DHL E-Ticaret Trendleri Raporu'na göre, alışveriş yapanların yüzde 79'u kötü iade politikaları nedeniyle alışverişi tamamlamıyor
Yoğun tatil alışveriş sezonu sona ererken, küresel lojistik sektörü için İade Sezonu
başladı. E-ticaret tedarik zincirinin bu aşaması giderek daha kritik bir
rol oynuyor. Geçtiğimiz birkaç yıl içinde iadeler, bir maliyet kalemi olmaktan
çıkıp ön saflarda yer alan stratejik bir rekabet unsuruna dönüştü. DHL'in 2025
E-Ticaret Trendleri Raporları ve güncel operasyonel verilere göre, artık küresel
ticaretin kazananları iadeleri ortadan kaldırmaya çalışanlar değil, değer döngüsünü
en iyi şekilde yönetenler. Bu yaklaşım, küresel ağını ve çeşitli yetkinliklerini
kullanarak büyüyen dijital pazarda kapsamlı, verimli ve sürdürülebilir
e-ticaret çözümleri sunmayı hedefleyen DHL Group'un 2030 Stratejisinin de temel
başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. İadeler artık tüketici beklentisinin
ayrılmaz bir parçası haline geldiği için sektörün odağı da onları en verimli ve
sürdürülebilir şekilde kimin yönettiğine kaymış durumda.
DHL eCommerce Türkiye CEO'su Kağan Gündüz, konuyla ilgili olarak, Lojistik, e-ticaretin
büyümesinde en temel unsurlardan biri haline geldi. Müşteri deneyiminde
hız, izlenebilirlik, esneklik ve dijital çözümler, en az teslimatın kendisi kadar
belirleyici durumda. Hazırladığımız raporlar da teslimat ve iade süreçlerinin
satın alma kararında kritik rol oynadığını açıkça ortaya koyuyor. Biz de DHL
eCommerce olarak güçlü operasyonel altyapımızı, sahadaki deneyimli ekibimizi
ve dijitalleşme odağımızı bir araya getirerek, daha verimli, erişilebilir ve kullanıcı
dostu çözümler sunuyoruz. Hizmetlerimizle işletmelerin teslimat ve iade
süreçlerini rekabet avantajına dönüştürmesine destek oluyoruz. Türkiye'den dünyanın
220'yi aşkın ülkesine erişimi kolaylaştırmak, yerel üreticileri ve KOBİ'leri
global e-ticaret ekosistemine entegre etmek ve Türkiye'nin bu alandaki gücünü
artırmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. dedi.
DHL Supply Chain Türkiye Genel Müdürü Buket Cox ise Türkiye, güçlü üretim kapasitesi
ve hızla büyüyen e-ticaret ekosistemine sahip. Bu da çevik, sürdürülebilir
ve verimli işleyen tedarik zinciri operasyonlarının kritik önemini artırıyor.
DHL Supply Chain Türkiye olarak online alışverişte tüketici beklentilerinin 'hız'
ve 'kolaylık' etrafında şekillenmesine paralel olarak iade süreçlerini bir
yük olmaktan çıkarıp, verimli bir operasyona dönüştürüyoruz. İleri teknolojiyle
desteklenen operasyonlarımız, elektrikli araç filomuz, ürün güvenliği ve bütünlüğünü
koruyan faaliyetlerimizle global ağımızı gücünü de arkamıza alarak hem yerel
perakendecilerimizin müşteri memnuniyetini artırmasına yardımcı oluyor hem
de sürdürülebilirlik hedeflerine somut katkı sağlıyoruz. şeklinde konuştu.
Sürdürülebilirliği lojistik firmaları sağlıyor
Moda sektöründe iadeler, bazı alanlarda iş modelinin kendisi haline gelmiş durumda.
Bracketing olarak da bilinen, tüketicilerin bir ürünü birden fazla beden
veya renkte ürünü sipariş etme alışkanlığı, ortalama iade oranlarını yüzde 50'nin
üzerine taşıyor. IHL Group'un bracketing raporuna göre, kadın elbiseleri gibi
kategorilerde iade oranları yüzde 90'a kadar ulaşabiliyor.
Bu kadar yüksek iade oranları söz konusu olduğunda, bir markanın kârlılığı ve
sürdürülebilirlik performansı, büyük ölçüde iade lojistiğini yöneten sağlayıcının
altyapısına bağlı hale geliyor. DHL, bunu küresel çapta 42.000 elektrikli araç
ve yaklaşık 170.000 erişim noktasından oluşan yoğun bir ağ ile desteklenen sürdürülebilir
operasyon yatırımıyla yönetiyor. Ev dışı teslimat (out-of-home) noktaları
sayesinde iadelerin kat ettiği mesafe kısalırken müşteri deneyimi de iyileşiyor.
Ayrıca DHL'in etiketsiz iade çözümü, tüketicilerin yalnızca bir QR kod
ile iade yapmasına imkân tanıyarak hem kâğıt israfını azaltıyor hem de Z Kuşağı
gibi dijital odaklı kuşakların beklentilerini karşılıyor.
Bu yüksek hacim, uzmanların Görünmez Değer Havuzu olarak adlandırdığı, küresel
ölçekte yıllık yaklaşık 62,5 milyar dolarlık bir potansiyel gelir alanı da yaratıyor.
Bu rakam, iade edilen ürünlerin varlık olarak değerlendirilmek yerine atık
olarak görülmesi nedeniyle kaybedilen değeri temsil ediyor. Sistematik kontrol,
yenileme ve yeniden satış süreçleri sayesinde şirketler, düşük değerli bertaraf
yollarına gidecek ürünlerden ciddi kazanç sağlayabiliyor. ABD'de Ulusal Perakendeciler
Federasyonu'na (NRF) göre 2024'te perakende iadeleri 890 milyar dolara
ulaşırken, iade edilen ürünlerin ölçeği birçok perakendeciyi tedarik zinciri
dayanıklılığını yeniden düşünmeye zorluyor.
Vazgeçmek İçin Tıkla Israrı
DHL e-Ticaret Trendleri Raporu: Shopper Edit verileri, sorunsuz bir iade sürecinin
satın alma kararındaki en önemli güç olduğunu gösteriyor. Online alışveriş yapanların
yüzde 79'u, iade politikası beklentilerini karşılamıyorsa satın alma
işleminden vazgeçiyor. İşletmeler genellikle taşıma sırasında hasar durumunu
öne sürse de alışveriş yapanlar iade sebeplerinin çoğunlukla yanlış beden seçimi
(yüzde 54) ve düşük ürün kalitesi (yüzde 55) olduğunu belirtiyor.
DHL eCommerce CEO'su Pablo Ciano, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: İadeler
artık onlin e alışverişin kaçınılmaz bir parçası. Veriler, tüketicilerin 'hibrit'
bir deneyim istediğini gösteriyor. Yani online satın alıp, yaygın bir teslimat
dolabı ağı veya servis noktası üzerinden iade etmek istiyorlar. Avrupa genelinde
yaklaşık 170.000 erişim noktamız ve Z Kuşağı'nın yüzde 32'sinin tercih ettiği
etiketsiz iade gibi dijital çözümlerimizle bu talebi karşılıyoruz. Bu, sadece
kolaylık sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda taşıma mesafelerini kısaltma hedefimizi
de doğrudan destekliyor.
Döngüsel Tedarik Zincirini İnşa Etmek: DHL ReTurn Network
DHL, iadeleri bir maliyet merkezi olmaktan çıkarmak için dünyanın en büyük perakende
pazarlarından birinde uzmanlaşmış DHL ReTurn Network ağını ölçeklendirdi.
Inmar Supply Chain Solutions'ın satın alınmasının ardından bu ağ, Kuzey Amerika'da
e-ticaret iadelerinden karmaşık stok fazlası ürünlere kadar her şeyi yöneten
stratejik konumdaki 11 tesiste faaliyet gösteriyor. DHL, sipariş yönetim ve
iade operasyonlarını aynı yerde toplayarak, iade edilen ürünlerin bazen aynı gün
içinde incelenmesine, yeniden stoklanmasına ve yeniden satışa sunulmasına olanak
tanıyor. Bu da stokların boşta kalma süresini önemli ölçüde azaltıyor ve
ürünlerin atık haline gelmesini engelliyor.
DHL Supply Chain EMEA CEO'su Hendrik Venter, Verimli bir tedarik zinciri, başarılı
her iade stratejisinin omurgasıdır. DHL ReTurn Network aracılığıyla sadece
kutuları hareket ettirmiyor, ürünleri yeniden pazara kazandırıyoruz. Programlarımız,
ürünleri ikincil pazarlar için gruplandırarak atık sahalarına gitmek yerine
tedarik zincirinde kalmalarını sağlıyor. Bu yaklaşım, perakendecilerin bir ürünün
yeniden satış değerinin yüzde 90'ına kadarını kazanmalarına olanak tanıyarak
verimsiz envanteri tekrar gelire dönüştürüyor. DHL ile sürdürülebilirlik ve
kârlılık aynı madalyonun iki yüzüdür, şeklinde konuştu.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -