Ekonomi

DEİk/Olpak Artan küresel güvenlik ihtiyaçları, ekonomik iş birlikleri için önemli fırsatlar oluşturuyor

DEİK Başkanı Nail Olpak, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi
kapsamında düzenledikleri Türkiye-ABD Savunma Sanayii İş Birliği Yuvarlak Masa
toplantısını değerlendirdi.

Olpak: Günümüzün stratejik ortamı göz önüne alındığında, artan küresel güvenlik
ihtiyaçları, savunma tedariki, endüstriyel kapasite ve idame alanlarında daha
derin iş birlikleri için önemli fırsatlar yaratmaktadır. Türkiye'nin gelişmiş üretim
kabiliyetlerini, çevik üretim tabanını ve kanıtlanmış savunma sanayi uzmanlığını,
Amerikan savunma ekosisteminin teknolojik liderliği ve tedarik ihtiyaçları
ile bir araya getirmenin büyük bir değer taşıdığına inanıyoruz. Türk savunma
firmaları, üretimi hızla ölçeklendirme, güvenilir tedarik zinciri çözümleri
sunma, zorlu askeri standartlarda üretim yapma ve operasyonel gereksinimlere özel
ürünler geliştirme yeteneklerini kanıtlamış durumda.

DEİK olarak NATO Zirvesi kapsamında, Türkiye-ABD Savunma Sanayii İş Birliği Yuvarlak
Masa Toplantımızı, Milli Savunma Bakan Yardımcımız Salih Ayhan, ABD Savunma
Bakan Yardımcısı Michael Duffey, DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) Başkanımız
Murat Özyeğin, ATBR Başkanı General James Jones, AmCham Türkiye Başkanı Emre
Karter ile Türk-Amerikan savunma sanayii ve iş dünyasının önde gelen temsilcilerinin
katılımıyla gerçekleştirdik. Toplantıda özellikle özel sektörün talep ve
önerilerini aktardığı bölüm son derece dinamik ve sonuç odaklı bir atmosferde geçti.
ABD'nin önde gelen 8 savunma sanayi şirketi ile Türkiye'nin bu alandaki en
yetkin 12 firmasını bir araya getiren seçkin katılımcı profili, stratejik iş
birliği fırsatlarının kapsamlı şekilde ele alınmasına imkân sağladı. Görüşmelerde,
iş birliğinin önündeki engellerin kaldırılması ve küresel tedarik zincirlerinde
yaşanan sorunların aşılmasına yönelik somut çözüm önerileri masaya yatırıldı.

Uzun yıllardır transatlantik güvenliğinin temel taşı olan NATO'nun bu yılki zirvesi
bize bir kez daha göstermektedir ki güçlü ittifaklar yalnızca siyasi ve askerî
iş birliğiyle değil, aynı zamanda dayanıklı sanayiler ve güvene dayalı ortaklıklarla
inşa edilebilir. Türkiye ve ABD savunma sanayileri, uzun yıllara dayanan
iş birliğini karşılıklı güven temelinde daha da ileri taşıma konusunda önemli
bir mesafe katetti. Küresel belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin arttığı
bir dönemde, bu güven ortamı stratejik bir avantaj niteliği taşıyor. Bugün aynı
masada bir araya gelen Türk ve Amerikan şirketleri ile ortaya konulan ortak vizyon
ve projeler, iş birliğinin önümüzdeki dönemde daha da derinleşeceğine işaret
ediyor.

Öngörülebilirlik beklentisi ve güven rekabetini göz önünde bulundurduğumuzda, geleceğimizi
şekillendirirken, bugünün gerçeklerine uygun, tamamen yeni bir yaklaşıma
sahip olmamız gerekiyor düzenlediğimiz yuvarlak masa toplantısının, fırsatları
belirlemek, ortak bir zemin oluşturmak ve endüstriyel ile ekonomik bağlarımızı
derinleştirmek için bir platform görevi görmesini bekliyoruz dedi.

NATO Zirvesi'ni iş dünyası adına değerlendiren Olpak şunları kaydetti:
Türkiye'nin 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları
Zirvesi'ne ev sahipliği yapmasını, yalnızca diplomatik açıdan değil, ekonomi,
teknoloji, savunma sanayii ve uluslararası yatırım ortamı bakımından da önemli
sonuçlar doğurabilecek stratejik bir gelişme olarak değerlendiriyoruz.

Günümüzde güvenlik, enerji güvenliği, kritik mineraller, tedarik zincirleri, siber
güvenlik, yapay zekâ ve kritik altyapıların korunmasını da kapsayan çok boyutlu
bir kavram haline geldi. Bu nedenle Türkiye'nin jeopolitik avantajı aynı zamanda
ekonomik ve ticari bir avantaja dönüştü.

Diğer taraftan, küresel sistemde güvenlik ile ekonomik rekabet arasındaki sınırlar
giderek ortadan kalkmaktadır. Savunma sanayii de hem ekonomik hem de ulusal
güvenlik politikalarının ortak kesişim noktasını oluşturmaktadır. Bu çerçevede
NATO Zirvesi yalnızca güvenlik politikalarının değil, yeni ekonomik mimarinin de
tartışıldığı önemli bir platform olacaktır.

Son yirmi yılda yerlilik oranını yüzde 80'in üzerine çıkaran Türk savunma sanayii,
NATO ülkeleriyle ortak üretim, teknoloji geliştirme ve tedarik zinciri entegrasyonu
açısından önemli bir kapasiteye ulaşmış durumda. NATO'nun son dönemde savunma
üretim kapasitesini artırma politikalarının, Türk şirketleri açısından yeni
fırsatlar sunduğunu ve Türk firmalarının görünürlüğünün artırılması açısından
büyük önem taşıdığı kanaatindeyiz.

Biz de DEİK olarak, bu süreci yalnızca bir güvenlik zirvesi olarak değil, küresel
yatırım, teknoloji ve sanayi ortaklıklarını güçlendirecek, Türkiye'nin ekonomik
rekabet gücünü ve uluslararası yatırım çekme kapasitesini destekleyecek stratejik
bir fırsat olarak değerlendiriyoruz.

Küresel ticaret ve ekonominin kurallarının yeniden yazıldığı yeni dünya düzeninde
geleneksel rekabet unsurları olan fiyat, kalite, hız gibi kavramlara güven rekabeti
de eklendi. Artık firmalar ve ülkeler güven rekabeti ekseninde de stratejiler
geliştiriyor. DEİK olarak biz de bu yeni dünya düzeninde oyunun yeni adının
ticari diplomasi (Business Diplomacy) olacağını görüyor ve buna göre stratejiler
geliştiriyoruz. Bu kapsamda, zirvenin Türkiye'nin uluslararası diplomaside
önemini artıracağının farkında olarak biz de bu sürece ticari diplomasi faaliyetlerimize
katkı vermenin gayreti içerisindeyiz.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -