Ekonomi

DHL Küresel Bağlantılılık Raporu 2026 ABD ve Çin ayrışmaya devam ederken küreselleşme rekor düzeyde sağlamlığını koruyor

10 Nisan 2026: Küreselleşme, yükselen jeopolitik gerginliklere, artan ABD gümrük
vergilerine ve gelecekteki ticaret politikalarına ilişkin benzeri görülmemiş
belirsizliğe rağmen, tarihsel olarak yüksek bir seviyede seyretmeye devam ediyor.
Bu durum, DHL ve New York Üniversitesi Stern School of Business tarafından açıklanan
DHL Küresel Bağlantılılık Raporu 2026'nın temel bulgularından biri. Uluslararası
ticaret, sermaye, bilgi ve insan akışlarını takip eden 9 milyondan fazla
veri noktasına dayanan rapor, küreselleşmenin mevcut en kapsamlı görünümünü
sunuyor.

Avrupa en küresel bağlantılı bölge oldu
Raporun bölgesel sıralamasında Avrupa, Kuzey Amerika ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika'nın
üstünde yer alarak bir kez daha dünyanın en küresel bağlantılı bölgesi oldu.
Avrupa'nın lider konumu, bölge içindeki güçlü ekonomik bağlarla ve dünya genelinde
son derece geniş bir küresel erişimin birleşimiyle destekleniyor. Bu durum,
birçok Avrupa ekonomisinin hem bağlantı derinliği hem de coğrafi yaygınlık
göstergelerinde sergilediği güçlü performansta da görülüyor. Avrupa'nın önde
gelen ekonomilerinin birlikte hareket etmesi, bölgenin dünyanın en küresel bağlantılı
bölgesi konumunu pekiştiriyor. Hollanda, küresel sıralamada 3'üncü sırada
yer alıyor ve yalnızca dünyanın 19'uncu büyük ekonomisi olmasına rağmen küresel
akışların 6'ncı en büyük hacmini oluşturuyor. Bu, ülkenin önemli bir lojistik
geçit olduğunu vurguluyor. Birleşik Krallık, 9'uncu sırada yer alıyor ve son
derece çeşitlendirilmiş uluslararası ilişkileri sayesinde akışların coğrafi kapsamı
açısından dünyada ilk sırada yer alıyor. 14'üncü sırada bulunan Almanya, Avrupa'nın
en büyük ekonomisi ve güçlü biçimde entegre olmuş bir merkez olmayı sürdürüyor.
Almanya'nın akışlarının üçte ikisi Avrupa içinde gerçekleşirken, küresel
ölçekte de güçlü bir çeşitliliğe sahip. Fransa, 22'nci sırada yer alıyor ve
hem ülkeye gelen hem de ülkeden çıkan greenfield doğrudan yatırımların coğrafi
çeşitliliğinde dünya lideri konumunda öne çıkıyor. İtalya ise 28'inci sırada
yer alarak güçlü Avrupa içi bağlantıları, dünyadaki en geniş küresel etki alanlarından
biriyle birleştiriyor. Bunun yanı sıra İspanya, Polonya, Çekya, Macaristan
ve Romanya gibi Güney ve Doğu Avrupa pazarları, Avrupa içindeki güçlü ekonomik
bağlantılar sayesinde bölgenin konumunu daha da güçlendiriyor. Türkiye ise
Asya ve Orta Doğu'ya açılan bir köprü rolü üstlenerek Avrupa'nın küresel bağlantılılık
konumuna katkı sağlıyor.

Küreselleşme 2022'den bu yana sağlamlığını koruyor
Rapor, küreselleşmeyi yüzde 0'dan (sınır ötesi akış yok) yüzde 100'e (sınırların
ve mesafenin hiçbir etkisi yok) kadar bir ölçekte takip ediyor. Bu doğrultuda
global küreselleşme seviyesi 2025 yılında, 2022'deki rekor seviyeye paralel olarak
yüzde 25 oldu.
DHL Express CEO'su John Pearson, Küreselleşme, direnmeye devam ediyor ve sadece
bu bile ne kadar değerli olduğunun göstergesi. Yoksulluktan iklim değişikliğine
kadar dünyanın en büyük sorunları ancak küresel düşünme yoluyla çözülebilir.
DHL Küresel Bağlantılılık Raporu, ülkelerin ve şirketlerin ulusal sınırların arkasına
çekilmediğini gösteriyor, bu iyi bir haber. DHL, pazarları, işletmeleri
ve insanları birbirine bağlayarak belirsiz zamanlarda bile uyum sağlayabilmeleri,
çeşitlenebilmeleri ve yeni fırsatlar yakalayabilmeleri için küresel bağları
güçlendiriyor dedi.
DHL Express Avrupa CEO'su Mike Parra, Avrupa, bu küresel ağda kilit bir rol oynuyor.
Bölge, dünyanın herhangi bir bölgesine kıyasla en geniş küresel etki alanlarından
birini derin ekonomik entegrasyonla birleştiriyor. Bu benzersiz konum,
Avrupalı şirketlerin rekabetçi kalmasını, dayanıklılığını korumasını ve dünyanın
her bölgesindeki büyüme fırsatlarıyla bağlantıda kalmasını sağlıyor. DHL olarak
biz de bu bağlantıyı, sektördeki en güvenilir ve en esnek uluslararası ekspres
ağıyla desteklemeye kararlıyız dedi.

2025'teki yüzde 25'lik küreselleşme seviyesi, dünyanın tam anlamıyla küreselleşmekten
ne kadar uzak olduğunun da altını çiziyor. Birçok alanda, politika kısıtlamaları
olmasa uluslararası akışların daha da artabileceği belirtiliyor.
Yapay zekânın yükselişi ve gümrük vergisi artışlarını aşma yarışı 2025'te ticareti
artırdı
Küresel ticaret 2025 yılında, dalgalı Covid-19 dönemi hariç, 2017'den bu yana herhangi
bir yıldan daha hızlı büyüdü. ABD'li ithalatçılar tarife artışları öncesinde
yılın başlarında sevkiyatları hızlandırdı. ABD'nin ithalatı önceki yıl seviyelerinin
altına düştü, ancak Çin'in ABD dışındaki pazarlara ihracatındaki artış
küresel ticaret hacimlerinin korunmasına yardımcı oldu. Ülkeler ve şirketler
yapay zekâ altyapısı kurmak için yarışırken, yapay zekâ ile ilgili malların ticareti
de arttı. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) rakamlarına göre, yapay zekâ ile ilgili
ürünler 2025'in ilk üç çeyreğinde mal ticaretindeki büyümenin yüzde 42'sini
oluşturdu.

Ticarette son durum: yüksek gümrük vergilerine rağmen büyüme devam ediyor
İleriye bakıldığında, ABD'nin son gümrük vergisi artışlarının 2026'da ticaret büyümesini
mütevazı bir şekilde yavaşlatması, ancak durdurmaması bekleniyor. Küresel
mal ticaretinin 2029 yılına kadar, geçtiğimiz on yıla paralel olarak yılda
ortalama yüzde 2,6 oranında genişleyeceği öngörülüyor.

ABD'nin tarife artışlarına rağmen ticaretin büyümeye devam etmesinin bir nedeni,
ABD'nin ticaretin büyük bir kısmına dahil edilmemesi. 2025 yılında ithalatın yüzde
13'ü ABD'ye yapılırken, ihracatın yüzde 9'u ABD'den yapıldı. Ayrıca birçok
ülke alternatif pazarlara erişim sağlamak için yeni ticaret anlaşmaları gerçekleştirmeye
çalışıyor.

Bilgi akışları engellerle karşılaşıyor, insan akışları yeni zirvelere ulaşıyor
Rapor, ticaretin ötesinde diğer uluslararası akışlarda da farklılaşan eğilimler
tespit ediyor:

- Sermaye: Yatırımların yabancı piyasalardan iç piyasalara doğru geniş çaplı bir
kayma göstermediği görülüyor. Çok uluslu şirketler, yurt dışı satışlarında hala
rekorlara yakın paylar elde ediyor. Açıklanan sıfırdan yabancı doğrudan yatırımlar
(YDY) 2025 yılında düşerken, toplam YDY akışları arttı ve sınır ötesi birleşme
ve satın alma faaliyetleri güçlü kalmayı sürdürdü.

- Bilgi: Geçtiğimiz yirmi yıl boyunca, en büyük küreselleşme kazanımları bilgi akışları
sayesinde elde edildi. 2021'den bu yana büyüme yavaşladı ve daha değişken
hale geldi. Jeopolitik gerilimler ve veri akışına getirilen kısıtlamalar artık
bilginin küreselleşmesini önemli ölçüde sınırlıyor olabilir.

- İnsanlar: Covid-19 döneminde sert şekilde düşen insan hareketliliği tamamen iyileşti.
Son veriler uluslararası seyahat, öğrenci hareketliliği ve göçün rekor
seviyelere ulaştığını gösteriyor.

Singapur ülke sıralamasında lider, bölgeler arasında Avrupa ise birinci sırada
Raporun ülke sıralamasında Singapur yine dünyanın en küreselleşmiş ülkesi olarak
yer alırken, onu Lüksemburg ve Hollanda takip ediyor.
Bölgesel sıralamada Avrupa en küreselleşmiş bölge olurken, onu Kuzey Amerika ve
Orta Doğu ve Kuzey Afrika takip ediyor. Birleşik Krallık, küresel akışların en
geniş coğrafyaya yayıldığı ülke olarak öne çıkarken, Birleşik Arap Emirlikleri
2001 yılından bu yana küreselleşmede en büyük artışı kaydeden ülke oldu.

ABD-Çin gerilimi küresel akışların sadece küçük bir kısmını etkiliyor
Rapor ayrıca dünyanın en büyük iki ekonomisi olan ABD ve Çin arasındaki bağların
zayıflamaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Ancak bu bağlar küresel perspektifte
şaşırtıcı derecede küçük. Örneğin, ABD ile Çin arasındaki ticaret 2015'te zirve
yaptığında dünya ticaretinin yüzde 3,6'sını oluştururken, 2024'te yüzde 2,7'ye
ve 2025'in ilk üç çeyreğinde sadece yüzde 2,0'a geriledi. Uluslararası ticari
yatırımlardaki ABD-Çin payı 2025'te yüzde 1'den az olmasıyla daha da düştü.

Rakip ülkelere bölünme yok
ABD ve Çin ayrışırken bile, çoğu ülke uzun süreli ortaklarıyla ilişki kurmaya devam
ediyor. Son on yılda küresel mal ticaretinin, sıfırdan doğrudan yatırımların
ve sınır ötesi birleşme ve satın almaların sadece yüzde 4-6'sı jeopolitik rakiplerden
uzaklaştı. Bu akışların çoğu yakın müttefiklere değil, Hindistan ve Vietnam
gibi esnek jeopolitik konumlara sahip ülkelere yöneldi. Genel olarak, dünya
ekonomisi rakipler arasında geniş bir bölünmeden uzak.

NYU Stern Yönetimin Geleceği Merkezi DHL Küreselleşme Girişimi Direktörü Prof. Steven
A. Altman, Küreselleşmeyi çevreleyen siyaset ve politika, ülkeler arasındaki
gerçek akışlardan çok daha değişken. Küresel ticaret kalıpları 2025 yılında
normal bir yılda olduğundan daha fazla ancak, Ukrayna'daki savaşın ilk aşamaları
gibi yakın zamandaki diğer aksaklıklar sırasında olduğundan daha az değişti.
Sağlıklı karar vermek için küresel iş ilişkilerinin gerçekten ne kadar değiştiğini
göz önünde bulunduran bir bakış açısı gerekiyor. Küreselleşmeye yönelik
riskler gerçek, ancak küresel akışların dayanıklılığı da öyle dedi.

Ticarete konu mallar ve sıfırdan doğrudan yabancı yatırımlar rekor mesafelere ulaştı
Jeopolitik gerilimler ve tedarik zinciri endişeleri, küreselleşmeden bölgeselleşmeye
doğru bir kayma beklementisine yol açtı. Ancak 2025 yılında, ticareti yapılan
mallar kayıtlardaki en uzun ortalama mesafeyi kat etti (5.010 kilometre). Sıfırdan
DYY projeleri için ortalama mesafe de yeni bir zirveye (6.250 kilometre)
yükseldi. Diğer uluslararası akışların çoğu daha uzun mesafelere yayılıyor ve
daha uzun mesafeler daha az bölgeselleşmeye işaret ediyor. Küresel ticaretten
bölgesel ticarete doğru geniş çaplı bir geçiş olacağı yönündeki tahminler henüz
gerçekleşmiş değil.

DHL Küresel Bağlantılılık Raporu
2011'den bu yana düzenli olarak yayınlanan DHL Küresel Bağlantılılık Raporu, 14
tür uluslararası ticaret, sermaye, bilgi ve insan akışını analiz ederek küreselleşme
hakkında güvenilir bilgiler sağlıyor. 2026 versiyonu 9 milyondan fazla veri
noktasına dayanıyor. Küresel gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 99,6'sını ve
dünya nüfusunun yüzde 99,0'unu oluşturan 180 ülkenin bağlantılılığını sıralıyor.
Tek sayfalık 180 ülke profilinden oluşan bir set, her ülkenin küreselleşme modelini
özetliyor.

Rapor, DHL tarafından hazırlatıldı ve New York Üniversitesi Stern İşletme Fakültesi'nden
Steven A. Altman ve Caroline R. Bastian tarafından kaleme alındı.

DHL - Dünyanın lojistik şirketi
DHL Group, dünyanın lider lojistik şirketidir. Grup, insanları ve pazarları birbirine
bağlar ve küresel ticareti kolaylaştırır. Dünya genelinde müşteriler, çalışanlar,
yatırımcılar ve yeşil lojistik alanında ilk tercih olmayı hedefler. Bu
doğrultuda DHL Group, kârlı ana lojistik faaliyetleri ve grup büyüme girişimlerinde
sürdürülebilir büyümeyi hızlandırmaya odaklanır. Sürdürülebilir iş uygulamaları,
kurumsal vatandaşlık ve çevresel faaliyetler aracılığıyla dünyaya katkı
sağlayan DHL Group, 2050 yılına kadar, lojistikte net sıfır emisyon hedefliyor.

DHL Group, iki güçlü markaya ev sahipliği yapıyor: DHL, kargo, ekspres, yük taşımacılığı,
tedarik zinciri yönetimi hizmetleri ile e-ticaret lojistik çözümleri
sunar. Deutsche Post ise Avrupa'nın en büyük posta hizmeti sağlayıcısı ve Alman
posta pazarının lideridir. DHL Group, dünya genelinde 220'den fazla ülke ve bölgede
yaklaşık 584.000 çalışan istihdam ediyor. Grup, 2025 yılında yaklaşık 82,9
milyar Euro gelir elde etti.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -