EY Avrupa Çekicilik Araştırması 2026’ya göre Türkiye’ye yabancı yatırım 2025’te yüzde 20 arttı
EY Avrupa Çekicilik Araştırması'na göre, 2025 yılında Avrupa'daki doğrudan yabancı
yatırımlar %7 gerilese de Avrupa kıtası genelinde 5.000'in üzerinde yatırım
projesi hayata geçirildi ve 200.000'den fazla yeni istihdam sağlandı. Yatırımlar,
yapay zekâ, savunma sanayi ve düşük karbonlu enerji üretimi gibi yüksek büyüme
potansiyeline sahip alanlarda artarken, otomotiv ve kimya gibi geleneksel sanayi
kollarında gerileme yaşandı. Fransa, Birleşik Krallık ve Almanya'da yabancı
yatırımların azaldığı bir dönemde, Türkiye, Polonya ve İspanya yatırım çekme
konusunda öne çıktı.
Uluslararası danışmanlık şirketi EY'ın hazırladığı Avrupa Çekicilik Araştırması'nın
(European Attractiveness Survey) sonuçları açıklandı. Araştırma, Avrupa'nın
küresel ekonomik ve jeopolitik belirsizliklere rağmen uluslararası yabancı yatırımcılar
açısından önemli bir cazibe merkezi olmayı sürdürdüğünü ortaya koyuyor.
Türkiye'de yabancı yatırımlar %20 arttı.
Avrupa genelindeki düşüş eğilimine rağmen Türkiye, Polonya ve İspanya gibi ülkeler
yatırım performanslarıyla dikkat çekti. Bir önceki yıl doğrudan yabancı yatırımda
beşinci sırada yer alan Türkiye'de doğrudan yabancı yatırım projeleri %20
artarak dördüncü sıraya yükseldi ve proje sayısı 383 olarak gerçekleşti. Polonya'da
bu oran %10, İspanya'da ise %7 olarak gerçekleşti. Araştırma, bu performansın
arkasında, güçlü yetenek havuzları, mevcut iş hacmi, yatırım dostu uygulamalar,
vergi teşvikleri, yerel yetkinlik geliştirme programları ve dijital altyapı
yatırımlarının bulunduğunu ortaya koyuyor.
Fransa, Birleşik Krallık ve Almanya'da yabancı yatırımı geriledi
Araştırmaya göre, yabancı yatırımlar geçen yıla kıyasla Fransa'da %17, Birleşik
Krallık'ta %14 ve Almanya'da %10 düşüş gösterdi. Fransa'da yaşanan siyasi belirsizlikler,
Birleşik Krallık'ta ticari sürtüşmeler ve artan vergi yükleri, Almanya'da
ise enerji maliyetleri ve Çin'den gelen talebin zayıflaması yatırımcı güvenini
olumsuz etkileyen temel unsurlar arasında yer aldı.
Yabancı yatırımcıların Avrupa'ya ilgisi sürüyor
Avrupa, zayıf ekonomik büyüme, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, ABD ile yaşanan
ticari gerilimler ve Ukrayna'daki gerilim ile Orta Doğu'daki anlaşmazlıkların
devam eden etkileri nedeniyle önemli zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Buna
rağmen, 2025 yılında doğrudan yabancı yatırım projelerinde görülen sadece %7'lik
düşüş, Avrupa'nın temel ekonomik ve kurumsal avantajlarının dirençli kalmaya
devam ettiğini gösteriyor. Öte yandan Avrupa'da doğrudan yabancı yatırım projeleri
kapsamında yaratılan istihdam sayısının %25 gerilediği görülüyor. Bu durum,
yatırımcıların mevcut ekonomik ortamda daha seçici ve daha küçük ölçekli yatırımlara
yöneldiğine işaret ediyor.
Yapay zekâ, savunma sanayi ve düşük karbonlu enerji yatırımları yükselişte
2025 yılında Avrupa'da yapay zekâ odaklı doğrudan yabancı yatırım proje sayısı %96
artış gösterdi. Bu projeler 14.000'in üzerinde yeni istihdam yaratarak bir önceki
yıla göre %41 daha fazla istihdam sağladı. Savunma sektöründe doğrudan yabancı
yatırım proje sayısı %84 artarak yaklaşık 7.000 kişilik yeni istihdam yarattı.
Yatırımlarda, hava sistemleri, insansız hava araçları, uzay teknolojileri,
mühimmat, füze sistemleri ve kara savunma teknolojileri öne çıkan alanlar arasında
yer aldı. Düşük karbonlu enerji sektöründeki yatırımlar ise %25 artış gösterdi.
Otomotiv, kimya ve sağlık yatırımları geriledi
Yüksek büyüme potansiyeline sahip sektörlerde artış yaşanırken, Avrupa'nın geleneksel
sanayi alanlarında düşüş gözlendi. Otomotiv sektöründeki yatırımlar %11,
kimya sektöründeki yatırımlar %19 ve sağlık üretimi alanındaki yatırımlar ise %28
oranında geriledi.
ABD ve Almanya kaynaklı yatırımlar yavaşlıyor
2019-2025 döneminde ABD ve Almanya'dan Avrupa'ya yapılan yatırımlar sırasıyla %38
ve %28 düştü. ABD'li şirketler, ticaret politikalarındaki belirsizlikler ve yerel
yatırımları teşvik eden politikalar nedeniyle Avrupa yatırımlarında daha temkinli
davranırken, Alman şirketleri ise artan maliyetler, zayıflayan Çin talebi
ve yoğunlaşan küresel rekabet baskısıyla karşı karşıya bulunuyor.
Yatırımcılar kısa vadede temkinli, uzun vadede ise iyimser
Araştırmaya katılan şirketlerin %54'ü önümüzdeki bir yıl içerisinde Avrupa'da yeni
faaliyet kurmayı veya mevcut faaliyetlerini genişletmeyi planlıyor. Katılımcıların
%41'i jeopolitik gerilimler ve çatışmaları Avrupa'nın yatırım çekiciliği
açısından en önemli risk olarak değerlendirirken, makroekonomik koşullar, ticaret
engelleri ve artan regülasyon yükü de öne çıkan diğer risk unsurları arasında
yer alıyor.
Geçtiğimiz yıla göre regülasyon ve bürokratik karmaşıklığa ilişkin kaygıların yeniden
yükselişe geçtiği görülüyor. Bu nedenle Avrupa Birliği, şirketler üzerindeki
idari yükü azaltmaya yönelik kapsamlı sadeleştirme çalışmalarını sürdürüyor.
Avrupa uzun vadeli yatırım çekiciliğini koruyor
Araştırmaya katılan şirketlerin %60'ı Avrupa'nın önümüzdeki üç yıl içerisinde yatırım
çekiciliğinin artacağını öngörüyor. Avrupa'nın geniş ve erişilebilir pazarı,
güçlü altyapısı, sürdürülebilirlik alanındaki liderliği, inovasyon kapasitesi
ve yüksek nitelikli iş gücü yatırımcıların en çok önem verdiği avantajlar arasında
yer alıyor. Katılımcılar aynı zamanda Avrupa'nın rekabetçilik ve verimlilik
alanlarında ihtiyaç duyduğu dönüşümü gerçekleştirebileceğine de inanıyor. Şirketlerin
%52'si Avrupa'nın yatırım ortamını güçlendirecek stratejik kararları
hayata geçireceğini düşünürken, yalnızca %21'i bu konuda olumsuz görüş bildiriyor.
Avrupa'nın planlarını uygulamaya dönüştürmesi gerekiyor
Araştırma kapsamında görüşülen 500 yatırım lideri, Avrupa'nın küresel rekabet gücünü
koruyabilmesi için öncelikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin daha güçlü
şekilde desteklenmesi, enerji maliyetlerinin azaltılması ve stratejik sektörlere
yönelik teşviklerin artırılması gerektiğini vurguluyor. Bununla birlikte yatırımcılar,
vergi sistemlerinin sadeleştirilmesi, dijital inovasyonun hızlandırılması
ve rekabetçiliği artıracak politikaların kararlılıkla uygulanmasının Avrupa'nın
uzun vadeli yatırım çekiciliğini daha da güçlendireceği görüşünü paylaşıyor.
EY-Parthenon Türkiye Başkanı Özge Gürsoy araştırmayla ilgili şunları söyledi:
EY Avrupa Çekicilik Araştırmamızın sonuçları, jeopolitik dalgalanmaların, ticarette
artan kısıtlamaların ve ekonomik belirsizliklerin küresel yatırım ortamını
yeniden şekillendirdiğini gösteriyor. Ancak tüm bu zorluklara rağmen Avrupa'nın,
yabancı yatırımlar açısından dayanıklılığını koruyan ve yatırımcılar için cazibesini
sürdüren bir merkez olmaya devam ettiğini görüyoruz. Bu anlamda Türkiye'de
oldukça iyi bir ivme kaydetmiş durumda. 2024 yılı sonuçlarında doğrudan yabancı
yatırımda beşinci sırada yer alan Türkiye, 2025 yılında dördüncü sıraya yükselerek
doğrudan yabancı yatırım projelerini %20 artırdı ve toplam proje sayısını
383'e çıkardı. Araştırmamızdan yatırımların giderek daha seçici hale geldiğini,
yapay zekâ, savunma ve enerji gibi yüksek büyüme potansiyeline sahip stratejik
alanlara ve güçlü yetkinlik ekosistemlerine sahip şehir ve bölgelere yöneldiğini
gözlemliyoruz. Araştırmanın, yatırım kararlarında artık tek bir belirleyici
unsurun olmadığı gerçeğini ortaya koyuyor. Teknolojik dönüşüm, insan kaynağına
erişim, regülasyonlar, jeopolitik gelişmeler, enerji maliyetleri, ham madde
ve tedarik zinciri dinamikleri gibi birçok unsur eş zamanlı olarak yatırım stratejilerini
etkiliyor. Bu nedenle şirketler için asıl rekabet avantajı, değişimi
öngörebilme ve yatırımlarını doğru zamanda, doğru sektöre ve doğru coğrafyalara
yönlendirebilme yetkinliğinde yatıyor.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -