Ekonomi

Basın Bülteni- Temesist, yapay zekâ destekli depo sistemleriyle lojistikte dijital dönüşüme dikkat çekti

Depolama sektöründe dijitalleşme ve otomasyon yatırımları hız kazanırken, yapay
zekâ destekli sistemler lojistik operasyonların yapısını yeniden şekillendiriyor.
Temesist Şirketler Grubu CEO'su Murat Kadir Gül, artan e-ticaret hacmi, hız
beklentisi ve maliyet baskısının şirketleri daha verimli depo modellerine yönelttiğini
belirterek, Türkiye'nin gelişen lojistik altyapısı ve stratejik konumuyla
bölgesel bir merkez olma potansiyelini güçlendirdiğini söyledi.

Depolama teknolojilerinde dijital dönüşüm hız kazanırken, işletmeler de operasyonel
verimliliği artıracak akıllı sistemlere yöneliyor. Temesist Şirketler Grubu
CEO'su Murat Kadir Gül, artık depo yatırımlarının yalnızca raflardan ibaret olmadığını,
yapay zekâ destekli otomasyon sistemlerinin sektörün standartlarını değiştirdiğini
söyledi. Depoların, ürünlerin bekletildiği alanlar olmaktan çıktığını
belirten Gül, tasarladıkları sistemlerde her sektörün ihtiyaçlarına özel mühendislik
çalışmaları yürüttüklerini ifade etti. Otomotivden e-ticarete, savunma
sanayinden gıdaya kadar farklı sektörler için projeler geliştirdiklerini belirten
Gül, yeni nesil depo mühendisliğinin tamamen verimlilik odaklı ilerlediğini
vurguladı.

TÜRK MÜHENDİSLİĞİYLE GELİŞTİRİLEN ROBOTİK SİSTEM
Temesist'in geliştirdiği en önemli teknolojilerden birinin robotik Mekik sistemi
olduğunu belirten Gül, bu ürünün tamamen Türk mühendisleri tarafından geliştirildiğini
söyledi. Yaklaşık 1,5 ton yük taşıyabilen sistemin, depo içerisinde
insan müdahalesi olmadan tüm operasyonu gerçekleştirebildiğini ifade eden Gül,
dört yönlü robotik mekik teknolojisinin ürünü alarak ilgili rafa yerleştirdiğini,
gerektiğinde ise tekrar teslim noktasına ulaştırabildiğini anlattı. Temesist
tarafından geliştirilen sistemin eksi 30 dereceye kadar soğuk hava depolarında
da çalışabildiğini belirten Gül, ürünün geliştirme çalışmalarının hâlen devam
ettiğini söyledi.

'KOLONSUZ DEPO' MODELİYLE DAHA FAZLA DEPOLAMA ALANI
Temesist'in geliştirdiği dış cephe giydirme sistemi sayesinde depoların taşıyıcı
yapısının da raf sistemleri tarafından oluşturulduğunu belirten Gül, böylece kolon
ve kiriş ihtiyacının ortadan kalktığını ifade etti. Sistemin daha fazla depolama
hacmi sunduğunu kaydeden Gül, yatırımcıların aynı alan içerisinde çok daha
yüksek kapasite elde edebildiğini, bunun da uzun vadede önemli maliyet avantajı
sağladığını dile getirdi.

Küresel belirsizliklere rağmen otomasyon yatırımlarının hız kesmediğini belirten
Gül, depo otomasyonunu tercih eden şirketlerin kısa vadeli maliyetlerden ziyade
uzun vadeli rekabet gücünü düşündüğünü söyledi.

Bugün yapılan yatırımın gelecekte operasyonel maliyetleri ciddi şekilde düşürdüğünü
ifade eden Gül, konvansiyonel sistemlerin ilk yatırım maliyeti açısından avantajlı
görünse de zaman kaybı ve iş gücü maliyetleri nedeniyle uzun vadede işletmelere
daha pahalıya mal olduğunu belirtti.

YENİ FABRİKA YATIRIMIYLA ÜRETİM KAPASİTESİ ARTIRILDI
Temesist'in en güçlü olduğu alanlardan birinin ihracat olduğunu söyleyen Gül, Avrupa,
Orta Doğu ve Afrika'da birçok büyük projeye imza attıklarını belirtti. Şirketin
Sırbistan, Bulgaristan, Almanya, İngiltere ve Dubai'deki yapılanmasını sürdürdüğünü
ifade eden Gül, özellikle Körfez ülkelerinde depo otomasyonu yatırımlarının
hız kazandığını, Türk mühendisliğiyle geliştirilen çözümlerin uluslararası
pazarlarda ilgi gördüğünü söyledi. Artan talebi karşılamak amacıyla üretim
tarafında da önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerini belirten Gül, ikinci fabrika
niteliğindeki yeni bir üretim alanını devreye aldıklarını açıkladı. Yeni nesil
üretim hatları sayesinde raf sistemlerinin büyük bölümünün insan müdahalesi
olmadan üretildiğini ifade eden Gül, yapılan teknoloji yatırımlarının hem kaliteyi
hem de teslim sürelerini önemli ölçüde iyileştirdiğini söyledi.

TÜRKİYE LOJİSTİK ÜSSÜ OLABİLİR
Türkiye'nin jeopolitik konumunun lojistik açısından büyük avantaj sunduğunu belirten
Gül, Kalkınma Yolu Projesi, Orta Koridor ve Kuşak ve Yol gibi uluslararası
projelerle birlikte Türkiye'nin bölgesel bir lojistik merkezi olma potansiyelinin
daha da güçleneceğini ifade etti. İhracatta fiyat rekabetinden çok teknolojinin
belirleyici hâle geldiğini belirten Gül, mühendislik odaklı ve katma değerli
ürünler geliştiren firmaların küresel pazarda daha güçlü konumlandığını söyledi.
Çin ile fiyat bazlı rekabetin zor olduğuna dikkat çeken Gül, teknolojik çözümlerin
ise firmalara önemli avantajlar sağladığını vurguladı.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -