Ekonomi

Güncelleme- TCMB Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti'ni yayınladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti'ni yayınladı.
Yayınlanan metinde şu ifadelere yer verildi:

Küresel Ekonomi
1. Jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarında
oynaklık ve yüksek seyir sürmektedir. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma
maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin süresi ve boyutu enerji fiyatlarının
gelecekteki seyri açısından belirleyici olmaya devam edecektir.
2. Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle, başta Orta Doğu ve Afrika ülkeleri olmak üzere
birçok ekonomide 2026 yılı için büyüme öngörüleri aşağı yönde güncellenmeye
devam edilmiştir. Diğer taraftan, 2027 yılında baz etkilerinin de devreye girmesi
ile büyüme oranlarının toparlanması beklenmektedir. Bu çerçevede, küresel
ölçekte zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği, Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının
ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin yıllık
bazda bir önceki PPK dönemine göre 2026 yılı için bir miktar aşağı, 2027 yılı
için ise bir miktar yukarı yönde revize edilerek sırasıyla yüzde 1,7 ve yüzde 2,5
oranında artacağı tahmin edilmektedir.
3. Emtia fiyatlarındaki yükseliş küresel enflasyon üzerindeki riskleri artırmıştır.
Merkez bankaları söz konusu riskleri gözetmeye devam ederken, gelişmelerin
büyüme ve istihdam üzerindeki olumsuz etkilerini de dikkate almaktadır. Politika
faizi fiyatlamaları gelişmiş ülkelerde faiz artırım yönündeki beklentilerin güçlendiğine
işaret etmektedir. Jeopolitik gelişmelerin neden olduğu arz şokunun
ne kadar kalıcı olacağı ve enflasyon beklentilerini ne ölçüde bozacağı küresel
para politikalarının seyri açısından önem taşımaktadır. Son dönemde, artan belirsizlik
ve risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, gelişmekte olan ülke
hisse senedi piyasalarına yönelen sermaye akımlarında oynak bir seyir gözlenirken,
portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskler canlılığını korumaktadır.

Parasal ve Finansal Koşullar
4. Bireysel kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması 24 Nisan–5 Haziran
döneminde yüzde 2,1 seviyesine düşmüştür. Bu gerilemede ihtiyaç ve konut kredilerindeki
yavaşlama etkili olmuştur. Türk lirası (TL) ticari kredilerin 4 haftalık
büyüme oranlarının ortalaması yüzde 2,4, kur etkisinden arındırılmış yabancı
para ticari kredilerdeki 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması ise yüzde
0,4 seviyesine düşmüştür.
5. TL mevduat faiz oranları, 24 Nisan ile biten haftaya kıyasla 70 baz puan artarak,
5 Haziran ile biten haftada yüzde 47,7 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde
TL ticari kredi faiz oranları (Kredili Mevduat Hesabı ve Kredi Kartı hariç)
76 baz puan artışla yüzde 50,5 seviyesinde oluşmuştur. İhtiyaç kredisi (Kredili
Mevduat Hesabı hariç) faiz oranları 189 baz puan artarak yüzde 64,1, konut
kredisi faiz oranları 206 baz puan artarak yüzde 39,3, oynak bir seyir izleyen
taşıt kredisi faiz oranları ise 643 baz puan artarak yüzde 45,9 seviyesinde gerçekleşmiştir.
6. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), kredi büyümesi gelişmelerini dikkate
alarak sıkı parasal duruşu desteklemek ve makrofinansal istikrarı güçlendirmek
amacıyla 23 Mayıs tarihinde zorunlu karşılık uygulamasında değişiklikler yapmıştır.
Buna göre, sekiz haftalık dönemler itibari ile uygulanan büyüme sınırları,
tüketicilere kullandırılan ihtiyaç kredileri ile taşıt kredilerinde yüzde 4’ten
yüzde 3’e, tüketicilere tahsis edilen kredili mevduat hesabı limitlerinde yüzde
2’den yüzde 1’e, KOBİ’lere kullandırılan Türk lirası kredilerde yüzde 5’ten
yüzde 4,5’a, KOBİ dışı işletmelere kullandırılan Türk lirası kredilerde yüzde
3’ten 2’ye indirilmiştir.
7. TCMB brüt uluslararası rezervleri, 24 Nisan’dan bu yana 11,6 milyar ABD doları
azalarak 5 Haziran itibarıyla 159,4 milyar ABD dolarına gerilemiştir. Türkiye’nin
5 yıllık kredi risk primi (CDS) 21 Nisan’dan bu yana sınırlı bir yükselişle
10 Haziran itibarıyla 241 baz puan seviyesine gelmiştir. Türk lirasının 1 ay
vadeli kur oynaklığı 10 Haziran itibarıyla 21 Nisan’a kıyasla yüzde 7,4 seviyesine
gerilerken, 12 ay vadeli kur oynaklığı ise sınırlı bir düşüşle yüzde 20,9
seviyesine gerilemiştir. Önceki PPK toplantı haftasından 5 Haziran’a kadar Devlet
İç Borçlanma Senetleri piyasasından 0,7 milyar ABD doları çıkış, hisse senedi
piyasasından ise 1,2 milyar ABD doları çıkış olmak üzere toplam 1,9 milyar ABD
doları net portföy çıkışı gerçekleşmiştir.

Talep ve Üretim
8. Gayri Safi Yurt İçi Hâsıla (GSYH), 2026 yılının ilk çeyreğinde yıllık ve çeyreklik
bazda sırasıyla yüzde 2,5 ve yüzde 0,1 oranlarında artmıştır. Üretim yönünden
değerlendirildiğinde, birinci çeyrekte yıllık büyümenin temel belirleyicisi
hizmetler sektörü olmuştur. Bitkisel üretimdeki don ve kuraklık olayları kaynaklı
gerilemenin etkisiyle tarım katma değerinde 2025 yılının genelinde gerçekleşen
yıllık bazdaki düşüş bu yılın birinci çeyreğinde yerini artışa bırakmıştır.
Aynı dönemde, sanayi katma değeri yıllık bazda gerilemiş, inşaat katma değeri
ve net vergi kalemlerinde ise büyüme yavaşlamıştır. Harcama yöntemiyle incelendiğinde,
özel tüketim ve toplam yatırımların yıllık büyümeye pozitif katkısının
bir önceki çeyreğe kıyasla bir miktar gerilediği görülmüştür. Çeyreklik bazda
ise özel tüketim büyümeye oldukça sınırlı bir katkı verirken toplam yatırımların
katkısı negatif olmuştur. Mal ve hizmetlerin hem ihracatında hem de ithalatında
düşüş gerçekleşirken, net ihracatın çeyreklik büyümeye negatif katkısı azalarak
devam etmiştir. Özetle, ilk çeyreğe ait veriler iktisadi faaliyetin yavaşlamaya
devam ettiğini göstermiştir.
9. Mart ayında perakende satış hacim endeksinde aylık bazda yüzde 2,6 oranında,
çeyreklik bazda ise yüzde 5,4 oranında artış gerçekleşmiştir. Altın hariç perakende
satışların aylık ve çeyreklik artışı, sırasıyla yüzde 0,9 ve yüzde 3,1 olarak
daha düşük olmuştur. Aynı dönemde ticaret satış hacim endeksi, aylık bazda
yüzde 1,9, çeyreklik bazda ise yüzde 1,8 oranında artış göstermiştir. Hizmet üretim
endeksinde mart ayında, aylık bazda yüzde 0,5, çeyreklik bazda ise yüzde 1,6
oranında artış olmuştur. Kartla yapılan harcamalar mayıs ayı itibarıyla ikinci
çeyrekte önceki çeyreğe kıyasla daha zayıf seyretmektedir. Beyaz eşya satışları
nisan ayında artmıştır. Otomobil satışları ise mayıs ayı itibarıyla yılın ikinci
çeyreğinde, bir önceki çeyrekteki gerilemesini sürdürmüştür. İmalat sanayi
firmalarına yönelik anket verileri, mayıs itibarıyla yılın ikinci çeyreğinde
kayıtlı iç piyasa siparişlerinde bir miktar artışa, geleceğe yönelik iç piyasa
sipariş beklentilerinde ise gerilemeye işaret etmiştir. Tüketim harcamalarına ilişkin
firma görüşmelerinden edinilen tespitler de yurt içi satışlardaki ılımlı
seyrin yılın ikinci çeyreğinde devam ettiğini göstermektedir. Özetle, ikinci çeyreğe
ilişkin öncü veriler iç talepteki zayıf seyrin sürdüğüne işaret etmektedir.
10. Mart ayında sanayi üretim endeksi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış
olarak aylık bazda yüzde 0,8 oranında, takvim etkilerinden arındırılmış olarak
yıllık bazda yüzde 1,1 oranında azalmıştır. Çeyreklik bazda sanayi üretimi, ilk
çeyrekte yataya yakın seyretmiştir. Bu dönemde, inşaat bağlantılı sektörlerde
üretim, ana endeksin aksine gerilemiştir. Bu gelişmenin temelinde, deprem konutlarının
2025 yılında teslim edilmesi hedefiyle uyumlu olarak, özellikle geçtiğimiz
yılın ikinci yarısında daha kuvvetli seyreden inşaat bağlantılı sektörlerdeki
üretimin yılın ilk çeyreğinde kısmen normalleşmesi yatmaktadır. Ana eğilimi
izlemek amacıyla tipik oynaklık sergileyen diğer ulaşım ve benzeri sektörler
dışlandığında, sanayi üretimi çeyreklik bazda sınırlı bir gerileme kaydetmiştir.
Bu çerçevede, sanayi üretiminin ana eğilimi halen zayıf seyretmektedir. İmalat
sanayine yönelik anket göstergeleri, mart-nisan döneminde savaş kaynaklı etkilerle
geleceğe yönelik üretim beklentilerinde bozulma ima etmiştir. Mayıs ayı iktisadi
yönelim anketi verileri ise üretim beklentilerinde kısmi toparlanmaya işaret
etmektedir. Çeyreklik olarak ise mayıs ayı itibarıyla üretim beklentileri
bir önceki çeyreğe göre düşüş göstermiştir. Diğer taraftan kapasite kullanım oranı
mayıs ayı itibarıyla ikinci çeyrekte yataya yakın seyretmiştir. Oynaklık sergileyen
petrol sektörü dışlandığında ise kapasite kullanımında sınırlı artış
gözlenmektedir. İnşaat üretim endeksi, yılın ilk çeyreğinde, çeyreklik bazda yüzde
2,7 oranında azalış, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise yüzde 4,1 oranında
artış kaydetmiştir.
11. Nisan ayında mevsimsellikten arındırılmış istihdam 32,2 milyon kişi seviyesinde
gerçekleşmiş ve bir önceki çeyrek ortalamasına kıyasla yüzde 0,4 oranında azalmıştır.
Bu dönemde, işgücüne katılım oranı çeyreklik olarak 0,3 puan düşmüştür.
İstihdamda ve katılım oranındaki gerilemelerin birbirini büyük ölçüde dengelemesiyle
işsizlik oranı çeyreklik olarak yüzde 8,2 seviyesinde yatay seyretmiştir.
Anket göstergeleri, imalat sanayi firmalarının geleceğe yönelik istihdam beklentilerinde
tarihsel ortalamanın altında seyreden görünümün devamına işaret
etmektedir.
12. Mart ayında cari işlemler dengesi aylık bazda 9,7 milyar ABD doları açık vermiştir.
12 aylık birikimli cari açık önceki aya kıyasla 4,8 milyar ABD doları artarak
39,7 milyar ABD doları olmuştur. Seyahat gelirleri aylık bazda 2,9 milyar
ABD doları, 12 aylık birikimli olarak 60,4 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşmiştir.
Hizmetler dengesi fazlası ise 63,1 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşerek
güçlü seyrini sürdürmüştür.
13. Mayıs ayında, mevsimsellikten arındırılmış olarak ihracat ve ithalat artış kaydetmiştir.
İhracattaki aylık artış, çalışma günü sayısında Kurban Bayramı ve
bununla bağlantılı idari izin kaynaklı azalışa ve savaşın devam eden etkilerine
rağmen güçlü olmuştur. İhracatta son dönemde gözlenen görece güçlü görünümde,
jeopolitik gelişmelerin ve artan lojistik maliyetlerinin talebi arızi olarak Türkiye’ye
kaydırmasının da rol oynadığı değerlendirilmektedir. Bu gelişmeler doğrultusunda,
12 aylık birikimli dış ticaret açığı bir önceki aya göre gerilemiştir.
Mayıs ayında altın ithalatı bir miktar azalmış, 12 aylık birikimli altın ithalatı
21,1 milyar ABD doları olmuştur. Mevcut veriler ışığında, 12 aylık birikimli
cari açığın nisan ve mayıs aylarında azalacağı öngörülmektedir. Yakın dönemde
gerçekleşen jeopolitik gelişmelerin cari açık üzerindeki olumsuz etkilerinin
yılın ikinci yarısında sürebileceği, söz konusu etkilerin boyutunun ise gelişmelerin
süresine ve şiddetine göre farklılaşacağı değerlendirilmektedir. Nisan-mayıs
döneminde mevsimsellikten arındırılmış tüketim malı ithalatı bir önceki
çeyreğe göre sınırlı olarak gerilemiştir. Mayıs ayına ilişkin geçici dış ticaret
verileri ile haziran ayı için yüksek frekanslı öncü veriler beraber değerlendirildiğinde,
üç aylık ortalama eğilimler, ihracatta ve ithalatta artışa, dış ticaret
açığında ise yılın ilk çeyreğine kıyasla sınırlı bir gerilemeye işaret etmektedir.
14. Cari açığın finansmanı tarafında, bankacılık sektörünün 12 aylık birikimli uzun
vadeli borç çevirme oranı mart ayında yüzde 151,5 olarak gerçekleşmiştir. Söz
konusu oran, bankacılık sektörü dışındaki firmalarda yüzde 213,6 olmuştur. Bu
çerçevede, yurt dışı borçlanma imkanlarının yüksek seviyelerini koruduğu değerlendirilmiştir.

Enflasyon Gelişmeleri ve Beklentiler
15. Tüketici fiyatları mayıs ayında yüzde 1,71 oranında artmış, yıllık enflasyon
0,24 puan yükselişle yüzde 32,61 seviyesinde gerçekleşmiştir. Mayıs ayında tüketici
fiyatlarının seyrinde ulaştırma hizmetleri, giyim ve işlenmiş gıda fiyatları
öne çıkmıştır. Bu doğrultuda, yıllık enflasyon hizmet, temel mal ve gıda gruplarında
artarken, diğer ana gruplarda gerilemiştir. B endeksinin (işlenmemiş
gıda ürünleri, enerji, alkollü içecekler ve tütün ile altın hariç TÜFE) yıllık
değişim oranı 0,79 puan artışla yüzde 31,30’a yükselirken, C endeksinin (enerji,
gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içecekler ile tütün ürünleri ve altın hariç
TÜFE) yıllık değişim oranı 0,61 puan artışla yüzde 30,44 olmuştur.
16. Yıllık tüketici enflasyonuna katkılar incelendiğinde, enerji, gıda ve alkolsüz
içecekler ile alkol-tütün-altın gruplarının katkıları bir önceki aya kıyasla
sırasıyla 0,29, 0,12 ve 0,03 puan azalırken, hizmet ve temel mallar gruplarının
katkıları sırasıyla 0,40 ve 0,28 puan artmıştır.
17. Mevsimsellikten arındırılmış verilerle, tüketici fiyatlarının aylık artışı bir
önceki aya kıyasla zayıflamıştır. Mevsimsel etkilerden arındırıldığında bir
önceki aya benzer seyrettiği izlenen aylık hizmet enflasyonunda, ulaştırma hizmetleri
fiyatları öne çıkmıştır. Akaryakıt fiyatlarındaki gelişmelerin yansımalarıyla
son üç aylık dönemde ulaştırma hizmetlerinde kaydedilen birikimli fiyat artışı
yüzde 18,9’a ulaşmıştır. Temel mal enflasyonunda giyim ve ayakkabı alt grubundaki
yükselişin etkisi hissedilirken, diğer alt gruplarda aylık enflasyon nispeten
ılımlı seyretmiştir. Gıda fiyatlarında mayıs ayında gözlenen düşüşte sebze
ürünleri öncülüğünde işlenmemiş gıda alt grubu etkili olmuştur. Sebze fiyatları
olumsuz arz koşullarının etkisiyle yılın ilk aylarında ulaşmış olduğu yüksek
seviyelerden gerilemeye başlamıştır. Diğer taraftan işlenmiş gıdada aylık enflasyon
bir önceki aya kıyasla yavaşlasa da süt ve süt ürünleri öncülüğünde yüksek
seyretmeye devam etmiştir. Mayıs ayında enerji fiyatları sınırlı oranda düşmüş,
bu gelişmede uluslararası petrol fiyatlarındaki gerilemenin etkisiyle akaryakıt
fiyatları belirleyici olmuştur.
18. Yılın ilk aylarındaki yükselişinin ardından enerji fiyatlarının da etkisiyle
nisan ayında artan enflasyonun ana eğilimi, mayıs ayında bir miktar gerilemiştir.
Mevsimsellikten arındırılmış aylık enflasyon B ve C endeksinde bir önceki aya
kıyasla düşüş göstermiştir. Fiyat artışları B endeksini oluşturan gruplardan
hizmette görece yatay seyrederken temel mallar ve işlenmiş gıdada zayıflamıştır.
TCMB bünyesinde takip edilen göstergeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde,
enflasyonun ana eğiliminin, yaşanan jeopolitik şokun etkisiyle nisan ayında
kaydetmiş olduğu artış sonrasında, mayıs ayında gerilediği takip edilmiştir. Göstergeler
üç aylık ortalamalar bazında ise belirgin bir değişim göstermemiştir.
19. Mayıs ayı itibarıyla üç aylık ortalamalar bazında mevsim etkilerinden arındırılmış
enflasyon bir önceki aya kıyasla hizmet sektöründe sınırlı oranda gerilerken
temel mallarda bir miktar yükselmiştir.
20. Hizmet sektöründe hâkim olan fiyatlama davranışı önemli bir atalete ve şokların
enflasyon üzerindeki etkilerinin uzun bir zamana yayılmasına neden olmakta
ve hizmet enflasyonu mallara göre yüksek seyretmektedir. Mayıs ayı itibarıyla yıllık
bazda mal enflasyonu yüzde 28, hizmet enflasyonu ise yüzde 41 civarında seyretmektedir.
Alt gruplar bazında incelendiğinde, yıllık enflasyon ulaştırmada
daha belirgin olmak üzere ulaştırma ve haberleşme gruplarında yükselirken, lokanta
ve otel grubunda yataya yakın seyretmiş, kira ve diğer hizmetlerde ise gerilemiştir.
Mayıs ayında ulaştırma hizmetlerinde fiyat artışı akaryakıt fiyat gelişmelerinin
yansımasına ek olarak bayramın etkisiyle yüzde 5,61 oranı ile güçlü
seyrini korumuştur. Bu grupta, havayolu ile yolcu taşımacılığı fiyatları yüzde
15,22’lik artış ile öne çıkmaya devam etmiş, şehirler arası otobüs fiyatlarında
yüzde 5,46’lık artış görülmüştür. Bu dönemde, haberleşme hizmetlerinde aylık
enflasyon yüzde 1,69 ile görece yatay seyretse de yıllık enflasyonundaki yükseliş
eğilimi sürmüştür. Diğer taraftan, kira grubunda aylık fiyat artışı yüzde 2,15
olurken, yıllık enflasyon 1,39 puan azalışla yüzde 49,77’ye gerilemiştir. Mayıs
ayında, lokanta-otel enflasyonu yüzde 1,87 ile önceki aya kıyasla yavaşlarken,
diğer hizmetlerde aylık fiyat artışı yüzde 1,14 ile görece ılımlı seyretmiştir.
21. Yurt içi üretici fiyatları mayıs ayında yüzde 2,75 oranında artmış, yıllık üretici
enflasyonu 0,34 puan yükselerek yüzde 28,93 olmuştur. Üretici fiyatları
üzerinde küresel emtia fiyatlarındaki artışların etkileri gözlenmeye devam etmektedir.
Bu dönemde, enerji fiyatları yaşanan küresel şokun etkisiyle yüzde 6,60
ile yüksek bir oranda artmayı sürdürmüştür. Böylelikle, son üç aylık dönemde yurt
içi enerji üretici fiyatlarındaki birikimli artış yüzde 17 oranına ulaşmıştır.
Mayıs ayında ara malı fiyatları yüzde 2,94 oranında artarken, sermaye malları
ile dayanıklı ve dayanıksız tüketim mallarında fiyat artışları görece daha düşük
olmuştur. Sektörel bazda incelendiğinde ise doğal gaz, ham petrol, kauçuk-plastik,
kimyasal ürünler gibi jeopolitik gelişmelerin etkilerinin belirgin olduğu
alt gruplarda fiyat artışları yüksek seyretmiştir. Eşel mobil mekanizması tüketici
fiyat artışlarını sınırlarken, vergi dışı derlenen üretici fiyatlarının
küresel gelişmelerden daha fazla etkilendiği not edilmelidir.
22. Mayıs ayında uluslararası emtia fiyatları hız kesmekle birlikte yükselmeye devam
etmiştir. Bu dönemde ham petrol fiyatları gerilerken, endüstriyel metal ve
tarımsal emtia fiyatlarında artış sürmüştür. Haziran ayının ilk on günü itibarıyla
ise metallerdeki artış eğilimine karşın, enerji ve tarımsal emtialarda yaşanan
düşüşlerin etkisiyle emtia ana endeksi gerileme kaydetmiştir. Mart ve nisan
aylarında jeopolitik gelişmelerin etkisiyle belirgin şekilde yükselen Brent ham
petrol fiyatları izleyen dönemde gerilemiştir. Mayıs ayında ortalama 107,5 ABD
doları seviyesinde olan Brent ham petrol fiyatları haziran ayının ilk on günü
itibarıyla ortalama 97,9 ABD doları seviyesine gerilemiştir. Ham petrol fiyatlarındaki
yüksek oynaklık ise sürmektedir. TTF doğal gaz fiyatları mart ayında
Brent ham petrole benzer biçimde önemli bir artış kaydettikten sonra nisan ayında
bir miktar gerilemiş, mayıs ayından itibaren ise tekrar artış kaydetmiştir.
Altın fiyatlarında düşüş eğilimi sürmektedir. Şubat-nisan döneminde artış gösteren
FAO gıda fiyatları endeksi, mayıs ayında yağ ve süt ürünleri fiyatları öncülüğünde
sınırlı bir oranda gerilemiştir. Son dönem yaşanan jeopolitik gelişmelere
ilişkin belirsizlikler başta enerji ve hammadde akışında kesintilere neden olarak,
üretim maliyetlerini artırmakta ve küresel ölçekte enflasyonist baskı oluşturma
riski taşımaktadır.
23. Bu görünüm altında, Küresel Arz Zinciri Baskı Endeksi kademeli yükselişini sürdürerek
arz yönlü baskıların güçlendiğine işaret etmektedir. Yaşanan jeopolitik
gelişmelerle Hürmüz Boğazı kaynaklı riskler varlığını korumakta, küresel navlun
maliyetleri olumsuz seyretmektedir. Küresel ve Çin’e yönelik konteyner endekslerinde
mart ayından itibaren kaydedilen yükselişler haziran ayının ilk on günü
itibarıyla da korunurken, kuru yük endekslerinde mart ayından bu yana devam
eden artışlar bu dönemde yerini kısmi bir gerilemeye bırakmıştır. Öte yandan, döviz
kuru sepeti haziran ayının ilk on günü itibarıyla ılımlı seyrini sürdürerek,
maliyet baskılarını kısmen sınırlamıştır. Mevsimsel etkilerden arındırılmış
imalat sanayi PMI verileri mayıs ayında girdi ve fiyat endekslerinde zayıflama
gösterirken teslim sürelerinde de kısmi bir düzelmeye işaret etmiştir. TCMB saha
gözlemleri de jeopolitik gelişmelerin tedarik süreçleri üzerindeki olumsuz etkisinin
sınırlı kaldığını ima etmektedir.
24. Mayıs ayında piyasa katılımcılarının enflasyon beklentilerinde yükseliş gözlenmiştir.
Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre, 2026 yıl sonu enflasyon
beklentisi 1,4 puan yükselerek yüzde 28,9 seviyesinde, 2027 yıl sonu enflasyon
beklentisi 1,0 puan artışla yüzde 21,1 düzeyinde gerçekleşmiştir. On iki ay sonrasına
ilişkin enflasyon beklentisi 0,4 puan yukarı yönlü güncelleme ile yüzde
23,8 olurken, yirmi dört ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi 0,4 puan artışla
yüzde 18,4 oranında ölçülmüştür. 5 yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi
yüzde 11,9 düzeyinde yatay seyretmiştir. Reel sektör beklentilerine bakıldığında,
firmaların on iki ay sonrasına ilişkin yıllık enflasyon beklentisi, mayıs
ayında 0,6 puan azalarak yüzde 33,1 seviyesinde ölçülmüştür. Aynı dönemde hane
halkının on iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise 2,1 puan düşüşle
yüzde 49,5 seviyesine gerilemiştir. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları
dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir.
25. Öncü veriler, enflasyonun ana eğilimindeki düşüşün haziran ayında da sürdüğüne
işaret etmektedir. Göstergeler mevsimsel etkilerden arındırıldığında, aylık
hizmet enflasyonunun yavaşlayacağını, temel mallar enflasyonunun ise görece yatay
bir seyir izleyeceğini ima etmektedir. İşlenmemiş gıda fiyatlarında sebze fiyatları
kaynaklı düşüş gözlenirken, işlenmiş gıda fiyatlarının artış oranında yavaşlama
öngörülmektedir. Haziran ayında yurt içi enerji fiyatlarının görece yatay
bir seyir izleyeceği tahmin edilmektedir. Söz konusu gelişmede, elektrik ve
doğal gaz fiyatlarındaki artışa karşın, uluslararası Brent petrol fiyatlarındaki
gerilemeye istinaden akaryakıt fiyatlarındaki düşüş etkili olmaktadır. Hizmet
grubunda, yakın dönemde yüksek artışlar kaydeden ulaştırma hizmetlerinin akaryakıt
fiyatlarındaki son dönem gerilemeler ve ortadan kalkan bayram kaynaklı etkiler
ile birlikte haziran ayında ılımlı seyredeceği, kiralarda ise yavaşlama eğiliminin
süreceği öngörülmektedir. Temel mal grubunda, son iki ayda yeni sezona
geçişin kuvvetli etkilerinin izlendiği giyim ve ayakkabı tarafında indirim sezonuna
geçiş ayı olan hazirandaa fiyatların düşük bir artış göstermesi öngörülmektedir.
Dayanıklı tüketim mallarında aylık enflasyonun ılımlı seyretmesi beklenmektedir.
Jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı, iktisadi faaliyet ve beklenti
kanalı üzerinden enflasyon görünümüne etkileri yakından takip edilmektedir.

Para Politikası
26. Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale
faiz oranının yüzde 37’de sabit tutulmasına karar vermiştir. Kurul ayrıca,
Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede
borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te sabit tutmuştur.
27. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep,
kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir.
Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları, enflasyon gerçekleşmelerini,
ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu
biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir.
Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı
bir yaklaşımla alınmaktadır. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma
olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kurul enflasyon
üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır.
28. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde
parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite
koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde
kullanılmaya devam edilecektir.
29. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak
parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını
öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -