Ekonomi

BCG ve CGF raporu, perakende ve tüketici ürünlerinde yapay zekânın değer potansiyelini ortaya koyuyor

Boston Consulting Group ve The Consumer Goods Forum (CGF) iş birliğiyle hazırlanan
yeni rapor, ambalajlı tüketici ürünleri (CPG) ve perakende sektörlerinde yapay
zekanın yarattığı değer potansiyelini ve bu dönüşüme öncülük eden şirketlerin
benimsediği stratejileri ortaya koyuyor. Türkiye'nin de aralarında bulunduğu
70 ülkede faaliyet gösteren 380'den fazla şirketi temsil eden CGF ile hazırlanan
rapor, perakende sektöründe yapay zekadan maksimum yatırım getirisi elde etmek
için izlenmesi gereken temel yaklaşımlara dikkat çekiyor.

Tüketici odaklı şirketlerin kârlı büyümeye giden yolculukları son yıllarda giderek
daha da zorlaşıyor. Bireyler alışveriş yaparken fiyat/performans oranına eskisine
göre çok daha fazla önem veriyor. Maliyetlerdeki dalgalı seyir sürerken,
satış kanalları, üreticiler ve markaların satışları konusunda güvenilir bir gelecek
projeksiyonu yapmaları giderek güçleşiyor.

Güncel pazar ortamında yapay zeka, tüketicilerin ürünü arama, alternatifleri karşılaştırma
ve satın alma kararı verme biçimlerini değiştirerek perakendeciler için
bu baskıyı daha da artırıyor. Tüketici ürünleri ve perakende sektörlerindeki
şirketler, inovasyon ve pazarlamadan ticari planlamaya, stok yenilemeden ürünün
rafta bulunabilirliğine kadar çoğu fonksiyonda pilot uygulamalar başlatıyor,
yapay zeka ajanlarını test ediyor ve çözümler uyguluyor. Ancak yine de çok az
şirket, ölçeklenebilir düzeyde somut bir değer yaratmayı başarabiliyor. Tüm bu
gelişmeler aslında yapay zeka teknolojisini kritik ticari kararlarına uygulayabilen
şirketler için yeni bir rekabet avantajı yaratıyor.

Rakiplerden Ayrışma Yapay Zeka ile Gerçekleşecek
BCG ve CGF'nin raporuna göre, gelecekte rekabet avantajı, ürün ve hizmet portföyünü
genişletmekten veya daha karmaşık yapay zeka modelleri geliştirmekten değil,
yapay zekayı işletmenin temel ticari süreçlerine entegre ederek ölçeklenebilir
değer yaratmaktan geçecek. Rapor, sürdürülebilir rekabet avantajı sağlayan şirketlerin
yapay zekayı yalnızca teknoloji yatırımı olarak değil, iş süreçlerini
dönüştüren stratejik bir yetkinlik olarak konumlandırdığına dikkat çekiyor. Bu
kapsamda yapay zeka, inovasyon süreçlerini hızlandırma, talebi daha isabetli tahmin
etme, pazarların ihtiyaçlarına uygun ürün seçimini geliştirme ve fiziksel
ile dijital kanallar arasında kesintisiz operasyon yürütme gibi alanlarda şirketlere
önemli avantajlar sunuyor. Rapora göre bu yetkinlikler, perakende sektöründe
sürdürülebilir değer yaratmanın ve yatırım getirisini artırmanın temel unsurları
arasında yer alıyor. BCG analizine göre, yapay zeka uygulamalarının değer
zinciri boyunca gelişmesi ile, ambalajlı tüketici ürünleri şirketlerinde 220
ila 350 baz puan, perakendecilerde ise 180 ila 360 baz puan arasında kümülatif
EBIT etkisi yaratabilir. Ajan tabanlı yapay zeka yetkinliklerinin daha da gelişmesiyle
bu potansiyelin yaklaşık 1,7 katına çıkabileceği öngörülüyor.

Rakamlarla Yapay Zeka Olgunluğu: Hangi Sektör Ne Kadar İlerde?
Stratejik danışmanlık ve yapay zeka uzmanlığını bir araya getirerek şirketlerin
büyük ölçekli dönüşümleri başarıyla yönetmesini destekleyen BCG'nin analizlerine
göre, yapay zeka yatırımlarında ölçeklenme ve operasyonel başarıda şirketler
arasında ciddi bir ayrışma mevcut:
- Ambalajlı Tüketici Ürünleri Sektörü Geriden Geliyor: Ambalajlı tüketici ürünleri
şirketlerinin %76'sı hâlâ pilot uygulama ve/veya keşif aşamasında bulunuyor.
Yapay zekayı operasyonlarında anlamlı ölçekte hayata geçirebilenlerin oranı ise
yalnızca %18. Şirketlerin %6'sı ise dönüşümde henüz başlangıç veya erken pilot
aşamasında bulunuyor.
- Perakendede Keskin Bir Ayrışma Var: Perakende sektöründe şirketler iki gruba ayrılıyor.
Sektördeki lider oyuncuların %45'i yapay zeka çözümlerini ölçekleyerek
finansal etki yaratmayı başarırken, %40'lık büyük bir kesim ise dönüşüme henüz
neredeyse hiç başlamamış. Geri kalan %15 ise keşif aşamasında.
- Yatırımın Getirisi (ROI) Ölçümündeki Büyük Eksiklik: Şirketlerin %53'ü tüketici
odaklı yapay zeka yatırımlarının getirisini (ROI) resmi olarak ölçmüyor. Yatırımlarının
finansal getirisini ölçen şirketlerde ise ROI oranları dikkat çekici.
Çalışmada katılımcıların %16'sı 2 ila 5 kat arasında, %11'i ise 5 kattan fazla
ROI elde ettiğini belirtiyor.

CEO, CMO ve Stratejik Liderler İçin Yapay Zeka Çözüm Yol Haritası
BCG, şirket liderlerinin pilot uygulama tuzaklarından kurtulması ve yapay zekayı
operasyonel bir kâr merkezine dönüştürmesi için şu stratejik aksiyonları öneriyor:

Yapay Zeka Yatırımlarını Kazanılması Hedeflenen Belirli Alanlara Yönlendirmek: Pek
çok şirkette yapay zeka faaliyetleri, en stratejik süreçleri hedeflemiyor. Ambalajlı
tüketici ürünleri yöneticilerinin %50'sine yakını ürün inovasyonu sürecini
en stratejik alan olarak görmesine rağmen, sadece %11'i inovasyonda yapay
zeka kullanıyor. Perakendecilerde de benzer bir uyumsuzluk mevcut, liderlerin %46'sı
tekliften ürün seçimine sürecini kritik görürken, bu alanda yapay zekayı
ölçekleyenlerin oranı %34'te kalıyor. Bu veriler, yapay zeka yatırımları ile
şirketlerin stratejik öncelikleri arasında önemli bir uyumsuzluk bulunduğuna işaret
ediyor.

Dönüşüm Derinliğini Belirlemek: Liderlerin dönüşüm hedefini üç seviyede uygulaması
gerekiyor: Mevcut işe yapay zeka eklemek (Deploy), iş yapış şeklini tamamen
yeniden tasarlamak (Reshape) ve yeni iş modelleri/teklifler icat etmek (Invent).
En büyük ve ölçülebilir kâr marjı artışı, kritik fonksiyonların yapay zeka ile
baştan aşağı yeniden tasarlanmasından (Reshape) geliyor. Şirketlerin az sayıda
ve yüksek etkili Reshape ve Invent yatırımlarına odaklanmasının önemi vurgulanıyor.

Rolleri, İş Gücü Stratejisini ve Operasyon Modelini Yeniden Tasarlamak: Yapay zeka
analitik ve tekrarlayan görevlerin önemli bölümünü üstlendikçe, insan emeğinin
odağı da değişiyor. Çalışanların ve yöneticilerin sorumlulukları giderek denetim,
muhakeme, orkestrasyon ve ilişki yönetimi gibi alanlara kayıyor. Şirketlerin
bu değişimi yalnızca görev tanımlarını güncelleyerek değil, fonksiyonlar arası
ihtiyaçları gözeten bütüncül bir iş gücü ve yetkinlik stratejisiyle yönetmesi
gerekiyor.

Veri Varlıklarını Uygulamalarla Eş Zamanlı Geliştirmek ve Teknoloji Ekosisteminde
Tutarlılık Sağlamak: Şirketlerin kusursuz bir veri altyapısı oluşmasını bekleyerek
yapay zeka uygulamalarını ertelemek yerine, veri varlıklarını uygulamalarla
paralel biçimde geliştirmesi gerekiyor.

BCG Yönetici Ortağı Erdener Ortan rapora ilişkin şunları ekledi: Türkiye'de yapay
zekanın üst düzey yöneticilerin gündemine net biçimde girdiğini görüyoruz. Ancak
şirketlerin önemli bir bölümü hâlâ pilot ve erken kullanım aşamasında. Perakendede
yapay zeka daha çok talep tahmini, stok yönetimi, fiyatlama ve mağaza
operasyonları gibi alanlarda kullanılırken, tüketici ürünleri şirketlerinde ise
yapay zeka kullanımı tedarik zinciri, üretim ve ticari planlama gibi süreçlerde
yoğunlaşıyor. Olgunluk arttıkça yapay zekanın verimlilik yaratımının ötesine
geçerek inovasyonu hızlandıran, tüketici etkileşimini güçlendiren ve büyümeyi destekleyen
süreçlere yayılmasını bekliyoruz.

Bu dönüşümde, önceliklerini net bir şekilde belirlemiş ve bu önceliklerde yapay
zekadan değer elde etme arzusu yüksek şirketlerin diğerlerine göre önde olduğunu
görüyoruz. Ancak sektör genelinde yapay zeka ile değer yaratma yolculuğu henüz
başlangıç aşamasında. Dolayısıyla bugün geride olan şirketler için hâlâ önemli
bir fırsat penceresi bulunuyor, ancak bu pencere sınırsız değil.

Yapay zeka yatırımlarını şirketleri için en önemli etkiyi getirebilecek alanlara
odaklayan, etkin bir ROI bakış açısıyla yöneten, ve yalnızca teknolojik çözümler
geliştirmekle yetinmeyip iş yapış biçimlerini de yapay zeka ile yeniden tasarlayan
şirketler, hem operasyonel hem de finansal performans açısından rekabette
önemli avantajlar elde edecekler.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -