Basın Bülteni- WatchGuard raporuna göre, yapay zekâ destekli saldırılar artarken ağ saldırıları yüzde 79 azaldı
WatchGuard'ın 2026'nın ilk yarısını kapsayan Küresel Tehdit Raporu, saldırganların
yapay zeka destekli araçlar sayesinde yüksek hacimli ve gürültülü saldırılardan
hızla uzaklaştığını gösteriyor. Rapora göre tehdit aktörleri artık belirli
kurbanlara özel zararlı yazılımlar üretiyor, çok daha geniş bir alanda düşük yoğunluklu
tarama yapıyor ve kimlik bilgileri üzerinden erişim sağlamaya odaklanıyor.
Ağ saldırılarının toplam hacmi yüzde 79 azalırken uç noktalarda tespit edilen
yeni zararlı yazılım sayısı yıllık bazda yüzde 2 binin üzerinde arttı.
Bütünleşik siber güvenlik alanında dünya lideri olan WatchGuard Technologies, ağ
ve uç nokta güvenliği ürünlerinden elde edilen anonimleştirilmiş tehdit istihbaratına
dayanan ve yılda iki kez yayımlanan raporunun son sonuçlarını açıkladı.
Raporun en dikkat çekici bulgularından biri, incelenen dönemde uç nokta tehditlerinin
yaklaşık yüzde 96'sının yalnızca tek bir cihazda görülmesi oldu. WatchGuard,
birbirinden ayrışan bu sinyallerin saldırganların hizmet olarak zararlı yazılım
modellerini, otomasyonu ve yapay zekayı kullanarak daha fazla ağda daha
fazla güvenlik açığını test ettiğine, belirli kurbanlara özel yükleri ölçekli biçimde
ürettiğine ve geleneksel kontrolleri aştığına işaret ettiğini belirtiyor.
Sessizleşen Ağlar Daha Geniş Bir Alanda Taranıyor
Rapora göre ortalama ağ saldırı sayısı düşerken benzersiz IPS imzalarının sayısı
arttı ve en yaygın on saldırının toplam faaliyet içindeki payı geriledi. Genel
bir web shell imzası dünyanın en yaygın ağ saldırısı haline gelirken Belçika'da
cihazların yüzde 75'ine, İtalya ve ABD'de ise yaklaşık yüzde 60'ına ulaştı. Saldırganlar
eski güvenlik açıklarından da kazanç sağlamayı sürdürüyor. En sık görülen
50 ağ saldırısı imzasının referans verdiği güvenlik açıklarının ortanca
açıklanma yılı 2014 olurken, CVE referanslı 44 imzanın 31'i en az on yıllık açıkları
hedef alıyor. SQL enjeksiyonu tek başına ağ saldırısı tespitlerinin yüzde
17'sinden fazlasını oluşturuyor.
Başlangıç erişim tekniklerinde de belirgin bir değişim yaşanıyor. PowerShell tespitleri
keskin bir düşüş gösterirken saldırganların güvenilen hesapları ve sistemin
kendi araçlarını kullanarak güvenlik katmanlarını aşmaya yöneldiği görülüyor.
Yılın ilk yarısında kimlik bilgisi erişimi, kalıcılık, uzaktan erişim ve savunmadan
kaçınma tehdit avcılığının en öne çıkan başlıkları oldu.
Şifreli Trafik Zararlı Yazılımların Ana Dağıtım Yolu Olmayı Sürdürüyor
Zararlı yazılımların yüzde 95'i TLS üzerinden ulaşırken kurulu cihazların yalnızca
yüzde 20'si şifreli trafiği inceliyor. Atlatmaya yönelik zararlı yazılımlar
genel tespitlerin yaklaşık üçte birini, gelişmiş zararlı yazılım savunması kullanan
cihazlarda TLS incelemesiyle yakalanan tespitlerin ise yüzde 36'sını oluşturuyor.
Fidye yazılımı ekosistemi ise hem konsolide oluyor hem de yeni oyuncuları
çekmeye devam ediyor. Kamuya açık şantaj faaliyetleri rekor seviyeye ulaşırken
uç noktalardaki fidye yazılımı tespitleri yıllık bazda yüzde 68'in üzerinde
azaldı. WatchGuard ilk yarıda 41 yeni fidye yazılımı grubunu takip etti ve en büyük
sekiz grup yaklaşık 5 bin kamuya açık şantaj iddiasının yarısından fazlasını
üstlendi.
WatchGuard, bulguların saldırı önleme, gelişmiş uç nokta koruması, kimlik güvenliği
ve sürekli izlemeyi birleştiren katmanlı savunmalara duyulan ihtiyacı güçlendirdiğini
vurguluyor. Şirket, güvenlik ekiplerinin ve MSP'lerin eski güvenlik
açıklarını ve desteği sona ermiş uç cihazları önceliklendirmesini, çok faktörlü
kimlik doğrulama ve Zero Trust erişim kontrollerini uygulamasını ve uyarı hacminin
yanı sıra saldırıların erişimini ve çeşitliliğini de ölçmesini öneriyor.
Saldırganlar Daha Seçici ve Daha Hassas Hale Geliyor
Uyarı sayılarındaki düşüşün saldırganların daha az tehlikeli hale geldiği anlamına
gelmediğini belirten WatchGuard Bilgi Güvenliği Direktörü (CISO) Corey Nachreiner,
Saldırganlar daha seçici ve daha hassas hareket edebilmek için ellerindeki
her aracı kullanıyor. Son bulgular, tekrar kullanılabilen yüklerden ve yüksek
hacimli taramalardan tek tek sistemlere özel zararlı yazılımlara, geniş çaplı
ve sinsi taramalara ve çevre savunmalarını aşabilen kimlik bilgisi tabanlı erişime
doğru bir geçişi gösteriyor. MSP'ler için bütünleşik görünürlük, TLS incelemesi,
yapay zeka destekli tespit, güçlü kimlik kontrolleri ve sürekli müdahale,
müşterileri ölçekli biçimde korumanın vazgeçilmez unsurları haline geliyor. dedi.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -