Firma

Biotrend YKB Özsoy Bugün önceliğimiz mevcut kazanımları korumak

Biotrend ev sahipliğinde gerçekleştirilen Atık Yönetiminde Yapısal Dönüşüm ve Yeni
Dönem Çalıştayı'nda kamu kurumları, yerel yönetimler, akademi ve sektör temsilcileri
bir araya geldi. COP31 sürecine hazırlanan Türkiye'nin döngüsel ekonomi,
iklim ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri kapsamında atık yönetiminin geleceği,
sektörün finansal sürdürülebilirliği ve yeni dönem ihtiyaçları ele alındı.

Türkiye son 30 yılda atık yönetimi alanında önemli bir dönüşüm yaşadı. Düzenli depolama
tesisleri yaygınlaştı, atıktan enerji üretimi gelişti, çevresel standartlar
yükseldi ve yıllarca önemli bir sorun olarak görülen vahşi depolama büyük
ölçüde kontrol altına alındı.

Bu dönüşümün en somut göstergelerinden biri, atık bertaraf altyapısında yaşanan
gelişim oldu. 1995 yılında belediye atıklarının yaklaşık %90'ı kontrolsüz depolama
alanlarına bırakılırken, yalnızca %6,9'u düzenli depolama tesislerinde bertaraf
ediliyordu. Bugün ise Türkiye'de belediye atıklarının yaklaşık %81'i düzenli
depolama tesislerinde çevre mevzuatına uygun şekilde yönetiliyor. Bu gelişim,
Türkiye'nin atık yönetimi altyapısında kaydettiği en önemli çevresel kazanımlardan
biri olarak öne çıkıyor.

Türkiye'nin COP31 sürecine hazırlandığı bir dönemde gerçekleştirilen çalıştayda
ise, bu kazanımların korunarak geleceğe taşınmasının önemi vurgulandı. Katılımcılar,
atık yönetiminin yalnızca çevresel bir konu değil, aynı zamanda iklim değişikliğiyle
mücadele, döngüsel ekonomi ve net sıfır dönüşümünün temel bileşenlerinden
biri olduğuna dikkat çekti.

Çalıştay boyunca dile getirilen ortak görüşlerden biri, atık yönetiminin yalnızca
çevresel değil aynı zamanda ekonomik ve stratejik bir konu olduğu yönündeydi.
Katılımcılar, son yıllarda artan işletme maliyetleri, değişen ekonomik koşullar
ve yatırım ortamındaki belirsizliklerin sektör üzerinde önemli bir baskı yarattığını
ifade etti. Özellikle mevcut tesislerin sürdürülebilirliği ve yeni yatırımların
devamlılığı açısından finansal öngörülebilirliğin kritik önem taşıdığına
dikkat çekilirken, bugüne kadar oluşturulan altyapının korunmasının yeni yatırımlardan
önce gelen bir öncelik olduğu vurgulandı.

Katılımcılar, atık yönetiminin COP31'e giden süreçte Türkiye'nin iklim politikalarının
önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Düzenli depolama alanlarından kaynaklanan
emisyonların azaltılması, kaynak verimliliğinin artırılması, geri kazanım
oranlarının yükseltilmesi ve döngüsel ekonomi uygulamalarının yaygınlaştırılmasının,
Türkiye'nin uzun vadeli iklim hedeflerine ulaşmasında kritik rol oynayacağı
değerlendirildi.

Toplantıda yalnızca mevcut sorunlar değil, çözüm alanları da kapsamlı şekilde ele
alındı. Karbon piyasaları, biyometan üretimi, alternatif yakıt uygulamaları ve
geri kazanım süreçleri sektörün yeni gelir alanları arasında öne çıkarken, atık
yönetiminin sunduğu çevresel ve kamusal faydaların finansman modellerine daha
güçlü şekilde yansıtılması gerektiği görüşü paylaşıldı.

Yerel yönetimlerle yürütülen süreçler de çalıştayın önemli gündem maddeleri arasında
yer aldı. Belediye sözleşmelerinin standardizasyonu, ihale süreçlerinde öngörülebilirliğin
artırılması, atık yönetimi planlamalarının daha bütüncül bir yaklaşımla
ele alınması ve tesislerin uzun vadeli sürdürülebilirliğini destekleyecek
yönetişim modellerinin geliştirilmesi gerektiği yönünde görüş birliği oluştu.

Biotrend Yönetim Kurulu Başkanı Mevhibe Canan Özsoy: Bugün önceliğimiz mevcut kazanımları
korumak
Çalıştayı değerlendiren Biotrend Yönetim Kurulu Başkanı Mevhibe Canan Özsoy, atık
yönetiminin çevresel olduğu kadar ekonomik ve stratejik bir konu olduğuna dikkat
çekerek şunları söyledi: Türkiye atık yönetimi alanında son 20 yılda çok önemli
bir mesafe kat etti. Bugün geldiğimiz noktada önümüzdeki temel konu, elde
ettiğimiz kazanımları koruyarak sistemi geleceğe hazırlamak. COP31'e doğru ilerlerken
atık yönetimi sektörünün iklim değişikliğiyle mücadelede üstlendiği rol
daha da önem kazanıyor. Döngüsel ekonomi hedeflerine ulaşabilmek, kaynaklarımızı
daha verimli kullanabilmek ve net sıfır dönüşümünü destekleyebilmek için mevcut
altyapının korunması ve güçlendirilmesi gerekiyor.

Bu çalıştayın en değerli çıktılarından biri, sektörün geleceğine ilişkin ortak önceliklerin
farklı paydaşların katkısıyla ortaya konulması oldu. Ortaya çıkan görüşler,
uzun vadeli planlamanın, güçlü iş birliğinin ve öngörülebilir mekanizmaların
önemini bir kez daha gösterdi. Bundan sonraki süreçte de bu diyaloğun sürmesini
ve ortak aklın somut adımlara dönüşmesini önemsiyoruz.

Çalıştayın sonunda ortaya çıkan ortak mesaj netti: Türkiye atık yönetiminde önemli
bir başarı hikâyesi yazdı. Ancak bu başarının sürdürülebilir olması, bugüne
kadar oluşturulan altyapının ve mevcut tesislerin kesintisiz şekilde faaliyetlerini
sürdürebilmesine bağlı. Katılımcılar, mevcut destek mekanizmasının sektörün
mevcut ihtiyaçları doğrultusunda yeniden değerlendirilmesinin ve sürdürülebilir
bir finansman yapısının hayata geçirilmesinin, yeni yatırımları destekleyecek
öngörülebilir bir yapının oluşturulmasının ve sektörün uzun vadeli sürdürülebilirliğinin
güvence altına alınmasının Türkiye'nin çevre, iklim ve döngüsel ekonomi
hedefleri açısından stratejik bir öncelik olduğu konusunda ortak görüş bildirdi.

Çalıştayda ortaya çıkan değerlendirmelerin ilgili paydaşlarla paylaşılması ve sektörün
geleceğine yönelik ortak çalışma alanlarının geliştirilmesi hedefleniyor.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -