Çelik ve yeşil dönüşüm ekosistemi, Yeşil Çelik Zirvesi’nde bir araya geldi
Çelik sanayi ile teknoloji, enerji, tüketici sektörleri, girdi tedarikçileri, sürdürülebilirlik
şirketleri ve kamu temsilcilerini aynı platformda buluşturan 3.
Yeşil Çelik Zirvesi, SteelData organizasyonu ve Tosyalı Holding ana sponsorluğunda,
7 Mayıs 2026'da İstanbul'da gerçekleştirildi. Zirve, çelik ve yeşil dönüşüm
ekosisteminden yaklaşık 250 üst düzey yönetici ve uzmanı bir araya getirdi.
Çelik sektörünün düşük karbonlu üretime geçiş sürecini çok boyutlu bir perspektifle
ele alan Yeşil Çelik Zirvesi - Green Steel Summit 2026 7 Mayıs'ta İstanbul'da
gerçekleştirildi.
SteelData organizasyonu ve Tosyalı Holding ana sponsorluğunda düzenlenen zirve,
küresel rekabet, regülasyonlar ve teknolojik dönüşüm ekseninde çelik endüstrisinin
geleceğine odaklandı. Enerji, teknoloji, finans ve kamu başta olmak üzere farklı
disiplinlerden üst düzey temsilcilerin katıldığı etkinlikte, karbonsuzlaşma
stratejileri, emisyon yönetimi, döngüsel ekonomi uygulamaları ve sınırda karbon
düzenlemeleri kapsamlı şekilde ele alındı.
Zirve, SteelData Yöneticisi Şahap Ataman'ın açılış konuşmasıyla başlarken, Dünya
Çelik Birliği Genel Direktörü Dr. Edwin Basson küresel çelik sektöründe yeşil
dönüşümün dinamiklerine ilişkin bir keynote sunum gerçekleştirdi.
Günün ilk oturumlarından 'Yeşil Çelik Endüstrisine Adım Atmak ve Gelecek Beklentileri'
başlıklı CEO paneli, Escarus CEO'su Dr. Kubilay Kavak moderatörlüğünde,
Hasçelik CEO ve Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Naci Faydasıçok, Metsims Sustainability
CEO'su Dr. Hüdai Kara ve ClimeCo Türkiye CEO'su Volkan Ural'ın katılımıyla
gerçekleştirildi.
'CBAM ve ETS'nin Gerçekleri, Ticaret Yönetimi, Maliyetler ve Tedarik Zinciri' başlıklı
panel ise Tatmetal Satış ve Pazarlama Direktörü Gülçin Şimşek moderatörlüğünde,
ATP GreenX Birim Başkanı Tuğba Sarı, Çağ Çelik İcra Kurulu Üyesi Ercüment
Ünal, Metalurjist Muammer Bilgiç ve Çolakoğlu Metalurji Sürdürülebilirlik Müdürü
Can Ediboğlu'nun katılımıyla düzenlendi.
Öğleden sonraki 'Sıfır Net Emisyon Hedefine Geçiş ve Yeni Dönemde Küresel Çelik
Sanayi ve Ticaretinin Dinamikleri' oturumunda, Dünya Çelik Birliği Endüstri Analizi
Direktörü Dr. Barış Çiftçi, C&D Turkey Kıdemli Ticaret Müdürü Tuğçe Ebru Paget,
GMK Center CEO'su Stanislav Zinchenko ve SteelWatch Çelik Analisti Constantin
Johnson değerlendirmelerde bulundu.
Zirvenin son oturumunda ise MY Advisor CEO'su Murat Yapıcı, çelik ticaretinde değişen
kurallar ve uluslararası ticaretin dinamiklerine, AKÇT Anlaşması, Serbest
Ticaret Anlaşmaları ve AB ile ticari ilişkilere ilişkin görüşlerini paylaştı.
Etkinliğin organizasyonunu üstlenen SteelData Yöneticisi Şahap Ataman, çelik sanayi
ile yeşil dönüşüm ekosistemini bu yıl üçüncü kez bir araya getirmekten memnuniyet
duyduklarını belirterek, Sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, zorunluluk.
Çelik sektörü ise bu dönüşümün tam merkezinde yer alıyor. Bu zirve, yalnızca
bugünü anlamak için değil, yarını birlikte inşa etmek için de önemli bir
fırsat sunuyor. Tüm paydaşları aynı zeminde buluşturarak sektörün dönüşüm yolculuğunda
güçlü bir sinerji ve iş birliği ortamı oluşturan bu organizasyonda emeği
geçen herkese teşekkürlerimizi sunuyoruz dedi.
TÇÜD ve Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı: Çelik sektöründe rekabetin
kuralları yeniden yazılıyor
Zirve kapsamında çelik sektörüne yönelik değerlendirmelerini paylaşan TÇÜD ve Tosyalı
Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, sektörün küresel ölçekte yapısal
bir dönüşümden geçtiğine dikkat çekerek, Son yıllarda çelik sektöründe arz-talep
dengesi kalıcı biçimde bozulurken, yüz milyonlarca tonluk âtıl kapasiteye
rağmen piyasa dengelenemiyor. Bu tablo bize açık bir gerçekliği gösteriyor.
Artık sadece üretmek ve büyümek yeterli değil. Rekabetin doğası köklü biçimde değişiyor.
Maliyet avantajı tek başına belirleyici olmaktan çıkarken ticaret politikaları,
anti-damping önlemleri ve karbon regülasyonları oyunun kurallarını yeniden
yazıyor. Bugün çeliğin maliyetini demir cevherinden çok karbon emisyonu
belirliyor. Bu nedenle çelik sektörü, tüm dünyada stratejik bir alan olarak yeniden
konumlanıyor, Avrupa Birliği ve ABD başta olmak üzere birçok ekonomi sektörü
korumaya yönelik adımlar atıyor. Bizim de ülke olarak çelik sektörünü stratejik
olarak yeniden konumlandırmamız gerekiyor. Bu yeni dönemde rekabet kadar iş
birliği ve uyum politikaları da kritik bir belirleyici haline gelecek dedi.
TÇÜD ve Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı: Yeşil çelikte Türkiye
önemli bir avantaja sahip
Türkiye'nin yeşil çelik dönüşümünde güçlü bir konumda bulunduğunu vurgulayan Fuat
Tosyalı, Türkiye, Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması kapsamındaki
en kritik tedarikçilerinden biri. AB'ye ton bazında en çok ihracat gerçekleştiren
4. ülkeyiz. SKDM kapsamındaki ithalatta ise, toplam ihracat bedeli
üzerinden Ukrayna'nın ardından 2. sırada yer alıyoruz. Demir-çelik sektöründe
gerçek veri kullanım oranımız %82 seviyesinde, 1000 ton üzerindeki ihracatlarda
ise bu oran %90'ın üzerine çıkıyor. Hurdaya dayalı üretim yapımız ve düşük emisyonlu
teknolojilere yaptığımız yatırımlar, bizi yeşil çelik üretiminde güçlü
bir konuma taşıyor. Yeter ki bu tabloyu doğru anlatalım. Avrupa ile dengeli ticaret
yapımızı, lojistik avantajımızı ve stratejik rolümüzü net bir şekilde ortaya
koyabilelim. Bunu başardığımızda Türkiye, yalnızca uyum sağlayan değil, Avrupa'nın
yeşil çelik üretiminde kritik bir çözüm ortağı haline gelir. Bu dönüşümü
de hep birlikte önemli bir fırsata çevirebiliriz dedi.
Dünya Çelik Birliği Genel Direktörü Dr. Edwin Basson: Karbonsuzlaşma, çelik sektöründe
rekabetçiliğin temel belirleyicisi haline geldi
Küresel çelik sektöründe yeşil dönüşümün dinamiklerine ilişkin konuşmasında çok
kritik konulara değinen Dünya Çelik Birliği Genel Direktörü Dr. Edwin Basson, Çelik
sektörü bugün iklim değişikliği, teknolojik dönüşüm, sosyoekonomik değişimler
ve jeopolitik kırılmalar gibi dört büyük küresel trendin kesişim noktasında
bulunuyor. Bu dönüşüm yalnızca üretim süreçlerini değil, tedarik zincirlerini,
enerji sistemlerini, ticaret akışlarını ve şehirlerin geleceğini de yeniden şekillendiriyor.
Buna rağmen sektör olarak geleceğe iyimser bakıyoruz. Bugün dünyada
yaklaşık 2 milyar ton seviyesinde olan çelik kullanımının önümüzdeki 25 yılda
2,2 ila 2,4 milyar tona ulaşmasını bekliyoruz. Talep artık gelişmiş ekonomilerden
gelişmekte olan ülkelere doğru kayıyor, başka bir ifadeyle çelik tüketiminde
batıdan doğuya, kuzeyden güneye doğru önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Türkiye
ise stratejik konumu, sanayi altyapısı ve üretim gücüyle bu dönüşümün önemli
merkezlerinden biri olma potansiyeline sahip dedi.
Karbon azaltımı artık çelik sektörü için yalnızca çevresel bir hedef değil, aynı
zamanda rekabetçiliğin ve gelecekteki büyümenin temel belirleyicilerinden biri
haline geldi diyerek sözlerine devam eden Basson, Sektör genelinde elektrifikasyon,
hurda kullanımının artırılması, hidrojen bazlı üretim teknolojileri ve karbon
yakalama çözümleri gibi çok sayıda yatırım hayata geçiriliyor. 2040 yılına
kadar çelik sektörünün CO2 emisyonlarında yaklaşık %30 oranında düşüş sağlayabileceğimize
inanıyoruz. 2050'de tam anlamıyla net sıfır bir noktaya ulaşmak kolay
olmayabilir ancak bugüne kıyasla çok daha düşük karbonlu bir üretim yapısına
yaklaşacağımız konusunda güçlü bir inanca sahibiz. Çelik sektörü ekonomik büyümeyi
desteklemeye, istihdam yaratmaya ve sürdürülebilir şehirlerin dönüşümüne
katkı sunmaya devam edecek.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -