Ekonomi

BNP Paribas Cardif Türkiye/Sertsöz Sigortacılıkta yeni dönem müşterinin ihtiyacını anlamakla başlıyor

Sigortacılık sektörü, değişen tüketici beklentileri, teknolojik gelişmeler ve farklılaşan
risklerle birlikte yeni bir döneme hazırlanıyor. 2026 yılı, dijitalleşme,
yapay zekâ, kişiselleştirilmiş çözümler ve müşteri deneyiminin sektör gündeminde
daha fazla yer aldığı bir dönem oldu. Önümüzdeki dönemde ise sigortacılığın
gelişimini yalnızca ürün çeşitliliği değil, müşterinin ihtiyacını doğru anlamak
ve bu ihtiyaca uygun çözümü doğru zamanda ve doğru kanaldan sunabilmek belirleyecek.

Sigortacılıkta geleceğin temel unsurlarından biri, müşteriye daha fazla ürün sunmaktan
çok, ihtiyacına uygun çözümü daha doğru şekilde sunabilmek olacak. Veri
analitiği ve yapay zekâ bu noktada önemli fırsatlar sunuyor. Müşterinin yaşam evresi,
risk profili ve finansal hedefleri gibi farklı değişkenlerin birlikte değerlendirilebilmesi,
sigorta çözümlerinin daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşmasını
sağlayabilir. Böylece teknoloji, yalnızca operasyonel süreçleri hızlandıran
bir araç olmaktan çıkarak müşteri ihtiyacını daha iyi anlamaya hizmet eden
stratejik bir unsur haline geliyor.

Dijitalleşme Satıştan Tüm Müşteri Yolculuğuna Yayılıyor
Sigortacılıkta dijitalleşmeyi yalnızca ürün satın alma sürecini kolaylaştıran bir
teknoloji yatırımı olarak değerlendirmemek gerekiyor. Asıl değer, müşterinin
sigorta ile kurduğu ilişkinin tamamında ortaya çıkıyor. İhtiyacın belirlenmesinden
ürün seçimine, satın alma ve poliçe yönetiminden bilgilendirmeye, hasar ve
tazminat süreçlerinden sonrasındaki hizmetlere kadar uzanan bütünsel bir deneyim,
yeni nesil sigortacılığın temel unsurlarından biri haline geliyor.

BNP Paribas Cardif Türkiye olarak 'sigortayı daha erişilebilir hale getirme' misyonumuz
çerçevesinde, e-Şube ve CepteCardif gibi dijital kanallarımızla müşterilerimizin
BES ve Ailem Güvende ürünlerimize online erişimini sağlıyor, ürünlerimizdeki
hasar süreçlerini de bu deneyimin bir parçası olarak ele alıyoruz. Buradaki
temel yaklaşımımız, farklı temas noktalarının birbirinden bağımsız çalıştığı
bir yapı yerine, müşterinin ihtiyacına göre kanallar arasında kesintisiz ilerleyebildiği
bir deneyim oluşturmak.

Dijitalleşmenin gerçek değerini yalnızca süreci hızlandırmakta değil, müşterinin
sigorta ile kurduğu ilişkiyi kolaylaştırmakta ve güçlendirmekte görüyoruz. Teknolojinin
müşteri deneyiminin merkezinde konumlanması, bu nedenle bir tercih olmanın
ötesinde, sektörün geleceği açısından temel bir gereklilik haline geliyor.

Yeni Nesil Ürünlerde Koruma ve Birikim Bir Arada
Tüketicilerin finansal planlama ihtiyaçları da değişiyor. Sigortanın yalnızca risk
gerçekleştiğinde devreye giren bir güvence mekanizması olarak değil, bireylerin
daha uzun vadeli finansal planlamasının bir parçası olarak değerlendirilmesi
giderek daha fazla önem kazanıyor.

Bu noktada koruma ve birikim çözümlerinin birbirini tamamlayan yapısı öne çıkıyor.
Kredi bağlantılı hayat sigortalarının yanı sıra kredi bağlantısız hayat sigortaları,
prim iadeli ürünler ve BES, farklı yaşam evrelerinde ortaya çıkan ihtiyaçlara
yanıt verebilecek seçenekler sunuyor. Ekonomik belirsizliklerin arttığı
dönemlerde bireylerin hem yaşam risklerine karşı korunma hem de geleceğe yönelik
birikim yapma ihtiyacını birlikte değerlendirmesi, ürün geliştirme yaklaşımının
da bu doğrultuda şekillenmesini gerektiriyor.

Burada önemli olan daha fazla ürün üretmek değil, doğru ihtiyaca doğru çözümü sunabilmek.
Ürün tasarımının merkezine müşterinin gerçek ihtiyacını koymak, sigortacılığın
geleceğinde rekabetin de önemli unsurlarından biri olacak.

Erişilebilirlik Ürüne Ulaşmaktan Fazlasını İfade Ediyor
Sigortacılığın geleceğini konuşurken erişilebilirlik kavramını da daha geniş bir
çerçevede ele almak gerekiyor. BNP Paribas Cardif olarak 2024 yılında 21 ülkede
21 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz Protect & Project Oneself (Kendini
Koruma ve Planlama) araştırması bu açıdan dikkat çekici sonuçlar ortaya
koyuyor. Araştırmamıza göre Türkiye'de tüketicilerin yüzde 80'den fazlası sigorta
çözümlerine erişimde zorluk yaşarken, neredeyse yarısı bu zorluklar nedeniyle
sigorta çözümü almaktan vazgeçiyor. Tüketicilerin sigorta çözümlerinin kapsamı,
istisnaları ve sahip olma koşulları konusunda daha fazla netlik beklentisi de
erişilebilirliğin yalnızca fiziksel veya dijital kanallara ulaşmakla sınırlı
olmadığını gösteriyor.

Bir sigorta çözümünün gerçekten erişilebilir olması, müşterinin ürünü kolayca
anlayabilmesini, kendi ihtiyacıyla ilişkilendirebilmesini ve süreçleri mümkün olduğunca
sade şekilde yönetebilmesini de kapsıyor. Bu nedenle sade ürün tasarımı,
açık iletişim ve ihtiyaca yönelik yönlendirme, teknolojik yatırımlar kadar önemli.
Sigortacılığın daha geniş kitlelere ulaşabilmesi için teknoloji ile sadeliğin,
dijitalleşme ile güven ilişkisinin birlikte ele alınması gerekiyor.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -