ING Global Türkiye’de jeopolitik şok makroekonomik riskleri artırıyor
Ekonomi
ING Global Türkiye’de jeopolitik şok makroekonomik riskleri artırıyor
ING Global, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerinde kısa
vadeli riskleri artırdığını vurguladı. Kurum, ABD-İran çatışmasının yarattığı
belirsizliklerin risk primi, enflasyon, para politikası ve cari denge üzerinde
etkili olduğunu belirtti. ING’ye göre ekonomik sonuçlar, şokun süresine ve büyüklüğüne
bağlı olarak değişecek.
Rapora göre TCMB, döviz piyasasında istikrarı sağlamak için aktif adımlar attı.
11 milyar dolar civarında döviz satışı ve lira cinsinden forward işlemler ile piyasaya
müdahale eden banka, likiditeyi kontrol altına almak amacıyla bir haftalık
repo ihalelerini askıya aldı ve bir günlük faiz oranını üst banda yükseltti.
TCMB, 2026 yılı Açık Piyasa İşlemleri portföyünü 262 milyar TL’den 450 milyar
TL’ye çıkarma hedefini duyurdu ve Mart ayında günlük menkul kıymet alımlarını
artırdı. ING’ye göre bu adımlar, bono getirilerini destekleyerek piyasa istikrarını
sağlamayı amaçlıyor.
ING, Şubat ayında özellikle gıda fiyatlarının etkisiyle yıllık enflasyonun geçici
olarak yükseldiğini belirtiyor. Kurum, 2026 yılı için enflasyon tahminini %25
seviyesinde tutarken, TCMB’nin politika faizini Mart ayında değiştirmeyerek yıl
sonunda %30’a düşürmeye devam edeceğini öngörüyor. Brent petrol fiyatlarındaki
10 dolarlık artışın cari açığı 4–5 milyar dolar yükselteceği ve 2026 cari açık
tahmininin 32 milyar dolara revize edildiği bildirildi.
Raporda, Türkiye ekonomisinin 2025’in son çeyreğinde %3,4 büyüdüğü, büyümenin ağırlıklı
olarak özel tüketim ve yatırımlardan kaynaklandığı, dış talebin zayıf kaldığı
vurgulandı. Sanayi sektöründe PMI göstergesi Şubat ayında 49,3 ile daralma
bölgesinde kalırken, bazı iyileşme sinyalleri de kaydedildi.
İşgücü piyasasında, Ocak ayında işsizlik oranının %8,1’e yükseldiği ve istihdamın
516 bin kişi azaldığı bildirildi. Cari işlemler dengesi ise 12 aylık bazda 25,2
milyar dolar açık verdi. ING, bu durumun sermaye hesabındaki pozitif girişlerle
kısmen dengelendiğini aktardı.
Bütçe tarafında, Ocak ayında toplam bütçe açığının 214,5 milyar TL’ye çıktığı, buna
karşın faiz dışı dengenin GSYİH’nın %0,7’si seviyesinde güçlü kaldığı belirtildi.
Vergi gelirlerindeki artış ve harcamalardaki yavaşlama, bütçedeki dengenin
korunmasına katkı sağladı.
ING Global, Türkiye ekonomisine dair genel değerlendirmesinde, jeopolitik risklerin
ve enerji fiyatlarındaki belirsizliklerin kısa vadeli baskı oluşturduğunu,
ancak TCMB’nin aktif müdahalesi ve güçlü finansal tamponların risklerin yönetilmesinde
önemli rol oynadığını vurguluyor. Kurum, piyasa beklentilerine kıyasla
enflasyon ve faiz tahminlerini yukarı yönlü revize ettiğini belirterek, yatırımcıları
gelişmeleri yakından takip etmeleri konusunda uyarıyor.
TAHMİNLER
---------
ING Global’e göre Türkiye ekonomisi 2026 ve 2027 yıllarında büyümesini sürdürürken,
enflasyon ve faizlerde kademeli düşüşler öngörülüyor.
2026 yılında reel GSYH büyümesinin ilk çeyrekte %3,6, ikinci çeyrekte %3,9, üçüncü
çeyrekte %4,1 ve dördüncü çeyrekte %4,4 olması bekleniyor. 2027’de ise büyüme
ivmesinin ilk çeyrekte %4,6’ya, ikinci çeyrekte %5,0’a çıkması öngörülüyor, üçüncü
çeyrekte ise %4,4 seviyesine gerileyecek.
Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) açısından yıllık enflasyonun 2026’nın ilk çeyreğinde
%30,2, ikinci çeyrekte %28,0, üçüncü çeyrekte %25,7 ve yıl sonunda %25,0 seviyelerine
düşeceği tahmin ediliyor. 2027’de ise enflasyonun ilk çeyrekte %21,8,
ikinci çeyrekte %20,8 ve üçüncü çeyrekte %19,0’a gerilemesi bekleniyor.
TCMB politika faizinde 2026’da kademeli düşüş öngörülüyor: ilk çeyrekte %37,00,
ikinci çeyrekte %35,00, üçüncü çeyrekte %33,00 ve yıl sonunda %30,00 seviyesine
gerileyecek. 2027’de faizler ilk çeyrekte %28,00, ikinci çeyrekte %26,00 ve üçüncü
çeyrekte %25,00 olarak tahmin ediliyor.
Kısa vadeli faiz oranlarında benzer bir düşüş görülecek. 3 aylık faiz oranı 2026
boyunca sırasıyla %37,57, %35,16, %32,65 ve %30,13 olacak. 2027’de ise ilk çeyrekte
%27,82, ikinci çeyrekte %26,05 ve üçüncü çeyrekte %24,28 seviyesine gerileyecek.
10 yıllık tahvil getirileri 2026’da önce %30,46’ya çıkacak, ardından yıl içinde
sırasıyla %29,15, %27,99 ve %26,29 seviyelerine düşecek. 2027’de ise ilk çeyrekte
%24,18, ikinci çeyrekte %23,25 ve üçüncü çeyrekte %21,23 olarak tahmin ediliyor.
Döviz kurlarında USD/TRY paritesinin 2026’da ilk çeyrekte 44,51, ikinci çeyrekte
46,42, üçüncü çeyrekte 48,58 ve yıl sonunda 51,00 seviyelerine yükselmesi bekleniyor.
2027’de ise USD/TRY, ilk çeyrekte 53,05, ikinci çeyrekte 55,06 ve üçüncü
çeyrekte 57,05’e ulaşacak. Euro/TL kuru için 2026’nın ilk iki çeyreği için tahminler
sırasıyla 51,63 ve 54,78 olarak öngörülüyor, sonraki dönemler raporda belirtilmemiş.
ING Global, jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki belirsizliklere rağmen,
Türkiye ekonomisinin 2026 ve 2027 yıllarında büyümesini sürdüreceğini ve enflasyon
ile faizlerde kademeli bir normalleşme sürecine gireceğini vurguluyor.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -