DIŞYÖNDER Başkanı Çınar Barış masasının devrilmesi dünyadaki ticaret dengelerini bozacak
İran'la Amerika Birleşik Devletleri arasında gerçekleştirilen barış görüşmelerinin
olumlu sonuçlanmaması sonrası ortaya çıkan tablo dünyadaki dış ticaret kartlarının
yeniden dağıtılmasına sebep olacak.
Ortaya çıkan tablonun, mevcutta devam eden belirsizliği daha da artacağını belirten
DIŞYÖNDER Başkanı Dr. Hakan Çınar, konuya ilişkin olarak en büyük belirsizlik
ne olacak diye düşündüğümüzde, şüphesiz ilk akla gelen soru bundan sonra Hürmüz
Boğazı'na ilişkin İran'ın nasıl bir aksiyon alacağı, ardından da petrolün
seyri olacak. Bu günden itibaren Hürmüz Boğazı riski kalıcı bir fiyatlama unsuru
haline gelebilir, enerji fiyatları artık sadece arz-talep değil jeopolitik risk
primiyle belirlenmeye başlar ve navlun piyasasında geçici oynaklık değil, kalıcı
bir belirsizlik dönemine girilir. Sigorta maliyetleri de savaş riski ile daha
fazla yükseliş gösterecektir. Savaşın sona ermeyecek olması ile birlikte dünyadaki
petrol ve doğalgaz fiyatlarında üretim maliyetleri yukarı seyredecek, ülkemiz
ve bizim gibi enerjide önemli ölçüde dışa bağımlı ülkeler için rekabette
önemli bir kayıp dönemine girilecektir. Öte yandan lojistik süreler açısından
bakıldığında alternatif rotalara yönelineceği için süre ve maliyet artışları da
yaşanacaktır. Körfez ve Kızıldeniz hattının yüksek riskli bir koridor olduğu düşünüldüğünde
buradaki durum dezavantajlara yol açacak, CDS ve risk primi oynaklığı
ile finansmana erişim de zorlaşacaktır. Üretimdeki aksamalar ile firmaların
stok politikaları değişeceğinden just in time modeli gitgide zayıflayacaktır.
Firmaların daha fazla stok tutmak zorunda kalması da kritik girdilerde mali yükü
arttıracak, yanı sıra depolama ve finansman maliyetleri de yükselecektir.
KÜRESEL STAGFLASYON RİSKİNİ DAHA FAZLA KONUŞACAĞIZ
Çınar sözlerine şöyle devam etti: Dünya artık daha fazla küresel stagflasyon riski
altında diyebilirim. Stagflasyon, ekonomik durgunluk, yüksek enflasyon ve artan
işsizlik oranlarının aynı anda yaşandığı, klasik ekonomik politika araçlarının
etkisiz kaldığı nadir ve zor bir süreçtir. Bugün küresel ölçekte yaşanan gelişmeler,
bu riskin yalnızca teorik bir ihtimal olmaktan çıkıp somut bir senaryo
haline gelmeye başladığını göstermekte.
Bu dezavantajların tamamı ülkeler arası ticaretin öncelikle azalacağını işaret ediyor.
Elbette bir gün bu savaş bitecek ve her şey normale dönecek, ancak o esnada
kazananlar ve kaybedenler olacak. Ülkemiz açısından bakıldığında enerji maliyetlerinin
yükelmesi dezavantaj olsa da, pek çok avantaja da sahip konumda olduğumuza
işaret etmek isterim. Avrupa'ya yakınlığımız, olumlu bir dönüşe ve tekstil
ve hazır giyim başta olmak üzere bazı sektörlerde siparişlerin artmasına neden
olacaktır. Bu durum ülkemiz için lojistik üs olma şansını da güçlendirecektir.
Dünyadaki dış ticaret dengeleri bozulacak, ama gelişmelerin bir kısmı bizim
lehimize olacaktır.
Hedef pazarı sadece Ortadoğu ve Afrika ülkeleri olan ihracatçılarımızın ise bir
süre alternatif bölgelere yönelip bu dönemi atlatmalarının ama ilişkilerini sürdürmenin
gerektiğini savunan Çınar sözlerini savaş her ne kadar istemediğimiz
bir durum yaratmış olsa da, Türkiye'nin bu yeni çizilen tablodaki yerinin daha
önemli hale geleceğine ve dış ticarette güçleneceğine inanıyorum. Yeter ki bu dönemde
iç sistemlerimizi ve bürokrasilerimizi doğru yönetmeyi başaralım diyerek
noktaladı.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -