Ekonomi

DENİB Başkanı Uğurlu Enflasyonla mücadelede ortak sorumluluk ve eşgüdüm önem taşıyor

DENİB Başkanı Osman Uğurlu, TCMB Para Politikası Kurulu'nun PPK kararını değerlendirdi.
Yayınlanan basın bülteninde şu ifadelere yer verildi:

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu'nun temmuz ayı toplantısı
bugün gerçekleştirildi. Piyasanın genel beklentisi, politika faizinin
mevcut seviyesinde korunacağı, olası faiz indiriminin ise Eylül-Ekim dönemine
ötelenebileceği yönündeydi. Merkez Bankası da beklentilere paralel bir karar alarak
politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Böylece ocak ayında yüzde
38'den yüzde 37'ye indirilen politika faizi, dördüncü kez üst üste aynı seviyede
kaldı.

Enflasyonla Mücadelede Ortak Sorumluluk ve Eşgüdüm Önem Taşıyor
Enflasyonla mücadelenin kamu, reel sektör ve tüm ekonomik aktörlerin ortak sorumluluğuyla
kararlılıkla sürdürülmesi büyük önem taşıyor. Enflasyonda kalıcı iyileşmenin
sağlanmasıyla birlikte para politikasında oluşacak normalleşme sürecinin,
ihracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştıracak adımlarla desteklenmesini
bekliyoruz.

Üretim ve İhracat İçin Finansman Kanalları Desteklenmeli
Bu kapsamda, ihracatçı firmalara yönelik kredi kullandırım sınırlamalarının gözden
geçirilmesi, ticari krediye erişimin kolaylaştırılması, Eximbank kaynaklarının
artırılması ve reeskont kredilerinin daha etkin kullandırılmasının üretim, yatırım
ve ihracatımıza önemli katkı sağlayacağını düşünüyorum. İhracatçımızın küresel
pazarlardaki rekabet gücünü koruyabilmesi için uygun maliyetli ve erişilebilir
finansman imkânlarının güçlendirilmesi büyük önem taşıdığını vurgulamak
istiyorum.

Enflasyon kalıcı şekilde kontrol altına alınmadan üretimde, ihracatta ve sanayide
yeniden güçlü bir rekabet gücü yakalamak kolay görünmüyor. Fiyat istikrarı, yatırımın,
öngörülebilirliğin ve sürdürülebilir büyümenin en önemli temellerinden
birini oluşturuyor. Enflasyonun kalıcı olarak düşmesiyle birlikte üretim gücümüzün
artacağına, ihracatımızın yeniden daha rekabetçi bir konuma ulaşacağına ve
ülkemizin ekonomik potansiyelini çok daha güçlü şekilde ortaya koyacağına inanıyorum.
Güçlü üretim, güçlü ihracat ve güçlü Türkiye'nin yolu kalıcı fiyat istikrarından
geçiyor.

Kalıcı Fiyat İstikrarı ve Uygun Finansman Birlikte Ele Alınmalı
Bununla birlikte ihracatçılarımız yalnızca dış pazarlardaki rekabet koşullarıyla
değil, aynı zamanda yüksek finansman maliyetleriyle de mücadele ediyor. Pazartesi
günü kamuoyuyla paylaşılan İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 verileri
de mevcut ekonomik görünümün reel sektör üzerindeki etkilerini açık şekilde
ortaya koyuyor. Sanayicinin oluşturduğu faaliyet kârının yaklaşık %87'si finansman
giderlerine ayrılırken, işletmeler yatırım, üretim, teknoloji ve ihracata
yönlendirebilecekleri kaynakların önemli bir bölümünü finansman maliyetleri için
kullanmak durumunda kalıyor. Finansman giderlerinin ulaştığı seviyeler, elde edilen
kazancın büyük ölçüde finansman maliyetleri tarafından eritildiğini gösteriyor.
Bu tablonun, yüksek finansman maliyetlerinin üretim kapasitesi, yatırım
iştahı ve uluslararası rekabet gücü üzerindeki baskısını somut verilerle ortaya
koyduğunu ifade edebilirim.

Küresel ekonomide jeopolitik gelişmelerin belirsizlikleri artırdığı ve uluslararası
rekabetin her geçen gün yoğunlaştığı bir dönemde yüksek finansman maliyetleri,
işletme sermayesini, yatırım kararlarını ve firmalarımızın rekabet gücünü doğrudan
etkiliyor. Bu nedenle enflasyonla mücadele sürerken, ihracatçının uygun
koşullarda finansmana erişimini destekleyecek mekanizmaların da güçlendirilmesi
büyük önem taşıyor.

İhracatçılarımız mevcut küresel zorluklara rağmen üretmeye, istihdam sağlamaya ve
ülkemize döviz kazandırmaya devam ediyor. Bu başarının sürdürülebilmesi için
enflasyonun kalıcı şekilde kontrol altına alınması, finansmana erişimin kolaylaştırılması
ve öngörülebilir ekonomi politikalarının kararlılıkla uygulanması büyük
önem taşıyor. Enflasyonda kalıcı iyileşmenin sağlanması ve fiyat istikrarı
ile üretim ve ihracatı destekleyen politikaların birlikte yürütülmesinin para politikasında
başlayacak normalleşme sürecinin yatırımı, üretimi ve ihracatı destekleyen
bir zemini beraberinde getireceğine inanıyorum.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -