Ekonomi

IBS Sigorta/Çiftçi 2026 yılında artık tekil risklerden değil, birbirini tetikleyen ve aynı anda çalışan çoklu krizlerden söz ediyoruz

Dünyada yeniden şekillenmeye başlayan global risk haritasının Türkiye'deki sigorta
sektörüne etkilerini değerlendiren IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO'su
Murat Çiftçi, Küresel ölçekte jeopolitik gerilimler, tedarik zinciri kırılmaları,
iklim kaynaklı hasar frekansındaki artış ve reasürans kapasitesindeki daralma,
2026 yılı itibariyle sigorta sektörünün risk haritasını kökten değiştiriyor.
Bu tablo, Türkiye sigorta piyasasında hem teminat yapılarında hem de fiyatlamada
daha seçici, veri odaklı ve risk bazlı bir döneme işaret ediyor dedi.

Jeopolitik gerilimlerle dolu geçen 2025 yılının ardından dünya, 2026 yılına da yeni
krizlerle başladı. Ticaret savaşları, bölgesel çatışmalar ve yaptırımlar, 2026'nın
ilk günlerinde de küresel risk ajandasının ilk sıralarında yerini aldı.
Global risk haritasının yeniden şekillendiği 2026 yılına dair öngörülerini paylaşan
IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO'su Murat Çiftçi, 2026 yılında artık
tekil risklerden değil, birbirini tetikleyen ve aynı anda çalışan 'çoklu krizler'den
söz ediyoruz. Jeopolitik gerilimler, tedarik zinciri şokları, iklim
kaynaklı hasarların artışı ve reasürans kapasitesindeki daralma, sigorta sektörünü
küresel ölçekte yeniden konumlandırıyor. Türkiye'de ise bu tablo, teminat yapılarının
daha rafine, fiyatlamanın daha risk-seçici, veri ve analitiğin ise hiç
olmadığı kadar kritik hale geldiği bir dönemi beraberinde getiriyor. Bu yeni
risk haritasında ayakta kalmanın yolu, müşterilerle birlikte proaktif risk yönetimi
kültürü inşa etmekten geçiyor dedi.

Belirsizlik altında karar alma artık yeni normalimiz
2026 yılında belirsizliğin sektörleri oldukça derinden etkileyeceğine dikkat çeken
Murat Çiftçi, Kurallara dayalı küresel düzenin zayıflaması, ticaret ve sermaye
akımlarında öngörülebilirliği azaltırken, şirketler için 'belirsizlik altında
karar alma' artık yeni normal haline geliyor. Bu ortamda tedarik zincirleri,
sadece maliyet ve verimlilik açısından değil, risk yoğunluğu açısından da yeniden
tasarlanıyor. Lojistik gecikmeler, kritik hammadde ve ara malı tedarikindeki
kesintiler, üretim duruşları ve gelir kayıpları, iş durması (business interruption)
ve kâr kaybı teminatlarını daha merkezi bir konuma taşıyor. Türkiye açısından
bakıldığında, hem bölgesel jeopolitik konum hem de üretim ve lojistik üssü
olma potansiyeli, risk ve fırsatı aynı anda büyütüyor. Çok uluslu tedarik zincirlerine
entegre Türk şirketleri için, politik şiddet, savaş, terör, ambargo ve
sözleşme ihlali gibi risklerin daha sofistike poliçelerle yönetilmesi, 2026'da
gündemin üst sıralarında yer alacak. Bu da, teminat kapsamlarının netleştirilmesi,
muafiyet ve limit yapılarına daha dikkatli yaklaşılması anlamına geliyor
diye konuştu.

İklim kaynaklı hasar frekansındaki artış
Murat Çiftçi, 2026 küresel risk ve dayanıklılık raporlarında, aşırı hava olayları
ve doğal afetlerin en kritik başlıklardan biri olarak öne çıktığına dikkat çekerek
şunları söyledi: Sıcak hava dalgaları, ani ve şiddetli yağışlar, sel, dolu,
fırtına ve orman yangınları gibi olayların hem frekansı hem de şiddeti artarken,
bu durum özellikle yangın, mühendislik, tarım ve kasko branşlarında hasar
frekansını yukarı çekiyor. Türkiye'de son yıllarda yaşanan sel ve dolu olayları,
iklim kaynaklı risklerin artık istisna değil, yeni normal olduğunu gösteriyor.
Bu tablo, sigortacılar açısından iki temel sonucu beraberinde getiriyor: Öncelikle
iklim risklerinin bölgesel ve mikro ölçekte modellenmesi, lokasyon bazlı
fiyatlamayı ve risk mühendisliğini öne çıkarıyor. İkinci olarak da ürün tasarımı.
Parametrik sigortalar, doğal afetler odaklı özel ürünler ve iklim uyum yatırımlarını
teşvik eden teminat yapıları, 2026 ve sonrasında daha fazla gündeme gelecek.
Müşteri tarafında ise, risk azaltıcı önlemler (altyapı güçlendirme, drenaj
sistemleri, yangın güvenliği, iş sürekliliği planları vb.) ile sigorta teminatının
birlikte düşünülmesi, prim seviyeleri ve teminat bulunabilirliği üzerinde
belirleyici olacak.

Global reasürans kapasitesindeki daralma
Murat Çiftçi'nin verdiği bilgiye göre, küresel ölçekte artan hasar frekansı ve şiddeti,
iklim kaynaklı felaketlerin yükselen maliyeti, enflasyonist baskılar ve
sermaye maliyetlerindeki artış, reasürans piyasasında kapasiteyi daraltıyor ve
fiyatları yukarı çekiyor. Özellikle katastrofik riskler, doğal afetler ve yüksek
limitli endüstriyel risklerde reasürans programlarının yenilenmesi, her zamankinden
daha zorlu ve detaylı müzakereler gerektiriyor. Murat Çiftçi, Bu daralan
kapasite, reasürörleri risk seçiminde daha seçici davranmaya iterken, sigorta
şirketlerini de portföy kalitesi, underwriting disiplini ve risk mühendisliği
uygulamalarında daha sıkı bir çerçeveye yönlendiriyor. Türkiye özelinde bakıldığında,
küresel reasürans kapasitesindeki sıkılaşma, katastrofik risklerde limit
ve şartların yeniden tanımlanması, koşullu teminatların artması, daha yüksek
muafiyet ve katılım payları ile fiyatlamada belirgin bir yukarı yönlü baskı olarak
yansıyor. Özellikle deprem, sel ve büyük endüstriyel risklerde reasürans maliyetlerindeki
artış, yerel fiyatlamayı doğrudan etkiliyor dedi.

Daha seçici, daha analitik ve işbirliğine dayalı bir model
Söz konusu durumların Türkiye'deki teminat yapıları ve fiyatlamaya etkisini de
değerlendiren Murat Çiftçi, şunları söyledi: Küresel risk dinamiklerindeki değişim,
Türkiye'de teminat yapıları ve fiyatlamayı belirgin şekilde dönüştürüyor.
Büyük kurumsal risklerde katmanlı programlar yaygınlaşırken, daha yüksek muafiyetler
ve kapsam-istisna sınırlarının netleştiği poliçeler öne çıkıyor. Fiyatlamada
ise lokasyon, hasar geçmişi, tedarik zinciri bağımlılıkları ve iklim senaryoları
gibi veri odaklı parametreler çok daha belirleyici hale geldi. Bu süreç,
müşteri-broker-sigortacı ilişkisinde de 'risk ortağı' modelini güçlendiriyor,
kısa vadeli fiyat odaklı yaklaşımlar yerine uzun vadeli, şeffaf ve stratejik işbirlikleri
önem kazanıyor. Özetle, Türkiye'de teminat yapıları ve fiyatlama, küresel
trendlerle uyumlu şekilde daha seçici, daha analitik ve daha işbirliğine
dayalı bir modele doğru ilerliyor.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -