Beko, Manisa OSB’de üretim, Ar-Ge ve yönetimi tek çatı altında birleştiren merkezini hayata geçirdi
Manisa Organize Sanayi Bölgesi'nde konumlanan Beko Yönetim ve Ar-Ge Merkezi, üretim,
araştırma ve yönetim süreçlerini tek bir çatı altında buluşturan bütüncül
bir çalışma ortamı sunuyor. Endüstriyel ölçeği çağdaş mekansal çözümlerle bir araya
getiren proje, işlevsellik, sürdürülebilirlik ve kullanıcı deneyimini odağına
alıyor.
Bugüne kadar farklı sektörlerdeki işverenleri için Türkiye'deki birçok şehirde ve
yurt dışında mimari tasarım, proje ve uygulama alanlarında hizmet veren, mimarlık
alanında işlevsel tasarımlar ve uygun maliyetli çözümler üreten Mimar Zafer
Karoğlu ve Mimar Esen Akyar Karoğlu liderliğindeki IGLO Architects, Beko Yönetim
ve Ar-Ge Merkezi projesinde endüstriyel üretim kültürünü çağdaş ofis anlayışıyla
yeniden yorumluyor.
Manisa Organize Sanayi Bölgesi içerisinde konumlanan proje, yönetim, üretim ve Ar-Ge
süreçleri arasında güçlü bir fiziksel ve işlevsel ilişki kurmayı hedefliyor.
IGLO Architects tarafından geliştirilen mekansal organizasyon, idari birimler
ile teknik araştırma alanlarını birbirinden ayrıştırırken aynı zamanda departmanlar
arasında kesintisiz bir iletişim ve erişim kurgusu oluşturuyor. Endüstriyel
ölçekle uyumlu kütle yapısı, üretim altyapısıyla kurduğu ilişkiyi mimari ölçekte
görünür hale getiriyor.
Cephede kullanılan prekast paneller, yapının endüstriyel bağlamla uyumlu güçlü ve
yalın karakterini tanımlıyor. Tekstil mesh güneş kırıcılar ise gün ışığını kontrollü
biçimde filtreleyerek iç mekanlarda görsel konfor sağlıyor. Yapının üst
kotlarında konumlanan Ar-Ge birimleri, geniş açıklıklı kanopilerle tanımlanan
sosyal teraslarla destekleniyor. Dağ manzarasına yönlenen açık alanlar ve merkezde
yer alan iç avlu, doğal hava sirkülasyonunu destekleyen yarı açık mekanlar
oluştururken çalışanlar arasındaki sosyal etkileşimi de artırıyor.
Zemin katta yer alan şeffaf showroom ve fuaye alanı, markanın küresel faaliyetlerini
ziyaretçilere aktaran karşılayıcı bir alan olarak kurgulanıyor. Yapının arka
bölümünde konumlanan laboratuvar ve test alanları ise ofis hacimleriyle doğrudan
bağlantılı sirkülasyon hatları üzerinden organize edilerek operasyonel verimlilik
destekleniyor.
Projede sürdürülebilirlik yaklaşımı yalnızca yapısal çözümlerle sınırlı kalmıyor.
IGLO Architects, üretim hattından çıkan çamaşır makinesi tamburları gibi endüstriyel
parçaları peyzaj elemanı olarak yeniden değerlendirerek tasarımın bir parçası
haline getiriyor. Bu yaklaşım, yapının üretim kültürüyle kurduğu bağı güçlendirirken
endüstriyel atıkların yeniden kullanımına yönelik yaratıcı bir perspektif
sunuyor.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -