Ekonomi

Howden Türkiye Sigorta ve reasürans piyasalarında kapasite artışı alıcılar için fırsat dönemini beraberinde getiriyor

Küresel reasürans piyasalarında kapasite fazlası ve artan rekabet, 2026 yılında
sigorta alıcıları açısından daha avantajlı koşullar oluşturuyor. Yılın ilk yarısında
büyük ölçekli katastrofik bir hasarın yaşanmaması ve yatırımcıların sektöre
kapasite sağlamaya devam etmesi fiyatlar üzerindeki baskıyı artırırken, jeopolitik
gelişmeler politik şiddet ve harp sigortalarında farklı bir tablo ortaya
koyuyor. Howden Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Bölge CEO'su Atınç Yılmaz, Türkiye'de
de yoğun rekabetin sürdüğüne dikkat çekerek sektörün yılın ilk altı ayında
toplam prim üretiminde yüzde 29 büyüdüğünü, hayat dışı branşta ise yüzde
26,2'lik nominal büyümeye rağmen reel olarak yaklaşık yüzde 5 daralma yaşandığını
belirtiyor.

2026'nın ilk yarısında küresel sigorta ve reasürans piyasalarında artan kapasite
ve rekabet, fiyatlama koşullarının alıcılar lehine gelişmesini destekledi. Reasürans
piyasalarında kapasite fazlası devam ederken, yıl genelinde henüz büyük
ölçekli katastrofik bir hasarın gerçekleşmemesi piyasadaki mevcut dengelerin korunmasına
katkı sağladı.

ABD'de faizlerin yükselmemesi ve daha stabil bir seyir izlemesi de sigorta şirketlerinin
kapasite iştahını destekleyen unsurlar arasında yer aldı. Yatırımcıların
sigorta sektörüne kapasite sağlamaya devam etmesiyle birlikte birçok branşta
rekabet güçlenirken, fiyatların daha avantajlı seviyelere gelmesi şirketlere sigorta
programlarını yeniden değerlendirebilecekleri bir ortam sunuyor.

Katastrofik hasar yaşanmazsa alıcılar için avantajlı koşullar sürebilir
Mevcut piyasa koşullarının sigorta alıcıları açısından önemli fırsatlar barındırdığını
belirten Howden Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Bölge CEO'su Atınç Yılmaz,
şu değerlendirmede bulundu: 2026 yılında reasürans piyasalarında kapasite
fazlasının devam ettiğini görüyoruz. Yıl içinde şu ana kadar piyasadaki dengeleri
değiştirecek büyüklükte katastrofik bir hasar yaşanmadı. ABD'de faizlerin yükselmemesi
ve daha stabil seyretmesi de sigortacıların kapasite iştahını destekliyor.
Bunun yanında yatırımcıların sektöre kapasite sağlamaya devam etmesi rekabeti
güçlü tutuyor. Büyük ölçekli katastrofik olaylarla karşılaşmadığımız bir
senaryoda 2026'nın, alıcılar açısından fiyatların optimize olduğu ve mevcut sigorta
programlarının daha avantajlı koşullarla yapılandırılabildiği önemli bir
fırsat dönemi olduğunu düşünüyoruz. Artan rekabet, sigortalıların mevcut bütçeleri
içerisinde daha geniş teminat seçeneklerini değerlendirebilmesine de olanak
sağlıyor. Daha yüksek teminat limitleri, ek teminatlar ve farklı ihtiyaçla
ra yönelik alternatiflerin erişilebilir hale gelmesi, şirketlerin poliçelerini fiyatın
yanı sıra kapsam, limit, muafiyet ve istisnalar açısından yeniden ele alabilmelerine
imkân tanıyor.

Jeopolitik risklerin etkisi politik şiddet ve harp sigortalarında yoğunlaşıyor
Kapasite fazlasının birçok branşta devam etmesine karşın jeopolitik gelişmeler sigorta
piyasasının belirli alanlarında farklı bir seyir yaratıyor. Orta Doğu'da
devam eden savaşın etkileri özellikle politik şiddet sigortasında piyasa baskısını
artırırken, nakliyat branşındaki harp sigortaları da mevcut savaş koşullarından
doğrudan etkilenen branşlar arasında yer alıyor.

Branşlar arasındaki ayrışmaya dikkat çeken Atınç Yılmaz, Küresel piyasada genel
olarak güçlü bir kapasite ortamından söz edebiliriz ancak jeopolitik gelişmelerin
doğrudan etkilediği branşlarda tablo farklılaşıyor. Orta Doğu'daki savaş nedeniyle
politik şiddet sigortasında piyasa baskısını daha belirgin şekilde görüyoruz.
Harp sigortası da savaş koşullarından doğrudan etkileniyor. Buna karşılık
diğer sigorta branşlarının büyük bölümünde kapasite fazlası devam ediyor. Bu
görünüm, şirketlerin sigorta programlarını değerlendirirken branş ve risk bazlı
hareket etmelerinin önemini artırıyor. Küresel kapasitenin sunduğu avantajlardan
yararlanabilmek için faaliyet gösterilen sektörün risklerinin doğru analiz edilmesi
ve uygun kapasitenin doğru teminat yapısıyla buluşturulması öne çıkıyor
dedi.

Yılmaz, Türkiye sigorta pazarı oldukça rekabetçi bir yapıya sahip. 2026'nın ilk
altı ayında sektörün reel olarak yaklaşık yüzde 5 küçüldüğünü görüyoruz. Burada
temel belirleyici unsur yoğun rekabet. Kapasitenin güçlü olduğu bir ortamda şirketlerin
fiyatlama konusunda daha rekabetçi hareket etmesi, sigorta alıcılarına
mevcut programlarını yeniden değerlendirebilecekleri önemli bir alan açıyor
ifadelerini kullandı.

Fiyat avantajını doğru teminat yapısına dönüştürmek önem kazanıyor
Howden'a göre mevcut koşullar, şirketlerin sigorta programlarını yeniden gözden
geçirmeleri açısından önemli bir fırsat oluşturuyor. Geçmiş dönemlerde oluşturulan
poliçelerin kapsamı, limitleri ve ek teminatları değişen faaliyet alanları
ve yeni riskler doğrultusunda yeniden değerlendirilebilirken, artan kapasite alternatif
çözümlere erişimi de kolaylaştırıyor.

Bu dönemde fiyat avantajının doğru risk yönetimiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini
vurgulayan Atınç Yılmaz, şu cümlelere yer verdi: Rekabetçi piyasa koşullarında
öncelik en düşük primi bulmak yerine, ortaya çıkan fiyat avantajını
şirketin ihtiyaçlarına uygun bir teminat yapısına dönüştürmek olmalı. Teminat
kapsamı, limitler, muafiyetler, istisnalar ve sigorta şirketinin hasar ödeme performansı
birlikte değerlendirildiğinde mevcut bütçeyle daha güçlü bir güvence
yapısı oluşturmak mümkün. Bu nedenle içinde bulunduğumuz dönemi şirketlerin sigorta
programlarını yeniden ele almaları açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -