Basın Bülteni- TÜGİS, webinarında gıdadaki bilgi kirliliğine dikkat çekti
TÜGİS, webinar serisinin 9.'sunda gıda alanındaki bilgi kirliliğini gündeme taşıdı.
Soframızdaki Hurafeler kitabının yazarı ve Bitkiden Derneği Yönetim Kurulu
Başkanı Ebru Akdağ'ın konuşmacı olarak katıldığı oturumda, yanlış bilginin dijital
mecralarda daha hızlı yayıldığına ve daha kolay karşılık bulduğuna dikkat çekildi.
Akdağ, ambalajlı gıda zararlıdır yaklaşımının eksik ve yanıltıcı bir
değerlendirme olduğunu, bu algının tüketiciyi çoğu zaman denetim ve izlenebilirlik
alanının dışındaki ürünlere yöneltebildiğini ifade etti.
TÜGİS'in (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası) düzenlediği Gıda Hurafeleri:
Bilimi mi Sektörü mü İtibarsızlaştırıyor? başlıklı webinarda konuşan Gıda
Mühendisi Ebru Akdağ, gıdalara dönük kalıplaşmış yargıları, gıda okuryazarlığındaki
eksikleri ve Türkiye'nin gıda mevzuatına dair kamuoyundaki algıyı değerlendirdi.
Webinarda açılış konuşmasını yapan TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, gıdalar
söz konusu olduğunda hızla yayılan yanlış bilgilerin kimi zaman bilimin önüne
geçtiğini, kimi zaman da sektörün itibarını olumsuz etkilediğini söyledi.
Sidar, gıda hurafeleri adı altında büyüyen bilgi kirliliğinin, bilim ekseninde
ele alınması gereken çok boyutlu bir problem olduğunu ifade etti.
Hurafeler birkaç saat içinde milyonlara ulaşıyor
TGDF (Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu) Yönetim Kurulu Üyesi
ve Bitkiden Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Gıda Mühendisi Ebru Akdağ, gıdaya
ilişkin yanlış bilgilerin dijital mecralar üzerinden çok daha geniş kitlelere
ulaştığına dikkat çekti. Akdağ, Geçmişte hurafeler kulaktan kulağa yayılıyordu.
Günümüzdeyse cebimize adeta bir yıldırım gibi düşüyor. Yanlış bilgi artık birkaç
saat içinde milyonlara ulaşabiliyor. Algoritmalar, insanları en çok korkutan
ya da şaşırtan içerikleri öne çıkararak bu dolaşımı hızlandırıyor ifadelerini
kullandı. Gıda alanında tartışılan meselenin çoğu zaman doğrudan gıda güvenliğiyle
ilişkili olmadığını belirten Akdağ, anlatım ve etki kabiliyeti yüksek yanlış
bilgilerin yarattığı algı konusunda kamuoyunun dikkatli olması gerektiğini söyledi.
Ambalajlı gıdaya önyargı, tüketiciyi büyük risklerle karşı karşıya bırakıyor
Webinarda öne çıkan bir başka başlık da ambalajlı gıdalara ilişkin yerleşik yargılar
oldu. Ebru Akdağ, ambalajlı gıda zararlıdır yaklaşımının eksik ve yanıltıcı
bir değerlendirme olduğunu, bu algının tüketiciyi çoğu zaman denetim ve izlenebilirlik
alanının dışındaki ürünlere yöneltebildiğini anlattı. Akdağ, Ambalajlı
gıdayı kategorik olarak suçladığınızda, tüketici bu kez açıkta satılan ve
nasıl üretildiği, nasıl saklandığı bilinmeyen ürünlere daha yakın durabiliyor.
Oysa ambalaj, gıda açısından hem bir kontrol sürecini hem bir koruyucu katmanı
hem de ürünün kimliğini taşır dedi. Çiğ süt ve açıkta satılan ürünler üzerinden
büyüyen doğallık algısına da değinen Akdağ, romantize edilen bazı tüketim tercihlerinin,
kamuoyunda sanıldığının aksine ağır sonuçlar doğurabildiğini ifade
etti. Akdağ ayrıca İsviçre, Finlandiya ve Singapur'da çiğ sütün tüketiciye doğrudan
satışının yasak olduğunu hatırlattı.
Gıda okuryazarlığı daha fazla karşılık bulmalı
Türkiye'nin gıda mevzuatı Avrupa Birliği ile neredeyse birebir uyumlu diyen Akdağ,
Bazı alanlarda ülkemizdeki yönetmeliklerin daha koruyucu olduğunu görüyoruz.
Denetim tarafında da önemli bir birikim var. Buna rağmen tüketicinin zihninde
oluşan güvensizlik, yanlış bilgilerin çok daha kolay karşılık bulmasına yol
açıyor. Bu nedenle gıda okuryazarlığının daha geniş bir toplumsal karşılık bulması
büyük önem taşıyor ifadelerini kullandı.
Tüketicinin kaynağı sorgulayan, etiketi okuyan ve uzmanlık alanıyla dijital görünürlüğü
birbirinden ayırabilen bir bakış açısına ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Akdağ,
gıda alanındaki bilgi kirliliğinin yalnızca sektör ve kurumlarla sınırlı
bir mesele olarak ele alınamayacağını da belirtti. Yanlış bilgilerin tüketiciyi
hatalı tercihlere yöneltebildiğini ve gündelik hayatta kaygıyı artırarak beslenme
davranışlarını olumsuz etkileyebildiğini söyleyen Akdağ, bu tablonun toplum
sağlığını da yakından ilgilendirdiğini ifade etti. Akdağ, gıda alanındaki bilgi
kirliliğinin ancak daha yaygın bir farkındalık ve daha etkili bir bilim iletişimiyle
aşılabileceğini kaydetti.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -