Basın Bülteni- TesterYou/Sarıalioğlu Teknolojik büyümeyle çevresel etki arasında sağlıklı bir denge kurulmalı
İklim değişikliği ve doğal kaynakların korunması konusunda farkındalık yaratmak
amacıyla her yıl 22 Nisan'da kutlanan Dünya Günü, teknoloji dünyasının çevresel
sorumluluklarını da gündeme taşıyor. Son dönemde yapay zekâ teknolojileri yüksek
enerji ve su tüketimi nedeniyle eleştirilirken, TesterYou Kurucusu Barış Sarıalioğlu,
teknolojik büyüme ile çevresel etki arasında sağlıklı bir denge kurulmasının
önemine dikkat çekiyor.
Dünyanın karşı karşıya olduğu çevresel sorunlara çözüm bulmayı hedefleyen 22 Nisan
Dünya Günü, sürdürülebilirliğin teknoloji sektöründeki yerini yeniden tartışmaya
açıyor.
Yapay zeka sistemlerinin yüksek işlem gücü gerektirdiği için enerji ve su tüketimini
artırdığına dikkat çeken TesterYou Kurucusu Barış Sarıalioğlu, sürdürülebilirlik
konusunda bilinçli adımlar atılması gerektiğini vurgulayarak, dijital dönüşümün
doğaya karşı değil, doğayla uyumlu olması gerektiğini belirtiyor.
Sürdürülebilirlik yerleşik bir prensip olmalı
Yapay zekayı eğitmenin sadece teknik bir süreç değil aynı zamanda bir değer inşası
olduğunun altını çizen TesterYou Kurucusu Barış Sarıalioğlu, Dijital dönüşüm
ve yapay zeka kuşkusuz son dönemde en çok konuşulan konuların başında geliyor.
Bu konuda yanlış bir algılama olduğunu düşünüyorum. Özellikle yapay zeka teknolojilerinin
aşırı su tüketimine neden olduğu çok sık dile getiriliyor. Biz de
yaklaşımımızı bu olumsuz etkilerin ortadan kaldırılması için yapılması gerekenler
ekseninde şekillendiriyor, dijital dönüşümün doğayla uyumlu bir şekilde gerçekleştirilebileceğine
inanıyoruz. TesterYou olarak, modellerimizi geliştirirken
sürdürülebilirlik kavramını sadece enerji verimliliği olarak değil, uzun ömürlü
bir öğrenme kültürü olarak ele alıyoruz. Kullanılan verilerin anlamlı, etik ve
güvenilir olmasına büyük önem veriyoruz. Bu noktada en büyük önceliğimiz, gereksiz
veri işleme ve kaynak tüketimini azaltmak. Veriyi daha az ama daha kaliteli
kullanarak hem enerji tüketimini düşürüyor hem de modellerimizin doğruluk oranını
artırıyoruz. Bu da sürdürülebilirliği sadece bir çıktı değil, sistemin kendi
içinde yerleşik bir prensip haline getiriyor. diyor.
İnsanlar büyük sözlerden çok somut etkileri görmek istiyor
Barış Sarıalioğlu, Yapay zeka, doğru kullanıldığında hem doğaya hem de insana zarar
vermeden topluma önemli katkılar sağlayabilecek bir teknoloji. Yaşamın her
alanında olduğu gibi teknolojide de bir felsefi yaklaşıma sahip olunması gerekiyor.
Sadece teknolojik gelişimin odağa alınmasının uzun dönemde topluma önemli
kazanımlar sağlayamayacağını düşünüyorum. Bu paralelde, her yeni geliştirilen
teknolojinin toplum ve dünyanın geleceğini gözeten bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini
söyleyebilirim.
Yapay zeka doğru kullanıldığında bizlere önemli çıktılar sunuyor. Örneğin, enerji
tüketimi, atık yönetimi ya da insan kaynakları süreçlerinde yapay zeka, hangi
adımların gerçekten fark yarattığını gösterebiliyor. Bu da sürdürülebilirliğin
iletişimini daha samimi hale getiriyor. Çünkü insanlar artık büyük sözlerden çok
somut etkileri görmek istiyor. Yapay zeka bu etkiyi ölçüyor, yorumluyor ve anlaşılır
bir hikayeye dönüştürüyor. Böylece sürdürülebilirlik raporları bir zorunluluk
değil, bir bilinç paylaşımına dönüşüyor. açıklamasını yaptı.
Yenilenebilir enerji kaynaklarını tercih ediyoruz
Sarıalioğlu, Bir projeyi hayata geçirmeden önce ilk çalıştığımız konu başlıkları
arasında çevresel etki değerlendirmesi geliyor. Teknoloji, ilham verici bir şekilde
gelişirken bu gelişimin sadece maddi olanaklar paralelinde düşünülmesi topluma
bir değer katmıyor. Doğayla uyumlu projelerin sayısı arttıkça gelecek nesillere
daha yaşanabilir bir dünya bırakma şansımız da yükseliyor.
Bizler bu felsefemiz paralelinde, öncelikle gereksiz işlem yükünü ortadan kaldıran,
veriyi sadeleştiren ve optimizasyonu merkeze alan sistemlerle çalışıyoruz.
Gereksiz model eğitimi ya da tekrar eden hesaplamaları en aza indirmek hem enerji
hem de su tüketimini ciddi oranda düşürüyor. Ayrıca, bulut tabanlı altyapılarımızda
yenilenebilir enerji kaynaklarını tercih ediyoruz. Bu sayede teknolojik
büyümeyle çevresel etki arasında daha sağlıklı bir denge kurabiliyoruz.. şeklinde
sözlerini sürdürdü.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -