EİB, Çin'e 1 milyar dolarlık ihracat hedefi için çalışmalarını sürdürüyor
Ege İhracatçı Birlikleri ev sahipliğinde ve Çin Endüstri ve Ticaret Bankası (ICBC)
ortaklığında düzenlenen Pazarları Birleştirmek, Fırsatlar Yaratmak Ticaret
ve Finansal İş Birliği Toplantısında Türkiye ile Çin arasındaki ticaret hacminin
geliştirilmesi, ihracatçıların finansmana erişimi, yerel para birimleriyle ticaret
ve yeni iş birliği fırsatları ele alındı.
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, EİB'nin 12 farklı
tarım ve sanayi sektöründe faaliyet gösteren 8 bini aşkın üyeyle 2025 yılı sonunda
18,5 milyar dolarlık ihracata ulaştığını söyledi. Tarımdan sanayiye, doğal
taştan tekstile, gıdadan su ürünlerine kadar geniş bir üretim ve ihracat altyapısına
sahip olduklarını belirten Öztürk, Türkiye genelinde Çin'e yapılan ihracatın
Ocak-Nisan döneminde yüzde 35 artışla 1 milyar 212 milyon dolara ulaştığını,
aynı dönemde EİB'den Çin'e gerçekleştirilen ihracatın ise yüzde 24 artışla 209
milyon dolar olduğunu ifade etti.
Başkan Öztürk, EİB olarak Çin'e 1 milyar dolarlık ihracat hedefi doğrultusunda uzun
yıllardır yoğun çalışmalar yürüttüklerini belirterek, 2019 yılını Ege İhracatçı
Birlikleri için 'Çin Yılı' ilan ettik. Aynı dönemde bünyemizde Çin pazarına
odaklanan özel bir Çin Ekibi oluşturduk. Üyelerimize yönelik 'Hedef Pazar: Çin'
seminerleri ve eğitim programları düzenledik. Kasım 2022'de gerçekleştirdiğimiz
Çin Mini MBA Programı ile firmalarımızın Çin iş kültürü ve ticaret yapısına
yönelik bilgi altyapısını güçlendirmeyi hedefledik. Bu amaçla, Çin'de düzenlenen
fuarlara önem verdik, ülkede üç fuara milli katılım yapan tek Birlik biziz. dedi.
China International Import Expo ve Xiamen Fuarı vurgusu
Öztürk, 2019 yılından bu yana China International Import Expo milli katılım
organizasyonlarını gerçekleştirdiklerini belirterek, 2025 yılında düzenlenen fuarda
kuru meyveler, süt ürünleri, hububat-bakliyat, yağlı tohumlar, zeytinyağı ve kozmetik
sektörlerinden firmaların Çinli alıcılarla bir araya geldiklerine değindi.
Doğal taş sektöründe ise her yıl Xiamen International Stone Fair fuarına milli katılım
organizasyonu düzenlediklerini ifade eden Başkan Öztürk, son gerçekleştirilen
Xiamen organizasyonunun sektör temsilcileri açısından oldukça verimli geçtiğini
kaydetti. Ayrıca Urumçi fuarlarına katılım sağladıklarını, Çinli ithalatçılar
ile Türk ihracatçıları arasında doğrudan bağlantılar kurulabilmesi amacıyla
alım heyetleri ve B2B görüşmeleri organize ettiklerini aktardı.
Çin ile iş birliği fırsatlarını yalnızca belirli sektörlerle sınırlı görmediklerini
belirten Öztürk, EİB bünyesindeki tüm sektörlerin Çin pazarıyla iş geliştirme
potansiyeline sahip olduğuna inandıklarını ifade etti.
Yerel para birimleriyle ticaret daha önemli hale geliyor
Çin pazarına yönelik dijital tanıtım çalışmalarına da değinen Başkan Öztürk, WeChat
gibi platformlarda bölge ürünlerinin tanıtımına yönelik faaliyetler yürüttüklerini,
Çin merkezli fuar organizatörlerini, belediye temsilcilerini ve kardeş şehir heyetlerini
EİB'de ağırlayarak iş birliği fırsatlarını değerlendirdiklerini söyledi.
Finansal iş birliklerine büyük önem verdiklerini belirten Öztürk, ICBC Turkey Bank
ile yerel para birimleri üzerinden ticareti geliştirmeye yönelik çalışmalar
yürüttüklerini ifade etti.
Küresel ticarette yaşanan dönüşümün ihracatçıları doğrudan etkilediğini belirten
Öztürk, İhracatçılarımız yalnızca üretim maliyetleriyle değil, finansmana erişim,
nakit akışı yönetimi ve uluslararası ödeme süreçlerinde yaşanan belirsizliklerle
de mücadele ediyor. Bu nedenle sınır ötesi ödeme sistemleri, dış ticaret
finansmanı, yerel para birimleriyle ticaret ve alternatif finansman modelleri
ihracatçılarımız için her geçen gün daha önemli hale geliyor. diye konuştu.
Türkiye'nin Çin'e yıllık 3,3 milyar dolar ihracat gerçekleştirirken yaklaşık 50
milyar dolarlık ithalat yaptığını hatırlatan Muhammet Öztürk, iki ülke arasındaki
ticaret ilişkisinin daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması gerektiğini
vurguladı. Özellikle işlenmiş tarım ürünleri, doğal taş, sürdürülebilir
üretim ve yenilikçi sanayi alanlarında önemli iş birliği fırsatları gördüklerini
dile getirdi.
Çin-Türkiye ticareti olumlu ivmesini sürdürüyor
Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Elçi Müsteşarı Li Bin,
ise konuşmasında Çin ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının
55. yıl dönümüne dikkat çekerek, toplantının iki ülke arasındaki iş birliğini
geliştirecek fikir ve uygulamaları değerlendirmek açısından önemli olduğunu söyledi.
Dünyada tek taraflılık ve korumacılığın yükseldiği bir dönemden geçildiğini ifade
eden Li Bin, buna rağmen Çin-Türkiye ekonomik ve ticari iş birliğinin olumlu
bir ivme gösterdiğini ve ikili ticaret hacminin 2025 yılında 44,62 milyar dolarla
rekor seviyeye ulaştığını belirtti.
Çin ile Türkiye arasındaki ticaret dengesizliğinin sıkça gündeme geldiğini ifade
eden Li Bin, değerlendirmelerin yalnızca mal ticaretiyle değil, hizmet ticaretiyle
birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Çin'in Türkiye'deki yatırımları
ve bankacılık faaliyetlerinin Türkiye'nin ekonomik kalkınmasına katkı sunduğunu
belirten Li Bin, geçen yıl Çin'in Türkiye'deki yatırımlarının 160 milyon dolar
artarak toplamda 3,23 milyar dolara ulaştığını kaydetti.
Çin'in Türkiye'den ithalatını artırmaya önem verdiğini belirten Li Bin, EİB'nin
her yıl Şanghay Uluslararası İthalat Fuarı'na firmaların katılımını organize ederek
Çin pazarına daha fazla kaliteli Türk ürününün tanıtılmasına katkı sunduğunu
ifade etti.
Li Bin ayrıca, ticaret, kültür ve turizm gibi geleneksel alanların yanı sıra yeşil
kalkınma, dijital ekonomi ve sağlık alanlarında da yeni iş birliği fırsatlarının
bulunduğunu vurguladı.
ICBC Turkey'den RMB ve finansman vurgusu
ICBC Turkey Bank Yönetim Kurulu Başkanı Qian Hou ise Ege Bölgesi'nin incir, zeytinyağı,
kuruyemiş ve birçok tarımsal üründe Çin pazarı açısından önemli bir konuma
sahip olduğunu belirtti.
Ege Bölgesi'nin Türkiye'nin Çin'e yönelik tarımsal ihracatında ön sıralarda yer
aldığını ifade eden Hou, geçen yıl yalnızca sebze, meyve ve kuruyemiş ihracatının
53,7 milyon dolara ulaştığını söyledi.
Sınır ötesi ticarette uzun ödeme süreleri, döviz kuru dalgalanmaları ve finansman
maliyetlerinin önemli sorunlar oluşturduğunu ifade eden Hou, ICBC Turkey'in bu
noktada finansman, doğrudan pazar erişimi ve RMB hizmetleriyle destek sunduğunu
belirtti.
Türkiye'nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumuna dikkat çeken Hou, ICBC Turkey'in
RMB takas bankası olarak Çin-Türkiye ticaretinde RMB kullanım alanlarını
genişletmeye devam edeceğini söyledi. Türk ihracat kredi sigorta kuruluşlarıyla
iş birliği imkanlarını araştırdıklarını kaydeden Hou, amaçlarının Türk Lirası
ile RMB arasındaki kur hareketlerini ticaret için bir engel olmaktan çıkarıp
kolaylaştırıcı bir unsur haline getirmek olduğunu ifade etti.
Açılış konuşmalarının ardından ICBC Küresel İşler Bölümü Kıdemli Genel Müdürü Tang
Yongmin Müşteri ve Finansal İhtiyaçlara Yönelik Çözümler başlıklı bir sunum
gerçekleştirirken, Zhang Jung ise Finansal Piyasa Ürünleri ve RMB Hizmetleri
konusunda ihracatçılara bilgi verdi.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -