Ekonomi

EY ve YÜD araştırması Şirketler risklerin farkında, ancak yönetim kurulları kurumsal risk yönetimine sınırlı zaman ayırıyor

EY ve Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen Türkiye Yönetim
Kurulu Barometresi'ne göre, şirketlerde kurumsal risk yönetimi yönetim kurulu
gündeminde yer alsa da, risk yönetimi faaliyetlerinin derinliği ve bu alana
ayrılan zaman açısından gelişim alanlarının bulunduğunu ortaya koyuyor.

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY ile Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği
(YÜD) iş birliğiyle hazırlanan, çoğunlukla halka açık ve aile şirketlerinde görev
alan yönetim kurulu üyeleri, üst düzey yöneticiler ve bağımsız yönetim kurulu
profesyonellerinin katılımıyla gerçekleştirilen Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi,
şirketlerin kurumsal risk yönetimine yaklaşımını ve yönetim kurullarının
stratejik önceliklerini ortaya koyuyor. Araştırma sonuçları, şirketlerde kurumsal
risk yönetimine yönelik organizasyonel yapıların büyük ölçüde oluşturulduğunu,
ancak bu alana ayrılan sürenin ve fonksiyonel derinliğin sınırlı kaldığını
gösteriyor.

Kurumsal risk yönetimi ağırlıklı olarak yönetim kurulu komiteleri aracılığıyla ele
alınıyor
Araştırmaya göre, katılımcıların %45'i kurumsal risk yönetiminin şirketlerindeki
Risk Komitesi'nin sorumluluğunda olduğunu belirtirken, %32'si bu görevin Denetim
ve Risk Komitesi tarafından yürütüldüğünü ifade ediyor. Bu kapsamda bir komitede
görev alan katılımcıların %32'si bu alana fiilen aylık 1 ila 5 saat, %23'ü
5 ila 10 saat, katılımcıların yalnızca %10'u 10 ila 15 saat ayırabildiğini belirtiyor.
Katılımcıların %31'i ise kurumsal risk yönetimiyle ilgili herhangi bir
komitede görev almadığını ifade ediyor. Bu tablo, yönetim kurulu düzeyinde bu
alana daha geniş yer verilmesi gerektiğine işaret ediyor.

Ekonomik riskler, %42 oranıyla yönetim kurullarının gündeminde ilk sırada yer alıyor
Katılımcıların %63'ü icra seviyesinden gelen risk raporlamalarının karar alma süreçleri
için gerekli içgörüyü sağladığını düşünüyor. Ancak yönetim kurulu seviyesinde
risk yönetişimine ayrılan zamanın sınırlı olması, üretilen içgörülerin karar
alma süreçlerine yeterince yansıtılamama riskini oluşturuyor.

Araştırma sonuçları, 2025 yılında şirketlerin risk gündeminde makroekonomik ve jeopolitik
gelişmelerin öne çıktığını ortaya koyuyor. Katılımcılara göre şirketler
açısından en önemli risk alanı %42 oranıyla ekonomik riskler olurken, bunu %15
ile jeopolitik riskler ve %10 ile politik riskler takip ediyor. Küresel ekonomik
belirsizliklerin ve jeopolitik gelişmelerin şirketlerin risk gündeminde önemli
bir yer tuttuğu görülürken, katılımcıların yarısından fazlası şirketlerinin
jeopolitik risklere yönelik stratejilerini yeterli buluyor.

Katılımcılar şirketlerinin kurumsal risk yönetimi yaklaşımına genel olarak güven
duyuyor
Makroekonomik gelişmeler ve finansal piyasalardaki dalgalanmalar, şirketlerin kurumsal
risk yönetimi stratejilerinde öncelikli değerlendirme alanları arasında
yer almaya devam ediyor. Katılımcıların yaklaşık %75'i, bu alanda şirketlerinin
doğru ve yeterli risk stratejileri uyguladığını düşünüyor. Araştırmada ele alınan
diğer başlıklar ise şöyle sıralanıyor:

- Organizasyonların sürdürülebilir büyümesi ve rekabet gücünün korunması açısından
kritik öneme sahip insan kaynağı ve yetenek yönetimi alanında, şirketlerinin
doğru ve yeterli risk stratejisi uyguladığından emin olanların oranı %56 seviyesinde
seyrediyor.
- Sürdürülebilirlik ve çevresel riskler konusunda ise katılımcıların yaklaşık yarısı
şirketlerinin yeterli risk stratejilerine sahip olduğunu belirtirken, iklim
değişikliği ve doğa kaynaklı riskler özelinde bu oran %44 olarak ölçülüyor.
- Teknolojik dönüşüm ve dijitalleşme alanında katılımcıların %60'ı, siber güvenlik
risklerinin yönetiminde ise %67'si şirketlerinin doğru ve yeterli risk stratejisi
uyguladığını düşünüyor. Ancak, siber güvenlik risklerinin giderek artan etkisi
dikkate alındığında, mevcut yapıların güçlendirilmesi ve uygulamaların sürdürülebilirliğinin
sağlanması önemli bir gelişim alanı olarak öne çıkıyor.
- Katılımcıların yarısından fazlası tedarik zinciri risklerini yönetmeye yönelik etkin
stratejilere sahip olduklarını ifade ediyor.

Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği (YÜD) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sami konuyla
ilgili şu değerlendirmede bulundu:
YÜD olarak temel amacımız, Türkiye'deki yönetim kurullarının etkinlik ve derinliğini
artırarak şirketlerimizin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamaktır. EY
iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz bu barometre çalışması, yönetim kurullarının
risk yönetimi konusundaki farkındalığını ve fiilen ayırdıkları zamanı net bir
şekilde ortaya koyuyor. Araştırma sonuçları gösteriyor ki, şirketlerimizde komite
yapıları kurulmuş olsa da, yönetim kurullarının risk yönetişimine daha fazla
stratejik zaman ayırması ve bu içgörüleri karar alma mekanizmalarına daha güçlü
entegre etmesi gerekiyor. YÜD olarak, yönetim kurulu üyelerimizin bu alandaki
yetkinliklerini desteklemeye ve iyi yönetişim ilkelerini yaygınlaştırmaya devam
edeceğiz.

EY Türkiye Şirket Ortağı ve Risk Danışmanlığı Hizmetleri Lideri Emre Beşli şu değerlendirmelerde
bulundu:
EY olarak YÜD ile gerçekleştirdiğimiz araştırmamızdan elde ettiğimiz bulgular,
kurumlarda risk yönetimine yönelik organizasyonel yapıların büyük ölçüde oluşturulduğunu,
ancak yönetim kurulu seviyesinde bu alana ayrılan zamanın sınırlı kaldığını
ve dolayısıyla risk yönetimi fonksiyonunun etkinliğini artıracak gelişim
alanlarının bulunduğunu gösteriyor. Jeopolitik gelişmeler, ekonomik belirsizlikler
ve politik riskler şirketlerin gündeminde öncelikli konumunu korurken, teknolojik
dönüşüm ve siber güvenlik riskleri de kurumlar açısından giderek daha
stratejik bir önem kazanıyor. Son dönemde yaşanan küresel gelişmeler, geleneksel
risk yönetimi yaklaşımlarının artık tek başına yeterli olmadığını ortaya koyuyor.
Birden fazla risk senaryosunun aynı anda gerçekleşebildiği günümüzde şirketleri,
proaktif aksiyon alma kabiliyetinin güçlendirildiği bir gelecek bekliyor.
Bu doğrultuda, kurumların risk ve strateji arasındaki dengeyi doğru kurmaları,
risk kültürünü organizasyonun geneline yaymaları, raporlama döngülerini hızlandırarak
gerçek zamanlı içgörü üretebilmeleri ve yapay zekâ, makine öğrenimi ile
diğer teknolojik çözümleri risk yönetimi süreçlerine entegre etmeleri kritik
önem taşıyor.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -