Ekonomi

Güncelleme- TCMB Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti'ni yayınladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti'ni yayınladı.
Yayınlanan metinde şu ifadelere yer verildi:

Küresel Ekonomi
1. Jeopolitik gelişmeler eşliğinde artan belirsizlikler neticesinde enerji fiyatları
yeniden yükselme eğilimine girmiştir. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma
maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin süresi ve boyutu enerji fiyatlarının
gelecekteki seyri açısından belirleyici olmaya devam edecektir.

2. Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle, Orta Doğu ve Afrika ülkelerinde 2026 yılı
için büyüme öngörüleri aşağı yönde güncellenmeye devam edilmiştir. Diğer taraftan,
2027 yılında baz etkilerinin de devreye girmesi ile büyüme oranlarının toparlanması
beklenmektedir. Bu çerçevede, küresel ölçekte zayıf ve kırılgan görünümün
devam edeceği, Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan
küresel büyüme endeksinin 2026 yılı için yüzde 1,7, 2027 yılı için
ise yüzde 2,5 oranında artacağı tahmin edilmektedir.

3. Emtia fiyatlarındaki oynaklığa bağlı olarak küresel enflasyon üzerindeki yukarı
yönlü riskler sürmektedir. Merkez bankaları söz konusu riskleri gözetmeye devam
ederken, gelişmelerin büyüme ve istihdam üzerindeki olumsuz etkilerini de dikkate
almaktadır. Politika faizi fiyatlamaları gelişmiş ülkelerde faiz artırım
yönündeki beklentilerin korunduğuna işaret etmektedir. Jeopolitik gelişmelerin
neden olduğu arz şokunun ne kadar kalıcı olacağı ve enflasyon beklentilerini ne
ölçüde bozacağı küresel para politikalarının seyri açısından önem taşımaktadır.
Son dönemde, artan belirsizlik ve risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak,
gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından fon çıkışları gözlenirken,
portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskler canlılığını korumaktadır.

Parasal ve Finansal Koşullar
4. Bireysel kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması 12 Haziran–17 Temmuz
döneminde yüzde 2,7 seviyesine yükselmiştir. Bu artışta ihtiyaç kredilerindeki
hızlanma etkili olmuştur. Türk lirası (TL) ticari kredilerin 4 haftalık büyüme
oranlarının ortalaması yatay seyrederek yüzde 2,4 seviyesinde gerçekleşirken,
kur etkisinden arındırılmış yabancı para ticari kredilerdeki 4 haftalık büyüme
oranlarının ortalaması ise yüzde 0,7 seviyesine yükselmiştir.

5. TL mevduat faiz oranları, 12 Haziran ile biten haftaya kıyasla 81 baz puan azalarak,
17 Temmuz ile biten haftada yüzde 46,7 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı
dönemde TL ticari kredi faiz oranları (Kredili Mevduat Hesabı ve Kredi Kartı
hariç) 339 baz puan azalışla yüzde 48,9 seviyesinde oluşmuştur. İhtiyaç kredisi
(Kredili Mevduat Hesabı hariç) faiz oranları 104 baz puan artarak yüzde 65,0,
konut kredisi faiz oranları 151 baz puan artarak yüzde 41,2, oynak bir seyir izleyen
taşıt kredisi faiz oranları ise 190 baz puan azalarak yüzde 47,3 seviyesinde
gerçekleşmiştir.

6. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), makrofinansal istikrarı güçlendirmek
ve parasal aktarım mekanizmasını desteklemek amacıyla zorunlu karşılık uygulamasında
sadeleşme adımlarının atılmasına karar vermiştir. Buna göre, 2023 yılında
yürürlüğe alınan ve mevcut durumda yüzde 2,5 oranında uygulanan döviz cinsinden
mevduat/katılım fonu için Türk lirası cinsinden ilave zorunlu karşılık tesisi
uygulaması yürürlükten kaldırılarak vadesiz ve 1 aya kadar vadeli ile daha uzun
vadeli yabancı para mevduat/katılım fonlarına farklı düzeylerde uygulanmakta
olan zorunlu karşılık oranları 2 yüzde puan artırılarak sırasıyla yüzde 32 ve
yüzde 28 olarak değiştirilmiştir.

7. TCMB brüt uluslararası rezervleri, 12 Haziran’dan bu yana 8,4 milyar ABD doları
artarak 17 Temmuz itibarıyla 160,5 milyar ABD dolarına yükselmiştir. Türkiye’nin
5 yıllık kredi risk primi (CDS) 10 Haziran’dan bu yana sınırlı bir azalışla
22 Temmuz itibarıyla 240 baz puan seviyesine gelmiştir. Türk lirasının 1 ay vadeli
kur oynaklığı 22 Temmuz itibarıyla 10 Haziran’a kıyasla yüzde 5,7 seviyesine
gerilerken, 12 ay vadeli kur oynaklığı ise 18,6 seviyesine düşmüştür. Önceki
PPK toplantı haftasından 17 Temmuz’a kadar Devlet İç Borçlanma Senetleri piyasasına
3,2 milyar ABD doları giriş, hisse senedi piyasasına ise 0,6 milyar ABD
doları giriş olmak üzere toplam 3,8 milyar ABD doları net portföy girişi gerçekleşmiştir.

Talep ve Üretim
8. Mayıs ayında perakende satış hacim endeksinde aylık bazda yüzde 2,4 oranında,
çeyreklik bazda ise yüzde 1,3 oranında artış gerçekleşmiştir. Altın hariç perakende
satışların aylık ve çeyreklik artışı, sırasıyla yüzde 1,9 ve yüzde 1,8 olmuştur.
Aynı dönemde ticaret satış hacim endeksi, aylık bazda yüzde 0,7 oranında
artarken, çeyreklik bazda yüzde 1,1 oranında azalmıştır. Hizmet üretim endeksi
mayıs ayında, aylık bazda yüzde 0,4, çeyreklik bazda ise yüzde 0,1 oranında azalmıştır.
Kartla yapılan harcamalar ikinci çeyrekte önceki çeyreğe kıyasla gerilemiştir.
Beyaz eşya satışları mayıs ayındaki azalışına karşın çeyreklik olarak
yükselmiştir. Otomobil satışları ise ikinci çeyrekte, bir önceki çeyrekteki gerilemesini
sürdürmüştür. İmalat sanayi firmalarına yönelik anket verileri, ikinci
çeyrekte kayıtlı iç piyasa siparişlerinde bir miktar artışa, geleceğe yönelik
iç piyasa sipariş beklentilerinde ise sınırlı gerilemeye işaret etmektedir.
Temmuz ayı verileri hem kayıtlı iç piyasa siparişlerinde hem de geleceğe yönelik
iç piyasa sipariş beklentilerinde azalış olduğunu göstermektedir. Özetle, yakın
döneme ilişkin veriler iç talepteki zayıf seyrin belirginleştiğine işaret etmektedir.

9. Mayıs ayında sanayi üretim endeksi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış
olarak aylık bazda yüzde 2,9 oranında azalırken, takvim etkilerinden arındırılmış
olarak yıllık bazda yatay seyretmiştir. Çeyreklik bazda sanayi üretimi, mayıs
ayı itibarıyla ikinci çeyrekte yüzde 2,6 oranında artmıştır. Ana eğilimi izlemek
amacıyla tipik oynaklık sergileyen diğer ulaşım ve benzeri sektörler dışlandığında,
sanayi üretimi çeyreklik bazda ana endekse yakın bir artış kaydetmiştir.
Bu çerçevede, sanayi üretiminin ana eğiliminde iyileşme gözlenmiştir. Haziran
ve temmuz ayı iktisadi yönelim anketi verileri, gelecek üç aydaki üretim hacmi
beklentilerinde artışa işaret etmektedir. Kapasite kullanım oranı ikinci çeyrekte
yatay seyrederken oynaklık sergileyen petrol sektörü dışlandığında kapasite
kullanımında sınırlı artış gerçekleşmiştir. Temmuz ayında ise kapasite kullanım
oranı bir miktar gerilemiştir. İnşaat üretim endeksi, mayıs ayı itibarıyla
yılın ikinci çeyreğinde, çeyreklik bazda yüzde 3,8 oranında, bir önceki yılın
aynı dönemine göre ise yüzde 2,6 oranında azalmıştır.

10. Mayıs ayında mevsimsellikten arındırılmış istihdam 32,5 milyon kişi seviyesinde
gerçekleşmiş ve bir önceki çeyrek ortalamasına kıyasla sınırlı bir gerileme
göstermiştir. Bu dönemde, işgücüne katılım oranı çeyreklik olarak 0,1 puan düşmüştür.
İstihdamda ve katılım oranındaki gerilemelerin birbirini büyük ölçüde dengelemesiyle
işsizlik oranı çeyreklik olarak yüzde 8,2 seviyesinde yatay seyretmiştir.
Anket göstergeleri, imalat sanayi firmalarının geleceğe yönelik istihdam
beklentilerinde tarihsel ortalamanın altında seyreden görünümün devamına işaret
etmektedir.

11. Mayıs ayında cari işlemler dengesi aylık bazda 1,5 milyar ABD doları açık vermiştir.
12 aylık birikimli cari açık önceki aya kıyasla 0,4 milyar ABD doları
artarak 37,3 milyar ABD doları olmuştur. Seyahat gelirleri aylık bazda 4,9 milyar
ABD doları, 12 aylık birikimli olarak 60,1 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşmiştir.
Hizmetler dengesi fazlası ise 62,5 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşerek
güçlü seyrini sürdürmüştür.

12. Haziran ayında, mevsimsellikten arındırılmış olarak ihracat azalırken ithalat
artmıştır. Yıllık bazda ise ithalat ve ihracatta takvim etkileri kaynaklı kuvvetli
artış gerçekleşmiştir. Bu gelişmeler doğrultusunda, 12 aylık birikimli dış
ticaret açığı bir önceki aya göre yükselmiştir. Haziran ayında altın ithalatı
1,4 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiş, 12 aylık birikimli altın ithalatı
ise 20,9 milyar ABD doları seviyesine gerilemiştir. Mevcut veriler ışığında,
12 aylık birikimli cari açığın haziran ayında artacağı öngörülmektedir. Yakın
dönemde gerçekleşen jeopolitik gelişmelerin cari açık üzerindeki olumsuz etkilerinin
büyük ölçüde enerji fiyatlarının seyrine bağlı olarak şekilleneceği değerlendirilmektedir.
Mevsimsellikten arındırılmış tüketim malı ithalatı yılın ikinci
çeyreğinde de çeyreklik bazda gerilemiştir. Haziran ayına ilişkin geçici dış
ticaret verileri ile temmuz ayı için yüksek frekanslı öncü veriler beraber değerlendirildiğinde,
üç aylık ortalama eğilimler, ihracatta ve ithalatta yatay
seyre, dış ticaret açığında ise yılın ikinci çeyreğine kıyasla sınırlı bir artışa
işaret etmektedir.

13. Cari açığın finansmanı tarafında, bankacılık sektörünün 12 aylık birikimli uzun
vadeli borç çevirme oranı mayıs ayında yüzde 152,6 olarak gerçekleşmiştir.
Söz konusu oran, bankacılık sektörü dışındaki firmalarda yüzde 222,1 olmuştur.
Bu çerçevede, yurt dışı borçlanma imkânlarının yüksek seviyelerini koruduğu
değerlendirilmiştir.

Enflasyon Gelişmeleri ve Beklentiler
14. Tüketici fiyatları haziran ayında yüzde 0,99 oranında artmış, yıllık enflasyon
0,50 puan düşerek yüzde 32,11 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aylık bazda haziran
ayında enerji fiyatları gerilerken, ana gruplar genelinde fiyat artışları bir
önceki aya kıyasla yavaşlamıştır. Bu dönemde, yıllık enflasyon enerji ve hizmet
gruplarında azalmış, diğer ana gruplarda ise sınırlı bir miktar yükselmiştir.
B endeksinin (enerji, işlenmemiş gıda ürünleri alkollü içecekler ve tütün ile
altın hariç TÜFE) yıllık değişim oranı 0,12 puan azalışla yüzde 31,18’e gerilerken,
C endeksinin (enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içecekler ile tütün
ürünleri ve altın hariç TÜFE) yıllık değişim oranı 0,60 puan düşüşle yüzde
29,84 olmuştur.

15. Yıllık tüketici enflasyonuna katkılar incelendiğinde, enerji ve hizmet gruplarının
katkıları bir önceki aya kıyasla sırasıyla 0,37 ve 0,21 puan azalırken,
alkol-tütün-altın ve temel mallar gruplarının katkıları sırasıyla 0,06 ve 0,02
puan artmış, gıda ve alkolsüz içeceklerin katkısı ise değişmemiştir.

16. Haziran ayında aylık bazda enerji fiyatlarında gözlenen düşüşte, elektrik ve
doğal gaz fiyatlarındaki artışa karşın uluslararası petrol fiyatlarında söz konusu
dönemdeki gerileme ile düşen akaryakıt fiyatları etkili olmuştur. Bu dönemde,
gıda fiyatlarındaki ılımlı seyirde sebze ürünleri öncülüğünde fiyatları gerileyen
işlenmemiş gıda alt grubu rol oynarken, işlenmiş gıdada aylık enflasyon
yüksek seyrini korumuştur. Diğer taraftan, alkollü içecekler ve tütün grubunda
fiyatlar yükselmiş, bu gelişmede tütün ürünlerindeki üretici firma kaynaklı fiyat
artışları öne çıkmıştır. Hizmet grubunda aylık enflasyon akaryakıt fiyatları
düşüşüne bağlı olarak ulaştırma hizmetlerindeki fiyat artışının sınırlı kalmasıyla
yavaşlamıştır. Temel mal grubunda fiyatlar, geçtiğimiz iki ayda yeni sezona
geçişin belirgin etkilerinin izlendiği giyim ve ayakkabı alt grubunda indirimlerin
etkisiyle düşerken, dayanıklı mallarda nispeten ılımlı seyrini sürdürmüştür.

17. Enflasyonun ana eğilimi, haziran ayında sınırlı bir miktar gerilemiştir.
Mevsimsellikten arındırılmış aylık enflasyon B ve C endeksinde bir önceki aya kıyasla
düşüş göstermiştir. Fiyat artışları B endeksini oluşturan gruplardan temel
mal ve işlenmiş gıdada görece yatay seyrederken hizmet grubunda zayıflamıştır.
Diğer taraftan, dağılım bazlı ana eğilim göstergelerindeki yavaşlama görece düşük
kalmıştır. TCMB bünyesinde takip edilen göstergeler üç aylık ortalamalar bazında
ise sınırlı bir miktar artış kaydetmiştir.

18. Haziran ayı itibarıyla üç aylık ortalamalar bazında mevsim etkilerinden arındırılmış
enflasyon bir önceki aya kıyasla hizmet sektöründe gerilerken, temel mallarda
yükselmiştir. Bu gelişmede, savaşın etkilerinin belirgin olduğu petrokimya
ürünleri ile bağlantısı güçlü olan diğer temel mal kalemlerinin etkisi hissedilmiştir.

19. Hizmet sektöründe hâkim olan fiyatlama davranışı önemli bir atalete ve şokların
enflasyon üzerindeki etkilerinin uzun bir zamana yayılmasına neden olmakta
ve hizmet enflasyonu mallara göre yüksek seyretmektedir. Haziran ayı itibarıyla
yıllık bazda mal enflasyonu yüzde 28, hizmet enflasyonu ise yüzde 40 civarında
seyretmektedir. Alt gruplar bazında incelendiğinde, yıllık enflasyon haberleşme
grubunda bir miktar yükselirken, lokanta ve otel grubunda yataya yakın seyretmiş,
diğer alt gruplarda ise gerilemiştir. Yakın dönemde yüksek aylık artışlar
kaydeden ulaştırma hizmetleri fiyatları, akaryakıt fiyatlarındaki düşüşe bağlı
olarak haziran ayında yüzde 0,58 ile sınırlı bir oranda yükselmiştir. Bu dönemde
havayolu ile yolcu taşımacılığı ücretlerinde düşüş izlenmiştir. Kira aylık enflasyonu
kontrat yenileme oranındaki mevsimsel artışların da etkisiyle yüzde 2,66
olarak gerçekleşmiş, bu grupta yıllık enflasyon 1,90 puan düşüşle yüzde 47,87
olmuştur. Bu dönemde, aylık enflasyon, lokanta-otel grubunda (yüzde 2,11) konaklama
hizmetlerine de bağlı olarak mevsimsel etkilerle artarken, haberleşme grubunda
önceki aya benzer bir oranda (yüzde 1,60) gerçekleşmiştir.

20. Yurt içi üretici fiyatları haziran ayında yüzde 1,80 oranında artmış, yıllık
üretici enflasyonu 0,84 puan düşerek yüzde 28,09 olmuştur. Ana sanayi gruplarına
göre incelendiğinde, enerji fiyatlarının artış oranı bir önceki aya kıyasla
yavaşlamasına rağmen öne çıkmaya devam etmiştir. Aylık fiyat artışı dayanıklı tüketim
mallarında ise yüzde 0,24 ile sınırlı kalmıştır. Sektörel bazda incelendiğinde,
ham petrol ve doğal gaz, kömür ve linyit, elektrik-gaz ile tütün ürünleri
görece yüksek fiyat artışı gösteren alt gruplar olmuştur.

21. Haziran ayında uluslararası emtia fiyatları, enerjide daha belirgin olmak üzere,
gerilemiştir. Bununla uyumlu olarak, FAO gıda fiyatları endeksi, haziran ayında
şeker ve tahıl fiyatları öncülüğünde sınırlı bir miktar gerilerken yağlardaki
fiyat artış eğilimi devam etmiştir. Temmuz ayının ilk üç haftası itibarıyla
ise tarımsal emtia fiyatları artış göstermiş, enerji emtia fiyatları da tırmanan
jeopolitik gerilimin etkisiyle yeniden yükselme eğilimine girmiştir. Ham petrol
fiyatlarındaki yüksek oynaklık sürmektedir. Haziran ayında gerileyen Brent
petrol fiyatları temmuz ayının üçüncü haftası itibarıyla 92 ABD doları seviyesine
ulaşmıştır. Benzer şekilde, TTF doğal gaz fiyatları haziran ayındaki gerileme
sonrasında, temmuz ayının aynı dönemi için yükselmiştir. Altın fiyatlarındaki
düşüş eğilimi son dönemde de sürmektedir. Jeopolitik gelişmelere ilişkin belirsizlikler
başta enerji ve hammadde akışında kesintilere neden olarak, üretim maliyetlerini
artırmakta ve küresel ölçekte enflasyonist baskı oluşturma riski taşımaktadır.

22. Jeopolitik gelişmelerle nisan ve mayıs aylarında tarihsel ortalamasının belirgin
biçimde üzerinde gerçekleşen Küresel Arz Zinciri Baskı Endeksi haziran ayında
gerilemekle birlikte görece yüksek seyretmeye devam etmiştir. Hürmüz Boğazı
kaynaklı riskler varlığını korumakta, küresel navlun maliyetleri olumsuz seyretmektedir.
Küresel ve Çin’e yönelik konteyner fiyat endekslerinde mart ayından
itibaren görülen yükseliş devam etmektedir. Kuru yük taşımacılık maliyetleri haziran
ayında kaydettiği gerileme sonrası temmuz ayında dalgalı bir seyir izlemektedir.
Öte yandan, döviz kuru sepeti temmuz ayının ilk üç haftası itibarıyla ılımlı
seyrini sürdürerek, maliyet baskılarını kısmen sınırlamıştır. Mevsimsel etkilerden
arındırılmış imalat sanayi PMI verileri haziran ayında girdi ve fiyat
endekslerinde zayıflama gösterirken teslim sürelerinde de kısmi bir düzelmeye
işaret etmiştir.

23. Temmuz ayında piyasa katılımcılarının enflasyon beklentilerinde kısmi bir yükseliş
gözlenmiştir. Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre, 2026 yıl sonu
enflasyon beklentisi 0,1 puan yükselerek yüzde 29,2 seviyesinde, 2027 yıl sonu
enflasyon beklentisi 0,1 puan artışla yüzde 21,5 düzeyinde gerçekleşmiştir. On
iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi 0,2 puan yükselerek yüzde 24,0
olurken, yirmi dört ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi 0,5 puan azalışla
yüzde 17,8 oranında ölçülmüştür. 5 yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi
ise 0,4 puanlık düşüşle yüzde 11,5 düzeyinde gerçekleşmiştir. Reel sektör beklentilerine
bakıldığında, firmaların on iki ay sonrasına ilişkin yıllık enflasyon
beklentisi, haziran ayında yatay seyrederek yüzde 33,1 seviyesinde ölçülmüştür.
Aynı dönemde hane halkının on iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise
3,4 puan düşüşle yüzde 46,1 seviyesine gerilemiştir. Enflasyon beklentileri
ve fiyatlama davranışları dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam
etmektedir.

24. Öncü veriler ana eğilimin temmuz ayında geçici olarak yükseleceğini ima etmektedir.
Mevsimsellikten arındırıldığında, aylık hizmet enflasyonunda yükseliş gözlenmekte,
bu gelişmede sağlık hizmetleri fiyatlarının etkisi öne çıkmaktadır.
SGK Sağlık Uygulamaları Tebliği'nde yapılan muayene katılım payı düzenlemesinin
temmuz ayında aylık tüketici enflasyonunu 0,22 puan arttıracağı öngörülmektedir.
Buna ek olarak ayrıca, temmuz ayında sağlık hizmetleri fiyatları üzerinde Türk
Tabipler Birliği tarife artışlarının yansımaları da gözlenecektir. Kira enflasyonunun
kontrat yenileme oranındaki mevsimsel etkilerle aylık bazda bir miktar
yükselse de yıllık bazda yavaşlamaya devam edeceği değerlendirilmektedir. Temel
mal grubunda, giyim ve ayakkabı tarafında temmuz ayında sezon indirimlerinin
geçen seneye kıyasla daha sınırlı kalacağı tahmin edilmektedir. Dayanıklı tüketim
mallarında ise aylık enflasyonun beyaz eşya ve mobilya fiyatlarındaki gelişmelere
istinaden bir miktar yükselmesi beklenmektedir. İşlenmemiş gıda fiyatlarında
sebze fiyatları kaynaklı artış gözlenirken, işlenmiş gıda fiyatlarının artış
oranında yavaşlama öngörülmektedir. Gıda grubuna ilişkin öncü veriler bir bütün
olarak değerlendirildiğinde, grubun yıllık enflasyonunda yükselişe işaret
etmektedir. Son dönem yaşanan jeopolitik gelişmelerle birlikte küresel enerji fiyatlarında
yeniden yükseliş izlenmektedir. Bu doğrultuda, mayıs ve haziran ayında
gerileyen yurt içi enerji fiyatlarının temmuz ayında akaryakıt ve elektrik
fiyatları öncülüğünde aylık bazda yükseleceği öngörülmektedir. Elektrik fiyatlarında
gerek piyasa takas fiyatı gerekse Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme
Mekanizması (YEKDEM) gelişmeleri neticesinde Son Kaynak Tedarik Tarifesi
(SKTT) kaynaklı olarak yükseliş beklenmektedir. Akaryakıt fiyatlarında altı aylık
Yİ-ÜFE artışının ima ettiği maktu vergi güncellemesinin temmuz ayı için uygulanmaması
olumlu bir gelişme olurken, yeniden yükseliş eğilimine giren ham petrol
fiyatları ve aynı döneme denk gelen eşel mobil sisteminden kademeli çıkış stratejisi
enflasyon görünümünü olumsuz yönde etkilemektedir. Maktu vergi güncellemesinin
de etkisiyle temmuz ayında alkollü içecek fiyatlarında artış kaydedilmektedir.
Tütün ürünlerinde nispi ÖTV oranı düşürülürken maktu verginin artırılmasının
enflasyon üzerindeki yukarı yönlü etkisinin ise ağustos ayında gözlenebileceği
değerlendirilmektedir. Yakın dönemde açıklanan ek gümrük vergilerinin tüketici
enflasyonuna etkisinin, kapsamdaki ürünlerin toplam ithalat ve tüketimdeki
düşük payı nedeniyle, oldukça sınırlı olması beklenmektedir. Jeopolitik gelişmelerin
maliyet kanalı, iktisadi faaliyet ve beklenti kanalı üzerinden enflasyon
görünümüne etkileri yakından takip edilmektedir.

Para Politikası
25. Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale
faiz oranının yüzde 37’de sabit tutulmasına karar vermiştir. Kurul ayrıca,
Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede
borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te sabit tutmuştur.

26. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep,
kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir.
Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları, enflasyon gerçekleşmelerini,
ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu
biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir.
Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı
bir yaklaşımla alınmaktadır. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma
olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kurul enflasyon
üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır.

27. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde
parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite
koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde
kullanılmaya devam edilecektir.

28. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak
parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını
öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -