Ekonomi

Coface Yapay zekâ, özellikle giriş seviyesi ve karmaşık görevlerde iş gücü üzerinde giderek artan bir etki yaratıyor

ChatGPT'nin lansmanının üzerinden üç yıldan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen,
yapay zekânın (AI) istihdam üzerindeki etkisi toplu istatistiklerde hâlâ büyük
ölçüde görünür değil. Bununla birlikte, özellikle en kırılgan sektörlerin giriş
seviyesindeki pozisyonlar başta olmak üzere, iş gücü piyasasının belirli segmentlerinde
bu etki yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlıyor. Coface ile OEM (Tehdit Altındaki
ve Yeni Ortaya Çıkan Meslekler Gözlemevi) tarafından ortaklaşa hazırlanan
bu çalışma, farklı meslekleri oluşturan görevlerin yapay zekâ kaynaklı otomasyona
maruz kalma düzeyini özgün bir haritalama ile ortaya koyuyor. Araştırma,
otomasyon sınırında önemli bir değişime işaret ediyor: Yapay zekâ ile birlikte
artık bilişsel, karmaşık ve yüksek beceri gerektiren görevler de giderek daha
fazla risk altına giriyor ve bu durum istihdam yapısında köklü bir dönüşüm ihtimalini
beraberinde getiriyor.

1. Görevlerin ve mesleklerin otomasyon potansiyelini ölçmeye yönelik yenilikçi bir
metodoloji
Bu çalışmanın amacı, yapay zekânın yaygınlaşmasının iş yapış biçimlerini en çok
dönüştürme potansiyeline sahip olduğu alanları detaylı bir şekilde haritalandırmak.
Bu kapsamlı analiz, görevler, meslekler, sektörler, ülkeler ve bölgeler arasındaki
etki alanının önemli ölçüde farklılık göstermesi nedeniyle, toplu istatistiklerde
büyük ölçüde gözden kaçan kırılganlıkları ortaya koyuyor.
OEM tarafından geliştirilen metodoloji, mevcut analizlerde sıkça karşılaşılan üç
temel sınırlamayı ele alıyor: meslek analizlerinde yeterli detay seviyesinin bulunmaması,
uzman görüşlerine veya yapay zekâ tarafından üretilen değerlendirmelere
dayanan analizlerin düşük tekrar üretilebilirliği ve yapay zekâ gelişiminin
farklı aşamalarını kapsayan gerçek anlamda ileriye dönük bir perspektifin eksikliği.
Analiz edilen 923 mesleğin her biri görevlere ayrılıyor ve bu görevler fiil, nesne
ve bağlamdan oluşan üçlü yapılarla tanımlanan temel eylemlere bölünüyor. Bu
ayrıştırma, her bir görevin otomasyona ne ölçüde maruz kaldığının daha hassas biçimde
değerlendirilmesine olanak tanıyor. Temel eylemler ise açık ve tekrar üretilebilir
kurallar çerçevesinde puanlanıyor.
Bu yöntem, tespit edilen üç temel sınırlamaya somut bir yanıt sunuyor. İlk olarak,
meslek analizini önemli ölçüde derinleştirerek, ilgili meslekten bağımsız şekilde
genel temel eylemler üzerinden değerlendirme yapılmasını sağlıyor. İkinci
olarak, açık ve denetlenebilir kurallar sayesinde değerlendirmelerin tekrar üretilebilirliğini
artırıyor. Son olarak, yapay zekâ gelişiminin farklı aşamalarını
kapsayan gerçek bir ileriye dönük perspektif sunuyor. Bu kapsamda görevlerin
etkilenme düzeyi beş aşama üzerinden projekte ediliyor. Böylece analiz, tek bir
zamana ait anlık bir fotoğrafın ötesine geçerek daha kapsamlı bir çerçeve ortaya
koyuyor.
OEM ile birlikte Coface, görevlerin önem ve sıklıklarına göre ağırlıklandırılmasına
yönelik bir yöntem geliştirerek bu çerçevenin genişletilmesine katkı sağladı,
ayrıca ileriye dönük senaryoları ve puanlama kurallarını daha da geliştirdi
ve analizin ampirik kapsamını yaklaşık otuz ülkeyi kapsayacak şekilde genişletti.
Bu otomasyondan etkilenme değerlendirmesi bilinçli olarak genel bir çerçevede ve
arz yönlü bir bakış açısıyla ele alınıyor, görevlerin otomasyona teknik olarak
ne ölçüde açık olduğunu ölçüyor. Bu nedenle de net istihdam kaybının büyüklüğüne
dair herhangi bir öngörüde bulunmuyor.
Nitekim, metodolojisi gereği talep dinamiklerini, yeni görevlerin ortaya çıkma potansiyelini
veya yapay zekânın fiili kullanımını yavaşlatabilecek ya da sınırlayabilecek
sürtünmeleri dikkate alınmıyor.

2. Meslek grupları arasında farklılaşan etkilenme düzeyi: Yapay zekâ ağırlıklı olarak
bilişsel ve bilgi temelli faaliyetleri hedef alıyor
Çalışma, önceki otomasyon dalgalarına kıyasla önemli bir kırılmaya işaret ediyor:
Yapay zekâ, robotik veya yazılım gibi teknolojilerin bir devamı olmaktan ziyade,
odağı karmaşık ve tekrara dayanmayan bilişsel görevlere kaydırıyor. Etkisi
ise oldukça farklı katmanlarda hissediliyor, öncelikle görev düzeyinde ortaya çıkıyor,
ardından meslekler, meslek grupları ve bu mesleklerin yoğunlaştığı sektörler
üzerinde eşit olmayan bir etki yaratıyor.
İncelenen ana senaryoda, yani ajan tabanlı yapay zekânın yaygınlaşması durumunda,
yaklaşık her sekiz meslekten biri otomasyona açık görevler açısından %30 eşiğini
aşıyor. Çalışma bu oranı, meslekte derin bir dönüşümün başladığı eşik olarak
tanımlıyor. Bu durum, mesleklerin tamamen ortadan kalkması anlamına gelmese de,
iş gücünün yeniden konumlanması açısından önemli değişimlerin önünü açıyor.
En yüksek etki ise mühendislik, bilgi teknolojileri, idari işler, finans, hukuk
ile bazı yaratıcı ve analitik mesleklerin bulunduğu, bilişsel yoğunluğu ve bilgiye
dayalı yapısı güçlü alanlarda görülüyor.
Meslek grubuna göre, görevlerinin %30'u veya daha fazlası otomatikleştirilebilen
mesleklerin sayısı, Özel Ajan senaryosu
Buna karşılık, otomasyona en az maruz kalan meslekler büyük ölçüde manuel becerilere
dayanan ya da standartlaştırılması zor insan etkileşimleri içeren alanlarda
yoğunlaşıyor. Üretim, inşaat, bakım, ulaşım, yeme-içme hizmetleri, temizlik ile
bazı bakım ve destek faaliyetleri bu grupta öne çıkıyor.
Çalışma ayrıca, incelenen her iş gücü piyasasında risk altındaki iş içeriğini ölçmek
amacıyla, 923 mesleğin her birinde otomasyona açık görevlerin oranını o mesleğin
istihdam hacmiyle karşılaştırıyor. Bu veriler sekiz geniş kategori altında
gruplandırılarak, en yüksek risk altında bulunan meslek grupları belirleniyor.
Temel bulgular oldukça net: yönetim ve idari işler, yaratıcı meslekler, hukuk ve
finans ile mühendislik ve bilgi teknolojileri alanlarında iş içeriğinin dörtte
birinden fazlası otomasyona açık durumda. Buna karşılık, yüz yüze hizmetler ile
teknik, zanaat ve endüstriyel üretim mesleklerinde bu oran %10'un altında kalıyor.
Bakım, eğitim, satış ve genel olarak insan etkileşimine dayalı meslekler
ise ara bir konumda yer alıyor, bazı görevler risk altında bulunurken, insan unsurunun
güçlü varlığı koruyucu bir etki yaratmaya devam ediyor.

3. Ülkeler arasında belirgin farklılıklar
Çalışma, ülkelerin yapay zekâ kaynaklı otomasyondan etkilenme düzeyenin önemli ölçüde
farklılık gösterdiğini ortaya koyuyor. Toplam istihdam içindeki otomasyona
açık görevlerin oranı Türkiye'de yaklaşık %12 seviyesindeyken, Birleşik Krallık'ta
%20'ye yaklaşıyor. Bu farklılıkların temel nedeni, ekonomilerin yapısının
istihdam dağılımını ve dolayısıyla otomasyona açık görevlerin oranını büyük ölçüde
belirlemesi olarak öne çıkıyor.
Daha yüksek gelir seviyesine sahip ve bilişsel hizmetlere daha fazla odaklanan ekonomiler
otomasyona daha yüksek düzeyde maruz kalıyor. Birleşik Krallık'ın yanı
sıra Hollanda, İrlanda ve Lüksemburg gibi ülkelerde bilgi yoğun mesleklerin daha
yüksek oranda bulunması bu tabloyu destekliyor. Buna karşılık, istihdamın ticaret,
kişisel hizmetler, inşaat, ulaşım veya fiziksel yoğunluğu yüksek diğer
faaliyetlerde yoğunlaştığı ülkelerde etkilenme düzeyi daha sınırlı kalıyor.
Çalışma, benzer özellikler taşıyan ülkeleri beş farklı grup altında sınıflandırıyor.
Bu kapsamda Portekiz ve İtalya (%16), İspanya, Yunanistan, Bulgaristan (%15),
Romanya (%13) ve Türkiye (%12) etrafında daha esnek ve kendi içinde farklılıklar
barındıran bir Güney Avrupa kümesi tanımlanıyor.
Türkiye, otomasyon etkisine göre sıralanan ülkeler arasında düşük etki grubunda
yer alıyor. Bu grupta yer alan ülkeler Kuzey ve Kuzeybatı Avrupa'ya kıyasla yüksek
otomasyon etkisine sahip kurumsal ve bilgi-yoğun mesleklerin daha düşük paya
sahip olduğu, buna karşılık satış, kişisel hizmetler, inşaat, ulaşım ve bazı
durumlarda tarım gibi alanların istihdam yapısında daha yüksek ağırlık taşıdığı
bir profil sergiliyor.

4. İstihdamın ötesinde: değer paylaşımı, sosyal koruma, eğitim, yeni bağımlılıklar…
Şu anda cevabı bulunmayan pek çok soru.
Yapay zekanın yaygınlaşmasının olası etkileri, yalnızca istihdam meselesinin ötesine
uzanıyor. Yapay zeka, vasıflı ve yüksek ücretli meslekleri hedef aldığı için
yaygınlaşması nihayetinde ekonomik ve sosyal dengeleri bozabilir.
En vasıflı mesleklerde gerçekleştirilen bazı görevleri otomatikleştirerek, katma
değerin önemli bir kısmını işgücünden sermayeye kaydırabilir. Vergi sistemleri
büyük ölçüde işgücünün doğrudan ve/veya dolaylı vergilendirilmesine dayanan ülkeler
için bu gelişme, vergi gelirlerini (sosyal güvenlik primleri, gelir vergisi,
KDV vb.) azaltırken aynı zamanda kamu harcamalarını (işsizlik sigortası, eğitim)
artırarak çifte bir bütçe sorunu yaratabilir.
Çalışma ayrıca, eğitimin değerini ve çeşitli eğitim yollarının sonunda halihazırda
verilen nitelikleri daha geniş bir perspektiften ele almamızı öneriyor. Uzun
süreli eğitim programlarının hazırladığı bazı görevler daha kolay otomatikleştirilebilir
hale gelirse, eğitim düzeyi, ücret ve iş güvenliği arasındaki bağlantı
zayıflayabilir. Yükseköğretimin artık gerekli olmadığı sonucuna (henüz) varmadan,
bu bulgular işverenlerin yalnızca niteliklere daha az önem verebileceğini
ve bunun yerine muhakeme, uyum sağlama veya yapay zekanın kullanımını denetleme
becerisi gibi yapay zekayı tamamlayıcı nitelikteki becerilere odaklanabileceğini
gösteriyor.
Son olarak, yapay zekanın yükselişi, en kritik varlıklarının (yarı iletkenler, dil
modelleri, veri merkezleri) bu teknolojileri kontrol eden sınırlı sayıda şirket
ve ülke elinde yoğunlaşması nedeniyle yeni jeopolitik, lojistik ve operasyonel
güvenlik açıklarına yol açabilir.

Sonuç: Çalışma hayatını yeniden şekillendirebilecek bir dönüşüm
Bu dönüşümlerin tam olarak nasıl bir seyir izleyeceği belirsizliğini korusa da ve
görevlerin teknik yönünden istihdam üzerindeki net etkilerine geçişin hiçbir
şekilde kendiliğinden gerçekleşmeyecek olsa da, bir nokta açıkça göze çarpıyor:
Yapay zeka, iş dünyasının kenarlarında değil, uzun süredir en güvenli olarak algılanan
bilişsel, rutin olmayan ve vasıflı işlevlerin bir kesiminde kullanılıyor.
Bu işlevler, gelir, katma değer ve vergi geliri yaratmada önemli bir rol oynayan
mesleklerin bir parçasını oluşturduğundan, işlerin doğasını ve bunların temelini
oluşturan dengeleri çeşitli derecelerde yeniden şekillendirmeden böyle
bir dönüşümün gerçekleşmesi olası görünüyor.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -