Ekonomi

Eti Bakır Siirt'te yerin 669 metre altından 180 milyon dolarlık katkı sağlıyor

Türkiye'nin yıllık bakır ihtiyacının %25'ini karşılayan Eti Bakır, 8 maden işletmesinde
yılda 90 bin ton katot bakır üretiyor. Eti Bakır'ın üretimine önemli destek
veren Siirt İşletmesi, 14 bin ton katot bakıra denk gelen 80 bin tonluk bakır
konsantresiyle Türkiye'nin bakır ihtiyacına 180 milyon dolarlık katkı sağlıyor.

Katma değerli sanayinin öncü şirketlerinden Eti Bakır, Madenköy'de faaliyet gösteren
Siirt İşletmesi'nde yılda yaklaşık 1 milyon ton tüvenan cevher çıkarıyor.
Bu cevher tesislerde 80 bin ton bakır konsantresi haline getirilerek, katot bakır
üretimi için Eti Bakır Samsun İzabe ve Elektroliz Tesisi'ne gönderiliyor. Siirt,
yerli maden kaynaklarından ürettiği bakır konsantresiyle Türkiye'ye yıllık
180 milyon dolarlık katkı sağlıyor.

'YÜKSEK TEKNOLOJİYLE ÜRETİM YAPIYORUZ'
Eti Bakır Siirt İşletmesi İşletme Müdürü Olcay Kotiloğlu, işletmenin hem üretim
kapasitesi hem de bölgeye sağladığı ekonomik katkıyla önemli bir merkez olduğuna
dikkat çekerek, Siirt İşletmemiz, yer altı madenciliğindeki özel koşulları ve
teknolojik altyapısıyla Eti Bakır bünyesinde önemli bir yere sahip. Türkiye'nin
yıllık yaklaşık 500 bin tonluk katot bakır ihtiyacı bulunuyor. Bu ihtiyacın
bir kısmının yerli kaynaklardan Siirt'te üretilmesi, ülkemizin dışa bağımlılığının
azaltılmasına ve ülke ekonomisine katkı sağlanmasına önemli bir katkı sağlıyor.
Bu üretimi gerçekleştirirken teknolojiyi ve iş güvenliğini de en üst seviyede
tutmaya çalışıyoruz. Kuyu derinliğimiz 669 metre, kule yüksekliğimiz ise 74,5
metre. Türkiye'de metalik madenlerde dik kule sistemiyle kurulan ilk kuyu sistemine
sahibiz. Yer altındaki ekipmanlarımızın büyük bölümünü uzaktan kumandayla
çalıştırıyoruz ve cevheri yer altından flotasyon tesisimize konveyör hatlarıyla
el değmeden ulaştırıyoruz. Böylece hem güvenli hem de yüksek verimli bir üretim
gerçekleştiriyoruz dedi.

500 MİLYON DOLARLIK YATIRIM
Siirt İşletmesi'nde sürdürülen yatırımlara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan
Kotiloğlu, şunları söyledi: Siirt İşletmemiz, teknolojik altyapısı ve yer altı
madenciliğindeki özel koşullarıyla Eti Bakır bünyesinde önemli bir yere sahip.
İşletmemizi, Cengiz Holding çatısı altına girdiği 2017 yılından bu yana yaklaşık
500 milyon dolarlık yatırımla güçlendirdik. Yatırım planımızın yüzde 80'lik
kısmını tamamladık, kalan yatırımları önümüzdeki yıl tamamlamayı öngörüyoruz.
Yatırımlarımızın büyük bölümünü Ar-Ge çalışmaları oluşturuyor. Öte yandan sadece
tesise yatırım yapmıyoruz, bölge ekonomisine de katkı sağlıyoruz. Siirt, Türkiye
İstatistik Kurumu'nun açıkladığı 2025 yılına yönelik İş Gücü İstatistikleri'ne
göre en düşük istihdam oranına sahip dördüncü il konumunda. Biz de yerel istihdamı
desteklemek adına işletmemizde görev alan 848 çalışma arkadaşımızın büyük
bir bölümünü Siirt'ten istihdam ettik. Yerel ekonominin kalkınması için de çalışmalar
yapıyoruz. İhtiyaç duyduğumuz mal ve hizmetlerin büyük bölümünü yerel
firmalardan temin ediyoruz. Bu yolla dolaylı istihdamı, yerel firmaları ve bölge
ekonomisini güçlendiriyoruz.

954 BİN AĞAÇ DİKİLDİ, HEDEF 1 MİLYON AĞAÇ
Eti Bakır Siirt İşletmesi, üretim faaliyetlerinin yanı sıra çevresel rehabilitasyon
çalışmalarını da sürdürüyor. Çorak bir arazide, herhangi bir ağaç kesilmeden
faaliyete geçirilen işletmede bugüne kadar 954 bin ağaç dikildi. İşletmede 1
milyon fidan hedefine ulaşılması için çalışmalar devam ediyor. Sürdürülebilirlik
yaklaşımı üretim sahasıyla sınırlı olmayan işletmede, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla
birlikte özellikle kış aylarında olumsuz hava koşullarından etkilenen
yaban hayvanlarının beslenme ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik çalışmalar
da gerçekleştiriliyor.

Eti Bakır, Siirt İşletmesi'nde yerli kaynakların ekonomiye kazandırılmasını, yüksek
teknoloji, iş güvenliği, yerel istihdam, bölgesel tedarik ve çevresel rehabilitasyon
çalışmalarıyla birlikte ele alan bütüncül bir madencilik anlayışıyla
faaliyetlerini sürdürüyor.


-iDeal Haber Merkezi-
-twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr-
österdi. ABD tarafında Fed üyesi Waller'ın enflasyon baskılarının
hafiflemesi halinde faizlerin sabit tutulmasını destekleyebileceğini söylemesi
Eylül'de artırım beklentilerini zayıflatarak dolar endeksini yaklaşık %0,5
aşağı çekti, EUR/USD %0,5 yükselerek 1,1640, GBP/USD ise %0,1 artışla 1,35
civarında işlem gördü.

Bugün açıklanacak ABD Ağustos istihdam raporu Fed'in Eylül toplantısına ilişkin
faiz beklentileri açısından haftanın en kritik verisi konumunda. Beklentiler tarım
dışı istihdamın yaklaşık 50-65 bin kişi artması yönünde. İşsizlik oranının
ise %4,1-4,2 civarında kalması beklenmekte. Temmuzda tarım dışı istihdam 23 bin
kişi azalmış, önceki aylara ilişkin veriler de aşağı revize edilmişti, dolayısıyla
Ağustos'ta sınırlı bir toparlanma beklense de istihdam piyasasının geçmiş
yıllara kıyasla belirgin biçimde ivme kaybettiği düşünülüyor. Öncü göstergeler
de düşük işe alım, düşük işten çıkarma şeklinde özetlenebilecek bir işgücü piyasasına
işaret ediyor. Ağustos ADP özel sektör istihdamı 38 bin kişi artarak 47-48
bin civarındaki beklentilerin altında kaldı ve son yedi ayın en zayıf artışını
gösterdi. Buna karşılık işsizlik maaşı başvurularının düşük seyretmesi ve Temmuz'da
açık iş sayısının 7,27 milyona yükselmesi, şirketlerin büyük çaplı işten
çıkarmalara henüz yönelmediğini gösteriyor. Ücretlerde ise tahminler değişmekle
birlikte ortalama saatlik kazançlarda aylık yaklaşık %0,2-0,3 artış bekleniyor.

Petrol piyasalarında ABD-İran geriliminin yarattığı arz riskleri ile olası diplomatik
yumuşama sinyallerinin karşılıklı etkisiyle dalgalı bir seyir izledik. Brent
gün içinde altı haftanın yeni zirvesini test ettikten sonra %0,1 düşüşle 95,52
dolardan, WTI ise %0,3 yükselişle 91,30 dolardan kapandı. ABD'nin İran'a yönelik
yeni saldırıları, İran'ın bölgedeki ABD üslerini hedef alması ve Hürmüz Boğazı'ndan
geçen emtia gemilerinin günlük altıya gerileyerek 10 günlük ortalama
olan 13'ün oldukça altında kalması arz endişelerini canlı tuttu. Trump'ın yeni
saldırıların uzun sürmeyebileceği yönündeki açıklamaları, Rusya-Ukrayna barış
ihtimali ve Suudi Arabistan'ın Asya'ya yönelik amiral gemisi ham petrol fiyatını
değiştirmemesi yukarı yönü sınırladı. Brent petrolde 100 dolar seviyesini kritik
bir sınır olarak görmeye devam ediyor, bu direncin aşılması halinde yüksek
enflasyon endişelerine bağlı olarak şahin Fed riskinin kayda değer ölçekte artarak
küresel risk iştahında keskin bir düşüş yaşanma riskinin bulunduğunu düşünmeyi
sürdürüyoruz. Böylesine bir konjonktürde petrol fiyatlarının seyri bir süre
daha küresel piyasalardaki ana yönü dikte etmeye devam edecek.

Değerli metaller Fed üyelerinden Warsh'ın güvercin yönde açıklamalarından destek
buldu, ABD dolarındaki kayıplar ve gelişmiş ülke tahvil faizlerindeki dengelenme
eğilimi de bu fiyatlamaya katkıda bulundu. Bugün ABD istihdam verilerinde de
beklentilerin altında sonuçların gelmesi halinde son iki gündür değerli metallerdeki
toparlanma eğilimi korunabilir. Altın ve gümüşteki düşüşlerde kademeli alıcı
konumunda kalmaya devam etmek ile birlikte henüz yukarı yönlü net bir dönüş
sinyali almadığımızdan bu yöndeki adımlarda temkinli davranmayı tercih ediyoruz.
Kısa vadede bir süre konsolidasyon ağırlıklı yönsüz bir seyir ihtimalini göz
önünde bulunduruyoruz.

ABD hisse senedi piyasaları - ABD hisse senetlerinde dün gördüğümüz güçlü yükselişin
arkasında şirket haberlerinden çok faiz beklentilerindeki rahatlama vardı.
S&P 500 %1,06, Nasdaq 100 %1,16 yükselirken, Fed üyesi Christopher Waller'ın enflasyondaki
yavaşlamanın sürmesi halinde eylül toplantısında faizin sabit tutulmasını
destekleyebileceğini söylemesi hafta başında piyasayı baskılayan faiz artırım
korkusunu önemli ölçüde azalttı. 10 yıllık tahvil getirisi %4,77 civarına
gerilerken doların da zayıflaması, özellikle yüksek değerlemeli büyük teknoloji
şirketlerinde yeniden alım getirdi. Ancak dünkü hareketin içinde gözden kaçırılmaması
gereken bir ayrıntı var. ABD hizmet sektörü güçlü kalırken maliyet göstergeleri
son yılların yüksek seviyelerine çıktı. Yani piyasa dün güçlü büyümeyi
satın aldı, enflasyon tarafındaki rahatsız edici kısmı ise büyük ölçüde ikinci
plana bıraktı. Bugünkü tarım dışı istihdam verisinin önemi tam olarak buradan
geliyor. 55-56 bin civarındaki beklenti zaten işgücü piyasasında belirgin bir
hız kaybına işaret ediyor. Dolayısıyla verinin beklentiye yakın veya bir miktar
altında kalması, ekonomik aktivitede sert bir bozulma yaratmadan Fed üzerindeki
faiz artırma baskısını azaltacağı için hisse piyasasının tercih edeceği senaryo
olur. Buna karşılık istihdamın belirgin şekilde güçlü gelmesi, hafta başında
gördüğümüz %4,8 üzerindeki 10 yıllık faiz seviyelerini yeniden gündeme getirebilir.
Çok zayıf bir rakamın da doğrudan olumlu okunacağını düşünmüyoruz. Böyle
bir sonuçta faizler düşse bile tartışma kısa sürede para politikasından şirket
kârlarının ne kadar dayanıklı kalacağına kayabilir. Bu nedenle bugün yalnızca
manşet istihdam sayısına değil, işsizlik oranı ve ücret artışlarının birlikte
verdiği mesaja bakmak gerekiyor.

Teknoloji tarafında son iki gün aslında piyasanın yeni dönemde şirketlerden ne istediğini
oldukça iyi gösterdi. Broadcom yapay zeka yarı iletken gelirini yıllık
%221 artırarak 16,7 milyar dolara çıkardı, gelecek çeyrek için 21,7 milyar dolar
öngördü ve 2027 yapay zeka gelir beklentisini yaklaşık 115 milyar dolara taşıdı.
Serbest nakit akışının 13,7 milyar dolara ulaşması da büyümenin finansallara
güçlü şekilde yansıdığını gösteriyor. Buna rağmen AVGO dün %2,7 geriledi.
Bunun temel nedeni 34,8 milyar dolarlık dördüncü çeyrek gelir tahmininin piyasanın
35,4 milyar dolar civarındaki beklentisinin altında kalmasıydı. Bunu önemli
buluyoruz. Yapay zeka yatırımlarının devam edip etmediğine ilişkin tartışmada
Broadcom oldukça güçlü bir cevap verdi, fakat piyasa artık yalnızca hikayenin
güçlü olmasını ödüllendirmiyor. Beklentilerin ne kadar yüksek olduğu ve bir sonraki
çeyrekte bu beklentilerin ne ölçüde aşılabildiği daha belirleyici hale geldi.
Bu ayrım bizim AVGO pozisyonumuz açısından da önemli. Bilanço sonrasında hisseyi
artırmak için acele etmiyoruz ancak dünkü satış nedeniyle yatırım görüşümüzü
de aşağı çekmiyoruz. 2027-2028 için açıklanan rakamlar şirketin yapay zeka
altyapısındaki konumunu güçlendirirken, kısa vadeli gelir tahmini fiyatlamanın
önüne geçti. Önümüzdeki birkaç seansta hissenin zayıf gelir beklentisini sindirip
güçlü uzun vadeli görünümü yeniden fiyatlamaya başlaması bizim için daha anlamlı
bir sinyal olacaktır. Nvidia'nın dün %1,8 yükselmesi ve büyük teknoloji şirketlerinin
genel olarak piyasaya destek vermesi de Broadcom'daki satışın şu aşamada
yapay zeka sektörünün tamamına yönelik bir risk azaltma hareketine dönüşmediğini
gösteriyor.

Bugün için portföy kararını ise Broadcom'dan çok istihdam verisinin ardından tahvil
piyasasının vereceği tepkiye bağlıyoruz. Son birkaç haftada gördüğümüz fiyatlama
bize %4,8 civarındaki 10 yıllık faizin teknoloji hisseleri açısından önemli
bir eşik haline geldiğini gösterdi. Faizin bu bölgenin altında kalması ve istihdam
verisinin Fed'i yeniden faiz artırımına zorlayacak kadar güçlü olmaması
halinde dün başlayan hareketin yalnızca bir günlük tepkiyle sınırlı kalmayabileceğini
düşünüyoruz. Böyle bir tabloda yeni pozisyon için ilk tercihimiz son dönemde
yalnızca tema üzerinden yükselen şirketlerden ziyade, büyümeyi gelir ve nakit
akışına çevirdiğini gösteren büyük ölçekli teknoloji ve yarı iletken şirketleri
olur. Diğer taraftan bugün istihdamın güçlü gelmesi ve 10 yıllık faizin yeniden
%4,8'in üzerine yerleşmesi halinde dün yapılan alımların bir bölümünün hızla
geri verilmesi şaşırtıcı olmaz. İran tarafını da burada ayrı bir risk olarak
tutuyoruz. Brent'in 98 dolara yaklaşmasına rağmen hisse piyasasının dün %1'in
üzerinde yükselmesi, yatırımcıların şimdilik çatışmanın enerji arzında kalıcı
bir kesinti yaratmayacağını varsaydığını gösteriyor. Bu varsayım bozulur ve petrol
100 doların üzerine taşınırsa güçlü istihdam verisiyle birleşerek enflasyon-faiz
baskısını yeniden öne çıkarabilir. Bu yüzden haftayı kapatırken geniş çaplı
yeni bir teknoloji pozisyonu açmaktan ziyade, istihdam verisi sonrasında faizlerin
hangi yönde kalıcılaştığını görmeyi daha anlamlı buluyoruz. Eğer zayıflayan
istihdam ile kontrol altında kalan ücret artışları faiz artırım ihtimalini
belirgin biçimde aşağı çekerken büyüme endişesini tetiklemezse, son günlerde oluşan
geri çekilmenin ardından teknoloji tarafında yeniden pozisyon artırmak için
ay başına kıyasla daha güçlü bir gerekçemiz olacak.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -