Erdemir ve SteelOrbis iş birliğiyle bu yıl üçüncü kez düzenlenen İstanbul Piyasa
Sohbetleri, çelik sektörünün önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi. Etkinlikte
savaş sonrası çelik sektörü ve piyasalar, küresel ekonomi, yeni dengeler
ve riskler, ticaret politikaları ve sektörün geleceğine ilişkin değerlendirmeler
ele alındı.
Erdemir sponsorluğunda ve SteelOrbis iş birliğiyle gelenekselleşen İstanbul Piyasa
Sohbetleri'nin üçüncüsü, çelik ve bağlantılı sektörlerden 750'nin üzerinde profesyonelin
katılımıyla gerçekleştirildi.
Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren OYAK Maden Metalürji Pazarlama ve Satış
(Dağıtım Kanalları ve Uzun Ürünler) Direktörü Tolga Koçer, Erdemir'in faaliyetlerini
aktarırken dünya ve Türkiye ekonomisi ile çelik sektörünün zorlu bir
dönemden geçtiğine dikkat çekti. Koçer, küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gelişmeler,
ticaret akışlarındaki değişimler ve talep dalgalanmalarının sektörü doğrudan
etkilediğini ifade etti.
Çelik sektöründe korumacılık güçleniyor
Koçer konuşmasında, 2025 yılı sonunda sektörün en zorlu dönemlerinden birinin geride
bırakıldığına dair beklentilerin oluştuğunu, ancak 2026 yılı içerisinde küresel
ölçekte yaşanan yeni gelişmelerin ekonomik görünümü yeniden şekillendirdiğini
belirtti. ABD-İran arasındaki ateşkes mutabakatının umut verici bir gelişme
olduğunu değerlendiren Koçer, piyasaların olumlu haberleri hızla satın aldığı
ifade etti. Bununla birlikte, çelik sektörü tarafında korumacılık eğilimlerinin
güçlendiğini, karbon vergisi ve kota uygulamalarının eş zamanlı olarak devreye
alındığını vurgulayan Koçer, çelik sektörünün stratejik sektörler arasında kabul
edildiğinin altını çizdi. Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların
yerli üretimin önemini artırdığını ifade eden Koçer, çeliğin yalnızca sanayi
üretimi için değil, savunma sanayii ve stratejik sektörler için de kritik bir rol
oynadığını belirtti.
Enerji ve karbon düzenlemeleri sektörü dönüştürüyor
İlk oturumda konuşan OYAK Maden Metalürji Pazarlama ve Satış (Boru Profil ve Haddeleme)
Direktörü Erkut Yılmaz ise enerji piyasalarındaki gelişmelerin ve fiyat
hareketlerinin yakından takip edildiğini belirterek, enerji maliyetlerinin çelik
sektörünün rekabet gücü açısından önem taşıdığını ifade etti. Demir cevherinden
nihai ürüne uzanan entegre üretim modeli sayesinde sahip oldukları esneklikleri,
Türk sanayisinin lehine kullandıklarını belirten Yılmaz, Avrupa başta olmak
üzere küresel ölçekte hayata geçen enerji ve karbon düzenlemelerinin sektörü
dönüştürdüğünü ve bu dönüşüme uyum sağlamak amacıyla yatırımların sürdüğünü ifade etti.
İkinci oturumda değerlendirmelerde bulunan OYAK Maden Metalürji Pazarlama Müdürü
Sevi Koçak, 2026 yılının temkinli bir toparlanma sürecine işaret ettiğini belirtti.
Küresel ölçekte jeopolitik riskler ve belirsizliklerin devam ettiğini ifade
eden Koçak, artan rekabet baskısının sektörün en önemli gündem maddelerinden
biri olduğunu vurguladı. İthalat baskısının yoğun olarak hissedildiği bir ortamda
verimliliğin kritik önem taşıdığını belirten Koçak, kapasite planlamalarında
mevcut üretim gücünün etkin kullanımının ve katma değeri yüksek alanlara odaklanılmasının
gerekliliğine dikkat çekti.
Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda sektör uzmanları, küresel çelik
piyasalarındaki gelişmeleri, fiyat hareketlerini ve bölgesel arz-talep dinamiklerini
değerlendirdi.
Çelik sektörünün önde gelen şirketlerinden konuşmacıların sektöre ilişkin beklenti
ve değerlendirmeleri ile gerçekleştirilen İstanbul Piyasa Sohbetleri, Erdemir
ve SteelOrbis iş birliğiyle sektör paydaşları arasında bilgi paylaşımını ve etkileşimi
güçlendiren önemli bir platform olmayı sürdürürken, çelik sektörünü bir
araya getirmeye devam edecek.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -