Ekonomi

Basın Bülteni- Ticimax CEO'su Çiğdemli, şirketlere hedef pazara uygun iş modeli kurma çağrısı yaptı

6,1 trilyon dolarlık ticaret hacmini yöneten dünyanın önde gelen e-ticaret platformlarını
İstanbul'da buluşturan IGEXX 2026'da konuşan Ticimax Kurucu CEO'su Cenk
Çiğdemli, Türk şirketlerinin e-ihracatta yaptığı en kritik hataya dikkat çekti.
Bir pazaryerine ürün koymak ya da web sitesini İngilizceye çevirmek e-ihracat
yapmak anlamına gelmiyor diyen Çiğdemli, şirketlere önce hedef pazara uygun
iş modelini kurmalarını, ardından teknolojiyi seçmelerini önerdi. Çiğdemli'nin
büyümek isteyen şirketlere bir diğer mesajı ise Kazanan şirket, denemiş olan
şirkettir oldu.

Toplam 6,1 trilyon dolarlık ticaret hacmini yöneten dünyanın önde gelen e-ticaret
pazaryerleri, 3-5 Eylül tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen İstanbul
Küresel E-İhracat Zirvesi'nde (IGEXX 2026) buluştu. Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda,
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Elektronik Ticaret İşletmecileri
Derneği (ETİD) iş birliğiyle gerçekleştirilen zirve, Amazon, Alibaba, Walmart
Marketplace, eBay, TikTok Shop, SHEIN, Tmall ve JD.com'un da aralarında bulunduğu
50'ye yakın küresel e-ticaret platformunu İstanbul'da bir araya getirdi.
Zirve kapsamında düzenlenen panelde konuşan TOBB E-ticaret Meclis Üyesi ve Ticimax
Kurucu CEO'su Cenk Çiğdemli, Türkiye'den dünyaya açılmak isteyen şirketlerin
yaptığı hataları ve sürdürülebilir büyümenin kritik noktalarını anlattı.

Web sitesini İngilizce yapmak e-ihracat için yeterli değil
Ticimax olarak sahada yüzlerce şirketle çalıştıklarını ve binlerce şirketin ihtiyaçlarını
dinlediklerini belirten Çiğdemli, e-ihracatta karşılaştığı en büyük yanılgının
teknolojiyle işe başlamak olduğunu söyledi. Benim gördüğüm en büyük
hata, bir işletmenin iş modelinden önce teknolojiyi seçmesi diyen Çiğdemli, Türkiye'de
başarıyla çalışan bir e-ticaret modelinin aynı şekilde başka bir ülkeye
taşınmasının sonuç vermeyebileceğine dikkat çekti.

Çiğdemli, Bir işletme yurt dışındaki bir pazaryerine ürünlerini koyduğunda 'Ben
e-ihracat yapıyorum' zannediyor. Veya kendi web sitesini açıp dilini İngilizce
yaptığında, döviz kurunu eklediğinde tamamen e-ihracata hazır olduğunu düşünüyor.
Oysa Almanya'daki kullanıcının beklediği teslim süresi ve iade koşullarıyla
Körfez ülkelerindeki tüketicinin alışkanlıkları ve ödeme yöntemleri birbirinden
farklı dedi.

E-ihracata başlamadan önce bu 5 soruya cevap verin
Şirketlerin teknoloji yatırımından önce hedef pazarın dinamiklerini çözmesi gerektiğini
vurgulayan Çiğdemli'ye göre e-ihracata çıkmadan önce beş temel sorunun
yanıtlanması gerekiyor: Hangi ülkeye satış yapacağım? Kime satacağım? Hangi ödeme
yöntemiyle satacağım? Ürünü kaç günde teslim edeceğim? İade sürecini kaç günde
tamamlayacağım?
Bu soruların cevaplarının kullanılacak teknolojiyi de büyük ölçüde belirleyeceğini
ifade eden Çiğdemli, Eğer bu soruların cevabını verebiliyorsak, cevaplar zaten
hangi teknolojiyi kullanmamız gerektiğini söylüyor. Veremiyorsak sorun teknoloji
değil, iş modelinin henüz belirlenmemiş olmasıdır diye konuştu.

Yarın olmak istediğiniz şirket hangi altyapıyı kullanıyor?
E-ticaret şirketlerinin teknoloji altyapısını yalnızca bugünkü ihtiyaçlarına göre
seçmemesi gerektiğini belirten Çiğdemli, şirketlere üç-beş yıl sonrasını düşünerek
hareket etmelerini önerdi. Ben üç yıl sonra olmak istediğim yerde bulunan,
benden beş kat büyük bir şirketi kendime örnek alıyorsam, 'O şirket hangi altyapıyı
kullanıyor?' diye bakmam lazım diyen Çiğdemli, teknoloji sağlayıcılarının
sunduğu uzun özellik listelerinden çok, bu özelliklerin gerçek şirketler tarafından
nasıl kullanıldığına bakılması gerektiğini söyledi. Yaklaşık 21 yıldır
e-ticaret teknolojileri geliştirdiklerini belirten Çiğdemli, Size yüzlerce özellik
gösterebilirim. Broşürlerde veya web sitesinde 'Bizde şu özellikler var'
diyebilirsiniz. Ama asıl soru şu, Müşteri bunları gerçekten kullanıyor mu ve o
altyapıyla hedeflediği büyüklüğe ulaşabiliyor mu? Bence en iyi kriterlerden biri
bu dedi.

İkinci ülkeyle birlikte e-ihracat mühendislik işine dönüşüyor
Tek bir ülkeye satış yapmanın görece daha kolay olduğunu ifade eden Çiğdemli'ye
göre asıl sınav ikinci ve üçüncü pazara açılırken başlıyor. Birinci ülke pazarlama,
ikincisi artık mühendislik işi diyen Çiğdemli, her yeni pazarın farklı sipariş,
ödeme, lojistik, depo ve iade sistemleri anlamına geldiğine dikkat çekti.
Çiğdemli, Amerika'ya satış yapacağım, Amazon depolarını kullanacağım. Bunlara
entegre olabiliyor muyum? Fransa'ya gireceğim, oranın kültürüne ve farklı ödeme
sistemlerine uyum sağlayabiliyor muyum? Bunların hepsini sorgulamak gerekiyor
ifadelerini kullandı.

Büyüme sürecinde gözden kaçırılan konulardan birinin teknoloji maliyetleri olduğunu
söyleyen Çiğdemli, şirket hacmi büyüdükçe toplam teknoloji maliyetinin artmasının
doğal olduğunu ancak birim maliyetin düşmesi gerektiğini vurguladı. Çiğdemli,
Bu altyapıda büyüdükçe, satışım arttıkça maliyetim ne olacak? İşletmenin
hacmi büyüdükçe birim fiyatının düşmesi lazım. Toplam maliyet elbette artacaktır
ama birim fiyatları düşerek artmalı dedi.

Altyapınızı değiştirmeniz gerektiğini gösteren 3 sinyal
Çiğdemli'ye göre şirketlerin mevcut e-ticaret altyapılarının büyümelerine artık
yetişemediğini gösteren üç temel sinyal bulunuyor: Operasyonu yönetebilmek için
sürekli daha fazla insana ihtiyaç duyulması, ihtiyaç duyulan özelleştirmelerin
yapılamaması ve dönüşüm oranlarının yükselmemesi. Belirli bir hacme geldiniz
ve kendinizi artık bir kalıbın içinde hissediyorsunuz. Bazı özelleştirmelere ihtiyacınız
var ve altyapı sağlayıcınız 'Ben bu kadarım' diyorsa artık değiştirmeniz
gerekiyor diyen Çiğdemli, buna karşılık şirketin büyüme hızına ayak uydurabilen
ve yeni ihtiyaçlara çözüm geliştirebilen altyapıların değiştirilmesine gerek
olmadığını söyledi.

Kazanan şirket, denemiş olan şirkettir
E-ihracatta teknolojinin ve doğru iş modelinin yanında üçüncü bir unsurun daha kritik
olduğuna dikkat çeken Çiğdemli, bunu cesaret olarak tanımladı. Ancak cesaretin
kontrolsüz yatırım anlamına gelmediğinin altını çizen Çiğdemli, Hiçbir
fizibilite yapmadan, pazarı araştırmadan, ürün gerçekten uygun fiyata satılabilecek
hale gelmeden para yakmaya başlarsanız çok sayıda başarısız işletme örneği
görürsünüz. Fizibilitenin düzgün yapıldığı ve ürünlerin gerçekten kârlı biçimde
satılabildiği noktada ise cesaretle gelen çok büyük başarılar gördük dedi.
Türkiye'de şirketlerin artık e-ticarete girme konusunda önemli bir çekince yaşamadığını
ancak aynı cesaretin e-ihracatta henüz oluşmadığını söyleyen Çiğdemli,
şirketlere küçük ölçekli denemelerle yeni pazarlara açılma çağrısında bulundu:

Kazanan şirket, denemiş olan şirkettir. Çok fazla para yakmadan deneyin, test edin,
farklı stratejiler uygulayın. Olmuyorsa geri dönersiniz. Ucuza geri dönmek
başka bir şeydir, hiç cesaret etmemek başka bir şey. E-ihracatta başlamak, cesaret
etmek ve ilerlemek değerli.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -