EDEDER Enerji depolamada 'projeden yatırıma geçiş' dönemi başladı, 2026'yı 1 GWh kapasite ile bitireceğiz
Enerji Depolama Endüstrileri Derneği (EDEDER) Başkanı Doğa Can Bayram ve Başkan
Yardımcısı Ramazan Kaya, İstanbul'da enerji editörleriyle bir araya gelerek enerji
depolama sektöründe 2026 yılını değerlendirirken 2027 yılına ilişkin öngörülerini
de paylaştı.
Bu yıl sonuna kadar 1 GWh'lık (gigavat saat) depolama yatırımının devreye alınmış
olacağını öngören EDEDER'e göre 2026, Türkiye'de enerji depolamanın proje aşamasından
gerçek yatırıma geçişinde önemli bir eşik oldu. Türkiye'de toplamda
5 ila 10 GWh arasında bir depolama yatırımının gerçekleşmesinin beklendiği sektörde,
2027'nin gündemini ise 'yeni gelir modelleri, yatırımların ölçek kazanması
ve enerji depolama piyasasının olgunlaşması' oluşturacak.
Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi de Türkiye'nin enerji
depolamadaki bölgesel merkez olma hedefini uluslararası gündeme taşıması açısından
önemli bir fırsat olarak görülüyor.
Enerji Depolama Endüstrileri Derneği (EDEDER) yöneticileri, enerji basınının temsilcileriyle
İstanbul'da düzenlenen sohbet toplantısında bir araya geldi. EDEDER
Yönetim Kurulu Başkanı Doğa Can Bayram ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ramazan
Kaya'nın ev sahipliği yaptığı toplantıda, dünyada ve Türkiye'de enerji depolama
sektörünün 2026 yılı performansı, 2027 beklentileri ve COP31 süreci ışığında
enerji depolamanın öneminin artacak olması değerlendirildi. EDEDER tarafından
bu yıl 8 Aralık'ta Ankara'da üçüncü kez düzenlenecek olan Enerjinin Geleceği
ve Depolama Kongresi de toplantıda ele alınan başlıklardan biri oldu.
Toplantıda, enerji arz güvenliğinin küresel gündemdeki ağırlığının Orta Doğu'da
yaşanan çatışmalar sonrası 2026 yılında daha da arttığına işaret edilirken, yenilenebilir
enerji kapasitesindeki büyümenin depolama ve şebeke yatırımlarını başta
enerji ithalatçısı ülkeler olmak üzere bütün ülkeler için daha da acil ve zorunlu
hale getirdiği vurgulandı. EDEDER yönetimine göre enerji depolama, yalnızca
yenilenebilir enerji yatırımlarını tamamlayan bir teknoloji olmaktan çıkarak
arz güvenliği, şebeke esnekliği ve enerji sisteminin dayanıklılığı açısından
temel altyapı unsurlarından biri haline geldi.
2026 enerji depolamada önemli bir eşik yılı oldu, yıl sonuna kadar 1 GWh devreye
alınmış olacak
EDEDER Başkanı Doğa Can Bayram, 2026'nın Türkiye'de enerji depolama açısından yeni
bir dönemin başlangıcı olduğunu belirterek, uzun süredir mevzuat, ön lisanslar
ve proje geliştirme süreçleri üzerinden konuşulan yatırımların artık sahaya
inmeye başladığına dikkat çekti. Bayram, 2026'yı Türkiye'de enerji depolamanın
proje aşamasından gerçek yatırıma geçişinde önemli bir eşik yılı olarak değerlendiriyoruz.
Yıl sonuna kadar 1 GWh depolama kapasitesi devreye alınmış olacak.
Enerji depolamayı artık yalnızca güneş ve rüzgâr yatırımlarının tamamlayıcı unsuru
olarak görmek mümkün değil. Yenilenebilir kaynakların elektrik sistemindeki
payı büyüdükçe üretim ve tüketim arasındaki dengenin sağlanması, şebeke esnekliği,
arz güvenliği ve elektrik sisteminin etkin yönetimi açısından depolama başlı
başına stratejik bir altyapıya dönüşüyor dedi.
2026 yılında bu dönüşümün sahada da karşılık bulmaya başladığını belirten EDEDER
Başkanı Bayram, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre onaylanan
depolama projelerinin toplamının 12,500 MW'yi aştığını söyledi. Şebeke ölçekli
batarya tesislerinin ticari işletmeye geçtiğini ve ilk müstakil depolama tesislerinin
devreye alındığını kaydeden Bayram, sektör olarak Türkiye'nin 'kendi kendine
yeten bir enerji adası olması' hedefiyle hareket ettiklerini söyleyen Doğa
Can Bayram, sektörün şu ana kadar kat ettiği mesafenin bu hedefe ulaşılmasında
çok önemli olduğunu kaydetti.
32,3 GWh'lık proje portföyünde kritik konu: Yatırıma dönüşüm
EPDK'nın Temmuz 2026 sektör raporuna göre yürürlükteki rüzgâr ve güneş ön lisanslarının
620 proje ve yaklaşık 32,3 GWh'ya ulaştığını belirten Bayram, enerji depolamada
yalnızca MW cinsinden kurulu güce değil, sistemlerin ne kadar süreyle
enerji sağlayabildiğini gösteren MWh ve GWh kapasitesine de odaklanılması gerektiğini
vurguladı. Önümüzde önemli büyüklükte bir proje portföyü var. Bundan sonraki
aşamada sektörün başarısını, bu portföyün ne kadarının yatırıma dönüşeceği
belirleyecek. Bunun için yatırımların önünü açan, gelir modellerini öngörülebilir
hale getiren ve depolamanın elektrik sistemine sunduğu hizmetlerin ekonomik
karşılığını bulmasını sağlayan bir piyasa yapısına ihtiyaç var diyen Bayram,
finansmana erişimin de bu süreçte belirleyici olacağını ifade etti. Bayram, sektör
olarak depolama alanında ilk santrallerin devreye girmesiyle oluşan gelir
modellerini ispat ettiklerine dikkat çekerek bu durumun 'finanse edilebilirlik'
açısından çok önemsedikleri bir gösterge olduğuna dikkat çekti.
EDEDER'e göre depolama sistemlerinin şebekeye sunduğu esneklik, dengeleme ve sistem
güvenliği hizmetlerinin doğru tanımlandığı rekabetçi ve sürdürülebilir bir
piyasa yapısı, ön lisans portföyünün yatırıma dönüşmesini hızlandıracak temel unsurlardan
biri olacak.
2027'de yalnızca kapasite değil, piyasanın olgunlaşması da konuşulacak
EDEDER Başkan Yardımcısı Ramazan Kaya, halen 33 bin 500 MW'lık depolama ön lisanslarının
530 MW'lık kısmının devreye alınmış olmakla birlikte 2027'de sektörün
gündeminin yalnızca yeni kapasite artışından ibaret olmayacağını, enerji depolama
piyasasının daha da olgunlaşmasının da öne çıkacağını söyledi. Kaya, Müstakil
depolama tesislerinin yaygınlaşması, depolamalı RES ve GES projelerinin daha
büyük ölçekte devreye girmesi, yan hizmetler ve diğer gelir mekanizmalarının gelişmesi
ve şebeke yatırımlarının depolama yatırımlarıyla eş zamanlı ilerlemesi
2027'nin temel gündem başlıkları olacak. Depolamanın sistem için yarattığı değerin
doğru fiyatlanması ve yatırımcı açısından öngörülebilir bir yapının oluşması
sektörün önünü açacaktır dedi. Depolama yatırımlarının dünya çapında 'yeşil
finansman' seçeneklerinden daha fazla yararlanmasını beklediklerini söyleyen Ramazan
Kaya, Mevcut durumda herkes enerji yönetiminin daha iyi yapılabilmesi ve
gelir modellerinin oluşması için depolama sistemleri kurmaya yöneliyor şeklinde
konuştu.
2027 gündeminin iki somut başlığına da dikkat çeken Kaya, Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı'nın YEKA modeline benzer bir Depolama Kaynak Alanı (DEKA) modelini
hayata geçirmesinin ve hazırlanmakta olan 2040 Türkiye Ulusal Enerji Planı'nda
depolama hedefinin yenilenebilir enerji hedefleriyle aynı ölçekte büyütülmesinin
sektör açısından önemli olduğunu da ifade etti.
COP31 enerji depolamanın rolünü daha görünür hale getirecek
Toplantının bir diğer gündem maddesini Kasım ayında Antalya'da Türkiye'nin ev sahipliğinde
gerçekleştirilecek COP31 oluşturdu. Artan jeopolitik riskler ve küresel
enerji piyasalarında yaşanan arz kesintileri de enerji arz güvenliğinin yalnızca
petrol ve doğal gaz tedarikiyle değil, yenilenebilir enerji, güçlü şebeke
altyapısı ve depolama kapasitesiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya
koyuyor.
EDEDER Başkan Yardımcısı Ramazan Kaya, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, COP31'in
Türkiye açısından önemli bir fırsat olduğunu belirterek, Enerji dönüşümünün
bundan sonraki aşamasında mesele yalnızca daha fazla yenilenebilir enerji
üretmek değil, ürettiğimiz temiz enerjiyi doğru zamanda, doğru yerde ve en yüksek
sistem faydasıyla kullanabilmek. Bunun anahtarlarından biri de enerji depolama.
COP31'in Türkiye'de düzenlenmesini, bu yaklaşımı ve ülkemizin enerji depolamadaki
potansiyelini uluslararası ölçekte ortaya koymak açısından önemli bir fırsat
olarak görüyoruz. COP31 Zirvesi ile birlikte yenilenebilir kapasitenin daha
da artması da bir diğer önemli beklentimiz dedi.
Bölgenin Batarya Üssü: Türkiye
EDEDER, enerji depolamayı aynı zamanda Türkiye için önemli bir sanayi ve teknoloji
fırsatı olarak değerlendiriyor.
Türkiye'nin hedefinin yalnızca batarya kullanan veya depolama tesisi kuran bir ülke
olmakla sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çeken EDEDER, konteyner ve sistem
entegrasyonundan güç elektroniğine, BMS ve EMS yazılımlarından mühendislik
hizmetlerine kadar değer zincirinin önemli halkalarında Türkiye'nin mevcut yetkinliklerinin
daha ileri taşınabileceğine mutlak gözüyle bakıyor. Batarya hücresi
üretimi alanındaki çalışmalar da bu çerçevede önem taşıyor.
Türkiye'nin güçlü sanayi altyapısı ve mühendislik kabiliyetinin yanı sıra Avrupa,
Orta Doğu, Kafkaslar ve Orta Asya arasındaki konumunun önemli bir avantaj sağladığını
hatırlatan EDEDER Başkanı Doğa Can Bayram, EDEDER olarak uzun süredir
'Bölgenin Batarya Üssü: Türkiye' vizyonunu vurguluyoruz. Amacımız yalnızca Türkiye'de
yüksek miktarda depolama kapasitesi kurmak değil, teknoloji geliştiren,
üreten, mühendislik hizmeti sunan ve çevre ülkelere ihracat yapabilen güçlü bir
enerji depolama ekosistemi oluşturmak. COP31 İklim Zirvesi'nin bu vizyonu uluslararası
ölçekte ortaya koymak için de önemli bir fırsat olacağına inanıyoruz
şeklinde konuştu.
Sektör 8 Aralık'ta 3. Enerjinin Geleceği ve Depolama Kongresi'nde buluşacak
Toplantıda EDEDER'in 8 Aralık 2026 tarihinde Ankara'da düzenleyeceği 3. Enerjinin
Geleceği ve Depolama Kongresi hakkında da bilgi verildi.
Enerji depolama ekosisteminin farklı paydaşlarını bir araya getirecek kongrede,
başta 2027 olmak üzere önümüzdeki 5 ve 10 yıla yönelik yatırım gündemi, piyasa
mekanizmaları, mevzuat, teknolojik gelişmeler, yerli üretim ve Türkiye'nin bölgesel
enerji depolama merkezi olma hedefinin hem Türkiye'den hem de dünyadan uzman
konuşmacılar tarafından ele alınması planlanıyor.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -