Ekonomi

Dünya Bankası Grubu'na göre Trans-Hazar Koridoru yatırımları bölgesel ticaret ve istihdamı artırabilir

Dünya Bankası Grubu'nun yeni bir raporuna göre, Doğu Asya, Orta Asya, Güney Kafkasya,
Türkiye ve Avrupa'nın geri kalanını birbirine bağlayan kritik bir ticaret
güzergâhının geliştirilmesi ve daha iyi entegre edilmesi, Avrupa ve Orta Asya
ülkelerinde daha hızlı büyümenin, daha fazla istihdamın ve daha güçlü özel sektör
yatırımlarının önünü açabilir.

Entegrasyon: Trans-Hazar Ulaştırma Koridoru Boyunca Dünya Standartlarında Ticaret
Lojistiği başlıklı rapor, Orta Koridor olarak da bilinen ve gelişmekte olan
Trans-Hazar Ulaştırma Koridoru'na (TCTC) yapılacak stratejik yatırımların 2040
yılına kadar güzergâh üzerindeki ticaret hacmini üç kattan fazla artırabileceğini,
seyahat sürelerini yarıya indirebileceğini, GSYH'yi yüzde 3,3 artırabileceğini
ve 2 milyon ilave istihdam yaratabileceğini ortaya koyuyor. Rapor ayrıca,
ülkelerin altyapı yatırımlarını ticaret ve ulaştırma verimliliğini artıran reformlarla
birlikte hayata geçirmesi halinde koridordaki hacimlerin dört katına çıkabileceğini
ve seyahat sürelerinin 2040 yılına kadar üçte iki oranında azalabileceğini
belirtiyor.

Rapora göre bu kazanımlar, koridor boyunca yer alan dokuz ülkede ulaştırma darboğazlarının
giderilmesi, tedarik zincirlerinin güvenilirliğinin artırılması ve pazarlara
erişimin genişletilmesi sayesinde sağlanabilir. Bu ülkeler Ermenistan,
Azerbaycan, Gürcistan, Kazakistan, Kırgız Cumhuriyeti, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan
ve Özbekistan'dır. Bu ülkelerde yaşayan yaklaşık 200 milyon kişi açısından
bu gelişmeler aynı zamanda pazarlara ve diğer fırsatlara daha iyi erişim
anlamına geliyor.

Tedarik zincirlerindeki aksaklıklar ile sel, kuraklık ve diğer hava olaylarıyla
bağlantılı riskler, daha hızlı ve daha güvenilir ticaret güzergâhlarının değerini
artırıyor. Birçoğu enerji, kritik mineraller, hammaddeler ve gıda ürünlerinin
önemli üreticileri olan TCTC ülkeleri açısından koridor, dış şoklara karşı kırılganlığı
azaltırken transit talebini yurt içi yatırıma, iş dünyasının büyümesine
ve istihdama dönüştürme fırsatı sunuyor. Özellikle gelişmekte olan ekonomiler
arasında bölgesel ticarette son dönemde yaşanan artış, TCTC ülkelerinin bu stratejik
ulaştırma arterini geliştirmeleri için ilave bir itici güç oluşturuyor.

Rapor, ticaret koridorlarının lojistik maliyetlerini nasıl düşürebileceğini, yatırım
çekebileceğini, verimliliği artırabileceğini ve istihdam yaratılmasını destekleyebileceğini
ortaya koyuyor. TCTC'nin ekonomik potansiyelini değerlendiriyor,
performansını kısıtlayan engelleri belirliyor ve koridorun bölgesel büyümenin
daha güçlü bir motoruna dönüştürülmesi için uygulanabilir öneriler sunuyor.

Trans-Hazar Ulaştırma Koridoru, koridor boyunca yer alan ülkeler için daha hızlı
büyüme, ekonomik çeşitlenme, yoksulluğun azaltılması ve özel sektör yatırımlarının
artırılması açısından güçlü bir itici güç haline gelebilir, Dünya Bankası
Avrupa ve Orta Asya Başkan Yardımcısı Antonella Bassani. Koridor, yalnızca mal
ve insan taşıyan bir ulaştırma güzergâhı olmaktan çıkıp güzergâh boyunca aktif
olarak iş fırsatları, istihdam ve yerel sanayi büyümesi yaratan bölgesel bir
platforma dönüşme potansiyeline sahip. Bunun için fiziki altyapıya yatırımın yanı
sıra hizmet sunumunu güçlendirecek tamamlayıcı yatırımlara ve daha bütünleşik
bir bölgesel pazar oluşturmak üzere ticaretin kolaylaştırılması, ulaştırma faaliyetleri
ve sınır ötesi işbirliğinde yeni yaklaşımlara ihtiyaç duyulacaktır.

Rapora göre, 2040 yılına kadar, özellikle demiryolu ağları, deniz limanları ve bağlantı
yolları için 25 milyar ABD dolarını aşan fiziki altyapı yatırımına ihtiyaç
duyulacak. Koridor ülkelerindeki en kritik yatırımların birçoğu hâlihazırda
yapım aşamasında veya ileri hazırlık aşamasında bulunuyor. Bununla birlikte, rekabet
gücü, yük hacimleri ve ekonomik etki açısından kazanımların kalıcı olabilmesi
için koridor performansının güçlendirilmesi, hizmetlerin daha verimli hale
getirilmesi ve ülkeler genelinde kurumsal reformların hayata geçirilmesi de gerekecek.

Buna ek olarak, koridoru yerel ekonomilere bağlayan karayolu ve demiryolu bağlantıları,
malların daha hızlı hareket etmesini sağlayan lojistik merkezleri ve iç
terminaller ile tüm ağın sorunsuz işlemesini sağlayan lokomotif ve vagon gibi
demiryolu araçları, yük elleçleme ekipmanları ve dijital sistemler dahil lojistik
ekipmanları gibi kolaylaştırıcı yatırımlar için yaklaşık 30 milyar ABD dolarına
ihtiyaç duyulacağı tahmin ediliyor.

Koridorun başarısı nihayetinde ülkelerin ve işletmecilerin sınır geçişlerindeki
gecikmeleri azaltmak, dokümantasyonu sadeleştirmek, merkezler arasında koordinasyonu
sağlamak ve güvenilir hizmetler sunmak için ne ölçüde birlikte çalışabildiğine
bağlı olacak. Hükümetler, ulaştırma işletmecileri ve özel sektör arasındaki
daha güçlü ortaklıklar güvenilirliği artırabilir, yatırım çekebilir ve güzergâhın
daha geniş bir büyüme platformuna dönüşmesine yardımcı olabilir.

Rapor, koridorun yönetişim ve işletme biçimini iyileştirmek için dört öncelikli
eylemin altını çiziyor: parçalı evrak süreçlerinin yerine ulaştırma, transit ve
ticaret verileri için tek bir giriş noktası sağlayacak ortak bir dijital koridor
sisteminin benimsenmesi, konteynerli demiryolu ve deniz taşımacılığı hizmetlerini
uçtan uca birbirine bağlamak üzere entegre, piyasa odaklı bir ortak girişim
niteliğinde demiryolu yük taşımacılığı ve Trans-Hazar deniz taşımacılığı işletmecisinin
yetkilendirilmesi veya oluşturulması, performansın izlenmesi, darboğazların
giderilmesi ve ortak kararların desteklenmesi amacıyla koridor genelinde
koordinasyonun güçlendirilmesi, ve kamu mülkiyetindekidemiryolu, liman ve deniz
taşımacılığı şirketlerinin daha ticari esaslarla faaliyet gösterebilmesi için
yönetişim, mali sürdürülebilirlik ve düzenlemelerin iyileştirilmesi yoluyla
koridor işletmecilerinin modernize edilmesi.

Koridorun tam potansiyelinin hayata geçirilmesi, yük taşımacılığını sınırlar arasında
daha hızlı, daha öngörülebilir ve daha kolay yönetilebilir hale getirecek
somut iyileştirmelere bağlı olacaktır. Daha iyi bağlantılı demiryolları, limanlar,
lojistik merkezleri ve dijital sistemler, ülkeler ve işletmeciler arasındaki
daha güçlü koordinasyonla birlikte, Trans-Hazar Ulaştırma Koridoru'nun işletmeler
açısından daha rekabetçi bir güzergâha ve bölgesel kalkınma için daha güçlü
bir platforma dönüşmesine yardımcı olabilir, Dünya Bankası Avrupa ve Orta
Asya Altyapı Bölge Direktörü Charles Cormier.

Trans-Hazar Ulaştırma Koridoru Hakkında
Orta Koridor olarak da bilinen Trans-Hazar Ulaştırma Koridoru (TCTC), Orta Asya,
Güney Kafkasya ve Türkiye üzerinden Asya ile Avrupa arasında kritik bir çok modlu
ticaret güzergâhı olarak hızla öne çıkıyor. TCTC, bu ülkeleri demiryolu, Hazar
Denizi ve Karadeniz'de kısa mesafeli deniz taşımacılığı ile karayolu bağlantıları
aracılığıyla küresel pazarlara ve birbirlerine bağlamanın yanı sıra, koridorun
doğu ve batı uçlarındaki konumları sayesinde Doğu Asya'yı Avrupa'ya bağlıyor.
Rapor, TCTC ülkelerini Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan, Kazakistan, Kırgız
Cumhuriyeti, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan ve Özbekistan olarak tanımlıyor.
Ermenistan henüz TCTC'ye ev sahipliği yapan bir ülke olmamakla birlikte, 2030'lu
yıllarda doğrudan fiziki bağlantılar kurması bekleniyor. Raporun analitik
dönemi 2023-2040 yıllarını kapsadığı için Ermenistan da analize dahil ediliyor.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -