Ekonomi

EGİAD, İRD ve TAİDER iş birliğiyle aile şirketlerinde markalaşma semineri düzenlendi

Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), İzmir Reklamcılar Derneği (İRD) ve Aile İşletmeleri
Derneği (TAİDER) iş birliğiyle düzenlenen Aile Şirketlerinde Markalaşma:
Geçmişten Geleceğe Marka Değeri semineri, 7 Eylül 2026 Pazartesi günü EGİAD
Dernek Merkezi'nde gerçekleştirildi.

Pazarlama Yönetimi ve Marka İletişimi Danışmanı Güven Borça moderatörlüğünde gerçekleşen
buluşmada, İTK İcra Kurulu Başkanı ve EGİAD Fahri Üyesi Yiğit Tatış, Sun
Tekstil Ürün Müdürü, Ekoten Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi ve EGİAD Üyesi Ayşe
Ünlütürk ile Folkart Genel Müdür Yardımcısı ve EGİAD Üyesi Ahmet Sancak, farklı
sektörlerdeki deneyimleri üzerinden aile şirketlerinin markalaşma yolculuklarını
değerlendirdi. Marka mirası, kuşaklar arası aktarım, yeni neslin bakış açısı,
değişime uyum, itibar ve aile değerlerinin geleceğe taşınması etkinliğin ana
gündemini oluşturdu.

Özhelvacı: Zaman, aile şirketlerinin en güçlü sermayelerinden biri
Toplantının açılışında konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, aile
şirketlerinin yalnızca sermaye yapısı, kurumsallaşma ve nesiller arası devir
açısından değil, yıllar içerisinde oluşturdukları marka, güven, itibar ve hikâye
açısından da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Aile şirketlerinin rakiplerinin kolaylıkla satın alamayacağı ya da taklit edemeyeceği
önemli bir sermayeye sahip olduğunu belirten Özhelvacı, bunun zaman olduğuna
dikkat çekerek, Aile şirketlerinde miras, yalnızca geçmişe duyulan bağlılık
değil, geleceğe taşınması gereken stratejik bir değerdir. Ancak bugün yalnızca
40 ya da 50 yıllık bir şirket olmak güçlü bir marka yaratmaya yetmiyor. Geçmişten
gelen değerleri bugünün tüketicisinin beklentileri ve yarının dünyasıyla
buluşturabilmek gerekiyor. Aile şirketlerinde markalaşmanın temel meselesini 'geçmişi
korurken değişebilmek, değişirken de kimliğini kaybetmemek' olarak görüyoruz
dedi.

Aile isminin şirket markasıyla özdeşleşmesinin güçlü bir güven ve itibar avantajı
sağladığını, ancak bunun aynı zamanda daha yüksek bir sorumluluk yarattığını
ifade eden Özhelvacı, tüketicilerin aile şirketlerinden samimiyet, tutarlılık,
şeffaflık ve değerlerine bağlılık beklediğine işaret etti.

EGİAD üyelerinin önemli bir bölümünün aile şirketlerinde ikinci, üçüncü ve sonraki
kuşakları temsil ettiğini hatırlatan Özhelvacı, Marka mirası, yeni neslin şirkete
kattığı perspektif, değişime uyum ve aile değerlerinin geleceğe taşınması
üyelerimiz açısından teorik bir tartışma değil, doğrudan iş hayatlarının içinde
karşılaştıkları stratejik bir yönetim konusu. EGİAD olarak üyelerimizi yalnızca
bugünün ihtiyaçlarına değil, yarının rekabet ortamına da hazırlamayı hedefliyoruz.
Bu nedenle aile işletmelerinin kurumsallaşması kadar markalaşmasını, dijital
dönüşümü kadar itibar yönetimini, geçmişini koruması kadar geleceği okuyabilmesini
de önemsiyoruz diye konuştu.

Panelde yer alan üç konuşmacının da EGİAD üyesi olmasının kendileri açısından ayrıca
gurur verici olduğunu belirten Özhelvacı, EGİAD, TAİDER ve İRD iş birliğinin
farklı uzmanlık alanlarını aynı zeminde buluşturduğunu kaydetti. Özhelvacı,
İRD marka ve iletişim dünyasının bilgi birikimini, TAİDER aile işletmeleri alanındaki
deneyimini, EGİAD ise genç kuşak iş insanlarının dinamizmini ve gelecek
perspektifini masaya getiriyor. Markayı bilenlerle aile işletmelerini bilenleri
ve geleceği devralacak kuşakları aynı masada buluşturuyoruz dedi.

Perçin: Başarı, değerleri koruyarak büyümek ve güçlü bir mirası gelecek kuşaklara
devretmek
TAİDER Yönetim Kurulu Başkanı Gülfem Yorgancılar Perçin ise aile şirketlerinde sürdürülebilir
başarının yalnızca şirketin büyümesiyle ölçülemeyeceğini vurguladı.
TAİDER'in 14 yıl önce aile şirketlerinin kendi değerlerini koruyarak nesilden
nesle sağlıklı biçimde aktarılmasına ve uzun ömürlü olmasına katkı sunmak amacıyla
yola çıktığını hatırlatan Perçin, Aile şirketlerinde başarı sadece büyümek
değildir. Asıl başarı, değerleri koruyarak büyümek ve güçlü bir mirası gelecek
kuşaklara devredebilmektir. Marka da bu yolculuğun en önemli parçalarından biridir,
çünkü marka yalnızca bir isim ya da ticari değer değil, bir hikâye, güven
ve yıllar boyunca oluşan itibardır dedi.

Köklü aile markalarının kuşaklar boyunca varlıklarını sürdürmelerinin önemine dikkat
çeken Perçin, Z ve Alfa kuşaklarıyla birlikte tüketici beklentilerinin de
hızla değiştiğini belirtti. Yapay zekâ ve teknolojinin şekillendirdiği yeni dönemde
markaların yalnızca ne sattığının değil, neye inandığının, nasıl davrandığının
ve toplumla nasıl bağ kurduğunun da önem kazandığını ifade eden Perçin, köklü
değerlerle yeni neslin beklentilerini buluşturmanın aile şirketlerinin geleceği
açısından kritik olduğunu söyledi.

Çiner: Aile şirketinin geçmişi mirastır, onu ekonomik değere dönüştüren markadır
İzmir Reklamcılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Turusan Çiner de Türkiye'nin üretim
gücünü küresel ölçekte güçlü markalara dönüştürmesinin stratejik önem taşıdığını
vurguladı. Bir aile şirketinin yıllar içinde yalnızca üretim kapasitesi
değil, güven, itibar, müşteri ilişkileri, kurum kültürü ve güçlü bir hikâye oluşturduğunu
ifade eden Çiner, bu birikimin kendiliğinden marka değerine dönüşmediğini
belirtti. Çiner, Türkiye güçlü bir üretim ülkesi, güçlü sanayicilerimiz,
girişimcilerimiz ve ihracatçılarımız var. Ancak önümüzdeki dönemde hedefimiz daha
fazla üretmek kadar daha fazla küresel marka yaratmak da olmalı. İtibarın markaya,
yerel gücün küresel rekabet avantajına, geçmişten gelen birikimin geleceğin
marka değerine dönüşmesi gerekiyor dedi.

Markalaşmanın yalnızca reklam ve iletişim faaliyeti değil, şirketin bütününü kapsayan
stratejik bir yönetim konusu olduğunun altını çizen Çiner, yeni nesillerin
aile şirketlerinde sorumluluk üstlenmesiyle birlikte Neyi korumalıyız, neyi
dönüştürmeliyiz? sorusunun daha kritik hale geldiğini ifade etti. Çiner, TAİDER'in
aile işletmelerinin devamlılığı konusundaki deneyimini, EGİAD'ın yeni nesil
ve dönüşüm perspektifini, İzmir Reklamcılar Derneği'nin marka ve iletişim birikimini
aynı masaya getiriyoruz. Aile şirketinin geçmişi bir mirastır, ancak o
mirası ekonomik değere dönüştüren şey markadır. Türkiye'nin gelecekte dünyanın
en değerli markaları arasında yer alacak markalar yaratabilmesi için bu dönüşümü
bugünden başlatmamız gerekiyor diye konuştu.

Seminer, Güven Borça moderatörlüğünde Yiğit Tatış, Ayşe Ünlütürk ve Ahmet Sancak'ın
kendi şirket ve sektör deneyimleri üzerinden aile işletmelerinde marka mirası,
kuşaklar arası dönüşüm, değişen tüketici beklentileri ve markaların geleceğe
hazırlanmasına ilişkin değerlendirmeleriyle devam etti.

Güven Borça, Türkiye'de ilk kez Kedi Kumu üretimiyle bu alanda markalaşma başlattıklarını
hatırlatarak, markalaşma sürecinde nesiller arasında anayasalaşmanın
önemine dikkat çekti.

Ayşe Ünlütürk ise yaptığı konuşmada, tekstil alanında sürdürdükleri başarı ile dünya
devi güçlü markalarla çalıştıklarını hatırlatarak, ihracatçı ve iç pazar üreticisi
olarak yollarının uzun olduğunu ifade etti.

Yiğit Tatış ise, Eğitimde markalaşmanın denge gerektirdiğini belirterek, eğitimde
franchising yaklaşımına karşı olduklarını kaydetti.

Ahmet Sancak ise, Gayrimenkul öncesinde ilaç depoculuğu yaparken premium ev arayışı
sebebiyle inşaat sektörüne dahil olduklarını hatırlatarak, sonrasında İzmir'de
yüzde 95 oranında bilinen bir marka olduklarını aktardı.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -