EİB Çin’in Jiangsu eyaletinin başkenti Nanjing ile İzmir, karşılıklı ticareti geliştirmek için üçüncü kez bir araya geldi
Çin'in doğusunda yer alan 36 milyonluk nüfusa sahip olan Jiangsu eyaletinin başkenti
olan ve 2025 yılında Türkiye'yle 830 milyon dolarlık dış ticaret hacmine ulaşan
Nanjing ile İzmir karşılıklı ticareti geliştirmek için üçüncü kez bir araya
geldi.
54 üniversite ve 62 araştırma merkezine sahip olan Nanjing, İzmir Büyükşehir Belediyesi'yle
Kardeş Şehir Protokolünü imzalamadan önce Ege İhracatçı Birlikleri'ni
ziyaret etti.
Ziyaretten konuşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Nanjing'in,
bilim, teknoloji ve sanayi alanlarında hızlı gelişim gösteren, Çin'in
en prestijli üniversitelerine ev sahipliği yapan ve tarihi boyunca önemli bir
merkez olmuş çok kıymetli bir şehir olduğunun altını çizdi.
Nanjing heyetine İzmir ve Ege İhracatçı Birlikleri hakkında bilgi veren Eskinazi,
İzmir, Batı Anadolu ve Ege Bölgesi'nin merkezi ve Türkiye'nin üçüncü büyük şehridir.
Yaklaşık 4,5 milyonluk nüfusu ile ülke ekonomisinde önemli bir yere sahiptir.
Tarih boyunca üretim ve ticaretin merkezlerinden biri olmuş olan İzmir,
bir liman kenti olmanın avantajıyla çok yönlü bir ekonomik yapıya sahiptir. Nitelikli
iş gücü, güçlü tarımsal altyapısı, gelişmiş ulaşım ağları, kültürel zenginliği
ve yaşam kalitesi ile yatırım açısından son derece cazip bir şehirdir
diyerek Çinlileri İzmir'de yatırıma davet etti.
İzmir'in sürdürülebilirlik alanında Avrupa Birliği'nin İklim Nötr ve Akıllı Şehirler
Misyonu'nda yer alan kentlerden biri olduğu bilgisini veren Eskinazi, İzmir'i
bu özelliğiyle vizyonunu ortaya koyan bir kent olarak tanımladı.
10 üniversitesi ve artan eğitimli nüfusu ile İzmir, Türkiye'nin modern ve yenilikçi
yüzlerinden biridir diyen Eskinazi şöyle devam etti, Coğrafi konumu ve gelişmiş
lojistik altyapısı sayesinde İzmir, Türkiye'nin dünyaya açılan en önemli
kapılarından biridir. Bu yönüyle Türkiye, Çin açısından yalnızca bir pazar değil,
aynı zamanda Avrupa, Orta Doğu ve Afrika'ya erişim sağlayan stratejik bir
bölgesel ticaret ve lojistik merkezi (hub) niteliğindedir. Adnan Menderes Havalimanı'ndan
36 ülkeye doğrudan bağlantımız var. 16 limanına sahibiz. Türkiye'deki
toplam yükün yüzde 17'si ve konteyner yüklerinin yüzde 15'i İzmir limanlarında
elleçleniyor. 5 Teknoloji Geliştirme Bölgesi'nde faaliyet gösteren yüzlerce firma
ve binlerce Ar-Ge personelimiz bulunuyor. Çok sayıda Ar-Ge ve tasarım merkezi
ile inovasyon kapasitesi giderek artıyor. Yenilenebilir enerji alanında ise
rüzgâr, güneş, biyokütle ve jeotermal olmak üzere dört ana kaynağı bir arada barındıran
nadir şehirlerden biriyiz. Türkiye'nin rüzgâr enerjisi kurulu gücünün
önemli bir kısmı İzmir'de bulunuyor. Ege İhracatçı Birlikleri'nde 12 sektörde
8 bin aktif ihracatçısı bulunuyor. Sektörel zenginliğimiz üst seviyede. 2025 yılı
itibariyle Ege Bölgesi'nden 43,6 Milyar dolar ihracat yaparak, Türkiye ihracatından
yüzde 16'lık bir pay aldık. 2019 yılından itibaren ülkemizin Çin ile ticaretini
geliştirmek için pek çok ticaret heyeti, fuar, eğitim organize ettik.
Çin ile geliştirilecek çeşitli fırsatlara kapımızı açık tutuyoruz. WeChat platformunu
da aktif kullanarak Çin'i yakın markaja almış durumdayız. Bu kapsamda, Türkiye
ile Çin arasındaki ticari ilişkilerin mevcut potansiyelinin çok daha üzerinde
olduğuna inanıyoruz. Karşılıklı yatırımların ve ticaret hacminin artırılması,
her iki ülke için de önemli fırsatlar sunacağına inanıyoruz.
Çin'in önemli ticaret merkezlerinden Nanjing ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin
her yıl arttığını 2025 yılında yüzde 2,3'lük artışla itibarıyla 830 milyon
dolara ulaştığını dile getiren Nanjing Belediye Başkan Yardımcısı Huo Huiping,
Nanjing yönetimi olarak, Türk firmalarını Çin pazarına davet ettiklerini özellikle
gıda ve tarım ürünlerinde iş birliğini artırmak istediklerini açıkladı. Huiping,
Türk markalarını Nanjing'de mağaza, fuar ve organizasyonlara katılımını
teşvik ediyoruz dedi.
Nanjing'in 36 milyonluk nüfusuyla, 272 milyar doları aşan ekonomik büyüklüğü ve
280 milyar dolara yaklaşan perakende hacmi ve kişi başı 12 bin dolara ulaşan kişibaşı
milli gelirle önemli bir tüketim merkezi olduğunu vurgulayan Huiping, Nanjing'in
hızla büyüyen tüketim pazarıyla Türk ihracatçılar için önemli fırsatlar
sunduğunu, özellikle tarım ve gıda ürünlerinde iş birliğini artırmak istediklerini
ifade etti. Huiping şöyle devam etti, Türk menşeli kaliteli un, makarna,
zeytinyağı, kuru meyve ve kuruyemiş gibi ürünlerin Nanjing pazarında daha fazla
yer almasını memnuniyetle karşılıyoruz. Nanjing yönetimi olarak, Türk markalarını
doğrudan Çin pazarına davet ediyor ve somut iş birliklerinin artırılmasını
hedefliyoruz. İki taraf arasında sadece ticaret değil, üretim ve sanayi alanında
da iş birliği olsun istiyoruz. Özellikle maden, tekstil, hazır giyim ve yeni
malzemeler gibi alanlarda tedarik zinciri entegrasyonunun güçlendirilmesini hedefliyoruz.
Huiping, İzmir ziyareti kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Nanjing arasında
dostane ilişkilerin geliştirilmesine yönelik Kardeş Şehir Protokolü imzalanacağı
da sözlerine ekledi.
Öztürk: Tarım ve gıda sektörlerinde iş birliği potansiyeli yüksek
Türkiye ile Çin arasında özellikle tarım ve gıda sektörlerinde iki ülke arasında
önemli bir iş birliği potansiyeli bulunduğuna değinen Ege Hububat Bakliyat Yağlı
Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Bölgesi'nin,
Türkiye'nin en verimli tarım alanlarına sahip bölgelerinden birisi olduğunu,
iklim çeşitliliği, verimli toprakları ve güçlü üretim altyapısı sayesinde
geniş bir ürün yelpazesinde yüksek kalite ve sürdürülebilir üretim gerçekleştirdiğini,
son yıllarda Çin pazarının Türk tarım ürünlerine olan ilgisinin arttığını,
Türk gıda sektörünün bu ilgiye cevap verecek üretim gücüne sahip olduğunu
vurguladı.
Şekerlemeler, kuru meyveler, zeytinyağları, su ürünleri ve hayvansal mamuller, meyve
sebze mamulleri, baharatlar gibi ürünlerde Çin pazarında önemli potansiyel
olduğunun altını çizen Öztürk, Ege İhracatçı Birlikleri olarak, hububat, bakliyat,
yağlı tohumlar ve bitkisel yağlar başta olmak üzere, zeytinyağı-kuru meyve-yaş
meyve, su ürünleri ve hayvansal mamuller gibi gıda ürünlerinde önemli ihracatçı
üyelere sahibiz. Üyelerimiz, uluslararası kalite standartlarına uygun, güvenilir
ve izlenebilir ürünler sunuyor. Bu noktada, Çinli tüketicilerin güvenilir
ve kaliteli gıdaya olan talebinin artması, Türk ürünleri için önemli fırsatlar
sunmaktadır. Bizler de bu talebi karşılayacak üretim gücüne ve kalite altyapısına
sahibiz şeklinde konuştu.
Türkiye Gıda Platformu çatısı altında 1-4 Eylül 2026 tarihleri arasında Tüyap İstanbul'da,
Foodist İstanbul Fuarı 2026'yı düzenleyeceklerini aktaran Öztürk, Dünyanın
ilk üç gıda fuarı arasına girme hedefiyle hayata geçirdikleri organizasyonun,
Türkiye'nin gıda sektöründeki uluslararası konumunu güçlendirecek önemli
bir buluşma noktası olacağını, Çinli iş insanlarını da Foodist İstanbul Fuarı 2026'nda
görmek istediklerini sözlerine ekledi.
Girit: Çin'e tavuk ayağı ihracatının açılmasını sabırsızlıkla bekliyoruz
Türkiye'nin su ürünleri ve hayvansal mamuller sektöründe pek çok üründe dünyanın
ilk 10 üreticisi arasında yer aldığını belirten Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller
İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Bedri Girit, balık, kanatlı,
süt ürünleri, bal, yumurta gibi ürünlerde dünyanın protein ihtiyacını karşıladıklarını,
102 ülkeye kaliteli ve güvenli gıda ürünleri ihraç ettiklerini, Çin'e
de ihracat yapacak altyapıya sahip olduklarını, son yıllarda büyük gelişim gösteren
Türk somununda iş birliği yapabileceklerini, Çin'e tavuk ayağı ihracatının
tekrar başlamasını sabırsızlıkla beklediklerini dile getirdi.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -