DORÇE, Türkiye’de modüler çelik yapılarda Kurumsal ve Ürün Karbon Ayak İzi belgelerini alan ilk şirket oldu
Türkiye modüler çelik yapılar sektöründe Kurumsal Karbon Ayak İzi beyan belgesi
ve Ürün Karbon Ayak İzi belgesini alan ilk şirket olan DORÇE, sürdürülebilirlik
çalışmalarını ISO standartları doğrultusunda güçlü biçimde yürütüyor. CDP kapsamında
tüm süreçlerini tamamlayan ve Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTİ) için
başvuru yapan ilk şirket olduklarının da altını çizen DORÇE Yönetim Kurulu Başkanı
Süheyla Çebi Karahan, Bizim için sürdürülebilirlik ayrı bir kurumsal başlık
değil, üretim ve yönetim modelimizin kendisidir dedi.
DORÇE, prefabrik ve modüler yapı sektöründeki üretim faaliyetlerinde çevresel etkilerin
ölçülmesi, azaltılması ve sürdürülebilir üretim uygulamalarının geliştirilmesine
yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Şirketin faaliyetlerini ISO 14067 Ürün
Karbon Ayak İzi, ISO 14064 Kurumsal Sera Gazı Emisyonları ve ISO 14046 Su Ayak
İzi standartları kapsamında yürütüyor. Böylece çevresel performansını, üretim
süreçleri, kullanılan hammaddeler, su tüketimi ve ürünlerin yaşam döngüsü açısından
bütüncül biçimde değerlendiriyor.
Karbon ayak izinde sektörün ilklerine imza attı
2020 yılı emisyonlarını esas alan çalışmalarıyla başlattığı kurumsal karbon ayak
izi yolculuğunda DORÇE, prefabrik modüler çelik yapı sektöründe ISO 14064 Karbon
Ayak İzi Beyan Belgesi'ni alan ilk şirket oldu. Şirket, öncü konumunu ürün tarafında
da sürdürerek standart tip modüler yapı ürünü için ISO 14067 kapsamında
Ürün Karbon Ayak İzi çalışmasını tamamladı ve bu belgeye sahip ilk şirket olma
unvanını da taşıyor. Doğrulanan sonuçlara göre şirketin standart tip modüler
yapısının karbon ayak izi adet başına 4,52 ton CO?, birim alan başına ise yaklaşık
215 kgCO?e/m² olarak gerçekleşti. Londra Enerji Dönüşüm Girişimi'nin (LETI)
konut tipi yapılar için esas aldığı sektör ortalaması ise referansı yaklaşık 850
kgCO?e/m² düzeyinde bulunuyor. DORÇE'nin değeri bu referansın yaklaşık yüzde
75 altında kalırken, LETI'nin 2030 yılı için öngördüğü 300 kgCO?e/m² hedefinin
de altında yer alıyor.
Enerji tüketiminin büyük bölümünü GES'ten karşılıyor
DORÇE karbon yönetimini yalnızca enerji tüketimiyle sınırlı tutmuyor, mühendislik
optimizasyonu, malzeme seçimi, tedarik zinciri yönetimi, üretim teknolojileri,
dijital araçlar, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kullanımını birlikte
ele alıyor. Şirket, Ankara Kahramankazan'daki üretim tesislerinin çatılarında
kurulu güneş enerjisi santrali (GES) sayesinde elektrik ihtiyacının büyük bölümünü
yenilenebilir kaynaklardan karşılıyor. Böylece şebeke elektriğine bağımlılığını
ve enerji kaynaklı emisyonlarını azaltıyor.
Su Ayak İzi çalışmalarına da odaklanıyor
Nature Sustainability dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre beton üretimi,
küresel sanayi suyu çekimlerinin yaklaşık yüzde 9'una karşılık geliyor. DORÇE'nin
ISO 14046 kapsamında yürüttüğü su ayak izi hesaplamalarında, toplam su tüketiminin
yanı sıra üretim süreçlerindeki su verimliliği ve atık su kaynaklı çevresel
etkiler de değerlendiriliyor. Şirket, kuru yapım tekniklerine dayanan modüler
çelik üretiminin ıslak imalata dayanan betonarmeye kıyasla daha düşük su ayak
izi sağladığını belirtiyor ve hesaplamalarını üretimde iyileştirme alanlarını
tespit etmek için kullanıyor.
CDP ve SBTi çalışmalarında sektörüne öncülük ediyor
DORÇE, Türkiye'nin prefabrik modüler yapı sektöründe CDP kapsamındaki süreçleri
tamamlayarak kaydı onaylanan ilk şirketi olma özelliğini de taşıyor. CDP raporlaması
ve puanı, yatırımcılar ve finansman kuruluşları nezdinde şirketin iklim şeffaflığını
ve güvenilirliğini gösteren bir referans oluşturuyor. Örneğin, 2025
yılında toplam 127 trilyon dolar varlığa sahip 640'tan fazla yatırımcı, şirketlerden
CDP üzerinden çevresel veri talep etti ve finans kuruluşları bu verileri
yatırım ve kredi kararlarında değerlendiriyor.
Şirket, sektöründe Bilim Temelli Hedefler Girişimi'ne (SBTi) başvuran ilk şirket
olarak da öne çıkıyor. SBTi, şirketlerin emisyon azaltım hedeflerinin küresel
ısınmayı 1,5 °C ile sınırlandırma hedefiyle uyumunu değerlendiriyor. Bu bağımsız
değerlendirme, şirketlerin iklim hedeflerinin güvenilirliği ve şeffaflığı konusunda
finansman kuruluşlarına güven verirken, yeşil finansman araçlarına erişimde
de referans oluşturabiliyor.
Çeliğin yüzde 85'i geri dönüştürülüyor
İnşaat süreçlerinin çevresel etkilerine değinen DORÇE Yönetim Kurulu Başkanı Süheyla
Çebi Karahan, Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) ile Küresel Binalar
ve İnşaat İttifakı'nın 2024/2025 raporuna göre binalar ve inşaat sektörü, dünyadaki
enerji tüketiminin yüzde 32'sinden, küresel CO? emisyonlarının ise yaklaşık
yüzde 34'ünden sorumlu bulunuyor. Binaların işletme enerjisi verimli hale
geldikçe, yapı malzemelerinin üretimi, taşınması ve inşaat sürecinde ortaya çıkan
gömülü karbon toplam etki içinde daha büyük pay alıyor. Çelik üretimi ise
karbon yoğun bir faaliyet olmakla birlikte, Dünya Çelik Birliği (worldsteel) verilerine
göre inşaat sektöründeki çeliğin yaklaşık yüzde 85'i ömrünü tamamladığında
geri kazanılıyor ve kullanılan her ton hurda yaklaşık 1,5 ton CO? emisyonunun
oluşmasını önlüyor dedi.
Binaların üretim biçimini değiştirmek zorundayız
Sürdürülebilir gelecek için geliştirilmesi gereken yaklaşıma dair Çebi Karahan,
Dünyayı sürdürülebilir kılmak istiyorsak önce binaların üretim biçimini değiştirmek
zorundayız. Endüstriyel ve modüler inşaat bu değişimin ta kendisidir. Bina,
şantiyede kaynak tüketen bir süreç olmaktan çıkıyor ve fabrikada ölçülebilen,
iyileştirilebilen, ömrü bittiğinde yeniden kullanılabilen bir ürüne dönüşüyor
diye konuştu.
Dönüşüm süreci üç aşamadan oluşuyor
DORÇE'nin sürdürülebilir dönüşüm süreci üzerine ise Çebi Karahan, şunları söyledi:
Dönüşümün ilk ayağını malzeme ve gömülü karbon oluşturuyor. İşletme enerjisi
azaldıkça, bir binanın toplam karbonu içinde malzemenin payı giderek büyüyor.
Bu nedenle her ürünün gömülü karbonunu ölçüyor, malzeme seçimi ve mühendislikle
azaltmaya çalışıyoruz. Ana hammaddemiz çelik, özelliğini kaybetmeden defalarca
geri dönüştürülebildiği için ürettiğimiz yapı, ömrünü tamamladığında yıkıntı
değil, yeniden kullanılabilir bir hammadde stoku oluyor. İkinci ayakta ise karbon,
enerji ve su yönetimi yer alıyor.. Yenilenebilir enerji kullanımını artırıyor,
enerjiyi daha verimli hale getiriyoruz., Karbonu ürünün tüm yaşam döngüsü boyunca,
hem fabrikadaki üretim hem de şantiye süreçlerinde takip ediyor, suyu da
daha verimli kullanıyoruz. Son beş yıldır karbon ve su ayak izi belgelerimizi
yayımlıyoruz. Üçüncü aşamada ise şeffaflık, bilim temelli hedefler ve regülasyonlara
hazırlığa odaklanıyoruz. .Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın
(CBAM) kesin dönemi 1 Ocak 2026'da başladı, ülkemizde de İklim Kanunu
ile emisyon ticaret sistemi için yasal zemin oluştu. Bu düzenlemeleri bir
yük değil, hazırlıklı üreticiyi öne çıkaracak bir rekabet avantajı olarak görüyoruz.
GRI standartlarına uygun kurumsal sürdürülebilirlik raporumuzu yayımlıyor,
yeşil finansman araçlarını da yatırım planlarımızın bir parçası haline getiriyoruz.
Hedefimiz sıfırın gücüne inanan bir üretim anlayışıdır
Çebi Karahan, gelecek vizyonlarına dair de şöyle konuştu: Hedefimiz sıfırın gücüne
inanan bir üretim anlayışıdır. Gelecek nesillere yıkıp yeniden yaptığımız bir
dünya değil, söküp taşıyabildiğimiz, dönüştürebildiğimiz ve doğal kaynakları
tüketmeden büyüyebilen bir yapı kültürü bırakmak istiyoruz. DORÇE olarak bütün
teknolojik ve kurumsal yatırımlarımızı bu mirası mümkün kılmak için gerçekleştiriyoruz.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -