dünyanın referans fuarı hâline gelecek. dedi.

DÖNÜŞÜMÜN HIZLANMASI GEREKİYOR
Texhibition İstanbul'un açılışında konuşan İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları
Birliği (İTHİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Şişman da, Texhibition İstanbul'un
yalnızca bir fuar değil, Türk tekstil sektörünün üretim gücünü, yenilikçi
yönünü ve dünya pazarlarındaki iddiasını ortaya koyduğu önemli bir platform
olduğunu belirtti.

Şişman, Fuarımıza gösterilen ilgi, Türk tekstiline duyulan güvenin ve ihracatçımızın
yıllar içinde oluşturduğu uluslararası itibarın en somut göstergelerinden
biridir. dedi.

Sektörün küresel rekabette yeni bir döneme girdiğini belirten Şişman, Türk tekstilinin
üretim gücünü teknoloji, inovasyon, sürdürülebilirlik ve markalaşmayla bir
üst seviyeye taşıması gerektiğini söyledi. Tekstil sektörünün üretim, işçilik
ve finansman maliyetlerindeki artışın yanı sıra ana ihracat pazarlarındaki kırılgan
taleple de mücadele ettiğine dikkat çeken Şişman, sektörün buna rağmen köklü
üretim tecrübesi ve ihracatçının azmiyle gücünü koruduğunu ifade etti. Avrupa'nın
yılda yaklaşık 100 milyar dolarlık tekstil üretimine devam ederken üretim
yapısını teknoloji, sürdürülebilirlik ve yüksek katma değer odağında dönüştürdüğüne
işaret eden Şişman, Türkiye'nin de bu dönüşümü hızlandırması gerektiğini
vurguladı.

TEKSTİLDE YENİ BİR PARADİGMAYA GEÇMELİYİZ
Şişman, Tekstilde yeni bir paradigmaya geçmeliyiz. Bugüne kadar bizi güçlü kılan
üretim kabiliyetimizi, bilgi birikimimizi ve ihracat gücümüzü teknoloji, inovasyon,
sürdürülebilirlik ve markalaşmayla bir üst seviyeye taşımalıyız. Artık hacme
değil, daha fazla değer üretmeye odaklanmalıyız. Küresel rekabette fiyatıyla
değil, ürettiği değerle öne çıkan bir sektör yapısına dönüşmeliyiz. diye konuştu.

Sektörün ihtiyaç duyduğu dönüşümün mevcut finansman koşullarında yalnızca firmaların
kendi imkânlarıyla gerçekleştirilmesinin güç olduğuna dikkat çeken Şişman,
Finansman şartlarının bu denli zorlaştığı bir dönemde sektörümüzün bu değişim
ve dönüşümü tek başına gerçekleştirmesi mümkün değil. Bu dönüşümü başarabilmek
için sektörümüzün ayakta kalmaya ve zamana ihtiyacı var. Rekabet gücümüzü koruyacak,
finansmana erişimi kolaylaştıracak ve yeni yatırımların önünü açacak desteklere
ihtiyaç duyuyoruz. ifadelerini kullandı.

DESTEK MEKANİZMALARI GENİŞLETİLMELİ
Orta Vadeli Program'da sanayinin üretim kapasitesi ve teknoloji yoğunluğunun artırılması,
haksız rekabetle mücadele edilmesi, üretim maliyetlerinin düşürülmesi
ve reel sektörle düzenli istişarenin kurumsallaştırılmasına yönelik hedefleri
önemsediklerini belirten Şişman, mevcut destek mekanizmalarının daha erişilebilir
hâle getirilmesi gerektiğini söyledi. Şişman, Başta döviz dönüşüm desteği ve
istihdamı koruma destek programı olmak üzere mevcut destek mekanizmalarının,
firmalarımızın daha geniş ölçekte faydalanabileceği, başvuru ve uygulama süreçlerinin
sadeleştirildiği ve daha erişilebilir bir yapıya kavuşturulmasının kritik
önem taşıdığına inanıyoruz. dedi.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -