İBB ve TMMOB, İstanbul’un afetlere hazırlığı ve sağlıklı kentleşme için işbirliği protokolü imzaladı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'ne
(TMMOB) bağlı meslek odalarının İstanbul birimleri arasında Sağlıklı Kentleşme,
Nitelikli Yapılaşma, Kültürel Değerlerin Korunması İçin İşbirliği Protokolü
imzalandı. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, 17 Ağustos ve 6 Şubat depremlerini hatırlatarak,
Bizim bugün İstanbul'a karşı en büyük sorumluluğumuz İstanbul'un
afetlere hazırlanmasıdır, bizim görevimiz de İstanbul'u afetlere hazırlamaktır
dedi. Aslan, bugüne kadar depreme hazırlık projelerine 73 milyar liranın üzerinde
kaynak harcandığını açıkladı. Aslan, Bugüne kadar ücretsiz hızlı tarama test
yöntemimizle 142 binden fazla binayı ziyaret ettik. Mühendislerimizle kapı
kapı gezerek 40 bini aşkın yapının detaylı risk analizini tamamladık dedi. Aslan,
sahada devam eden çalışmaların bütçesinin de yaklaşık 73 milyar lira olduğunu,
hazırlığı tamamlanan ve başlayacak projelerin bütçesinin yaklaşık 40 milyar
lira olduğunu açıkladı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile TMMOB'a bağlı meslek odalarının İstanbul birimleri
arasında Sağlıklı Kentleşme, Nitelikli Yapılaşma, Kültürel Değerlerin Korunması
İçin İşbirliği Protokolü, İBB'nin Saraçhane'deki Başkanlık Binası'nda
düzenlenen törenle imzalandı. İBB adına protokole İBB Başkanvekili Nuri Aslan imza
attı. TMMOB Adına da Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Yönetim
Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar imza koydu.
Törende konuşan Aslan, İstanbul'un geleceğine ilişkin kararların bilim ve kamu yararı
doğrultusunda alınması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
İstanbul gibi büyük bir kenti yönetebilmek için mühendislerin, mimarların, şehir
plancılarının, halk sağlığı uzmanlarının, meslek odalarımızın, sivil toplum kuruluşlarımızın
yıllara dayanan birikimine biz ihtiyaç duyuyoruz ve onlarla beraber
İstanbul'u yönetmek istiyoruz. İstanbul'un geleceğine dair kararları, bilimin
ve kamu yararının ışığında almak zorundayız.dedi.
O GECE ÇOK AĞIR BİR BEDEL ÖDEDİK
Protokolün 17 Ağustos Marmara Depremi'nin 27'nci yıl dönümünün hemen ardından
imzalanmasının ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Aslan, şunları söyledi:
Tam 27 yıl önce, Ağustos'un 17'sinde saat 03:02'de yalnızca Marmara'da değil bütün
yurdumuzda bir sarsıntı gerçekleşti. Enkazların altından yükselen çığlıkları
hala unutmadık. Hepimiz aynı soruyu defalarca sorduk: 'Sesimi duyan var mı?'
O gece çok ağır bir bedel ödedik. 18.000'den fazla yurttaşımızı kaybettik, yüz
binlerce insanımız yerinden, yurdundan oldu. Depremin maddi ve manevi izleri, travmaları,
kayıpları, acısı ise hep taze kaldı.
DEPREMİN DEĞİL İHMALLERİN CAN ALDIĞINI GÖRDÜK
Aslan, 17 Ağustos'un ardından yaşananlara ilişkin değerlendirmesini de şu sözlerle
sürdürdü:
O gün çok şey değişti. Şehirlerimizin depreme hazır olmadığını gördük, depremin
değil ihmallerin can aldığını gördük. Yasaların, yönetmeliklerin yetersiz olduğunu
gördük. Ancak o günden yeterli dersi tam olarak almadığımızı ise 6 Şubat 2023
Kahramanmaraş merkezli depremlerde gördük.Hala yaralarımızı sarmaya çalışıyoruz.
BİR EVLAT OLARAK, BİR TORUN OLARAK DA KONUŞUYORUM
Ailesinin de 1939 Erzincan Depremi'nde büyük acılar yaşadığını anlatan Aslan, konuşmasının
bu bölümünde şunları söyledi:
Ben depremin ne olduğunu bilen bir ailenin evladıyım, çocuğuyum. 1939 Erzincan
depreminde dedesini kaybetmiş, aynı depremde göçük altında kalıp beli kırılarak
engelli kalan bir ninenin torunuyum. O yüzden bugün burada yalnızca bir yönetici
olarak konuşmuyorum. Bir insan olarak, bir evlat olarak, bir torun olarak da
konuşuyorum. Ve çok iyi biliyorum, bizim bugün İstanbul'a karşı en büyük sorumluluğumuz
İstanbul'un afetlere hazırlanmasıdır, bizim görevimiz de İstanbul'u afetlere
hazırlamaktır.
Aslan, afetlere dirençli bir İstanbul için izlenecek yolu ise şöyle tarif etti:
Bunun yolu da bellidir: Planlı kentleşmeden geçer, bilimden geçer, ortak akıldan
geçer, işi ehline teslim etmekten geçer ve en önemlisi bunların hepsini kurumlar
arasında kalıcı bir işbirliğine dönüştürmekten geçer. İşte bugün attığımız
imzanın asıl anlamı da budur.
142 BİN BİNA ZİYARET EDİLDİ
İBB'nin 2019'dan bu yana deprem ve kentsel dirençlilik çalışmalarına ilişkin rakamları
da paylaşan Aslan, Bugüne kadar ücretsiz hızlı tarama test yöntemimizle
142 binden fazla binayı ziyaret ettik. Mühendislerimizle kapı kapı gezerek 40
bini aşkın yapının detaylı risk analizini tamamladık dedi.
Aslan, Türkiye'de ilk kez kiracıları da kapsayan kira yardımı modeliyle on binlerce
yurttaşa yaklaşık 700 milyon liradan fazla destek sağlandığını, İstanbul Yenileniyor
platformu üzerinden de 500 binden fazla bağımsız birim için başvuru alındığını
söyledi.
73 MİLYAR LİRANIN ÜSTÜNDE BİR KAYNAK HARCADIK
Afetlere hazırlık kapsamında yapılan yatırımlara ilişkin bilgi veren Aslan şöyle
konuştu:
Silivri'den Tuzla'ya, viyadüklerimizi, kıyılarımızı ve kamu binalarımızı güçlendiriyoruz.
54,5 kilometre dere ıslahı yaparak 130 kronik taşkın noktasını tamamen
çözdük. Afet deyince sadece deprem değildir. Kar yağışı da bir afet olasılığıdır,
sel baskını da bir afettir. Bugüne kadar depreme hazırlık projelerinde ise
toplam 73 milyar liranın üstünde bir kaynak harcadık.
Sahada devam eden çalışmaların bütçesinin de yaklaşık 73 milyar lira olduğunu belirten
Aslan, hazırlığı tamamlanan ve başlayacak projelerin bütçesinin yaklaşık
40 milyar lira olduğunu ifade etti.
Aslan, Yani milletin parasını, kuruşu kuruşuna milletin can güvenliği için harcıyoruz.
Ama şunu da çok iyi biliyoruz: İstanbul'un dirençli bir kent olması yalnızca
binaları güçlendirmekle mümkün değil. Çünkü yanlış yere yapılan doğru bina
da İstanbul'u güvenli hale getirmez dedi.
MESLEK ODALARI KARAR SÜREÇLERİNE DAHİL EDİLECEK
İmzalanan protokolün bu noktada önem taşıdığını belirten Aslan, meslek odalarının
uzmanlığının İstanbul'un planlarına ve teknik karar süreçlerine düzenli ve kurumsal
biçimde dahil edileceğini söyledi.
Aslan, Planlardan yönetmeliklere, harita ve etütlerden projelere kadar uzanan süreçlerde
meslek odalarımızın görüş ve katkısını alacağız. Gerektiğinde ortak çalışma
grupları kuracağız, düzenli koordinasyon toplantıları yapacağız dedi.
BU PROTOKOL BİR DOSYADA DURAN BİR METİN OLMAYACAK
Protokolün uygulamadaki karşılığının önemine dikkat çeken Aslan, şöyle konuştu:
Yani bu protokol bir dosyada duran bir metin olmayacak. Sahada karşılığı olan,
düzenli işleyen bir ortak akıl mekanizması olacak. Buradaki amacımız bürokrasiyi
artırmak değil, tam tersine hizmetin kalitesini ve niteliğini artırmak ve korumak,
kararları daha doğru almak, süreçleri daha şeffaf hale getirmek, mesleki
denetimi güçlendirmek ve kamu yararını daha güçlü bir biçimde korumaktır.
İSTANBUL'U HEP BİRLİKTE DAHA GÜVENLİ HALE GETİRECEĞİZ
İstanbul Çevre Düzeni Planı çalışmalarına da değinen Aslan, kentin iklim ve ekolojiden
konuta, ekonomiden ulaşıma, teknik altyapıdan afet riskleri ve kentsel dönüşüme
kadar 10 ana tema altında ele alındığını söyledi.
Aslan, Mühendislerimizi, mimarlarımızı ve şehir plancılarımızı dinliyoruz. Sivil
toplum kuruluşlarını dinliyoruz. İstanbul'u hep birlikte daha güvenli, daha adil
ve daha yaşanabilir bir kent haline getireceğiz. Birlikte başaracağız dedi.
Konuşmasının sonunda 17 Ağustos'ta ve diğer afetlerde yaşamını yitirenleri anan
Aslan, Birlikte çalışacağız, İstanbul'u birlikte koruyacağız ifadelerini kullandı.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -