Ekonomi

İmamoğlu davasının 82. duruşması sona erdi

İSTANBUL (AA) - İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin 51'i tutuklu 414 sanığın
yargılandığı davanın 82. duruşması, bir kısım tutuksuz sanığın savunmalarının
alınmasının ardından sona erdi.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki
salonda görülen duruşmada savunma yapan tutuksuz sanık reklamcı Kabil Taşçı,
iddianamede ismi geçen firmalarla taşeronluk, üretim ve cari hesap ilişkisi
olduğunu söyledi.
İBB ve iştiraklerinden doğrudan ihale almadığını belirten Taşçı, Yalnız kamu bağlantılı
işlerde değil, farklı özel kurum ve şirketlerin de işlerinde çalışmaktayım.
Soruşturma sırasında toplam 4 fatura işlemine ilişkin ifade verdim. Bu işlemlerin
tarihini, numarasını ve tutarını bildirdim. dedi.
Taşçı, bir firmaya düzenlenen 749 bin 300 liralık faturanın düzenlendiği tarihte
sadece 250 bin lira tutarında tamamlanmış iş bulunduğunu ifade ederek, Kalan
bölüm devam eden ticari ilişki kapsamında ileride yapılması planlanan işlere ilişkindi.
Bu işlerin bir kısmı sonradan iptal edilince ilgili bedel faturanın iptal
süresi geçmiş olduğundan cari hesap ilişkisi içinde Seyrantepe'deki ofisinde
Vedat Şahin'e (sanık) nakden ve elden iade edilmişti. Bu durum benim açımdan
faturanın baştan itibaren gerçek dışı düzenlendiği veya örgütsel para aktarımı
yapıldığı anlamına gelmez. Vedat Şahin isimli kişiye elden para teslim ettiğimi
kabul ediyorum ancak kendisi bu parayı ne yapmıştır, ben bunu bilemem. iddiasında
bulundu.
Başka bir firmaya düzenlenen 17 Haziran 2022 tarihli 145 bin 600 lira 20 kuruşluk
faturaya konu işin yapıldığını ise açıkça kabul ettiğini belirten Taşçı, Serbest
kaldıktan sonra ticari kayıtlarımı inceleyerek firmaya ait iki faturayı daha
tespit ettim. Bunun üzerine 19 Haziran 2025 tarihinde kendiliğimden savcılığa
giderek 18 Mart 2022 tarihli 54 bin 752 lira ve 6 Nisan 2022 tarihli 62 bin 481
lira fatura bedellerini açıkladım. Yapılması planlanmasına rağmen gerçekleşmeyen
bu işlere ilişkin hesabıma gelen bedelleri bankadan çekerek şirketin sahibi
olan Eyüp Subaşı (sanık) ile konuşarak şirket muhasebecisi Murat Bey'e teslim
ettiğimi bildirdim. Beyanlarım toplam 4 faturayla sınırlıdır. ifadelerini kullandı.
Taşçı üzerine atılı suç örgütüne yardım ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini
aklama suçlamalarını reddederek, açıkladığı hatalı işlemlerden dolayı
pişman olduğunu söyledi.
Sanığın çapraz sorgusu sırasında söz alan tutuklu sanık Murat Ongun, İlk ifadenizde,
'Ben kimseye naylon fatura kesmedim, anlattığım her şey bütünüyle gerçektir.'
diyorsunuz. İkinci ifadede iki sahte fatura kestiğinizi kabul ediyorsunuz.
Üçüncü ifadede iki sahte fatura daha kestiğinizi ifade ediyorsunuz. Yani üç beyan,
üçünde de farklı, birbirinden farklı bilgilerle dolu. Mahkeme heyeti sizin
biraz evvel, 'Bütün içerikleri doğrudur.' dediğiniz beyanlarınıza neden itibar
etmeli? sorusunu sordu.
Taşçı, bu soruya, Doğru olduğu için. cevabını verdi.
Ongun'un, Sahte fatura kesebilirim ama bunların hepsi doğrudur diyorsunuz. demesi
üzerine Taşçı, Yapmış olduğum hatalı işlemleri ben zaten savunmalarımda da,
mahkeme huzurunda da söyledim. Yani somut delillerle ispatlayabildiğim her şey
doğru olan şeyler. diye konuştu.
- Kendisinin CHP ve belediye yönetimi tarafından bana yönlendirildiğini söyledi
Tutuksuz sanık İBB Reklam Yönetimi Müdür Yardımcısı Hakan Karaköse, 2007 yılında
İBB'de memur olarak göreve başladığını, 2023 yılının Nisan ayından sonra ise yine
Reklam Yönetimi Müdürlüğü bünyesinde müdür yardımcısı olarak görevine devam
ettiğini söyledi.
Gözaltı sürecinde kendisini ziyarete avukatların geldiğini anlatan sanık Karaköse,
savunmasında şunları kaydetti:
Tanımadığım avukatlardan biri, kendisinin CHP ve belediye yönetimi tarafından bana
yönlendirildiğini söyledi. Yaklaşık 20 yıldır Emlak Yönetimi Daire Başkanlığı
bünyesinde çalıştığımı, birçok dosyaya hakim olduğumu, olumlu ya da olumsuz
birçok şeye şahit olmuş olabileceğimi bana beyan etti diğer iki avukatın yanında.
Bu avukat nereden biliyordu benim birçok olaya şahit olmuş olabileceğimi? Nereden
biliyordu 20 yıldır aynı daire başkanlığı çatısı altında çalıştığımı ve tecrübe
sahibi olduğumu? Bana eşimin, dostumun, akrabalarımın yönlendirdiği avukatlar
bile benim tecrübemi, ne iş yaptığımı bilmezken bu avukat bana bunları beyan
ediyordu. Görüşmenin devamında, başkaca avukatların beni etkin pişmanlığa yönlendirebileceğini
ve bu nedenle kendisiyle çalışmam gerektiğini ve yönetimin
de bu şekilde istediğini bana beyan etmiştir bu avukat. Kim bu yönetim? Ben halen
kafamda bu yönetimin kim olduğunu, bu avukatı bana kimin yönlendirdiğini çözebilmiş
değilim bir memur olarak.
Avukata kendisiyle çalışmayacağını açık bir şekilde beyan ettiğini, bunun üzerine
avukatın kendisine, Bence böyle yapmamalısın. İyi düşünmelisin. Sürüden ayrılanı
kurt kapar. Ben yarın ifade öncesinde tekrar burada olacağım. İyi düşün, taşın,
kararını ver. dediğini söyleyen Karaköse, Açık bir şekilde diğer iki avukatın
önünde beni emniyetin içerisinde tehdit etti. Bunun üzerine kendisine bağırdım
ve içeri polis memurları geldi. Tutanak tutulmasını istedi avukatlar sağ
olsunlar, tutanak tutuldu. diye konuştu.
Sanık Karaköse, bu olayı anlatmasının sebebinin gözaltı sürecinde üzerinde kurulmaya
çalışılan baskıyı, yönlendirme girişimlerini ve kendini doğru şekilde anlatma
çabasını ortaya koymak istemesi olduğunu belirterek, tutuklandıktan sonra cezaevinde
tanımadığı birçok avukat tarafından ziyaret edildiğini söyledi.
Bu ziyaretlerin bazılarından rahatsızlık duyduğunu dile getiren Karaköse, ziyarete
gelen avukatlardan bir kısmının kendisini CHP meclis üyesi olarak tanıttığını,
bir kısmının ise belediye içerisinden bazı kişilerin selamını getirdiğini söyleyerek
konuştuğunu ve ailesinin bir şeye ihtiyaçlarının olup olmadığını sorduklarını,
ihtiyaçları varsa bunun belediyece veya parti teşkilatınca karşılanabileceğini
söylediklerini dile getirdi.
Sanık Karaköse, 20 yıllık devlet memuru olduğunu, bu ziyaretlerin amacının doğrudan
olmasa da aba altından sopa göstermek olduğunu anladığını belirtti.
Hiçbir baskı ve tehdit altında kalmadan savcılığa kendi hür iradesiyle dilekçe verdiğini
belirten sanık Karaköse, Bu dilekçede öncelikle Dijital Deneyim Müzesi
ihalesiyle herhangi bir ilgim bulunmadığını bir kez daha açıkça ifade ettim.
Aynı dilekçede kendi görev yaptığım birimle ilgili soruşturma sürecine katkı sağlayabileceğini
düşündüğüm, bildiğim, gördüğüm ve tanık olduğum hususları açıklayarak
savcılık makamına bildirdim. dedi.
Karaköse, belediyede göreve dönüş sürecinin, ifadesi basına yansıdıktan sonra durdurulduğunu,
tutuklanıp görevden uzaklaştırılan bazı kamu görevlilerinin tahliye
edildikten sonra düzenlenen törenlerle yeniden görevlerine başlatıldıklarını
anlattı.
- İfademi geri çekseydim, muhtemelen kahraman ilan edip törenlerle göreve başlatacaklardı
Sanık Karaköse, savunmasında şunları söyledi:
Bu kadar çok sanığın ve kamu görevlisinin bulunduğu bir dosyada benzer, hatta çok
daha ağır suçlamalarla yargılanan kişiler görevlerine devam ederken, savcılık
makamında bildiklerimi anlattığım için, yargılamanın devam ettiği gerekçesiyle
göreve başlatılmamış olmamı son derece manidar buluyorum. İşte az önce bahsettiğim
dolaylı tehdit ve baskı tam burada başlıyor. Eğer bugün ben ifademi huzurunuzda
geri çekseydim, haftaya beni de muhtemelen kahraman ilan edip törenlerle
göreve başlatacaklardı. 'Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.' deyimi vardır
ya, ben şu an bu durumu yaşıyorum.
İşten çıkartılan diğer arkadaşların durumu örnek gösterilerek kendisine de aynısının
yapıldığını söyleyen sanık Karaköse, Tarafınızca yürütülen kovuşturmanın
sağlıklı işletilmesini engellemek amacıyla, maksadıyla yürütülen bir faaliyettir.
Ben bu durumu sizin takdirlerinize sunuyorum. Ayrıca, tutukluluğum sona ermiş,
adli kontrol yükümlülüğüm kaldırılmış ve görevden uzaklaştırıldığım süreçte,
bana daha önce tebliğ edilen müdür yardımcılığı ünvanı da alınmış, yani düz memur
olarak bırakıldığım halde, fiilen idare tarafından bildiklerimi anlattığım
için cezalandırılıyorum. ifadelerini kullandı.
İhale süreçlerini anlatan sanık Karaköse, ilgili ihalelerin sonucunu öngörebilme
ihtimalinin olmadığını belirtti. Sanık Karaköse, hakkındaki atılı suçlamaları
kabul etmeyerek, beraatini istedi.
Duruşmada 12 tutuksuz sanığın savunmasının da alınmasıyla, davada toplam 200 tutuksuz
sanığın savunması tamamlanmış oldu.
Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere yarına
ertelendi.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -