Ekonomi

DENİB Denizli ihracatı haziranda yüzde 39 artışla 468 milyon dolara ulaşarak yeniden yükselişe geçti

Haziran ayı ihracat rakamları açıklandı. Ülkemiz ihracatı haziranda yüzde 21,8 artışla
24,9 milyar dolar olarak gerçekleşti. TİM tarafından açıklanan Denizli ihracatı
haziran ayında yüzde 39 artışla 468 milyon dolar oldu. Denizli, 2026 yılının
ilk yarısında gösterdiği ihracat performansıyla Türkiye ihracatında 8. sırada
yer aldı. Denizli İhracatçılar Birliği'nce kayda alınan ihracat ise yüzde
37,7 artışla 349 milyon dolara oldu.

Ocak-Haziran döneminde ise Denizli ihracatı yüzde 7,2 artışla 2 milyar 448 milyon
dolar olarak gerçekleşti. Yılın ilk yarısını ihracatımızı artırarak tamamlamış
olmamız, küresel ekonomideki belirsizliklerin ve rekabet koşullarındaki zorluğun
devam ettiği bir dönemde Denizli ihracatının dayanıklılığını ortaya koyuyor.
Özellikle haziran ayında elde edilen güçlü performansı, üretim gücümüzün, ihracatçılarımızın
rekabetçiliğinin ve pazar çeşitliliğinin önemli bir göstergesi
olarak değerlendirebiliriz.

Takvim Etkisinin Ortadan Kalkmasıyla Denizli İhracatı Yeniden Güç Kazandı
Mayıs ayında takvim etkisinin belirleyici olduğu ihracat performansının ardından,
Haziran ayında çalışma günü sayısının geçen yılın aynı ayına göre 3,5 gün daha
fazla olmasının da katkısıyla Denizli ihracatı yeniden ivme kazandı. Takvim etkisinin
ortadan kalkmasıyla birlikte ihracatımızın yeniden artış eğilimine girmesini
memnuniyetle karşılıyoruz.

Bununla birlikte, elde edilen bu performansı yalnızca çalışma günü farkından kaynaklı
tek bir değişkene bağlayamayız. İhracatçılarımız, yüksek finansman maliyetleri,
artan üretim giderleri, kur-enflasyon dengesizliği, küresel pazarlarda devam
eden yoğun rekabet ve jeopolitik gelişmelerin oluşturduğu belirsizliklere
rağmen üretmeye, istihdam sağlamaya ve ülkemize döviz kazandırmaya kararlılıkla
devam ediyor. Tüm bu zorlu faaliyet koşulları altında ihracatımızın yeniden artış
göstermesi, Denizli ihracatçısının güçlü üretim altyapısını, sektörel çeşitliliğini,
değişen piyasa koşullarına uyum kabiliyetini ve uluslararası pazarlardaki istikrarlı
duruşunu bir kez daha ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde ihracatçılarımızın rekabet
gücünü destekleyecek finansman ve maliyet odaklı adımların hayata geçirilmesiyle birlikte
bu olumlu ivmenin daha da güçleneceğine inanıyoruz.

Önde Gelen Tüm Sektörlerimizde İhracat Artışı
Haziran ayında, ilimizin elektrik-elektronik ihracatı yüzde 73 artışla 121 milyon
dolar, tekstil-konfeksiyon ihracatı yüzde 22 artışla 116 milyon dolar, demir-demir
dışı metaller ihracatı yüzde 44 artışla 78 milyon dolar, tarım ihracatı yüzde
21 artışla 32 milyon dolar, madencilik ihracatı yüzde 34 artışla 29 milyon
dolar oldu.

Ocak-Mayıs döneminde yüzde 5,3 seviyesinde gerçekleşen tekstil ve konfeksiyon
ihracatındaki daralma, Haziran ayındaki yüzde 22'lik artışın etkisiyle Ocak-Haziran
döneminde yüzde 1,6'ya geriledi.

Bu görünüm, sektörümüzde uzun süredir devam eden daralma eğiliminin hız kestiğini
ve toparlanma yönünde olumlu sinyallerin güçlenmeye başladığını gösteriyor. Önümüzdeki
dönemde sektörümüzün yeniden büyüme ivmesi yakalamasını umuyoruz.

Zirvede Yine İngiltere Var
Haziran ayında, ilimiz ihracatında lider konumda olan İngiltere'ye ihracatımız yüzde
83 oranında artışla 90 milyon dolar olarak kaydedildi. Ardından gelen ABD'ye
ihracatımız yüzde 37 artışla 39 milyon dolar, üçüncü sırada yer alan İtalya'ya
ihracatımız yüzde 19 artışla 38 milyon dolar, dördüncü sırada yer alan Almanya'ya
ihracatımız yüzde 26 artışla 32 milyon dolar, beşinci sırada yer alan Hollanda'ya
ihracatımız yüzde 60 artışla 23 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Reeskont Kredi Limiti 5 Milyar TL'ye Yükseltildi
Daha önce 4,5 milyar lira olan reeskont kredilerinin günlük limitinin 5 milyar liraya
yükseltilmesini, ihracatçılarımızın finansmana erişiminin desteklenmesi açısından
önemli ve yerinde bir adım olarak değerlendiriyoruz. Finansman maliyetlerinin
yüksek seyrettiği ve krediye erişimin zorlaştığı bir dönemde alınan bu
kararın, ihracatçılarımızın üretim, yatırım ve ihracat faaliyetlerine olumlu katkı
sağlayacağına inanıyoruz.

Bu önemli düzenlemenin hayata geçirilmesinde desteklerini esirgemeyen başta Sayın
Cumhurbaşkanımız olmak üzere, ekonomi yönetimimize, ilgili bakanlıklarımıza,
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankamıza ve katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara ihracatçılarımız
adına teşekkür ediyoruz.

Haziran Ayında Tüketici Fiyat Endeksi (Tüfe) Aylık %0,99, Yıllık %32,11, Arttı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Haziran ayında Tüketici Fiyat
Endeksi (TÜFE) aylık bazda yüzde 0,99, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE)
ise yüzde 1,80 arttı. Bu artışlarla birlikte yıllık enflasyon, TÜFE'de yüzde 32,11,
Yİ-ÜFE'de ise yüzde 28,09 seviyesine ulaştı.

Haziran ayında aylık enflasyonun yüzde 0,99 ile görece sınırlı gerçekleşmesine rağmen,
yıllık enflasyonun yüzde 32,11 seviyesinde bulunması fiyat baskılarının
ekonomide etkisini sürdürdüğünü gösteriyor. Enflasyona en yüksek katkıyı 9 puan
ile gıda ve alkolsüz içecekler grubu sağlarken, konut 6 puan ve ulaştırma 5 puan
ile öne çıkan diğer harcama grupları oldu. Özellikle gıda ve barınma maliyetlerindeki
yüksek seyir, hane halkı bütçeleri üzerindeki baskının devam ettiğini
ortaya koyuyor. Aylık enflasyonda önceki dönemlere kıyasla daha ılımlı bir görünüm
oluşsa da, yıllık enflasyonun halen %30'un üzerinde seyretmesi fiyat istikrarının
tam anlamıyla sağlanamadığını ve dezenflasyon sürecinin zamana ihtiyaç
duyduğunu gösteriyor.

Üretici enflasyonunun yüzde 28 seviyesinde seyretmesi ise, maliyet baskılarının
kısmen azaldığına işaret etse de, üretici fiyatlarından tüketici fiyatlarına geçiş
etkisi hâlen önemli bir unsur olmaya devam ediyor. Bu nedenle maliyet kanadındaki
iyileşmenin kalıcı hale gelmesi, hem fiyatlandırma davranışlarının normalleşmesi
hem de reel sektörün planlama kapasitesinin güçlenmesi açısından önemli
bir başlık olmaya devam ediyor.

Türkiye İmalat PMI Haziran Ayında 47,1 Olarak Gerçekleşti
Mayıs ayında 49,8 olan manşet PMI, Haziran'da 47,1'e gerileyerek imalat sektörünün
faaliyet koşullarında belirgin bir yavaşlamaya işaret etti. Böylece sektörün
performansında zayıflama eğilimi üst üste 27'nci aya ulaştı. Anket katılımcılarına
göre, üretimdeki yavaşlamanın kaynağında Orta Doğu'daki savaşın yol açtığı
piyasa belirsizliği, yeni siparişlerde süregelen düşüş ve fiyat artışları gibi
faktörler yer aldı.

Bölgedeki gerilim nedeniyle firmalar ham madde tedarikinde zorluklarla karşılaşmaya
devam etti ve tedarikçilerin teslim süreleri Haziran'da da uzadı. Bununla birlikte,
teslimat sürelerindeki artış Şubat ayından bu yana en ılımlı düzeyde gerçekleşti.

Son olarak, büyük ölçüde zayıf talep koşullarının etkisiyle firmalar Haziran ayında
hem girdi hem de nihai ürün stoklarını azaltmaya devam etti.

Türkiye Sektörel PMI: Zorlu Faaliyet Koşulları Devam Ediyor
İmalat sektöründe zorlu faaliyet koşulları Haziran ayında da yaygın olarak hissedildi.
Bunun en belirgin istisnası, kimyasal, plastik ve kauçuk ürünler sektörü
oldu. Söz konusu sektörde yeni siparişler güçlü bir şekilde artarak üretimin yeniden
büyümeye geçmesini sağladı.

Daha genel olarak bakıldığında, enflasyonist baskıların hafiflemesi firmalara bir
miktar rahatlama sağladı. En güçlü maliyet baskılarının gözlendiği elektrikli
ve elektronik ürünler sektöründe, tedarik zinciri gecikmeleri de belirgin düzeyde
seyretti. Bu durum, önümüzdeki aylarda sektörün büyümesini sınırlama potansiyeli
taşıyor

PMI verileri, birçok sektörde talebin istenilen seviyeye ulaşamadığını ve üretim
faaliyetlerinin baskı altında kalmaya devam ettiğini gösteriyor. Küresel talepteki
dalgalanmalar, yüksek finansman maliyetleri ve üretim üzerindeki maliyet baskıları
ihracatçı firmalarımızı etkilemeye devam ediyor.

İmalat sanayinde üretim, siparişler ve tedarik süreçlerine ilişkin göstergelerde
görülecek iyileşmenin kalıcı hale gelmesi, ihracat performansının desteklenmesi
açısından önem taşıyor.

Merkez Bankası Politika Faizini Yüzde 37'de Sabit Tuttu
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Haziran ayı toplantısında
politika faizini yüzde 37'de sabit bıraktı.

Enflasyonla mücadelede elde edilen kazanımların korunması büyük önem taşırken, yılın
geri kalanında enflasyondaki düşüş eğiliminin kalıcı hale gelmesiyle birlikte
para politikasında kademeli bir normalleşme sürecinin başlamasını temenni ediyoruz.
Daha dengeli bir faiz ortamının üretim, yatırım ve ihracata olumlu katkı
sağlayacağına inanıyoruz. Bununla birlikte, Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilimlerin
enerji fiyatları üzerinden küresel enflasyonist baskıları artırması
ve merkez bankalarının temkinli para politikalarını sürdürmesi ihracatçılar açısından
belirsizlikleri canlı tutuyor.

Yüksek enerji, lojistik ve finansman maliyetleri üretim ve ihracat üzerinde baskı
oluştururken, ihracatçılarımızın rekabet gücünü koruyabilmesi ve yeni pazarlara
açılabilmesi için uygun maliyetli ve erişilebilir finansman imkânlarının güçlendirilmesi
büyük önem taşıyor.

Dünyada Para Politikalarında Temkinli Duruş Sürüyor
ABD Merkez Bankası (FED), Kevin Warsh başkanlığındaki ilk toplantısında politika
faizini beklentilere paralel olarak sabit bıraktı. ABD'de yıllık enflasyonun yüzde
4,2 seviyesine yükselmesi, para politikasındaki sıkı duruşun korunmasına yol
açarken, Orta Doğu'da ateşkes sağlanmasına rağmen barışın kalıcılığına ilişkin
belirsizlikler küresel ekonomide risk unsuru olmaya devam ediyor.

Avrupa Merkez Bankası (ECB), enflasyondaki artış nedeniyle yaklaşık üç yıl aranın
ardından ilk kez mevduat faiz oranını artırarak yüzde 2,0'dan yüzde 2,25'e yükseltti.
İran savaşının ardından artan enerji maliyetlerinin körüklediği enflasyon
oranı, Euro Bölgesi'nde son dönemde yüzde 3,2 ile Avrupa Merkez Bankası'nın
yüzde 2,0 hedefinin belirgin şekilde üzerine çıkmıştı. Avrupa Merkez Bankası,
son faiz artırımını Eylül 2023'te yapmıştı.

Japonya Merkez Bankası (BOJ) ise salı günü politika faizini ekonomistlerin beklentilerine
paralel olarak yüzde 1'e yükseltti. Bu kararla Japonya Merkez Bankası
faizi 1995 yılından bu yana ilk kez yüzde 1 seviyesine çıkarmış oldu. Faiz artırımı,
Japonya'nın zayıf yen ve yükselen enflasyonla mücadele ettiği bir dönemde
geldi. Enflasyondaki yukarı yönlü baskının, kısmen İran savaşı nedeniyle artan
enerji maliyetlerinden kaynaklandığı belirtiliyor.

Fed'in faizleri sabit tutması, Avrupa Merkez Bankası'nın yaklaşık üç yıl sonra yeniden
faiz artırımına gitmesi ve Japonya Merkez Bankası'nın politika faizini son
30 yılın en yüksek seviyesine çıkarması, küresel ölçekte sıkı para politikalarının
etkisini koruduğunu gösteriyor. Enflasyonla mücadele önceliğinin devam etmesi,
finansman maliyetlerinin yüksek seyretmesine neden olurken, küresel talep
ve yatırım iştahı üzerinde de baskı oluşturuyor.

Denizli'den İhracat ve Üretimde Güçlü Başarı: TİM İlk 1000 İhracatçı Araştırması'nda
23, İSO 500'de 13 Denizli Firması Yer Aldı
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından her yıl açıklanan Türkiye'nin İlk
1000 İhracatçı Araştırması sonuçlarına göre, 2025 yılında Denizli'de üretim ve
yatırımı bulunan 23 firma listeye girme başarısı gösterdi.

Denizli'nin üretim gücünü, ihracattaki istikrarını ve küresel pazarlardaki rekabetçiliğini
bir kez daha ortaya koyan bu başarı, Denizli'nin Türkiye ihracatındaki
güçlü konumunu da teyit ediyor.

İstanbul Sanayi Odası tarafından her yıl duyurulan Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi
Kuruluşu sonuçlarına göre ise, 2025 yılında Denizli'de üretimi ve yatırımı bulunan
13 firma listeye girdi.

Bu başarı, ilimizin güçlü sanayi altyapısını, yüksek üretim kapasitesini ve katma
değer oluşturan sanayi yapısını bir kez daha ortaya koydu. Üretim gücüyle Türkiye
ekonomisine önemli katkılar sunan Denizli, sanayide sürdürülebilir büyümesini
istikrarlı şekilde devam ettirirken, güçlü üretim altyapısı ve girişimcilik
kültürüyle ülkemizin önde gelen sanayi merkezleri arasında yer almayı sürdürüyor.

Denizli'nin Üretim ve İhracattaki Gücü Bir Kez Daha Tescillendi
Türkiye'nin en önemli üretim ve ihracat merkezlerinden biri olan Denizli, TİM İlk
1000 İhracatçı Araştırması'nda 23, İSO 500 Araştırması'nda ise 13 firmayla temsil
edilerek üretim, yatırım ve ihracattaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya
koydu. Köklü üretim kültürü, güçlü sanayi altyapısı, nitelikli iş gücü ve ihracat
odaklı üretim anlayışıyla Denizli, ülkemizin ekonomik kalkınmasına değer katmayı
sürdürüyor. 25 farklı sektörde 183 ülkeye ihracat gerçekleştiren ilimiz,
uluslararası pazarlardaki güçlü konumunu korurken sanayi ve ihracattaki istikrarlı
performansıyla Türkiye'nin önde gelen üretim ve ticaret merkezleri arasında
yer almaya devam ediyor.

Diğer yandan, ihracatçılarımızın bu başarısını, jeopolitik gelişmelerin neden olduğu
belirsizliklerin, finansmana erişimde yaşanan güçlüklerin ve kur-enflasyon
dengesizliğinin dış ticaret üzerinde önemli baskılar oluşturduğu bir dönemde ayrıca
kıymetli buluyoruz. Tüm bu zorluklara rağmen üretmeye, istihdam oluşturmaya,
yatırım yapmaya ve ülkemize döviz kazandırmaya devam eden ihracatçılarımız,
Denizli ekonomisinin ve Türkiye ihracatının en önemli itici gücü olmayı sürdürüyor.
Bu vesileyle, bu başarıda emeği bulunan tüm ihracatçılarımızı ve sanayicilerimizi
gönülden tebrik ediyorum.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -