Firma

İş Bankası/Lüle Bizim için en büyük başarı, teknolojiyi müşterilerimizin hayatında faydaya dönüştürebilmek

2001 yılında Hayatı Kolaylaştırma vaadiyle yola çıkan Türkiye İş Bankası'nın ana
kredi kartı markası Maximum, Türkiye'nin ödeme yolculuğunu gözler önüne seriyor.

Türkiye'de nakit kullanımından dijital ve biyometrik ödemeye uzanan dönüşümde Maximum
Kart, ödeme teknolojilerinde birçok ilke imza attı, pek çok yeniliğin öncüsü
oldu.

Türkiye'de kartlı ödeme sistemlerinin dinamiklerini değiştiren, müşteri ihtiyaçları
ve beklentileri doğrultusunda kendini sürekli yenileyen Maximum Kart, 25. yaşını
kutluyor.

Teknolojinin, yaşamın her alanını etkileyen dönüşümüyle birlikte ödeme araçları
da çağın gereklerine uygun olarak değişiyor, nakit kullanım alışkanlığı yerini
hızla kartlı ve dijital ödeme yöntemlerine bırakıyor.

Maximum da bu değişim yolculuğunda sadece bir ödeme aracı olmanın ötesine geçerek
kullanıcıların alışveriş alışkanlıklarının yanı sıra teknolojik ve toplumsal
yaşam pratiklerinin dönüşümünün en yakın tanığı oldu.

Bizim için en büyük başarı, teknolojiyi müşterilerimizin hayatında faydaya
dönüştürebilmek
Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, ödeme sistemlerinin gelişiminde
tarihsel olarak insanların hayatını kolaylaştıran çözümler sunulduğunu belirterek,
Bir dönem alternatif olarak görülen kredi kartları günlük yaşamın vazgeçilmez
bir parçası haline gelirken, fiziki kartların yerini giderek dijital
kartlar, mobil cüzdanlar, giyilebilir teknolojiler ve biyometrik ödeme yöntemleri
almaya başladı. Türkiye kartlı ödeme sistemlerinde uzun yıllardır dünyanın
öncü ülkeleri arasında yer alıyor ve hepimizin iftihar edeceği boyutta çok güçlü
bir şekilde bu seyri devam ettiriyor. Ülkemizde ödeme sistemlerine yatırım yapan
banka ve fintekler, müşteriler ve iş yapan taraflar arasındaki etkileşimi kolaylaştırıyor
ve ülkemizin büyümesine katkı sağlıyor. E-ticarette ödeme deneyimlerinin
hızla geliştiğini görüyoruz. Fiziksel alışverişte de ödemenin niteliği
temassız işlemlere kayıyor. Bugün bireysel temassız işlemlerin oranı %90'ı aştı.
Artık ödeme sadece bir işlemi tamamlamaktan ibaret değil, hızlı, güvenli, kişiselleştirilmiş
ve hayatın doğal akışına entegre uçtan uca bir deneyim sunmayı ifade ediyor diye konuştu.

İş Bankası'nın ana kredi kartı markası olarak 2001'de kullanıma sunulan Maximum
Kart'ın da bu dönüşümün öncülerinden biri olduğunu vurgulayan Lüle, şöyle dedi:
Maximum Kart'ı ilk kez 25 yıl önce 'Hayat Maximum'da' sloganı ile müşterilerimizle
buluşturduk. Bankamızın ödeme sistemleri hizmetlerinin amiral gemisi olan Maximum
markasının mirası, sadece bir ödeme aracı olmanın ötesinde, müşterilerimizin
alışverişlerinden 'maksimum' keyif almasını sağlayan, finansal hizmetleri
zahmetsizce halleden bir yol arkadaşı olmasına dayanıyor. O yıllarda ödeme sistemleri
dünyasında yeni bir dönemi başlatan taksitli alışverişten puan kazanımı
ve kullanımına, zaman içerisinde gelişen teknolojiler ile birlikte temassız ödemeden
mobil ve dijital kullanım çözümlerine, akıllı saatlerle ve yüz tanıma teknolojisiyle
yapılan ödemelere kadar pek çok yeniliği müşterilerimizle buluşturduk.
Bizim için en büyük başarı, tüm bu teknolojik gelişmeleri müşterilerimizin
günlük hayatında gerçek bir faydaya dönüştürebilmek oldu. Maximum'un bugün 11,5
milyon kart müşterimiz tarafından güvenilen ve tercih edilen bir marka olmasının
temelinde de sunduğu yenilikleri samimi, sürdürülebilir ve değer yaratan deneyimle
buluşturması yatıyor.

Lüle, günümüzde bir markanın değerini yalnızca sunduğu ürün ve hizmetlerin değil,
müşterilerinin hayatında yarattığı gerçek fayda ve deneyimin belirlediğine işaret
ederek, konuşmasını şöyle tamamladı:
Güven de tam burada konumlanıyor. Güvenin, samimiyet, süreklilik, yenilikçilik
ve müşteriye verilen sözlerin her temas noktasında tutulmasıyla inşa edildiğine
inanıyoruz. Maximum'un hikâyesinde güven ve inovasyon arasında dengeyi çok güzel
bir şekilde kurabildik. Maximum, İş Bankası gibi 102 yıllık bir Cumhuriyet kurumuna
duyulan güvenden besleniyor ve hayatı kolaylaştıracak yenilikleriyle müşterilerimizin
günlük hayatına değer katıyor. Kredi kartları çoğunlukla bir ödeme
aracı olarak görülürken, bir sadakat programının ötesine geçen ekosistem yaklaşımı
ile Maximum markası bireylerin, işletmelerin, program ortağı iş ortaklarımızın
günlük hayatlarının ayrılmaz bir parçası halinde geldi. Önümüzdeki dönemde
de teknolojik çözümlerimizi insan odaklı bakış açımızla birleştirerek hayatın
her alanında değer yaratan çözümler sunmayı sürdüreceğiz.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -