EY araştırmasına göre markalar, yapay zekâ çağında yalnızca görünür değil aynı zamanda tercih edilir olmayı hedefliyor
EY'ın küresel tüketici ürünleri araştırmasına göre, tüketici ürünleri sektöründe
rekabetin kuralları yeniden yazılıyor. Şirketlerin yaklaşık yarısı algoritmik
ürün önerilerini etkileyebilmenin önümüzdeki beş yıl içinde kritik bir rekabet
avantajı sağlayacağını düşünürken, şu anda yalnızca beşte biri bu yetkinliğe sahip
olduğunu belirtiyor. Araştırma ayrıca, şirketlerin dörtte üçünden fazlasının
perakendeciler, dijital platformlar ve çevrim içi satış kanallarıyla kurduğu
iş birliklerini büyüme stratejilerinin merkezine yerleştirdiğini ortaya koyuyor.
Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri
şirketi EY tarafından hazırlanan EY State of Consumer Products araştırmasının
sonuçları açıklandı. Dünya genelinde 850'den fazla üst düzey tüketici ürünleri
yöneticisinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, yapay zekâ, dijital
platformlar ve değişen tüketici davranışlarının tüketici ürünleri sektöründeki
rekabet dinamiklerini yeniden şekillendirdiğini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre,
markalar artık yalnızca tüketicilerin dikkatini çekmek için değil, yapay zekâ
destekli öneri sistemleri tarafından tercih edilen seçenekler arasında yer alabilmek
için de rekabet ediyor.
Şirketler dönüşümün farkında ancak hazırlık seviyeleri sınırlı
Araştırmaya katılan yöneticilerin yaklaşık dörtte üçü, sektörde yaşanan yapısal
dönüşümün hızlı hareket etmeyi zorunlu kıldığını düşünüyor. Buna rağmen, şirketlerin
önemli bir bölümünün bu dönüşüme tam anlamıyla hazır olmadığı görülüyor.
Katılımcıların neredeyse yarısı (%47), algoritmik ürün önerilerini etkileyebilmenin
önümüzdeki beş yıl içinde rekabet avantajı açısından kritik önem taşıyacağını
belirtirken, yalnızca yaklaşık beşte biri (%21) bu alanda yeterli yetkinliğe
sahip olduğunu ifade ediyor. Bu durum, şirketlerin gelecekteki büyüme hedefleri
ile mevcut hazırlık seviyeleri arasında belirgin bir fark bulunduğunu gösteriyor.
Ticaret ekosistemi yeniden şekilleniyor
Araştırma sonuçları, tüketici ürünleri şirketlerinin iş yapış biçimlerinde önemli
bir dönüşüm yaşandığına işaret ediyor. Katılımcıların dörtte üçünden fazlası,
perakendeciler, dijital platformlar ve çevrim içi satış kanallarıyla kurulan iş
birliklerinin artık ticari stratejilerinin merkezinde yer aldığını belirtiyor.
Arama motorları, öneri sistemleri ve perakende medya ağları tüketicilerin ürün
keşif süreçlerinde daha belirleyici hâle gelirken, markaların görünürlüğü de
giderek daha fazla bu platformlardaki performanslarına bağlı olarak şekilleniyor.
Araştırma, tüketicilerin ürün tercihlerini etkileyen mekanizmaların değişmesiyle
birlikte şirketlerin de ticari büyüme modellerini yeniden tasarlamaları gerektiğini
ortaya koyuyor.
Araştırma bulguları, şirketlerin dönüşüm sürecindeki temel zorluklarının teknolojik
eksikliklerden çok organizasyonel yapılarla ilişkili olduğunu gösteriyor. Katılımcıların
yalnızca yaklaşık onda biri, satış, pazarlama ve e-ticaret ekiplerinin
entegre bir büyüme fonksiyonu olarak çalıştığını belirtiyor. Benzer şekilde,
katılımcıların yaklaşık onda biri fonksiyonlar arası karar alma süreçlerini
destekleyen tam entegre ticari veri altyapısına sahip olduğunu ifade ediyor. Dönüşümün
önündeki en önemli engeller arasında yönetişim karmaşıklığı ve karar alma
yetkilerindeki belirsizlik ilk sırada yer alırken, bunu liderlik uyumu ile
teknoloji ve veri altyapılarına ilişkin eksiklikler takip ediyor.
Yapay zekâ karar süreçlerini destekliyor, insan faktörü önemini koruyor
Araştırma, yapay zekânın ticari karar alma süreçlerindeki etkisinin hızla arttığını
ancak insan faktörünün önemini korumaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Katılımcıların
%61'i kuruluşlarında tamamen otomatik yapay zekâ kararları yerine insan
değerlendirmesine öncelik verildiğini belirtiyor. Bu sonuç, şirketlerin yapay
zekâyı karar alma süreçlerini güçlendiren önemli bir araç olarak gördüğünü ancak
nihai karar ve sorumluluğun hâlâ insanlarda olduğunu gösteriyor.
EY Türkiye Şirket Ortağı, Tüketici Ürünleri ve Perakende Sektör Lideri Kaan Birdal,
raporla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:
Tüketici ürünleri sektöründe rekabetin tanımı değişiyor. Günümüzde markalar için
başarı, yalnızca tüketicinin karşısına çıkabilmekle değil dijital platformlar
ve yapay zekâ destekli sistemler tarafından önerilen seçenekler arasında yer alabilmekle
ölçülüyor. Araştırma sonuçları, şirketlerin geleceğin ticaret modeline
uyum sağlayabilmeleri için veri odaklı karar alma süreçlerini güçlendirmeleri,
satış, pazarlama ve e-ticaret fonksiyonları arasında daha güçlü bir entegrasyon
kurmaları gerektiğini gösteriyor. Teknoloji yatırımları dönüşümün önemli bir
parçası olsa da sürdürülebilir başarı, güçlü yönetişim yapıları, net sorumluluk
alanları ve kurum genelinde ortak hareket edebilen ekiplerle mümkün olacak.
Önümüzdeki dönemde tüketici ürünleri şirketlerinin rekabet avantajı, tüketiciye
ulaşabilme kabiliyetlerinden çok, yapay zekâ destekli ekosistemlerde ne ölçüde
görünür ve tercih edilir olduklarıyla belirlenecek.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -